
David Bowie
Self
Belgesel, birbirinden farklı dallarda birçok insana sorulan bir sorunun peşine düşüyor. Neden yaratıcısınız? Yönetmen koltuğunda oturan Hermann Vaske, yönetmenlerden oyunculara, müzisyenlerden moda tasarımcılarına, devlet adamlarından bilim adamlarına kadar farklı meslek dallarından birçok insana bu soruyu sorarak, yanıt arıyor. Yönetmen, David Bowie, Ai Weiwei, Björk, Wim Wenders, Philippe Stark, Yoko Ono, John Hegarty, David Lynch, Yohji Yamamoto, Damien Hirst, Angelina Jolie, Nobuyoshi Araki, Quentin Tarantino, Bono, Nick Cave, Neo Rauch, Stephen Hawkins, the Dalai Lama, Peter Ustinov, Marina Abramovic, Diane Kruger, Julian Schnabel, John Cleese, Jimmy Page, Vivienne Westwood ve Takeshi Kitano ile röportaj yaparak, yaratıcılığın kaynağını sorguluyor.

An investigation of how Hollywood's fabled stories have deeply influenced how Americans feel about transgender people, and how transgender people have been taught to feel about themselves.

When Allied forces liberated the Nazi concentration camps in 1944-45, their terrible discoveries were recorded by army and newsreel cameramen, revealing for the first time the full horror of what had happened. Making use of British, Soviet and American footage, the Ministry of Information’s Sidney Bernstein (later founder of Granada Television) aimed to create a documentary that would provide lasting, undeniable evidence of the Nazis’ unspeakable crimes. He commissioned a wealth of British talent, including editor Stewart McAllister, writer and future cabinet minister Richard Crossman – and, as treatment advisor, his friend Alfred Hitchcock. Yet, despite initial support from the British and US Governments, the film was shelved, and only now, 70 years on, has it been restored and completed by Imperial War Museums under its original title "German Concentration Camps Factual Survey".

Çekimi üç yıldan fazla süren “Çöplük/Wasteland”belgesel, ünlü sanatçı Vik Muniz’i Brooklyn’deki evinden memleketi Brezilya’da Rio de Janeiro’nun dışında bulunan dünyanın en büyük çöplüğü Jardim Gramacho’ya kadar izliyor. Muniz, burada bir “catador” grubunun fotoğraflarını çekiyor. Muniz’in başlangıçtaki amacı çöplerle birlikte catadorları görüntülemektir. Ancak bu ilham verici karakterlerle yaptığı işbirliği ile onların hayatlarına dahil oluyor. Catadorlar kendilerine umut olan Muniz sayesinde yeniden hayal etmeye başlıyorlar. Yönetmen Lucy Walker yardımcılarıyla birlikte tüm süreç boyunca sanatın dönüştürücü gücü ve insan ruhunun simyasının etkileyici kanıtlarını ortaya koyuyorlar.

Yeraltı çizgi roman sanatçısı R. Crumb’ın çalışmalarını bilenler, birkaç tahtasının eksik olduğunu tahmin edebilir ve gerçekten de haklı çıkabilirler. Oysa ki Terry Zwigoff’un, Crumb’ın hayatını anlatan bu hüzünlü ve büyüleyici belgeselinin en büyük keşiflerinden biri, R. Crumb’ın, hepsi de beklenmedik yetenek ve yaratıcılık sahibi olan ancak bu yaratıcılık gücünü birbirinden son derece farklı hal ve dışavurumlara akıtan üç kardeşten en az acayibi, ve en iyi uyum göstereni olması. Kardeşlerden biri, zamanının çoğunu San Francisco sokaklarında meditasyon yaparak geçiriyor. Diğeriyse, evinde annesiyle gizlenerek klinik depresyon ve delilikle mücadele eden bir münzevi. Bu iki kardeş de en az R. Crumb kadar sanata yatkın ve yetenekli; ve filmin büyük kısmı, paylaştıkları görece sıradan çocukluk evresinin üç kardeşi nasıl farklı yönlere itmiş olduğunu gözler önüne seriyor.

Zero Days internet güvenliğini, siber suçlar ve siber-casusluk konularını ele almaktadır. Yapımcılık görevini ise Alex Gibney ve Charles Koppelman ikilisi üstlenmiştir.

Through interviews with both victims and instigators, Nanfu Wang, a first-time mother, breaks open decades of silence on a vast, unprecedented social experiment that shaped — and destroyed — countless lives in China.

Documentary about legendary Paramount producer Robert Evans, based on his famous 1994 autobiography.

“Kuantum fiziği gibi bir durum bu: İnsanlar filmi izlerken film değişmeye başlıyor.”(Yönetmen) Bir çok kült filmin radikal yorumları vardır ama hiç birisi bu konuda Stanley Kubrick’in filmi Cinnet’inin (1980) eline su dökemez herhalde. 237 No’lu Oda, Kubrick’in belki de en çok tartışılan filminin altında yatan gizli anlamları, tuhaf sembolleri ve şifreleri çözdüğünü iddia eden bir grup (belki biraz kaçık ve fazlasıyla meraklı) sinefille tanıştırıyor bizi. Cinnet’i baştan sona didik didik eden, onu hiç akla gelmeyecek biçimlerde yeniden düşünmeye sevk eden 237 No’lu Oda bizi hem ikna edici, hem de kışkırtıcı ve tuhaf teorilerle başbaşa bırakıyor. Rodney Ascher, Cinnet’ten aldığı parçalarla bu teorileri ustaca bir araya getirirken bir yandan da günümüzün sinefil kültürünün muhteşem bir portresini çiziyor. 237 No’lu Oda hiç abartısız senenin en keyifli, en kült olmayı hakeden seyirliklerinden birisi.


Basketbol tarihinin en etkileyici, dinamik ve beklenmedik oyuncularından biri olan Stephen Curry’nin yetişkinliğe geçişinin ve cılız bir üniversite oyuncusundan dört NBA şampiyonluğuna yükselişinin dikkat çekici hikayesi.

Bu belgesel özel röportajlar ve arşiv görüntüleriyle yedi kez Formula 1 şampiyonluğunu kazanan Michael Schumacher'ın samimi bir portresini sunuyor.


Marvel Studios ve ünlü yönetmen David Gelb'in "STAN LEE" filmi, Stan "The Man" Lee’nin çizgi roman dünyasının ve popüler kültürün en etkili insanlarından biri olma yolculuğu hakkında muhteşem bir belgesel. "STAN LEE", Stanley Lieber adıyla yetiştiği şartlardan Marvel Comics'in yükselişine kadar Stan'in yaşamını, kariyerini ve mirasını kendi kişisel arşivlerini kullanarak kendi sözleriyle anlatıyor.

Dokuz altın madalyalı dünya rekortmeni atlet Usain Bolt’un kariyerini anlatan ‘I Am Bolt’ yönetmenliğini Gabe ve Benjamin Turner’in üstlendiği yapım Bolt’un özel hayatından kesitler sunuyor ünlü atletin korkularını, çalışmalarını ve zaferlerini izleyiciye aktarıyor.

Sama İçin, savaşın kadınca deneyimlenmesinin samimi ve destansı bir yolculuğu… Genç bir anneden kızına sevgi dolu bir mektup… Film Waad El Katib’in Suriye’nin Halep şehrindeki başkaldırı sırasında, etrafında dehşetli bir çatışma tırmanırken, âşık olduğu, evlendiği ve Sama’yı doğurduğu beş yılını anlatıyor. Waad’ın kamerası inanılmaz kayıp hikâyeleri, kahkaha ve hayatta kalma hikâyelerini yakalıyor, bu sırada Waad imkânsız bir seçimle boğuşmakta: Kızının hayatını korumak için şehirden kaçmalı mı yoksa kaçmamalı mı? Hele de kaçmak, şimdiye kadar oldukça fazla şeyi feda ettiği özgürlük mücadelesini terk etmek anlamına gelirken.

Andrew Dominik's One More Time With Feeling is a remarkable black and white documentary which chronicles the creation of Nick Cave & The Bad Seeds' album Skeleton Tree. Originally a performance based concept, the film evolved into something much more significant as Dominik delved into the tragic backdrop of the writing and recording of the album. The result is stark, fragile and raw, and a true testament to an artist trying to find his way through the darkness. It documents the writing, recording and performing of Nick Cave & the Bad Seeds’ sixteenth studio album, Skeleton Tree.

An exploration of the heavy metal scene in Los Angeles, with particular emphasis on glam metal. It features concert footage and interviews of legendary heavy metal and hard rock bands and artists such as Aerosmith, Alice Cooper, Kiss, Megadeth, Motörhead, Ozzy Osbourne and W.A.S.P..



Madras'da fakir bir ailenin çocuğu olarak doğup büyümüş, iyi bir eğitim almamış Srinivasa Ramanujan, matematiğe büyük bir ilgi duymaktadır ve çalışmalarını Cambridge Üniversitesi'ne gönderir. Bu çalışmalardan çok etkilenen G.H. Hardy genç dahiyi üniversiteye davet eder. Tüm hayatını geçirdiği ülkeyi ve sevdiği kadını geride bırakarak İngiltere'ye gelen Ramanujan, hem hiç alışık olmadığı akademik dünyaya alışmaya, hem de 1. Dünya Savaşı'nı tüm ağırlığıyla hisseden ülkede yabancı düşmanlığıyla mücadele etmeye çalışacaktır.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.















0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir