
Denzel Washington
Whip Whitaker
"Bazı mucizeler göründüğü gibi değildir."
Başarılı bir pilot Whip, düşmekte olan bir uçağı bütün pilotluk yeteneklerini kullanarak çok sıra dışı bir biçimde, en az hasarla yere indirmeyi başarır; mürettebatla birlikte uçaktaki pek çok insanın da hayatı kurtulur. Whip hastanede gözünü bir kahraman olarak açar ama kaza soruşturmasında hiç beklemediği bir ithamla karşılaşır. Raporlar kaptan pilotun uçuşa alkol alarak çıktığını göstermektedir. Bir yandan kurtardığı hayatlar, hiç kimsenin o uçağı kendisi gibi indiremeyeceğini söylerken bir yandan da hakkında açılan mahkeme ile uğraşmak durumundadır.

Denzel Washington
Whip Whitaker

Don Cheadle
Hugh Lang

Kelly Reilly
Nicole

John Goodman
Harling Mays

Bruce Greenwood
Charlie Anderson

Brian Geraghty
Ken Evans

Tamara Tunie
Margaret Thomason

Nadine Velazquez
Katerina Marquez

Peter Gerety
Avington Carr

Garcelle Beauvais
Deana

Melissa Leo
Ellen Block
Carter Cabassa
Son on Plane

Adam C. Edwards
Father on Plane
Conor O'Neill
Kip

Charlie E. Schmidt
Tiki Pot

Joe Gideon, Broadway'de başarılı bir koreograftır ancak işkolik tutkusu onu tüketmektedir. Kızı, sevgilisi ve sayısız ilişkisi arasında denge kuramazken, yeni bir prodüksiyon için kendini hasta edecek kadar çalışır. Prömiyer öncesi kalp krizi geçirip hastanelik olur, ancak sahne tutkusu ölümle bile mücadele eder.

1970'lerin TV sunucusu Christine Chubbuck'ın (24 Ağustos 1944 – 15 Temmuz 1974) canlı yayın sırasında kendi hayatına son vermesinin hikayesi anlatılıyor.

Avrupa jet sosyetesinde 80'lerde cereyan eden gerçek bir skandaldan yola çıkarak temelde ezik erkek, zengin ve güçlü kadın ilişkisi fenomenine değinmektedir. Claus Von bulow(Irons) servetinin esas sahibi olan eşi Sunny Von Bulow(Close)'u insülin komasına sokarak felç olmasına sebebiyet vermekten dolayı üvey çocukları tarafından dava edilmiş,nihayetinde Harvard'lı bir hukuk profesörü(Alan m. Dershowitz) ve ordusu tarafından bu suçlamadan sıyrılmıştır.

Tracy, iki örgülü, gelecek vaad eden, hâlâ ayıcıklarla ve Barbie bebekleriyle oynayan bir yeni ergendir. Fakat çevresinde sürekli cinsellik üzerinden yaratılmış bir atmosfer vardır; özellikle liseye başlamasıyla bu cinsellik söylemi, üzerinde büyük bir baskı oluşturmaya başlar. Tracy ilk başlarda, bu ortama uyum göstermekte zorlanır. Bir yandan Evie Zamora gibi çok popüler, bir manken kadar güzel ve çekici, kendini beğenmiş, tüm erkekleri peşinden koşturmayı başaran kızları anlayamamaktadır; bir yandan da onların dünyasına dahil olmak istemektedir. Evie'yle arkadaş olması, Tracy'nin olmayı hayal ettiği gibi biri olmasını sağlar, zamanla popüler olmak için neler yapması gerektiğini öğrenir ve herkesin ilgisini çeker. Ancak geçirdiği değişim sonucu, artık başka biri haline geldiğini, kendisine yabancılaştığını fark edecektir.

Gecenin geç saatlerinde New York caddelerinde bir ambulans sirenlerini çalarak ilerlemektedir. Gece vardiyasındaki ambulans görevlileri için ölülerle ya da ölmek üzere olan insanlarla yüzyüze olacakları yeni bir gece daha başlamıştır. Sabaha kadar görev başında olan bu görevliler, en az New York caddelerinden topladıkları ölmüş ya da ölümün eşiğine gelmiş insan bedenleri kadar fırtınaya tutulmuş, yaşamları normal seyrinden çıkmış insanlardır.Kimbilir, belki de onları ayakta tutan, Manhattan'ın bir deprem merkez üssünü andıran kaos yüklü caddelerin sürrealist bir tabloya benzeyen görünümüdür. Her gece dünyanın bir başka acımasız ve keskin görünümüyle karşılaşmanın getirdiği yakıcı duyguların ta kendisidir.

23 yaşındaki James bir alkolik ve uyuşturucu bağımlısıdır. Hayat kalitesi giderek daha da kötüye giden genç James'in artık önünde yalnızca iki seçeneği kalmıştır: tedavi olmak ya da ölüme mahkum olmak. Günün birinde bir uçakta, yüzü darmadağın edilmiş bir halde uyandığında ve son birkaç haftada yaşadıklarına dair hiçbir anısı olmadığında genç adam olayın ciddiyetini sonunda anlar. Artık rehabilitasyon tedavisi görme zamanı gelmiştir. Minnesota'daki bir klinikte, 2 ay süreyle yoğun bir detoks tedavisine başlatılan James, kanı çekilmiş ve sağlığı bozulmuş bedenini tamir etme yolculuğunda acılara katlanırken, kırılan ruhunu da daha iyi bir yaşam için savaşan diğer bağımlılarla iletişim kurarak iyileştirecektir. Ancak bu zorlu süreç basitçe söylendiğinden çok daha acı verici ve dayanılmaz olacaktır...

Laney is an attractive, intelligent suburban wife and devoted mother of two adorable children. She has the perfect husband who plays basketball with the kids in the driveway, a pristine house, and a shiny SUV for carting the children to their next activity. However, just beneath the façade lie depression and disillusionment that send her careening into a secret world of reckless compulsion. Only very real danger will force her to face the painful root of her destructiveness and its crumbling effect on those she loves.

Jerry Stahl tarafından yazılan ve çok popüler olan bir Hollywood otobiyografisine dayanan Bir Yazarın Hayatı, Los Angeles'lı bir televizyon yazarının hızı yükselişinin ve ardından gelen çöküşünün gerçek hikayesidir. Sorunlu yazar Ben Stiller, eski karısını Elizabeth Hurley, menajerini Janeane Garofalo ve yeni hayatını paylaşmak isteyen kadını da Maria Bello canlandırıyor. Phoenix'teki bir rehabilitasyon merkezine tedaviye giden Jerry (Stiller) bir kaza sonucu Kitty (Bello) ile tanışır. Ucuz bir otel odasında yatarken ona fiziksel ve ruhsal acılarla dolu hayatının trajikomik hikayesini anlatmaya başlar.

Film, Hitler sonrası döneme ışık tutuyor. II. Dünya Savaşı’nın ardından dünyanın Auschwitz’teki soykırıma ve ne tür bir vahşet yaşandığına dair en ufak bir fikri yoktur. Toplama kamplarıyla ilgili binlerce gizli belge mevcut olsa da, Nazi otoriteleri ve kamptan kaçmayı başaran esirler sessiz kalmış veya buna zorlanmıştır. Yıllar sonra genç savcı Johann, tesadüf eseri bazı kanıtlara ulaşır ve kamptan kurtulan esirlerle kampta görev almış Nazi subaylarını tek tek sorgulamaya başlar. İdealist savcı, hem ülkesinin hem de insanlığın yüzleşmesi için bu korkunç olayları gün yüzüne çıkarmaya, sorumluları adalete teslim etmeye kararlıdır. Sorgular sırasında derinlere indikçe Auschwitz’te yaşananlara dair akıl almaz deliller elde edecek ve bu deliller, dünya tarihini sonsuza dek değiştirecektir.

Wake in Fright Sydney’e uçakla gitmeden önce bir gece kalmayı planladığı Bundanyabba’ya varan öğretmen John Grant’in hikayesidir. Bir gece kalmayı planladığı yerde beş gün kalır ve sonuna doğru yaklaşır. Birkaç gün sonra sis kalkar ama eğitimli John Grant değişmiştir. Yerine bir ağacın altında elinde tüfekle oturan kendinden nefret eden bir adam gelmiştir.



Uyuşturucu bağımlısı bir genç, televizyon bağımlısı annesi ve aralarında günden güne yükselen bir uçurum... Uyuşturucu batağı içerisindeki Harry’nin hayattaki tek amacı daha fazla uyuşturucuyken; umutsuz annesini hayata bağlayan tek şey en sevdiği yarışma programıdır. Bir gün bu yarışmaya katılmaya hak kazandığında tek derdi, ödül olan kırmızı elbiseye girebilmek olacaktır. Yaşlı ve mutsuz kadın zayıflama hapları kullanmaya başlar...

Geceyarısı Ekspresi Alan Parker'ın yönetmenliğini yaptığı İngiliz-Amerika ortak yapımı ve 1978 çıkışlı bir sinema filmidir. 1970'te, Türkiye'de tutuklanıp hapse atılan William Hayes'in gerçek öyküsünden yola çıkılarak yazılmış hikâyeyi anlatmaktadır. Amerikalı genç bir turist olan William Hayes, sevgilisi Susan ile birlikte Türkiye'de tatildedir. Hayes tatil dönüşü arkadaşlarına satıp para kazanmak amacıyla ülkesine dönerken yanında iki kilogram haşhaş götürmeye teşebbüs eder. Vücuduna canlı bomba gibi yerleştirdiği küçük paketler halindeki uyuşturucu uçağa binmek üzereyken yapılan ani bir güvenlik aramasıyla polisler tarafından bulunur ve İstanbul Sağmalcılar Cezaevi'nde tutuklu geçireceği süreç başlar.

Çağını Sallayan Bir Rock Grubu...Asi Bir Şair ve Solist...Ölümsüz Bir Efsane...1971 yılında Paris'te yüksek dozdan uyuşturucu alarak ölen efsanevi The Doors grubunun solisti ve beyni Jim Morrison'un şarkılarını ilk kez Vietnam'da dinleyen ve grubun ateşli hayranı olan Oliver Stone 'un yönettiği The Doors, 1960'ların asi rock şarkıcısı, bestecisi ve şairi Jim Morrison 'un inişli çıkışlı yaşamını konu alıyor. Bu uslanmaz düzen karşıtı adam, 60'lı yıllarda gerçekleşen ve Amerikan toplumunu sonsuza dek değiştirecek devrimin en önemlilerinden biriydi.

Frank Jessup, işi elverdiğince sakin bir hayat sürmekte olan bir ambulance şoförüdür. Birlikte olduğu şefkat dolu sevgilisiyle mükemmele yakın bir yaşamları vardır. Aldığı gizemli bir not her şeyi altüst edecektir. Notta yaşlı bir kadının evine gitmesi söylenmektedir. Frank notun dediğini yaparak sözü geçen kadının malikanesnin yolunu tutar. Bayan Tremayne ile karşılaştığında kafası karışır. KEndini öldürmek üzereyken adamın geldiğini söyler ama Frank bunun bir intihar mı yoksa cinayet teşebbüsü mü olduğuna anlam veremez. Evde dolanırken de evin üvey kızı olan Diane Tremayne ile karşılaşır. Genç ve güzel kadın kendine herkesi aşık edebilecek kadar cazibelidir de. Frank'i ne kadar baştan çıkarmaya çalışır. Hayatı tepetaklak olan adam sevdiği her şeyi yavaş yavaş kaybetmeye başlar. Ancak bir süre sonra gerçeklerin farkına varır. İçinde bulunduğu durum bir aşk ilişkisinden ibaret değildir, bedelini düşündüğünden daha da ağır ödeyeceği büyük bir oyunun bir parçası haline gelmiştir.

Ray Monroe ve eşi Joanne, bir kazada yaralanan kızlarını yakınlardaki bir hastanenin acil servisine götürür. Kız tomografiye gönderildiğinde annesi de onunla birlikte gider. Ancak bunun ardından kız ve annesi sırra kadem basar ve onların orada olduklarına dair tüm hastane kayıtları ortadan kaybolur. Endişe içindeki Ray, ailesini ve onlara ne olduğuna dair gerçeği bulmak için zamanla yarışır.

Üniversite öğrencisi Clay eski kız arkadaşı Blair'in ricası üzerine bir noel tatili için Los Angeles'a döner. Blair, Clay'in liseden yakında arkadaşı olan Julian ile birliktedir. Julian'ın çok zor durumda olduğunu söyleyen Blair, Clay'den yardım ister. Artık Clay büyük bir borç altına giren ve uyuşturucu bağımlısı Julian için elinden geleni yapacaktır.

In the mid-1960s, wealthy debutant Edie Sedgwick meets artist Andy Warhol. She joins Warhol's famous Factory and becomes his muse. Although she seems to have it all, Edie cannot have the love she craves from Andy, and she has an affair with a charismatic musician, who pushes her to seek independence from the artist and the milieu.

Küçük bir kasabada sıradan bir hayat süren Clay Bidwell, beklenmedik olayların merkezine çekilir. Yeni tanıştığı gizemli bir yabancı ve kasabaya gelen bir FBI ajanı ile birlikte, Clay’in çevresindeki dünya hızla değişmeye başlar. Kara mizahın ve gerilimin iç içe geçtiği bu hikâye, sırların ve tesadüflerin gölgesinde ilerlemektedir.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.





0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir