
Пётр Скворцов
Veniamin

Rusya’da bir lise öğrencisi olan Veniamin “Venya” Yuzhin, karma eğitim verilen yüzme sınıfında ders almak istemez. Bunun üzerine Venya’nın annesi okula çağrılır ve anne oğlunun utangaç olduğunu söylediğinde Venya’nın bunu “dine karşı” bir olay olarak gördüğünü söylerler. Bir şekilde Venya derslerden muaf tutulur ve bunun üzerine özgüven kazanan Venya bütün öğrencilere İncil’den dini vaazlar vermeye başlar. Bir gün Elena Krasnova isimli aydın bir biyoloji öğretmeni Venya’nın bu öğretilerine karşı çıktığında, Venya bu öğretmeni ortadan kaldırıp kendi “din topluluğunu” kurmak için uğraşır ve aralarında amansız bir mücadele başlar.

Пётр Скворцов
Veniamin

Юлия Ауг
Mother

Виктория Исакова
Elena Lvovna Krasnova, Biology Teacher

Антон Васильев
Physical Education Teacher

Александр Горчилин
Grisha

Александра Ревенко
Lida Tkachenko

Светлана Брагарник
School Director
Николай Рощин
Father Vsevolod
Ирина Рудницкая
History Teacher
Марина Клещёва
School Caretaker


Bir öğretmenin birçok öğrencinin hayatını nasıl etkileyebileceğini gözler önüne seren filmde öğretmen Ron Clark’ın gerçek hayat hikâyesi anlatıyor.

Eski bir askeri papaz olan Ernst Toller, oğlunun ölümü yüzünden dağılmış durumdadır. Kendini toparlamak için çalışmaya başladığı yeni kilisesinin üyelerinden biri de Mary ve takıntılı derecede radikal çevreci eşi Michael’dir. Mary, Michael’ı da ilgilendiren önemli bir konu hakkında Toller'ın danışmanlığını ve yardımını ister. Toller, Michael’a danışmanlık yapmaya başladıktan sonra hayata farklı bir gözle bakmaya başlar. Köklü bir geçmişi olan kilisesinin şüpheli işlerini inceler ve bazı "sırlarını" keşfeder. Film bir tabuya dokunarak dini, daha doğrusu dini temsil eden kilisenin (kurum olarak) iş ve siyaset dünyasıyla olan ilişkilerini ve çevre gibi duyarlılık gerektiren konulardaki tutumunu sorgulamaktadır.

Cameron Post, lisede herkesin gıpta ettiği bir kızdır. Cameron mezuniyet gecesinde bir kızla sevişirken yakalanır ve bunun üzerine zorla bir “dönüştürme terapisi” merkezine yollanır. Disiplin, ahlak, “düzcinselleştirme” gibi yöntemlerin uygulandığı bu tuhaf merkezde Cameron yeni arkadaşlar edinir.

1988'de Margaret Thatcher'ın Muhafazakar hükümeti, eşcinselleri ve lezbiyenleri damgalayan bir yasayı çıkarmak üzeredir. Bu durum, beden eğitimi öğretmeni Jean'i ikili bir hayat yaşamaya zorlar. Her taraftan baskı artarken okula yeni bir kızın gelişi, Jean'i sonuna kadar zorlayacak bir krizi tetikler.

David Green 1950 yılında özel bir okula, futbol takımının okulun eski rakiplerini yenmesi için getirilir. Fakat David, işçi sınıfından gelmektedir ve gerçekten "onlardan biri" değildir. Ancak arkadaş edinme konusunda çok başarılıdır. David yahudidir ve bunu rededilme korkusundan dolayı arkadaşlarından bir sır olarak saklamalıdır.

Drama öğretmeninin bir öğrenciyle ilişkisi kıskanç sınıf arkadaşını sinirlendirir ve arkadaşlar arasında intikam dolu bir olay zincirine yol açar.

A college freshman joins her university's rowing team and undertakes an obsessive physical and psychological journey to make it to the top varsity boat, no matter the cost.

Yoğun bir gün geçiren bir çocuk ıslahevi müdürü, öğrencilerini hizaya sokmak için uğraşırken bir yandan da kendi sorunlarıyla baş etmeye çalışır.

In order to prevent the construction of a skyscraper in an urban forest, Elya, a young environmental activist, accepts a challenge from the mega wealthy developer: If after spending seven days with him, she doesn't fall for him, he'll stop the project. During this time of luxury and passion, Elya becomes increasingly attracted to him.

Büyük bir sigorta şirketinin yöneticisi Gene, kötümserliğini bir mesai arkadaşına aktarır. Fizik profesörü olmak Walter'ı tatmin etmez, o da karısından ayrılır. Troy, mesleğinde yükselişi kösteklenmiş genç bir avukattır. Beatrice ise, geçmişteki bir mucizenin yardımıyla ayakta duran genç bir temizlikçi. Hepsi kendilerine temel bir soru sorarlar: Mutluluk nedir, nasıl mutlu oluruz?

15 yaşındaki Gracie, New Jersey'de üç erkek kardeşin içinde tek kız olarak ailesi ile birlikte mütevazi bir hayat sürmektedir. Ailenin en büyük takıntısı spordur; arka bahçede yapılan futbol maçlarının yanı sıra sabahtan akşama yapılan tek sohbette spordur. Büyük kardeşi Johnny okulun gözde futbolcularından biridir, ancak bir araba çarpması sonucu hayata veda eder.Gracie hem kardeşinin anısını taze tutabilmek, hem de spor tutkusunu yerine getirebilmek için futbol takımına girmeye karar verir. Oysa 1978'te kadın futbolcu yoktur ve Gracie öncelikle bir kadının da futbol oynayabileceğini kanıtlamak zorundadır.

İki yakın arkadaş olan Ginger ve Rosa, Soğuk Savaş ve cinsel devrimin etkilerinin hüküm sürdüğü 1960'lı yılların Londra'sında yaşamaktadır. İki genç kız aleni bir şekilde ailelerine baş kaldırmakta; başka türlü, heyecanlı bir hayata ulaşmanın hayallerini kurmaktadırlar. Daha da önemlisi hiçbir zaman, küçümsedikleri ve acıdıkları anneleri gibi olmamaya kararlıdırlar. Ginger zamanla politik eylemlerde daha büyük bir tutkuyla yer almaya ve gece gündüz dönemin sorunları üzerine kafa yormaya başlar. Öyle ki bir süre sonra Soğuk Savaş ile ilgili yazmaya başlar. Ginger'ın aksine Rosa, politik konulara pek de ilgi duymayan ve genellikle eğlence odaklı yaşayan bir genç kıza dönüşmüştür; buna rağmen aralarındaki dostluk tüm gücüyle devam eder. Ancak Rosa'nın attığı beklenmedik bir adım bu yakın arkadaşlığı parçalanma noktasına getirir.

Mektuplar aracılığıyla kimliği gizli bir şekilde anlatılan The Perks of Being a Wallflower, 90'lı yıllarda lise birinci sınıf öğrencisi olan Charlie'nin hikayesini anlatmaktadır. Duygusal ve utangaç olan Charlie, bir yandan değişen çevresini gözlemlerken bir yandan da en iyi arkadaşı Michael'ın yakın zamandaki intiharıyla uğraşmaktadır. İngilizce öğretmeni Bill, ona okuması için fazladan kitaplar vererek hayata katılmayı öğretmeye çalışır ve Bill'in çabaları Charlie'nin deneyimleriyle açığa çıkacaktır. Hikaye boyunca Charlie; kendisini unutmasına sebep olan kötü bir çocuklukla, kürtaj, uyuşturucu ve seksle uğraşarak, eşcinsellik ve etrafındakilerin yargılarına maruz kalarak yaşama katılmaya çalışır. Charlie çocukluğun basitliği ve yaklaşmakta olan gelecek fikri arasında sıkışıp kalmıştır, etrafındaki dünyayı izlemek ve ona katılmak arasında sıkışıp kalmıştır, arkadaşları ve ailesinin sorunlarının ortasında sıkışıp kalmıştır…

İnsan ilişkileri ve insanın kendini keşfetmesi hakkında bir film olan Ay Işığı, genç siyahi bir adamın çocukluğundan yetişkinliğe kadar Miami'nin zor bir mahallesinde, hayatta kendine yer edinme savaşını ve büyüme hikayesini anlatıyor. Chiron'un hayatının 3 ayrı dönemini anlatan film kahramanın annesi ile ilişkisine, okul hayatına, romantik ilişkisine, iş hayatına ve uyuşturucu satıcılığı yapan Juan ile olan ilişkisine değiniyor.

Her şeyiyle mükemmel olan Keller ailesinin, kusurlu tek yönü kör, sağır ve haliyle dilsiz kızlarıdır. Kızlarının yaşıyla birlikte sorunları da artmaktadır. İstekleri ve ihtiyaçları gün geçtikçe çoğalan Helen'i anlamak, annesi ve babası için dahi imkansızdır. Bir yandan sevgi, şefkat ve acıma duyguları işin içine girince, Helen'i terbiye etmeye kimsenin ne gücü, ne de cesareti yeter. Onu ya bir bakım evine terk etmek gerekmektedir ya da bir hoca tutarak son seçeneği değerlendirmek. İşe aldıkları öğretmen henüz öğrenciliği süren, deneyimsiz, bakım evlerinde büyümüş ve görme engelli biridir. Eve adım attığı anda sorunlar ikiye katlanınca, ailenin tüm umutları tükenir. Öğretmenin ve Helen'in başarısız olacakları konusunda herkes hemfikirdir ancak gerekli sabırla tüm dünyayı öğrenmeye çalışmak, denemeye değecek kadar güzeldir.

Film, sanat tarihinin sıradışı sanatçılarından biri olan Frida Kahlo'nun hayatını anlatıyor. Frida'nın meşhur aşkı, bir kadın düşkünü olan Diego, Frida'ya 'kendini farklı kadınlarla birlikte olmaktan alıkoyamayacağını, ama özünde sadece O'nu seveceğini' söylemiş ve Frida tarafından anlayışla karşılanmıştır. Ancak zamanla ilişkileri problemli bir hal almaya başlar.

Liam’ın annesi, onun 16. yaş gününden önce hapishaneden çıkacaktır. Liam, o döndüğünde her şeyin farklı olması için elinden geleni yapar, hiçbir zaman sahip olamadığı aile ortamını kurmaya çalışır. Ama öncelikle para bulması gerekir. Arkadaşlarıyla birlikte yaptığı plan, başını belaya sokacaktır.

Floriane yüzme takımı üyesi, alımlı, sarışın ve mükemmel vücutlu bir kız. Küçük ve erkeksi olan Marie içe dönük ve utangaç. Gözlemlemeyi sevenlerden. Anne’in ise kilo problemi var ve biraz dertli ama aynı zamanda lafını esirgemeyen ve dışa dönük bir tip. Anne, gözleri Floriane’dan başkasını görmeyen bir erkek yüzücüye “abayı yakmış”. Bu üç kızın arasındaki ilişki, duyguların yüzme havuzunun ışıltılı ve kuralcı ortamından soyunma odalarının ve yatak odalarının kişisel alanına geçip, arzunun ve kıskançlığın karanlık dehlizlerinde dolaşmaya başlamalarıyla birlikte farklı bir boyut alır. Yetişkinliğe has özel hayat çelişkileri, kamuya açılıp ergenliğin güvenli dünyasını istila edince ayarlar bozulur… Paris’in hemen dışındaki bir banliyöde geçen Nilüferler senkronize yüzme dünyasından gelen birbirinden çok farklı üç kızın içinden geçtikleri duygusal aşamaları takip eden bir film

19. yüzyılın sonlarında Londra'da yaşayan Robert Angier ve Alfred Borden, trajik bir kazanın ardından birbirine düşman kesilen iki yetenekli sihirbazdır. Zamanla rakibinin üstün yeteneğini ve imza hilesini çözmeyi takıntı haline getiren ikili, sahnede birbirini alt etmek için sınır tanımayan amansız bir savaşa girişir. İhtiras, kıskançlık ve aldatmacayla örülü bu rekabet, her ikisi için de geri dönülemez ve ölümcül bir saplantıya dönüşür.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir