
Charlton Heston
Ron "Cat" Catlan


Charlton Heston
Ron "Cat" Catlan

Jessica Walter
Julie Catlan

Bruce Dern
Richie Fowler

John Randolph
Coach James Southerd

Diana Muldaur
Ann Marley

G.D. Spradlin
Doctor Tristler

Steve Franken
Robin

Al Hirt
Himself
Bart Burns
Coach Davis

Mike Henry
Walt Chaffee

Roy Jenson
Roy Nelson
Ernie Barnes
Deke Coleman

Bobby Troup
Harvey Hess
George Sperdakos
Doctor Overstreet
Billy Holliday
Trainer

Redbelt, bir Jiu-Jitsu ustası olan Mike Terrynin (Chiwetel Ejiofor), dövüş ödülünden vazgeçerek, kendine ait bir stüdyoda savunma sporu dersleri vererek onurlu bir yaşam sürmesini konu almaktadır. Yağmurlu ve karanlık bir gecede, Terrynin stüdyosunda, eski bir memur ve bir avukat (Emily Mortimer) arasında meydana gelen kazada, Terry'nin hayatı dramatik olarak değişir. Artık hilekarların (Ricky Jay, Joe Mantegna) ve bir film yıldızının da (Tim Allen) içinde bulunduğu dünyaya adım atmıştır. Borçlerını ödemek ve onurunu geri kazanmak için bununla yüzleşmek ve bunun için ilk kez ringlere adım atmak zorundadır.

Film, kazandığı şampiyonluklarla dünyaca ünlü bir efsaneye dönüşen ve yıllar sonra doping kullandığını itiraf eden Lance Armstrong'un skandallarla dolu gerçek öyküsünü, bir gazeteciyi hikayenin merkezine alarak anlatıyor. Spor yazarı David Walsh, Armstrong’un başarısının sebebinin doping olduğuna inanmakta ve bu yalanı ortaya çıkarmak için araştırma yapmaktadır. Ancak kanseri yendikten sonra Amerika’da adeta bir halk kahramanına dönüşen Armstrong’un hile yaptığına kimse inanmamaktadır.

Spor yazarı Erik, evsiz bir adam olan Champ'i sokaklardan kurtarmaya karar verir. Ancak bu kararırın ardında Champ'in kim olduğuna dair gizi ortaya çıkarmak vardır. Erik bunun gizli kalamayacak bir sır olduğunu ve Champ'in öldüğüne inanılan efsanevi boksör olduğunu düşünmektedir. Champ'in efsanesini diriltirken, onun bireysel macerasında babası ile olan ilişkisinin önemini anlayacaktır. Champ'in yaşamıyla ilgili gerçeklere daldıkça, kendi yaşamında geri plana attığı, yüzleşmekten korktuğu ilişkiler ortaya çıkacaktır. Erik kendi yaşamı ve ailesiyle olan ilişkisini gözden geçirecek ve uzun zamandır hiç yapmadığı bir şekilde kendisiyle yüzleşecektir.

Maggie "Seninle beraber yaşamıyorum" diye çıkıştı Brick'e. "Aynı kafeste duruyoruz, o kadar." Tennessee Williams'ın 1955 Pulitzer ödüllü oyununun çarpıcı diyalogları ve yoğun duygusallığı oyunun bu film versiyonunda fırtına gibi gürlüyor. Kızgın Damdaki Kedi, olgun yaşlara hitabeden konuları ve ateşli performanslarıyla büyük gişe yapmış.Paul Newman, sorunlu eski spor yıldızı Brick rolündeki hassas performansıyla ilk kez Oscar Ödülü'ne aday gösterilmiş. Elizabeth Taylor ise, hayata olduğu gibi değil de birgün olmasını umduğu şekliyle sarılan kedi Maggie rolüyle ikinci kez aday olmuş. Burl Ives'in yalancılıktan nefret eden Big Daddy rolünde Broadway'deki ününü perçinlediği Kızgın Damdaki Kedi, yakıyor.

Actress Myrtle Gordon is a functioning alcoholic who is a few days from the opening night of her latest play, concerning a woman distraught about aging. One night a car kills one of Myrtle's fans who is chasing her limousine in an attempt to get the star's attention. Myrtle internalizes the accident and goes on a spiritual quest, but fails to finds the answers she is after. As opening night inches closer and closer, fragile Myrtle must find a way to make the show go on.

40'larına merdiven dayamış Joe Kavanagh, Glaskow halkının çoğu gibi işsizlik ve niteliksiz işler arasında gidip gelmektedir. Eski bir alkolik olan Joe, aynı zamanda suç işlemeye eğilimli boştagezerlerden oluşan bir futbol takımına da antrenörlük yapmaktadır. Bir gün, başını iş bulma kurumuyla beladan kurtaran sosyal hizmet görevlisi hemşire Sarah ile tanışır ve ikisi arasında kırılgan bir ilişki başlar. Çektiği toplumsal gerçekçi filmlerle haklı bir üne sahip İngiliz yönetmen Ken Loach'un en iyilerinden. Filmin, başrolündeki Peter Mullan'a Cannes'da En İyi Erkek Oyuncu Ödülü'nü kazandırdığını da hatırlatalım.

Mutlulukları sadece görünüşten ibaret olan bir çift... Oldukça varlıklı yaşamlarında artık ne birbirlerinden ne de yaşadıkları hayattan zevk alabilen bu orta yaşı geçmiş çift, dillendirmeseler de evliliklerinin sonuna geldiklerinin farkındadırlar. Hızla ilerledikleri son ise her ikisinin de birbirlerini aldatmaları ile sarsırı bir noktaya ulaşacaktır. Mutsuz geçen yılların intikamını almak istercesine büyük bir öfke ile ihanetlerini taçlandıran ikili, eşşiz bir son yapacaklardır.

Amerikan Futbolu oyuncularının yaşadıkları ciddi sakatlanmaların, kritik seviyedeki kafa yaralanmalarının ve travmalarının, yaşam boyu sakat bırakan beyin sakatlıklarının trajik boyutunu perdeye taşımayı hedefleyen Landesman, bir dergi haberinden yola çıkarak oluşturduğu öyküde, bu türden hasarların tekrarlanmasının, oyuncular ve onların yaşamlarını nasıl etkilediğini vurguluyor. Başrolde Will Smith'i izleyeceğimiz filmde ünlü aktöre Alec Baldwin, David Morse, Luke Wilson gibi önemli isimler eşlik ediyor.

Bir papaz, sokak köşesindeki bir vaizin gözle görülür imanı karşısında sarsıldığında, gerçek inancın her zaman eylem gerektirdiğini hatırlar. Verdiği tepki, dokunduğu herkesi yalnızca Tanrı'nın yönetebileceği şekillerde etkileyen bir yolculuğu ateşler.

Amber Appleton, bir otobüste yaşamaktadır. Annesinin erkek arkadaşının onları kovmasından sonra Amber, annesi ve sadık köpekleri Boby Big Boy ile birlikte, annesinin kullandığı okul otobüsü ‘Hello Yeloow’un arkasında kamp kurarlar. Umut ve iyimserlik prensesi olan Amber, kötü şeyleri kafasına takmamaktadır. O artık, alkolik annesi ve arkadaşlarının hayatını kurtarmaya odaklanır.

The Way Back; lisedeyken yıldızı parlayan bir basketbol oyuncusu olan, ancak yetişkinlik yıllarında trajik bir kayıp ve alkol bağımlılığı nedeniyle hayatı raydan çıkan Jack Cunningham’ın hikâyesini anlatıyor. Mezun olduğu lisenin basketbol koçunun ölmesinin ardından takımın başına geçen Jack, bu beklenmedik iş sayesinde hayatını rayına oturtmak için ikinci bir şans yakalayacak.

18 yaşındaki tecrübesiz bir oyuncu olan Maria Enders, MalojaSnake adlı oyundaki Sigird karakteriyle büyük bir şöhret kazanmıştır. Oyun gereği Sigird, Helena adlı orta yaşlı bir oyuncunun bunalıma girerek intiharına sebep olmaktadır. 20 yıl sonra Maria şöhretinin doruğunda bir aktristir, ancak Jo-Ann Ellis adlı genç bir aktris onun tahtını tehdit etmektedir. Sanki ona şöhret kapılarını açan oyundaki roller değişmiş, kendisi Helena olmuştur. Bu zor zamanlarında yanındaki tek kişi, asistanı Valentine'dir.

A nuclear bomb is detonated in Los Angeles, and the nation devolves into unprecedented chaos. Ex-Green Beret Jeff Eriksson and his family escape to The Homestead, an eccentric prepper’s fortress nestled in the mountains. As violent threats and apocalyptic conditions creep toward their borders, the residents of The Homestead are left to wonder: how long can a group of people resist both the dangers of human nature and the bloodshed at their doorstep?

İngiliz futbol takımı Evsizler Dünya Kupası için Roma'ya doğru giderken yetenekli yeni oyuncuları, geçmişini ardında bırakıp takımın bir parçası olmayı öğrenmelidir.

Ülkesinde genellikle yetişkinlere hitap eden kitaplarıyla dikkat çeken genç bir kadın yazar, son zamanlarda hayatında değişikliklerle karşı karşıya kalacaktır. Ek iş olarak yerel bir gazetede editörlük göreviyle parasını kazanmaya çalışan genç kız, zamanla hayatına erkeklerin girmesiyle çok zor bir hal alacaktır. Genç bir kadının etrafında gelişen olayları dramatik bir yönle bizlere aktaran The Girl in the Book filmi kısıtlı kadrosuyla iyi işler başaran filmlerden birisi olarak dikkat çekiyor.

Bir inanç krizinin ardından çıktığı spiritüel yolculuk, tanınmış fundamentalist vaiz Carlton Pearson'ın değer verdiği her şeyi riske atar.

Dünya Ağır Sıklet şampiyonu Apollo Creed’in Philadelphia’da yapacağı unvan maçında ki rakibi maç gününe beş hafta kala sakatlanır. Creed kendisine rakip olarak Philadelphia’da yaşayan adı duyulmamış, yoksul ve kimsesiz bir boksör olan “İtalyan Aygırı” Rocky Balboa’yı seçer. Rocky yerel bir mafya babası için borç tahsildarı olarak çalışmakta ve boksör olarak adını duyurmaya çalışmaktadır. Rocky artık yılın en önemli maçının aktörlerinden biridir. Creed bu maçı çok kolay kazanacağını düşünürken, Rocky’nin bu zorlu hazırlanma sürecinde en büyük yardımcısı antrenörü Mickey ve büyük aşkı Adrian olacaktır.

Babasının kim olduğunu bilmeyen, annesi uyuşturucu müptelası, on üç kardeşin arasında kimsenin umursamadığı Afro Amerikan genç bir çocuğun hayatı sokaklarda geçmektedir. Okuma yazma bilmeyen, okulda son derece başarısız olan bu çocuk, zengin bir aile tarafından himaye edilmeye başlandığında hayatı değişecektir. Okulda futbola başlayan genç, sonunda kendi yeteneğini keşfetmiştir. Ve bir gün Ulusal Futbol liginin en çok aranan sporcularından biri olacaktır. Film, Michael Oher'in gerçek hayat hikayesinden uyarlanmış.

II. Dünya Savaşı'nın başlamasıyla, Amerikan erkekleri doğru savaşa gider, bütün işler hanımların üzerine kalır. Beyzbol için de aynı şey geçerlidir ve bütün sporcular asker olunca, sporu kurtarmak için Kızlar Profesyonel Beyzbol Ligi kurulur. Başlarda, mini etekleriyle koşuşturan bu güzelim kadınları, ellerinin hamuruyla bu işe bulaştıkları için kimse önemsemez. Fakat 11 yıl boyunca verdikleri mücadele ve kazandıkları başarılarla tarihteki yerlerini alırlar.

Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir