
Bruce Willis
Paul Kersey
"Aileni korumak için ne kadar ileri gidersin?"
Başarılı bir travma cerrah olan Paul Kersey, hayatını ölüm döşeğindeki, vurulmuş, bıçaklanmış insanlarla uğraşarak geçirmektedir. Stresli işinden sıyrıldığında ise sevgi dolu bir aile babasıdır. Kızı ve eşiyle mutlu bir hayat süren adam için bu düzen bir trajedi ile değişiverir. Evine düzenlenen saldırı sonrası eşi ölmüş, kızı ise komada yaşam mücadelesi vermektedir. Hayatını tamamen değiştiren bu olaydan sonra Paul, mesleki yeteneğini de kullanarak adeta bir ölüm makinesine dönüşür. Paul ne pahasına olursa olsun intikamını almaya kararlıdır...

Bruce Willis
Paul Kersey

Vincent D'Onofrio
Frank Kersey

Dean Norris
Detective Rains

Elisabeth Shue
Lucy Kersey

Camila Morrone
Jordan Kersey

Beau Knapp
Knox

Kimberly Elise
Detective Jackson

Len Cariou
Ben

Jack Kesy
The Fish

Ronnie Gene Blevins
Joe

Kirby Bliss Blanton
Bethany

Mike Epps
Dr. Chris Salgado

Ian Matthews
Ponytail
Nathaly Thibault
Funeral Attendant

Christopher Tyson
Squeegee Man

Brian De Palma 1980’li yıllarda üç saatlik bir şölene dönüştürdüğü Tony Montanalı SCARFACE hikâyesini yakın tarihe kadar bir gizem olan 1931 yapımı SCARFACE filminden aktarmıştır. Hayatı sinema filmine konu olan Howard Hughes, senaryo yazarı Ben Hecht ve Amerikan sinemasının efsane yönetmenlerinden Howard Hawks’ın 1931 yılında gerçekleştirdikleri bu eser “Klasik” ve “Yön verme” vasıflarını hak eden bir çalışmadır. Eserin ana fikri Tony Guarino isimli karaktere dayandırılan Armitage Trail’in aynı isimli romanına dayanmaktadır.Ufak işlerde pişen Sicilya kökenli serseri Tony Camonte, dağlı teknikleri ve megaloman seviyede ki kazanma hırsıyla Chicago Yeraltı Dünyasının en büyüğü olmaya yemin etmiştir. Bu yolda da kendi patronundan şehri yönetenler kulübünün üyelerine herkes birer araçtır. Sırası gelenler bu hırstan kendine düşen payı alacak ve hastanede ki suikast sahnesinde olduğu gibi bir buket çiçek ve kurşunla şehirden ve hayattan uğurlanacaktır.

Bu hareketli öyküde, hoyrat bir kent okulundaki öldürücü bir uyuşturucu çetesinin peşine düşen paralı bir askerin mücadelesini işleniyor. Okul, korkunun, şiddetin, uyuşturucunun ve otomatik silahların kol gezdiği bir yerdir.

Farklı siyasi görüşlere sahip, birbirine düşman iki kardeş (biri polis, diğeri dövüş sanatları uzmanı), mafya tarafından öldürülen emekli ajan babalarının intikamını almak için güçlerini birleştirir.

San Francisco'da ünlü isimlerin birer birer öldürülmesiyle polis dedektifi Harry Callahan (namıdiğer Kirli Harry), yeni bir cinayet soruşturmasının içine çekilir. Cinayetlerin ardında, ünlülerin ölümlerine dair yapılan gizli bir bahis oyunu – yani bir “ölüm kumarı” vardır. Bu oyunun yaratıcısı, ünlü bir film yönetmeni olan Swan’dır. Listeye göre yıl sonuna kadar hangi ünlülerin öleceği tahmin edilmektedir. Ancak işler ciddiye biner; listedeki isimler gerçekten ölmeye başlar ve Callahan kendi adının da listede olduğunu öğrenir. Cinayetleri araştırırken bir yandan intikam peşindeki bir mafya babasıyla uğraşmak, diğer yandan da kendisine ilgi duyan TV muhabiri Samantha ile yakınlaşmak zorundadır. Olaylar ilerledikçe Swan'ın sadece bir hedef olduğu, gerçek katilin ise takıntılı bir psikopat olduğu ortaya çıkar. Callahan sonunda katili limanda kıstırır ve adaleti bir kez daha kendi yöntemleriyle sağlar.

Paul Kersey (Charles Bronson), Los Angeles'a taşındıktan sonra sakin bir hayat sürmeye çalışmaktadır. Ancak, geçmişin gölgesi onu bir kez daha bulur. Evine giren bir grup suçlu, Paul'un kızını öldürür ve ev arkadaşına tecavüz eder. Bu trajedi, Paul'u bir kez daha adaleti kendi elleriyle sağlamaya iteler. Polisin suçluları yakalamakta yetersiz kalması üzerine, Paul Kersey silahlarını kuşanır ve Los Angeles'ın tehlikeli sokaklarında suçlulara karşı acımasız bir savaş başlatır. Her bir suçlu, Paul'un intikam listesinde yerini alır ve Paul, adaleti sağlamak için her türlü riski göze alır.

Paul Kersey (Charles Bronson), bir kez daha adaleti kendi sağlamak zorunda kalır. Bu sefer, New York'un suçla boğuşan bir mahallesinde, masum insanların güvenliğini sağlamak için savaşır. Paul, eski bir arkadaşını ziyarete gittiğinde, onun bir sokak çetesi tarafından öldürüldüğünü öğrenir. Mahallede terör estiren çete, sakinleri korku içinde yaşamaya zorlamaktadır. Polis, çeteyi durdurmakta yetersiz kalınca, Paul Kersey bir kez daha silahlarını kuşanır. Çeteye karşı acımasız bir savaş başlatan Paul, mahalle sakinlerinin de desteğini alarak suçlulara karşı amansız bir mücadele verir.

Yer Brooklyn, zaman şimdi ve polisimiz bu mahallede doğmuş ve büyümüş Gino Felino (Seagal). Gino, hayatı boyunca birçok şey görmüştür, ama bazı şeyleri kabul edememektedir. Çocukluktan beri tanıdığı mahallenin kötü çocuğu (William Forsythe), şimdi de Brooklyn'in sokaklarını bir savaş alanına çevirmektedir. O, tam anlamıyla serbest bırakılmış çılgın bir doberman gibidir. Gino için onu hapishaneye göndermek, çok büyük bir zevk olacaktır. Ama bunu yapabilmek için, ilk önce onu yakalaması gerekmektedir.

Nick Chen (Yun-Fat Chow) New York'un savaşçı polislerinden birisidir. Çin'den gelen bir göçmen ailenin çocuğudur. Chen'in işi Çin semtini Triadlar ile acımasız tehlikeli Fukienese Dragonların aralarında yaptıkları çekişmeye karşı harabe olmaktan korumaktır. Ayrıca onların uyuşturucu trafiklerine bir nokta koyması gerekiyordu. Chen'in bu konudaki yardımcısı Danny Wallace (Mark Wahlberg)'di. Ama Danny durumun ne kadar kötü olduğundan habersizdi.

Californialı sahtekar politikacılar tetikçileri aracılığıyla Los Angeleslı dedektif Mason Storm'u vurup sonra da ölüme terkettiler. Fakat çok yakında Mason'u öldürmenin ne kadar zor olduğunu anlayacaklar. Steven Seagal bu filmle, Nico: Above The Law filmindeki başarısını ikiye katladı. Mason, yedi yıl boyunca koma-bakım ünitesinde kalmıştı. Şimdi Mason bir tek şey için geliyor: Öç almak. Komada kaldığı süre içerisinde bir hemşireden (Kelly LeBrock) destek alan Mason, öcünü almak için kolları sıvar.

Yılların deneyimi ve 45'lik otomatik tabancasıyla, LAPO Dedektif Nick Pulowski, ihtiyacı olan herşeye sahiptir. Fakat aynı zamanda ihtiyacı olmayan bir şeye de sahiptir. Yeni ortağı "Acemi". Yönetmen-oyuncu Clint Eastwood, Pulowski rolünde, Charlie Sheen ise polis teşkilatının, talimatlara ve kurallara uymayı ilke edinmiş "çaylak" üyesi olarak sıkı bir filme imza atıyorlar.

22 Ağustos 1972 tarihinde John Wojtowicz ve Salvatore Naturile bir Brooklyn bankasında yaptığı soygundan esinlenen filmde, Sonny ve Salvatore, Brooklyn'deki bir Tasarruf Bankası'nı soymaya kalkışırlar. Hızla kötüye giden ve bir rehine krizine dönüşen durumuna polis müdahale eder. Sonny'in kısa sürede bitirmeyi planladığı soygun bir medya sirkine dönüşecektir.

Akademi Ödüllü Clint Eastwood bu macera serisinde, kural tanımaz bir San Francisco polisi olan Dirty Harry Calahan'ı canlandırıyor. Harry Calahan'a bir seri katile fidye verme görevi verilir ama işler pek yolunda gitmez. 14 yaşındaki kızın hayatı tehlikeye girince, Callahan kendisine hiçbir şeyin engel olmasına izin vermez. Buna yasalar da dahil.

1998 Cannes Film Festivali ödüllü Seul Contre Nous'un sansasyonel yönetmeni Gaspar Noé'den, gösterildiği hemen her yerde yoğun tartışmalara ve ağır tepkilere hedef olmuş, aşk, tecavüz ve intikam üzerine sarsıcı bir film. Gösterildiği bazı ülkelerde, seyircilerin bayılmaları ya da koltukları parçalamaları gibi vakalara neden olan film, sansürlenip sansürlenmeyeceği tartışmalarını geride bıraktı ve nihayet huzurlarımızda.

Tayland'ın en ünlü hapishanelerinden birinde 3 yıl hapis yatmış genç İngiliz boksör Billy Moore'un, gözlerinize inanamayacağınız anılarından uyarlanan gerçek bir hikaye. Bir anda kendisini uyuşturucunun ve hapishane içi çete savaşlarının içinde bulan Moore, hapishane yönetimi Muay Thai boks turnuvalarına katılabileceğini söylediğinde, bunun kurtulmak için tek şansı olabileceğini düşünür. Billy, özgürlüğünü kazanmak için bir dövüşten başka bir dövüşe savrulduğu, aksiyon ve yumruklarla dolu, sonunda da özgürlüğünden başka kaybedecek bir şeyi olmadığı bir maceraya sürüklenir.

Ten years after ratting on his old mobster friends in exchange for personal immunity, two hit men drive a hardened criminal to Paris for his execution. However, while on the way, whatever can go wrong, does go wrong.

Günah Şehri'nin zifiri karanlık gecelerinden birinde Dwight McCarty ile karşılaşırız. Dwight işleri nasıl berbat ettiğini düşürken 'hayat' adını verdiği gri ve hissiz cehennemden kaçıp sıfırdan başlayabilmek için her şeye hazır gibidir. Bilmediği şey ise pek yakında tek aşkı Ava'nın çıkıp gelecek olmasıdır... Zamanında kalbini fazlasıyla kıran güzeller güzeli Ava, sonrasında cani milyarder Damien Lord ile evlenmiş, şimdiyse kocasından ve koruması Manute'dan kurtulmak için Dwight'ın yardımına muhtaç kalmıştır. Dwight belalarla dolu bu şehirde kimseye güvenmemesi gerektiğini unutur ve Ava'ya yardım etmek için kendini tehlikeli bir oyunun ortasına atar. Bu esnada şehrin diğer köşelerinde de karanlık yeniden uyanışa geçmiştir...

60 ve 70'li yıllarda hayli popüler olan istismar filmlerine modern bir örnek Yaşlı bir evsizin yolu, sadist Drake'in herkese kan kusturduğu kasabaya düşer Bu kaotik kasabada suça bulaşmamak imkansız gibidir Yaşlı adam da bundan nasibini alır Abby adlı genç fahişeyi, Drake'in oğlunun elinde kurtarınca kendini tehlikenin tam ortasında buluverir...

Bir trafik kazasıyla yaşamlarında başka bir boyut açılan evli bir çift, tanıştıkları yeni insanlarla değişik ilişkilere giriyor, bu arada değişik bir tutkuya kaptırıyorlar kendilerini. Kahramanlarımız, araba kazalarıyla varoluşlarını yeniden sorgulayan, metal ile ölümcül tehlike arasındaki bağlantıyla cinsel tatmine ulaşmaya çabalayan bu yeni insanlarla ölümcül bir tutkunun peşine düşüyor.

Dedektif Lloyd Hopkins, Los Angeles Polis Departmanında görev yapan, işine takıntılı ve sıra dışı bir polistir. Bir cinayet vakasını araştırırken, olayın yalnızca tek bir suçtan ibaret olmadığını fark eder. Araştırmaları, şehrin farklı noktalarında işlenmiş bir dizi vahşi cinayetin arkasında bir seri katilin olduğunu ortaya çıkarır. Hopkins, katilin peşine düşerken hem mesleki hem de kişisel hayatı çalkantılarla doludur. Ancak karanlık bir zihinle karşı karşıya olduğunun farkında olan Hopkins, adalet için sınırları zorlamaktan çekinmez. Bu süreçte kendi ahlaki değerlerini ve polislik yöntemlerini sorgulamaya başlar.

Özel dedektif Sam Spade, ortağı Miles Archer ve sekreterinden oluşan dedektiflik bürosunda her gün sıradan ve bilindik işlerin peşinde koşarken müşteri olarak gelen Brigid O'Shaughnessy'nin hayatlarına girmesi ile herşeyin değişeceğinden habersizdir. Brigid, kardeşinin birlikte kaçtığı belalı sevgilisini bulmaları için iki dedektifi tutunca Archer, adamı bulmak için hemen peşine düşer. Fakat ortağının bu yolculuk sırasında gizemli bir şekilde öldürülmesi sonucu, Brigid'in aslında yalan söylemiş olduğu ortaya çıkar. Bütün bu yalanların uzandığı nokta, Malta Şahini adlı paha biçilmez bir heykele ulaşabilmektir. Sandığından çok daha büyük bir belanın içine batmış olduğunu anlayan Sam için artık sadece kendisini kurtarmak vardır.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.



0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir