
Peter Mullan
Joe

40'larına merdiven dayamış Joe Kavanagh, Glaskow halkının çoğu gibi işsizlik ve niteliksiz işler arasında gidip gelmektedir. Eski bir alkolik olan Joe, aynı zamanda suç işlemeye eğilimli boştagezerlerden oluşan bir futbol takımına da antrenörlük yapmaktadır. Bir gün, başını iş bulma kurumuyla beladan kurtaran sosyal hizmet görevlisi hemşire Sarah ile tanışır ve ikisi arasında kırılgan bir ilişki başlar. Çektiği toplumsal gerçekçi filmlerle haklı bir üne sahip İngiliz yönetmen Ken Loach'un en iyilerinden. Filmin, başrolündeki Peter Mullan'a Cannes'da En İyi Erkek Oyuncu Ödülü'nü kazandırdığını da hatırlatalım.

Peter Mullan
Joe

Louise Goodall
Sarah

David McKay
Liam

Gary Lewis
Shanks

David Hayman
McGowan

Lorraine McIntosh
Maggie
Anne-Marie Kennedy
Sabine

Stephen McCole
Mojo
Stephen Docherty
Doc
David Peacock
Hooligan
Scott Hannah
Scott
Gordon McMurray
Scrag
James McHendry
Perfume
Simon Macallum
Robbo
Paul Gillan
Davy

Dünya Ağır Sıklet şampiyonu Apollo Creed’in Philadelphia’da yapacağı unvan maçında ki rakibi maç gününe beş hafta kala sakatlanır. Creed kendisine rakip olarak Philadelphia’da yaşayan adı duyulmamış, yoksul ve kimsesiz bir boksör olan “İtalyan Aygırı” Rocky Balboa’yı seçer. Rocky yerel bir mafya babası için borç tahsildarı olarak çalışmakta ve boksör olarak adını duyurmaya çalışmaktadır. Rocky artık yılın en önemli maçının aktörlerinden biridir. Creed bu maçı çok kolay kazanacağını düşünürken, Rocky’nin bu zorlu hazırlanma sürecinde en büyük yardımcısı antrenörü Mickey ve büyük aşkı Adrian olacaktır.

Uncle Frank ile 1973 yılının yaz aylarına gidiyoruz. Genç bir kız olan Beth Bledsoe, New York'ta okuyabilmek üzere taşrada yaşayan ailesinin yanından ayrılır ve amcası Frank'in yanına gelir. Aynı zamanda Frank de saygıdeğer bir edebiyat profesörüdür. Beth, çok zaman geçmeden Frank'in eşcinsel olduğunu fark eder. 10 yılı aşkın süredir sevgilisi Wally ile birlikte yaşıyordur ve bunu bir sır olarak saklamıştır. Frank'in babasının aniden ölmesi üzerine Frank'in ailesinin yanına gitmesi gerekmektedir. Beth de bu yolculukta ona eşlik edecektir. Tabii Wally de onlara gizlice eşlik eder. Yolculuk boyunca derinlere gömülmüş duygular, travmalar birer birer ortaya çıkar.

John King'in kitabından uyarlanan film, İngiltere'de ve aslında dünyanın pek çok ülkesinde futbolla iç içe geçen şiddet ve erkek kültürü üzerine çarpıcı bir yapım. Hafta sonları seks, bira, uyuşturucu ve bunların yetmediği noktalarda birilerini dövmek için yaşayan 20'li yaşlardaki Tommy'nin çevresinde gelişen film, neredeyse belgesel tadında bir gerçeklikle hikayesini perdeye taşıyor.

Film, kazandığı şampiyonluklarla dünyaca ünlü bir efsaneye dönüşen ve yıllar sonra doping kullandığını itiraf eden Lance Armstrong'un skandallarla dolu gerçek öyküsünü, bir gazeteciyi hikayenin merkezine alarak anlatıyor. Spor yazarı David Walsh, Armstrong’un başarısının sebebinin doping olduğuna inanmakta ve bu yalanı ortaya çıkarmak için araştırma yapmaktadır. Ancak kanseri yendikten sonra Amerika’da adeta bir halk kahramanına dönüşen Armstrong’un hile yaptığına kimse inanmamaktadır.

John May'in (Eddie Marsan) işi ve evi arasında geçen hayatındaki tek tutkusu sıradışı mesleğidir. Tek başlarına yaşarken hayatını kaybeden insanların geçmişlerini ve akrabalarını aramak için yola koyulan bir sosyal hizmet görevlisi olan John, ölülerin cenaze törenlerini olağanüstü bir titizlikle planlamaktadır. İşi için oldukça büyük bir özen ve tutkuyla çalışan John'un hayatı, çalıştığı departmanda başlayan işten çıkarılmalar nedeniyle büyük bir boşluğa düşer. John işinden olmuştur, ancak elindeki son davayı yerine getirebilmek için patronundan izin alır. Şimdi beklenmedik şekilde kendini özgürleştirecek olan son davayı, Billy Stoke'un davasını çözümlemek için kolları sıvar.

Hayali olan ve inandıkları amaç uğruna ayakta durma cesaretine sahip herkes için, Robert "Radio" Kennedy'nin gerçek hayat hikayesi... Radio'nun kimsenin anlamadığı bir adamdan, o olmadan kimsenin yaşamayacağı bir koça yolculuğu... Baş koç Harold Jones ile birlikte Radio, bir futbol takımına şampiyon olmaları ve bir kasabaya kalplerını açmaları için ilham verir. Akademi Ödüllü Cuba Gooding, Jr. (1997, En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu, JERRY MAGUIRE) ve Akademi Ödülü Adayı Ed Harris'in (POLLOCK) muhteşem performanslarını izlerken, dünyanın en güzel ve anlamlı zaferinin kazanabilineceğini ispatlayan adam için gülecek, ağlayacak ve mutlu olacaksınız.

Shakespeare’in belki de en unutulmaz eserinin yine en unutulmaz sinema uyarlaması Orson Welles'e ait. 1948 yapımı film döneminin sinemasal anlatım ve mekan seçimleri açısından da öncü yapımlarından biri. Macbeth'in vicdan azabıyla dolu ömrü, karısının ve bir grup cadının kışkırtmasıyla inşa olacak ve yıkılacaktır. İktidar hırsının insan ruhunun en karanlık yönlerini nasıl ortaya çıkardığını Shakespeare'den daha iyi kim anlatabilir?

James Gillespie is 12 years old. The world he knew is changing. Haunted by a secret, he has become a stranger in his own family. He is drawn to the canal where he creates a world of his own. He finds an awkward tenderness with Margaret Anne, a vulnerable 14 year old expressing a need for love in all the wrong ways, and befriends Kenny, who possesses an unusual innocence in spite of the harsh surroundings.

Londra'da yaşayan Kamboçyalı bir kadın, oğlunun ani ölümüyle yıkılır ve hayattayken tanıyamadığı çocuğunu, kaybettikten sonra tanımaya karar verir. Yıkıma uğrayan aile, bir yandan acılarını aşmaya çalışırken diğer yandan da yakınlarını toparlamanın telaşındadır. Kadın, oğlunu anlamak için çıktığı bu yolculukta bir gün beklenmedik bir misafirle karşılaşır. Oğlunun geçmişte güçlü hisler paylaştığı eski bir arkadaşı ortaya çıkar ve anneye bu yolculuğunda yardımcı olmaya başlar. Kadın oğlunun kendilerinden sakladığı bu gerçekle başlarda yüzleşemese de zamanla ikisi de sevdikleri bir insanı kaybetmiş olmanın ortak noktasında bir araya gelirler ve dillerini bilmeseler de yaslarının üstesinden gelmek için birbirlerine yardım etmeye başlarlar.

İçindeki aksiyona rağmen dokunaklı; son derece sarsıcı bir anlatım. Senaryosu, oyuncuları ve tarzıyla sıradışı ödüllü bir çalışma. Teksas’ın ekonomik kriz yaşayan kasabası Odessa’daki lise futbol takımı ard arda başarılı olunca kasabanın umudu ve şerefi olmuş, oyuncu gençlerin üzerindeki manevi baskı artmıştır. Ancak takımın yıldızı Bobby ciddi bir sakatlık geçirince spor kariyeri biter. Başarısı riske giren takımın koçu, her şeye rağmen umudunu yitirmemiştir. Küçük kasabadaki insan tiplemeleri, gençlerin birbirleri, hayat ve kendileriyle yaşadığı çatışmalar spor ve aksiyonun müthiş temposu da katılarak anlatılmış.

Akademi Ödüllü oyuncu "Halle Berry" ve Benicio Del Toro eleştirmenlerden tam not alan drama Yitirdiğimiz Şeyler ile son yılların en etkileyici performansını sergiliyorlar. Yaşadığı büyük kayıbın ardından iki çocuğuyla hayata tutunmaya çalışan Audrey (Berry), bunalımın eşiğindeki eski aile dostları Jerry'yi (Del Toro) kalması için evine davet eder. Birbirlerinin yardımıyla ikili çok geçmeden yeni başlayacakları hayatlarında umut ve mutluluğu keşfedeceklerdir. Oscar ödülüne aday gösterilen Susanne Bier'in (After The Wedding) yönettiği, Oscar ödüllü Sam Mendes'in yapımcı, Golden Globe ödüllü David Duchovny'nin de (The X Files) oyuncu olarak katkıda bulunduğu film "hüzünlü ve samimi."

Dünya orta siklet boks şampiyonu olan Matty Burton, artık kariyerinin sonuna gelmiştir. Burton, son maçının parasını alıp artık oyundan çıkması gerektiğine karar verir. Hayatta tek bir amacı vardır o da eşi Emma ve gelecekti kızları Mia’ya güvenli bir hayat sağlamak. Fakat hayatın Matty için başka planları vardır. Andre Bryte ile yaptığı dövüş eve dönen Matty, aniden yere yığılır. Yığılmasının nedeni vücudunun yediği yumruğa gösterdiği gecikmiş tepkidir. Bir süre komada yaşam savaşı veren Matty, asıl mücadeleyi komadan çıktıktan sonra verecektir. Hafıza kaybına uğrayan ve kişiliği eskisinden bambaşka olan Matty, parçalanan hayatını tekrar bir araya getirmeye çalışacaktır.

İngiliz futbol takımı Evsizler Dünya Kupası için Roma'ya doğru giderken yetenekli yeni oyuncuları, geçmişini ardında bırakıp takımın bir parçası olmayı öğrenmelidir.

Spor yazarı Erik, evsiz bir adam olan Champ'i sokaklardan kurtarmaya karar verir. Ancak bu kararırın ardında Champ'in kim olduğuna dair gizi ortaya çıkarmak vardır. Erik bunun gizli kalamayacak bir sır olduğunu ve Champ'in öldüğüne inanılan efsanevi boksör olduğunu düşünmektedir. Champ'in efsanesini diriltirken, onun bireysel macerasında babası ile olan ilişkisinin önemini anlayacaktır. Champ'in yaşamıyla ilgili gerçeklere daldıkça, kendi yaşamında geri plana attığı, yüzleşmekten korktuğu ilişkiler ortaya çıkacaktır. Erik kendi yaşamı ve ailesiyle olan ilişkisini gözden geçirecek ve uzun zamandır hiç yapmadığı bir şekilde kendisiyle yüzleşecektir.

Pete Bell, a college basketball coach is under a lot of pressure. His team isn't winning and he cannot attract new players. The stars of the future are secretly being paid by boosters. This practice is forbidden in the college game, but Pete is desperate and has pressures from all around.

Futbolcu Santiago Munez'in hikayesi, dinamik ve aksiyon dolu bu muhteşem film ile devam ediyor. Newcastle United'ın popüler oyuncusu, her futbolcunun rüyası Real Madrid'e transfer olunca UEFA Şampiyonlar Ligi'ndeki zorlu mücadelede David Beckham, Zinedine Zidane, Raul, Guti ve Iker Casillas gibi dev oyuncularla aynı sahada oynama şansını yakalar. Zafer, alkış ve para ile tanışan Santiago, aynı zamanda başarının çirkin yüzünü de keşfeder. Tüm ömrü boyunca uğruna çalıştığı ve sevdiği her şeyi kaybetme tehlikesiyle karşı karşıyadır.

Lee Chandler, sıhhi tesisat, elektrik, kapıcılık gibi sıradan işler yaparak, tek göz bir evde yalnız başına yaşayan depresif bir adamdır. Doğup büyüdüğü ama uzun zamandır uğramadığı kentten bir gün acil bir telefon alır. Kalp hastası abisi hastaneye kaldırılmıştır ve durum ciddidir. Lee kafasında endişeler ve soru işaretleri ile yola koyulur ama hastanede onu bekleyen haber hiç de iç açıcı değildir. Abisi vefat etmiştir ve Lee yetim kalan ergen yeğenine bakmakla yükümlüdür.

Haley Graham asi, suçlu bir genç kızdır. Bir gün polis tarafından yakalanır ve Burt Vickerman'ın yanına gönderilir. Burt elit bir jimnastik okulunun sahibidir. Hayle'yi oraya yazdırır. Hayle okulda da sorun çıkarır. Veliler ve öğrenciler tarafından istenmez. Okulda ona desten çıkan iki kafadar patenci olan Frank ve Poot onunla beraber eğlenceli bir okul dönemi yaşayacaktır.

Billy Hoyle (Woody Harrelson) ve Sidney Deane (Wesley Snipes) şehirdeki en iyi basketbol oyuncuları olduklarını düşünmektedirler.Bir gün yolları kesişir ve güçlerini birleştirip bunu para çevirmeye karar verirler.Bundan sonra pek çok iş yapan bu ikiliyi artık hiç birşey durduramaz. Ancak başları da beladan kurtulmaz.Çünkü Billy'nin gangster tipi bazı adamlara büyük miktarda borcu vardır.

Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir