
Hugh Jackman
Robert Angier

"Dikkatli bakıyor musun?"
19. yüzyılın sonlarında Londra'da yaşayan Robert Angier ve Alfred Borden, trajik bir kazanın ardından birbirine düşman kesilen iki yetenekli sihirbazdır. Zamanla rakibinin üstün yeteneğini ve imza hilesini çözmeyi takıntı haline getiren ikili, sahnede birbirini alt etmek için sınır tanımayan amansız bir savaşa girişir. İhtiras, kıskançlık ve aldatmacayla örülü bu rekabet, her ikisi için de geri dönülemez ve ölümcül bir saplantıya dönüşür.

Hugh Jackman
Robert Angier

Christian Bale
Alfred Borden

Michael Caine
Cutter

Piper Perabo
Julia McCullough

Rebecca Hall
Sarah

Scarlett Johansson
Olivia Wenscombe

Samantha Mahurin
Jess

David Bowie
Tesla

Andy Serkis
Alley

Daniel Davis
Judge

Jim Piddock
Prosecutor

Christopher Neame
Defender

Mark Ryan
Captain

Roger Rees
Owens

Jamie Harris
Sullen Warder

Winston Smith, Büyük Birader'in kesintisiz gözetimi altındaki totaliter ve sefil durumdaki Oceania'ya katlanmaktadır. Fakat aşık olma ve özgür düşünme suçunu işleyinde hayatı tehlikeli bir döneme girer. "Aşk bakanlığı"na gönderilen Winston orada kendisinin düşüncelerini kontrol etmek ve ruhunu paramparça etmek için hazır bekleyen serinkanlı ve güvenilmez biri olan O'Brien'ın insafına kalır.

A psychiatrist is drawn into a complex mind game when he questions a disturbed patient about the disappearance of a colleague.

Film, eşinden boşanan Tony Webster’ın bir avukattan gelen mektupla değişen hayatını mercek altına alıyor. Geçmişiyle yüzleşmek zorunda kalan Tony’nin ilk aşkı Adrian ile ilgili anılarını hatırladığı dram türündeki bir film.

Anna, kocası Sean'ın ölümünün ardından günlük hayatına geri dönen genç bir duldur. Evlenmek üzere nişanlanan Anna, Sean olduğunu söyleyen on yaşındaki bir çocukla tanışır. Anlattığı şeylerin saçmalığına rağmen Anna çocuğu aklından bir türlü çıkaramaz ve çocukla olan ilişkisi hayatında vermiş olduğu tüm kararları ve seçimleri sorgulamasına neden olur.


Film, sıkı kurallara bağlı bir hayat yaşayan başarılı mimar Jonathan’ın hikayesini anlatıyor. Jonathan’ın ikiz kardeşi John ise tüm gün uyumakta ve geceleri sosyalleşmektedir. Jonathan, kardeşi John’un Elena adında gizli bir kız arkadaşı olduğunu öğrendiğinde ondan ilişkisini bitirmesini ister ve hem meraktan hem de kıskançlıktan kendisi Elena ile bir ilişkiye başlar. John bu ilişkiden haberdar olduğunda, Doktor Mina Nariman’dan yardım istemesi için kardeşini ikna eder.

Film, gizemle dolu, neredeyse boş bir otel haline gelen eski aile evlerine döndükleri zaman, yıllardır saklı kalan sırlarla yüzleşmek zorunda kalan bir anne ve orta yaşlı kızının hikayesini konu ediyor.

Binlerce yıla yayılan üç hikaye kesişiyor ve umut, bağ ve yaşam döngüsü üzerine düşünceler sunuyor.

Irkçı geçmişiyle tanınan, ABD’nin güney eyaleti Mississipi’de, 60’lı yıllarda bir zenci için yaşam hiç de kolay değildir. Bunu değiştirmek için çalışan 3 insan hakları eylemcisinin ortadan kaybolması iki FBI ajanının bölgeye gelmesiyle sonuçlanır.

Iranian female judokas Leila and her coach Maryam, travel to the Judo World Championship, intent on bringing home Iran’s first gold medal. Midway through the Judo World Championships, they receive an ultimatum from the Islamic Republic ordering Leila to fake an injury and lose, or she will be branded a traitor of the state. With her own and her family’s freedom at stake, Leila is faced with an impossible choice: comply with the Iranian regime as her coach Maryam implores her to do, or fight on, for the gold.

Yıl 2022. Aşırı nüfus yüzünden açlık sınırına gelen ve yeni besin kaynakları arayan insanoğlu, New York'lu bir polisin peşine düştüğü karmaşık ilişkiler sayesinde yeni açılımlar yakalayacaktır.

M. Night Shyamalan'ın Parçalanmış ile Ölümsüz filmleri arasında köprü olacak olan yeni filminde, kendini süper kahraman sanan kişiler konusunda uzman bir psikiyatrist (Sarah Paulson), 23 alter egoya sahip olan ve 24. alter egosu ile terör estiren Crumb'ı (James McAvoy), ölümsüz zannedilen Dunn'ı (Bruce Willis) ve kemikleri cam gibi kırılgan olan Price'ı (Samuel L. Jackson) tedavi etmeye çalışmaktadır. Filmin hikayesi önceki filmlerde olduğu gibi Dunn, Price ve Crumb'a odaklanırken, filmin diğer üçlüsü -Casey Cooke, Dunn'ın oğlu Joseph ve Price'ın annesi- geleceğin kurulmasında büyük rol oynayabilirler. Filmde Dunn, Kevin Wendell Crumb'ın bölünmüş kişiliklerinden biri ve en tehlikelisi olan The Beast'in peşine düşüyor. Bu kovalamaca sırasında Mr. Glass de yavaştan kendini göstermeye başlamıştır. Bu üç tehlikeli adam, aynı hastanenin koridorlarlarında bir araya gelir.

Altı insan, altı biyografi, altı hayat yazgısal bir şekilde iç içe geçiyor. Her biri bir yolculuğa çıkıyor. Gündüzlerden ve gecelerden geçen, sarp ve dikenli yollardan yaşamın kıyılarında dolaşan ve bizzat yolcuların benliğine giden birer yolculuk. Bir ucu Almanya Bremen’den başlayıp Karadeniz kıyılarına ulaşırken başka bir uç İstanbul’dan başlayıp Bremen’e ulaşmaktadır.


Eleştirmenlerden büyük övgü alan yönetmen Kenneth Branagh, 1972 yapımı orijinal Sleuth filminin modern adaptasyonunda Jude Law ve 2 kere Oscar ödülü kazanmış Michael Caine'i (1986, En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu, Hannah and Her Sisters ve 1999, En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu, The Cider House Rules) bir araya getiriyor. Yüksek teknolojiyle donatılmış bir İngiliz malikanesinde iki zeki adam Andrew Wyke (Caine) ve Milo Tindle (Law) İngiliz beyefendilerine yakışacak şekilde bir düelloya tutuşurlar. Konu Wyke'nin karısıdır. Zira her ikisiyle de birlikte olmaktadır. Ne zamanki zekaları onları hınzırlığa ve acımasızlığa doğru sürükler, Wyke ve Tindle arasındaki üstünlük taslama yarışı kontrolden çıkar ve onları sonu cinayetle bitecek bir satranç oyununda karşı karşıya getirir.

Dominic Matei, İkinci Dünya Savaşı"ndan hemen önceki o karanlık yıllarda akademik çalışmalarına devam eden 70 yaşında bir profesördür. Ancak savaşla beraber yaşanan felaket ortamı ve bir yıldırım onun da yaşamını değiştirecektir. Profesör fiziksel olarak gençlik yıllarına dönmüş , entellektüel zekası ve bilimsel çalışmaları ise Nazilerin bile dikkatini çekecek boyuta gelmiştir. Dil bilimi ve bilinç üzerine yaptığı çalışmalar sırasında hayatının aşkı Laura ile tekrar karşılaşır. Bir süre sonra Nazilerce izlendiğinin farkına varır ve kaçmaya başlar. Bu kovalamaca Romanya, İsviçre, Malta ve Hindistan boyunca devam edecektir. Profesör Matei ise geri gelen gençliğini, aşkı, araştırmaları ve bu kaçışlarla yeniden yaşayacaktır.

In Acapulco, Hercule Poirot attends a dinner party in which one of the guests clutches his throat and suddenly dies. The causes seem to be natural until another party with most of the same guests produces another corpse.

Büyük besteci Beethoven, hayatının son yıllarında yeni besteler üretmek konusunda sıkıntı çekmektedir. Başarı elde eden son çalışmasının üzerinden yıllar geçmiş olmasına rağmen hala üzerinde çalıştığı besteyi bitirememekte ve zaten sıkıntılı olan durumuna bu, daha da çok sıkıntı eklemektedir. Sağırlığının gittikçe artması ve buna bağlı olarak da kendini çok daha fazla yanlız hissetmesi, içinde olduğu bunalımı daha da arttırmaktadır. Bu sıkıntılı durumda, son bestesini söz verdiği tarihte bitirebilmesi için çalışmalarını kopya edecek bir kişiye ihtiyaç duyar. O kişi ise genç ve güzel Anna Holtz olacaktır.

Victoria dönemi İngilteresi'nde yaşayan John Merrick, ender görülen bir hastalık yüzünden ileri derecede deforme bir bedene ve yüze sahiptir. Gezici bir kumpanyada Fil Adam takma adıyla sergilenmekte ve kafes hayvanı muamelesi gördüğü çok zor bir hayat geçirmektedir. Dr. Frederick Treves adında genç bir cerrahın onu içine hapsolduğu korkunç hayattan kurtarmasıyla hiç alışık olmadığı güzel bir dünyaya adım atar. Ancak acı ve korku dolu geçmişi Merrick'i bu yeni dünyada da takip edecektir.

Birbirlerinden farklı ama ortak olarak hayattan beklentileri olmayan karakterle dolu koca bir sınıf öğrencinin arasında idealist duygularla öğretmenlik yapmaya yeni başlayan Erin'in işi, sandığından da zordur. Farklı ırk ve toplum katmanlarından gelen öğrenciler için okul, sadece yaşları gereği orada bulunmaya katlanmaları gereken bir yerdir.Erin, kendince yöntemlerle onlara yakınlaşmaya çalışsa da bu niyeti daha da büyük tepkilere yol açar. Çünkü öğrenciler, hayatta yüzleştikleri ırksal ve toplumsal acı gerçekleri farkına vararak öğretmenlerinin saf idealizmi bırakmasını isterler. Zaman içinde onlarla iletişim kurmayı başaran Erin, herbiri birbirinden farklı hikayesi olan bu gençleri, kendi hikayelerini yazmaları ve bunu da birbirleri ile paylaşmaları konusunda cesaretlendirir. Basit bir günlük işlevi görmenin ötesine geçen bu yazılar, öğrencilerin hayata tutunmalarını sağlayan bir araca dönüşecektir.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.





0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir