
Michael B. Jordan
Adonis Creed
"Geçmişinden kaçamazsın."
Adonis Creed, sonunda Ivan Drago'nun oğlu Viktor'u yenerek boksun zirvesindeki yerini sağlamlaştırdı. Kariyerinin yanı sıra kız arkadaşı Bianca ile de mutlu bir yaşam süren Adonis’in hayatında her şey yolundadır. Ta ki eski çocukluk arkadaşı Damian'ın yıllar sonra aniden ortaya çıkana kadar. Hapisten yeni çıkan Damian, ringe çıkmak ve Adonis'e karşı kendini kanıtlamak için hazırdır. Ancak her ikisi için de bu düello, sadece sportif bir hesaplaşmadan daha fazlasıdır.

Michael B. Jordan
Adonis Creed

Tessa Thompson
Bianca Creed

Jonathan Majors
Damian 'Dame' Anderson

Phylicia Rashād
Mary-Anne Creed
Mila Davis-Kent
Amara Creed

Wood Harris
Tony 'Little Duke' Evers

José Benavidez Jr.
Felix Chavez

Florian Munteanu
Viktor Drago

Selenis Leyva
Laura Chavez

Thaddeus J. Mixson
Adonis Creed (15)

Spence Moore II
Damien Anderson (18)

Tony Bellew
'Pretty' Ricky Conlan
Ann Najjar
Ann

Jacob 'Stitch' Duran
Stitch

Terence Crawford
Lorenzo 'Nightmare' Jones

WrestleMania 21 was the twenty-first annual WrestleManiaPPV. It was presented by Snickers and took place on April 3, 2005 at the Staples Center in Los Angeles, California. The main match on the Raw brand was Triple H versus Batista for the World Heavyweight Championship. The predominant match on the SmackDown brand was John "Bradshaw" Layfield versus John Cena for the WWE Championship. Another primary match was an interpromotional match between The Undertaker versus Randy Orton. The featured matches on the undercard were Kurt Angle versus Shawn Michaels and a Money in the Bank ladder match. The event also featured the return of Stone Cold Steve Austin who started his part-time appearances with WWE at this event. The event drew a Staples Center record attendance of 20,193 people and grossed more than $2.1 million in ticket sales.

Adonis Creed için yaşam bir denge oyunu haline gelmiştir. Kişisel zorunluluklarıyla yaklaşmakta olan dövüşü arasında kalan Creed, hayatının en büyük mücadelesiyle karşı karşıyadır. Ailesinin geçmişiyle bağlantılı bir rakiple yüzleşecek olması ringdeki yaklaşan dövüşün önemini daha da arttırmaktadır. Rocky Balboa tüm bu süreç boyunca yanında olacak ve birlikte ortak geçmişleriyle yüzleşecek, neyin uğruna savaşmaya değer olduğunu sorgulayacak ve aileden daha önemli hiçbir şeyin olmadığını keşfedecekler.

Dünya Ağır Sıklet şampiyonu unvanını kazandıktan sonra, Rocky yakaladığı şöhretin ve servetin keyfini sürmektedir. Birçok reklamda ve televizyon programında yer almaktadır. Sayısız kere unvanını korumak için ringe çıkan Rocky emekli olmayı düşündü sırada James "Clubber" Lang tarafından halka açık bir şekilde meydan okunur. Rocky eski rakibi yeni dostu Creed’in de yardımı ile son bir kez unvanını korumak için ringe çıkacaktır.

Zamanın eskitici gücünden nasibini alan bir zamanların efsanesi Rocky, artık oldukça yaşlanmıştır ve karısının adını verdiği Adrian's isimli restoranında müşterilerine eski şanlı günlerinin anılarını anlatarak avunan bir adam haline dönüşmüştür. Savaşçı ruhunu kaybetmese de bedeni, bu ruhu karşılayabilecek güçte değildir. Çok sevdiği oğlunun ise babasına ayıracak çok fazla vakti yoktur. Bir gün, ağır siklet boks şampiyonu Mason “The Line” Dixon ile kendisinin bir bilgisayar simülasyonu oyunu olarak karşı karşıya getirilmeleri, insanların gözlerinin yine kendisine çevrilmesine neden olur. Fırsattan kendi reklamlarını yapabilmek için yararlanmak isteyen Dixon'ın menajeri, gerçek bir maç ister. Kendisini tekrardan kanıtlayabilmek için eline geçen bu son şansı değerlendirmek isteyen Rocky, acaba bu sefer de azminin zaferine ulaşabilecek midir?

In search of a lifeline for his struggling off road racing team, a man takes on a young car thief looking for a second chance, but as their worlds collide, they must struggle to forge a successful alliance.

Sylvester Stallone yine engellerle savaşıyor, ama bu sefer güreş ringinde. Cosmo Carboni ve iki erkek kardeşi, güreş maçlarından para kazanarak yaşadıkları mahalleden kurtulmanın hayalini kurmaktadır. Çıkış kapısı ise, büyük amaçlarla güreş maçlarının düzenlendiği adi bir gece kulübüdür. Yaşadıkları gettodan kurtulmak için her şeyi yapan bu üç kardeşin hikâyesi, aynı zamanda senaryonun da sahibi olan Sylvester Stallone'nin ilk yönetmenlik denemesi...

Yarış efsanesi Sonny Hayes, zor durumdaki bir Formula 1 takımına liderlik edip bir kez daha zafere ulaşma şansını kovalarken bir yandan da genç, yetenekli bir sürücüye akıl hocalığı yapmak üzere pistlere döner.

Viridiana, (Silvia Pinal) bir rahibe okulundan mezun olmak üzere olan genç bir kızdır. Bir gün, yıllar önce ölen teyzesinin yaşlı kocası Don Jaime (Fernando Rey) tarafından onun çiftliğine davet edilir. Viridiana, yıllar boyunca okulunun parasını ödemek dışında onunla hiç ilgilenmeyen ve yaşayan tek akrabası olan Don Jaime'nin yanına gitmek istemese de baş rahibenin ısrarı ile onu ziyarete gider. Don Jaime, henüz evlendiği gece onunla birlikte olmadan ölen karısına çok benzeyen Viridiana'yı arzular ve onunla evlenmek ister. Bu isteğini ona açtığında genç kızın sert tepkisi ile karşılaşır.

Manon des Sources, Jean de Florette filminin devamıdır... Papet, Soubeyran ailesinin soyunun devamı için Ugolin'e baskı yapmaktadır. Ugolin'in gönlünde güzel Manon vardır. İşin dramatik tarafı Manon yıllar önce arazisini almak istedikleri Jean de Florette'in küçük kızıdır. Manon dağlarda keçilere çobanlık yaparak yaşamaktadır. Vahşi bir yaşam süren Manon'un sosyal ilişkileri sıfırdır. Film teması bu kez aşk ve intikam üzerine kurulmuştur. Manon, ailesinin elinden dalavereyle alınan toprakları geri kazanmak istemektedir, yalnız gerçeği bilen kendisinden başka kimse yoktur. Ugolin için hayattaki en önemli şeyler yetiştirdiği göz alıcı karanfiller ve Manon'dur. Ugolin'in filmdeki rolü ilk filmde olduğu gibi basit düşünen, saf ama amcası Papet'e uyan bir köylüdür. Saf olan aşkı derin bir umutsuzluğa düşer.

Bu son derece etkileyici drama, II. Dünya Savaşı'nda gerçekleşen Bulge Savaşı sırasında Alman hatları arkasında kalan savaş yorgunu bir piyade bölüğünü anlatmaktadır. Ev özlemiyle yanan ve karla kaplı siperlerde soğuktan titreyen askerler acıya, ıstıraba ve üzüntüye bastırılamaz bir mizah ve amansız bir alay ile katlanmaktadırlar. Hiçbiri kahraman olmak niyetinde değildir ama hepsi de kendilerinden beklenen cesareti göstermeye hazırdır.

Dört genç adam (Emilio Estevez, Cuba Gooding Jr., Stephen Dorff, Jeremy Piven), bir boks maçına giderken yanlış bir yola sapar ve acımasız bir uyuşturucu baronu olan Fallon’ın sadakatsiz bir adamını öldürdüğüne tesadüfen tanık olur ve kendilerini ölümcül bir kovalamacanın içinde bulurlar; gençler hayatta kalmak için ölümcül bir kedi-fare oyununa katlanmak zorunda kalır.

Ford v. Ferrari, 1966 yılında düzenlenen Le Mans 24 Saat Yarışı’nın gerçek hikayesini konu alıyor. Henry Ford II ve Lee Iacocca ikilisi, tuhaf ancak kararlı bir grup Amerikalı mühendis ve tasarımcıdan sıfırdan bir otomobil yapmalarını ister. Otomotiv vizyoneri Carroll Shelby (Matt Damon) ve İngiliz şoförü Ken Miles’ın (Christian Bale) başını çektiği ekip, uzun yıllardır pistlere egemen olan Ferrari’yi Fransa’da düzenlenen 1966 Le Mans Dünya Şampiyonası’nda alt etmek için işe koyulur.

Yakın bir gelecekte, yeni bir dövüş sporu ortaya çıkmıştır. Bu, yaklaşık 2000 kiloluk dev robotların kıyasıya dövüştüğü bir boks maçıdır. Robotlar insanlar tarafından eğitilmektedir. Bu antrenörlerden biri de Charlie Kenton'dır.

Parlak bir geleceği olan genç bir adam, neredeyse ölümcül bir kaza geçirir ve beklenmedik bir hayvan arkadaşının yardımıyla yeni hayatını yeniden yaratır.

Güney Afrika'da apartheid rejimi altında yaşayan İngiliz yetim PK, kendisini Afrikalılar ve adaletsiz sistemle bitmek tükenmek bilmeyen bir kavga içinde bulur. Ailesinin politik inançları yüzünden huzursuz edilen genç PK; nazik, görmüş geçirmiş bir makum olan tek arkadaşından yardım ister ve ondan boks yapmayı öğrenir.

Ortasiklet boks şampiyonluğunun eşiğine kadar gelen Boksör Rubin "Hurricane" Carter (Denzel Washington) yanında bir arkadaşıyla birlikte New Jersey' de bir barda otururken işlenen bir cinayet sonucu üç kişi hayatını kaybeder. Cinayet olayından sorumlu tutulan Carter yanındaki arkadaşı ile tutuklanır ve yapılan yargılama sonucunda suçlu bulunarak üç kere ömür boyu hapis cezasına çarptırılır.

Eski boksör Apollo Creed'in evlilik dışı biri ilişkiden doğan çocuğu olan Donnie annesinin ölümünün ardından Creed'in dul eşi tarafından himaye altına alınır ve zengin bir ailede rahat bir şekilde büyür. Üvey annesinin himayesinde gayet iyi bir yaşama kavuşan Adonis, önündeki tüm iyi yaşam fırsatlarına rağmen tek bir arzu ile yanıp tutuşmaktadır; babası gibi boksör olmak! Kendini eğitmesi için babası Apollo Creed'in hem rakibi hem de yakın dostu olan, boks hayatını çoktan geride bırakmış Rocky Balboa’yı bulmaya Philadelphia'ya gider.

60'larda masum bir hippiyken 80'lerde para peşinde koşmaya başlayan George Jung'un (Johnny Depp) en büyük isteği hayalindeki Amerikan Rüyasını yaşamaktır. California'ya taşınarak güneşi, seksi ve marijuana satmanın kârlı zevklerini keşfeder. Uyuşturucu satmak ilk başta özgür hayatını rahatça yaşamasını sağlayan bir geçim kaynağıyken, bu iş zamanla onu dünyaca ünlü kokain ithalatçısına dönüştürür.

Frank ile April, kendilerini her zaman çok özel, farklı görmüşler; hayatı yüksek ideallerine uygun şekilde yaşamaya hazır ve istekli olmuşlardır. Bu nedenle lüks evlerin sıralandığı bir cadde olan Revolutionary Road'daki yeni evlerine taşındıklarında kendilerini çevreleyen durağan ortamdan bağımsızlıklarını gururla ilan ederler. O dönemin toplumsal sınırlarını belirleyen tuzaklara asla düşmemeye kararlıdırlar. Ancak Wheeler çifti kendilerini hiç beklemedikleri bir durumun tam içinde bulur: Frank Wheeler rutin bir işi olduğu için sinirleri günden güne bozulan yetişkin bir erkeğe dönüşürken April de istek ve tutkularını bastırmaya çalışan mutsuz bir ev kadını olup çıkar. Sonuç ise tıpkı diğerleri gibi hayallerini kaybetmiş tipik bir Amerikan ailesidir.

Spor yazarı Erik, evsiz bir adam olan Champ'i sokaklardan kurtarmaya karar verir. Ancak bu kararırın ardında Champ'in kim olduğuna dair gizi ortaya çıkarmak vardır. Erik bunun gizli kalamayacak bir sır olduğunu ve Champ'in öldüğüne inanılan efsanevi boksör olduğunu düşünmektedir. Champ'in efsanesini diriltirken, onun bireysel macerasında babası ile olan ilişkisinin önemini anlayacaktır. Champ'in yaşamıyla ilgili gerçeklere daldıkça, kendi yaşamında geri plana attığı, yüzleşmekten korktuğu ilişkiler ortaya çıkacaktır. Erik kendi yaşamı ve ailesiyle olan ilişkisini gözden geçirecek ve uzun zamandır hiç yapmadığı bir şekilde kendisiyle yüzleşecektir.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.






0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir