
Ben Affleck
Jack Cunningham

"Her kayıp başka bir kavgadır."
The Way Back; lisedeyken yıldızı parlayan bir basketbol oyuncusu olan, ancak yetişkinlik yıllarında trajik bir kayıp ve alkol bağımlılığı nedeniyle hayatı raydan çıkan Jack Cunningham’ın hikâyesini anlatıyor. Mezun olduğu lisenin basketbol koçunun ölmesinin ardından takımın başına geçen Jack, bu beklenmedik iş sayesinde hayatını rayına oturtmak için ikinci bir şans yakalayacak.

Ben Affleck
Jack Cunningham

Al Madrigal
Dan

Michaela Watkins
Beth

Janina Gavankar
Angela

Glynn Turman
Doc

Melvin Gregg
Marcus Parrish

Brandon Wilson
Brandon Durrett

Will Ropp
Kenny Dawes

Fernando Luis Vega
Sam Garcia
Charles Lott, Jr.
Chubbs Hendricks

Ben Irving
Bobby Freeze

Da'Vinchi
Devon Childress

John Aylward
Father Edward Devine

T.K. Carter
Russ

Rachael Carpani
Diane

Film, Stern dergisi muhabirlerinin, Christiane ile 1978 de gerçekleştirdiği röportaj bant kayıtlarından yola çıkarak 70'ler Berlinindeki uyuşturucu durumunu gözler önüne seren kitaptan uyarlanmış. 14 yaşındaki Christiane annesiyle ve kız kardeşiyle birlikte Berlin'deki bir apartman dairesinde yaşamaktadır. Şehirdeki yeni modern disko Sound onu çok etkilemiştir. Yasal olarak yaşının küçük olmasına rağmen arkadaşlarından O'nu da götürmelerini ister. Orada Detlef'le tanışır. Adım adım uyuşturucu batağında daha dibe gider.

Josey Aimes'in tek isteği, masasına yemek koyabilmesini ve çocuklarına iyi bakabilmesini sağlayacak iyi bir iştir. Ancak karşılaştığı şey tehdit, aşağılama, taciz, küçümseme ve saldırı olur. Son derece duygusuz olan patronu tüm bu yaşadıklarını bir erkek gibi karşılamasını beklemektedir. Ancak bunun yerine Josey, yaşadıklarını bir insan gibi karşılar ve karşı savaş açar.

Jake Shuttlesworth, şiddetli bir aile kavgası sonucu karısını öldürmekten dolayı hapis cezası çekmektedir. Şartlı tahliye ile serbest bırakılır, ancak tek bir şartla: Dahi basketbol oyuncusu oğlu Jesus'u, valinin mezun olduğu Big State Üniversitesi'ne kaydolmaya ikna etmelidir. Ve Jake'in bunu başarmak için sadece bir haftası vardır.

O Cassius Clay olarak doğdu ... 1960'lı yıllarda ringlerde fırtına gibi eserek, otoriteler tarafından gelmiş geçmiş en iyi boksör olarak nitelendirildi. Vietnam Savaşı'na gitmeyi red ettiği için elinden alınan şampiyonluğunu tekrar geri kazandı. Müslümanlığı seçerek Muhammed Ali adını aldı. Medyanın ve kadınların sevgilisi oldu.

Gecenin geç saatlerinde New York caddelerinde bir ambulans sirenlerini çalarak ilerlemektedir. Gece vardiyasındaki ambulans görevlileri için ölülerle ya da ölmek üzere olan insanlarla yüzyüze olacakları yeni bir gece daha başlamıştır. Sabaha kadar görev başında olan bu görevliler, en az New York caddelerinden topladıkları ölmüş ya da ölümün eşiğine gelmiş insan bedenleri kadar fırtınaya tutulmuş, yaşamları normal seyrinden çıkmış insanlardır.Kimbilir, belki de onları ayakta tutan, Manhattan'ın bir deprem merkez üssünü andıran kaos yüklü caddelerin sürrealist bir tabloya benzeyen görünümüdür. Her gece dünyanın bir başka acımasız ve keskin görünümüyle karşılaşmanın getirdiği yakıcı duyguların ta kendisidir.

Bir annenin tereddütsüz adanmışlığının olağanüstü gerçek hikayesini anlatan Breakthrough, inanç ve sevginin bir umut dağını ve hatta bir mucizeyi bile yaratabildiğine dair bir hatırlatma.

Parlak bir geleceği olan genç bir adam, neredeyse ölümcül bir kaza geçirir ve beklenmedik bir hayvan arkadaşının yardımıyla yeni hayatını yeniden yaratır.

Kronik bir alkolik olan Don Birnam, içkiyle olan savaşında bir türlü galip gelememektedir. Kardeşiyle yapacağı hafta sonu gezisi öncesi birkaç kadeh içki içmek için dışarı çıkması, felakat gibi bir hafta sonu geçirmesine neden olacaktır. Kadehlerin ardı arkası hiç kesilmeyecek ancak Don yeterli parayı bir türlü bulamayacaktır. Kendinden geçmiş bir şekilde barları dolaşan genç adam, hayallerinden bile vazgeçmeye hazırdır.

Ortasiklet boks şampiyonluğunun eşiğine kadar gelen Boksör Rubin "Hurricane" Carter (Denzel Washington) yanında bir arkadaşıyla birlikte New Jersey' de bir barda otururken işlenen bir cinayet sonucu üç kişi hayatını kaybeder. Cinayet olayından sorumlu tutulan Carter yanındaki arkadaşı ile tutuklanır ve yapılan yargılama sonucunda suçlu bulunarak üç kere ömür boyu hapis cezasına çarptırılır.

Pulitzer Ödülü sahibi bir yazar olan Jake Davis, eşinin ölümünün ardından yaşadığı psikiyatrik sorunlarun ciddileşmesi üzerine 5 yaşındaki kızı Katie'yi bir tanıdığına bırakmak zorunda kalır. Bu olayın üzerinden 25 yıl geçtiği halde hala olayın üzerindeki etkilerini atlatamamış 30 yaşındaki yetişkin Katie ise aynı şehirde kendi sorunlarıyla başbaşadır.

The story of two men, a veteran boxer who is down and out, and a young man who is just starting his life and boxing career. Their fighting careers cross paths as their lives and fortunes head in opposite directions.

Tony D'Amato'nun antrenörü olduğu takımın yıldızlarından olan Cap Rooney, bir gün bir maç sırasında maruz kaldığı bir faul sonucu ağır derecede sakatlanıp spor yaşantısı bitince takım, çok önemli kozlarından birini kaybetmiş olur. Onun yerini tutması düşüncesiyle takıma alınan Willie Beaman, hırçınlıkları ve yaşadığı talihsizlikler nedeni ile kariyerini, bir türlü üst seviyelere taşıyamamıştır. Eline geçen bu fırsatın, son şansı olduğunun bilincinde olan Willie, arka arkaya başarılar elde edince hem takım için hem antrenör Tony için işler biraz olsun yoluna girmeye başlar. Emektar Tony için de yaşanan bu olaylar, kendisini sorgulamasını sağlayacaktır.

Elliot Anderson (Kevin Costner), karısının bir araba kazasında ölmesiyle dul kalır. Elliot, kızı doğumda can verdiği için torunu Eloise (Jillian Estell)’i büyütür. Acısıyla baş etmeye çalışırken, Elliot’un dünyası, Afrikan Amerikan büyükanne Rowena (Octavia Spencer)’nın Eloise’in kendi kızını ölüme itmekle bağımlısı olan babası Reggie’ye verilmesini isteyince alt üst olur. Elliot kendisini bir anda velayet savaşında bulur ve ne pahasına olursa olsun torununu ilgisiz babasının eline vermeyecektir.

Akademi Ödüllü oyuncu "Halle Berry" ve Benicio Del Toro eleştirmenlerden tam not alan drama Yitirdiğimiz Şeyler ile son yılların en etkileyici performansını sergiliyorlar. Yaşadığı büyük kayıbın ardından iki çocuğuyla hayata tutunmaya çalışan Audrey (Berry), bunalımın eşiğindeki eski aile dostları Jerry'yi (Del Toro) kalması için evine davet eder. Birbirlerinin yardımıyla ikili çok geçmeden yeni başlayacakları hayatlarında umut ve mutluluğu keşfedeceklerdir. Oscar ödülüne aday gösterilen Susanne Bier'in (After The Wedding) yönettiği, Oscar ödüllü Sam Mendes'in yapımcı, Golden Globe ödüllü David Duchovny'nin de (The X Files) oyuncu olarak katkıda bulunduğu film "hüzünlü ve samimi."

Hotshot real estate salesman Daryl has a bad cocaine habit. After embezzling his company's money, he wakes up next to a girl who overdosed. To hide from the police, he checks into a rehabilitation program guaranteeing anonymity. Under the mentorship of counselor Craig, Daryl accepts that he has a substance abuse problem. As he falls in love with fellow patient Charlie, Daryl begins committing to a newly sober life.

19 yaşında bir eroin bağımlısıyken hırsızlıktan üç yıl hapis yatan Sherry Swanson'ın tek derdi, yokluğunda abisi ve eşi tarafından yetiştirilen küçük kızı Alexis'e bakabilmektir. Ancak günlük hayatın gerçeklerine hazırlıksızdır. Yönetmen Laurie Collyer, Sherrybaby projesini Sundance ve Cannes Film Festivali atölyelerinde geliştirme fırsatı buldu.

Kore gazisi Walt Kowalski oğulları ile olan ilişkisi eşinin ölümünün ardından daha mesafeli bir hal alır. Huysuz bir ihtiyar görünümündeki Kowalski ne torunlarından, ne oğullarından, ne peşini günah çıkarması için bırakmayan genç rahipten, ne de Tayland asıllı komşularından memnundur. Hayatta onu tek mutlu eden olay, Gran Torino markalı emektar arabasıyla geçirdiği dakikalardır.Herşeyden üstün tuttuğu arabası yan komşusunun oğlu tarafından çalınmaya teşebbüs edildiğinde, Kowalski önyargılarını bırakacağı bir dostluğun başlayacağını henüz bilmiyordur.

2. Dünya Savaşı'ndan dönen Paul, otobüste Victoria adında genç bir Meksikalı kadın ile tanışır. Kadın hamiledir ancak evli olmadığı için, ailesinin, özellikle toprak sahibi babası Don Pedro Aragon'un tepkisinden çekinmektedir. Paul, Victoria'ya, kocası rolünü oynayabileceğini söyler. Karı-koca rolü oynamaya başlayan iki genç, kısa bir süre sonra birbirlerine karşı bir yakınlık hissederler. Bunun adı aşktır ve uğrunda bütün engeller yıkılmalıdır.

Nick Naylor, büyük bir sigara şirketinin sözcüsü olarak sigara üreticilerinin ve sigara tiryakisi olan insanların haklarını savunmaktadır. Ama bu iş sanıldığı kadar kolay değildir. Sigaranın sağlığa verdiği korkunç zararlar, kullanıcılar tarafından bile bilinen bir gerçektir. Sigaranın bu olumsuz imajını düzeltmek için yeni bir çalışma başlatan Nick, karşısında sağlık örgütlerini ve amansız bir senatörü bulur. Bunların hiçbirinden gözü korkmayan Nick için kırılma noktası, oğlunun ona bakış açısının değişmesi olacaktır.Kurnaz yapısı ve hiciv dolu senaryosu ile oldukça beğeni toplayan film, Amerika'dan son yıllarda çıkan en iyi komedilerden biri olarak değerlendiriliyor.

Nüktelerini, yergili, şiirsel dilini ve kanlı canlı karakterlerini Dickens'tan; aile, çılgınlık, karmaşık aşk ilişkileri gibi temalarını yönetmen Desplechin'den alan Bir Noel Hikâyesi, kardeş rekabeti ve kederle işlenmiş acımasız bir aile dramı. Noel günü, Junon ve kocası Abel, oyun yazarı kızları Elizabeth, asabi, alkolik oğulları Henri ve en küçükleri Ivan ile bir araya gelir. Junon kanser olduğunu açıklar. Ya kemoterapi görecek ya da ilik nakli için donör arayacaktır. Kuşkusuz, bu ailenin damarlarında akan kan bozuktur.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.


0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir