
Stephanie Sigman
Laura Guerrero

Filmde güzellik kraliçesi olma hayalleri kuran ve kuzey Meksika’ya korku salmış bir çetenin eline düşen Laura’nın hikayesi anlatılıyor. Genç kadın güzellik kraliçesi tacını elde etmeyi başarsa da, Meksika’nın şiddetli savaşına istemeden katılmasıyla kazandığı deneyimler onu sarsıyor ve bambaşka bir insana dönüştürüyor...

Stephanie Sigman
Laura Guerrero

Noé Hernández
Lino Valdez

Jose Yenque
Kike Camara

James Russo
Jimmy

Irene Azuela
Jessica Berlanga
Miguel Couturier
General Salomón Duarte
Gabriel Heads
Agent Bell

Juan Carlos Galván
Arturo Guerrero
Javier Zaragoza
Ramon Guerrero
Lakshmi Picazo
Azucena 'Suzu' Ramos

Leonor Victorica
Luisa Janes

Hugo Márquez
Javi Fernández
Eduardo Mendizabal
Quiño

Gabriel Chávez
Presentador del concurso
Natalia Guerrero
Concurso Miss

Tahliye emirlerine karşı çıkarak izole bir sınır bölgesinde geçimini sağlamaya çalışan merdümgiriz Arizona çiftçisi Jim Hanson'ın yaşamı, annesi Rosa ile acımasız Mauricio liderliğindeki uyuşturucu karteli suikastçilerinden kaçmaya çalışan 11 yaşındaki göçmen Miguel'e tanık olduğunda değişir. Bir çatışmada yakalanan Rosa, oğlunu Chicago'daki ailesinin yanına götürmesi için eski keskin nişancı bahriyesi Jim'e yalvarır. Polis kızı Sarah'ya meydan okuyan Jim, yerel ABD Gümrük ve Sınır Devriye istasyonundan gizlice çıkardığı Miguel ile birlikte yola çıkar. Jim ve Miguel, farklılıklarının üstesinden yavaş yavaş gelmeye ve beklenmedik bir dostluk kurmaya başlarken, Mauricio ve suikastçı arkadaşları peşlerinden gelmeyedevam eder. Sonunda bir Ortabatı çiftliğinde buluştuklarında Jim'in, sevdiği çocuğu savunmak için askerî becerilerini ve ahlâk kurallarını kullanacağı ölümüne bir kavga başlar.

Tecavüzle suçlanan bir zenciyi savunan güneyli bir avukatın çevresindekilerin tepkilerine rağmen asılsız bir iddia ile suçlanan genci savunma hikayesini anlatıyor.

1900'lerin başında, güneyli bir siyahi kız olan Celie, önce babası tarafından hamile bırakılır, ardından yıllar boyunca efendisi olarak göreceği adama evlenmek üzere adeta satılır. Kocasından gördüğü şiddete rağmen tek tesellisi kız kardeşi Nettie'ye yazdığı mektuplardır. Oysa babası Nettie'nin cevaplarının ona ulaşmasına engel olmaktadır. Celie sonunda kuru gürültüye papuç bırakmayacak güçlü bir kadın olan Sofia ile tanışacak ve ondan çok şey öğrenecektir.Alice Walker'ın Pulitzer ödüllü romanından Steven Spielberg tarafından uyarlanan Mor Yıllar, 11 dalda Oscar adayı olmayı bilmiş, güçlü bir film.

Meksikalı, varlıklı bir çiftlik sahibi adamlarına emir verir: 'Bana Alfredo Garcia'nın kellesini getirin!' Alfredo adamın kızını hamile bırakmış ve kayıplara karışmıştır. Bir grup insan hızla araştırmalarına başlar. Bennie isimli bir piyanist aranan adamın öldüğünü öğrenir ve onun kellesini mezarından çıkarmak ve böylece ödülü almak üzere kız arkadaşıyla birlikte yolculuğa çıkar. İçine girdiği dünyanın ne kadar acımasız olduğunu bilmeyen piyanist, kelle uğruna sahip olduklarını yitirmeye başlar. En sonunda aklını da yitirmeye başladığında ise, cesur bir şekilde taraf değiştirerek kelle avcılarından intikam almaya başlar.

Miami’nin önde gelen mafya tetikçisi Cuda (Banderas), patronu Estelle’in (Kate Bosworth) siber seks kaçakçılığı işine bulaştığını ve arkadaş olduğu genç bir kız olan Billie’yi (Zolee Griggs) tehlikeye attığını öğrenir. Cuda, hayatını ve ailesiyle ilişkisini kurtarmak için kendi suç örgütünü yıkmaya karar verir. Genç dövüşçü Stray (Mojean Aria) ile iş birliği yaparak Billie’yi kurtarmaya çalışır, ancak bu süreçte mafyanın hedefi haline gelir. Film, Cuda’nın kefaret arayışını ve fedakârlıklarını konu alıyor. Banderas’ın güçlü performansı öne çıksa da, klişe bir hikâye ve yavan senaryo eleştirilmiştir.

Joe Buck, geçmişini bir kenara bırakır ve New York’a doğru bir yolculuğa çıkar. Niyeti orada zengin kadınlarla tanışıp, jigololuk yapmaktır. Ancak şehir hiç de onun beklediği gibi değildir. Kısa bir süre sonra fakir bir dolandırıcı olan Ratzo ile tanışır ve bu iki adam, çaresizliklerle dolu hayatlarında birbirlerinin en yakın dostu olur.

"Cesur ve Tutkulu Bir Dram" Bir rahibe ile mahkumun gerçek hikayesinden esinlenilen, Susan Sarandon'a 1995 yılında en iyi kadın oyuncu dalında Oscar®, Sean Penn'e de en iyi aktör dalında Oscar® adaylığı kazandıran bu muhteşem film, suç, ceza ve bedel ödemenin kışkırtıcı sınavını gözler önüne seriyor. "Ölüm Yolunda" sizi başından sonuna kadar merak içinde bırakacak, zeki sahnelerle bezeli, sürükleyici bir film. New Orleans'lı rahibe Helen Prejean, idama mahkum edilmiş kızgın ve karmaşık katil Matthew Poncelet'in manevi akıl hocasıdır. Rahibe Helen kendini başkalarının kurtuluşuna adamıştır, Matthew'a da aynı şekilde davranır. Ancak Matthew'in karanlık ruhunun derinliklerine indikçe, aklını tamamen farklı bir soru kurcalamaya başlar: Bir insanın bedel ödemesinin sınırı nedir? Matthew'un kaçınılmaz idamını engelleyebilecek midir? Yoksa tüm hayalı boyunca inandıklarını sarsacak bir gerçek mi keşfedecektir?...

Sessiz, metanetli bir adam, kendi kendine sürgünde keşiş benzeri bir yaşam sürüyor. Ayrı yaşadığı oğlu kötüye giden bir uyuşturucu ticaretinde öldürülünce, var olduğunu hiç bilmediği bir torununa bakmak zorunda kalır ve geride bırakmaya çalıştığı bir hayata geri dönmek zorunda kalır.

ABD-Kanada sınırı boyunca ikamet eden mütevazi bir ağaç kesicisi olan Joe Braven, bir grup ölümcül uyuşturucu kaçakçısıyla karşı karşıya gelir. Bu kaçakçılar Joe’nun dağların arasında tenha bir yerde olan evinde eroin saklarlar. Uyuşturucu kaçakçılarının hafife aldığı Joe, ailesini korumak için ne gerekiyorsa yapacaktır.

İki kız kardeş, karşı cinse merak duydukları ergenlik döneminde, ailece, şirin bir Fransız beldesinde tatile çıkarlar. Tatilde hukuk fakültesi üçüncü sınıf öğrencisi yakışıklı bir İtalyan genci olan Fernando ile tanışırlar. Fernando bir gece Elena’yı, Anais ile paylaştığı odada baştan çıkarır ve Elena ilk cinsel deneyimini yaşar. Hem kız kardeşini hem de bu ilişkiyi kıskanan Anais’e bir köşede sessizde olanı biteni izlemek düşer. Kız kardeşi Elena, erkek vücudunu keşfederken, Anais de şişmanlığıyla yüzleşerek her geçen gün daha da çok içine kapanmaktadır.

Tennessee Williams'ın oyunundan uyarlanan ve gösterime girdiğinde yeri yerinden oynatan film, kaba saba işçi Stanley ile evli kız kardeşini ziyarete gelen Blanche adlı bir kadının, buradaki ilişkilerin yönünü değiştirmesini konu alıyor. Missisipi'de okul yaşındaki bir delikanlıyı baştan çıkarttığı için başı derde girmiş olan yaşça geçkin ama çekici Blanche DuBois, New Orleans'ın Fransız mahallesinde yaşamakta olan hamile kızkardeşi Stella'nın yanına gelir. Tek arzusu kendine yeni bir yaşam kurmak ve herşeyi geride bırakmaktır. Oysa Stella'nın kaba saba bir delikanlı olan kocası Stanley Kowalski, Blanche'ın güneyli nezaketinden hiç hoşlanmamaktadır. Sürekli taciz edilen Blanche'ın Stanley'le yüzleşmesi epey şiddetli olacaktır.

Bilim insanları insanların içgüdüsel dürtülerini ölçebilmek adına bir deney kurgulamaya karar verirler. Deneye göre 8 kişi gardiyan, 12 kişi tutuklu olarak yalancı bir hapishaneye alınırlar. Gardiyanlar, gardiyan rolünü; mahkumlar ise mahkum rolünü oynayacaklardır. Her şey bir oyun olarak başlar ancak durumun gittikçe daha ciddi bir hal almaya başlaması, oraya para için gelen yirmi kişiyi rollerinin içerisine mahkum eder. Artık sahte gardiyanlar gerçek gardiyan gibi davranmaya başlayacaklardır. Bilim insanları deneyin kontrolünü kaybedeceklerdir.

Bu aksiyon filminde, Kevin Costner seçkin bir hükümet suikastçisini canlandırıyor. Ancak ölümcül bir hastalığa yakalandığını öğrenince, bu zorlu işinden ayrılıp kendisinden uzaklaşmış olan karısı ve kızıyla yakınlaşmaya karar verir. Ancak ajansı son bir görev karşılığında deneysel ve muhtemelen hayat kurtaran bir ilaç teklif eder. Bu reddedemeyeceği bir tekliftir. Görev ise çok zordur: dünyanın en acımasız teröristini yakalamak. Bu sırada karısı şehir dışındayken kızıyla da ilgilenmek zorundadır...

Rahatsız edilen genç bir kadın(Kristen Stewart), Doug Riley (James Gandolfini) ve karısının (Melissa Leo) kızları ölmüştür ve kader bu acı çeken kişileri hiç ummadıkları bi anda birleştirecektir.

Haksızlıklara karşı katı bir San Fransisco dedektifi olan Harry, bir takım olaylar yatışana kadar şehir dışında bir göreve verilir fakat Harry nereye giderse gitsin, olaylar onu bulmaktadır. Harry Callahan artık yaşlanmaya başlamıştır, herşey kirlenmiştir ve dünya kötüye gitmektedir. Callahan, bir tecavüz olayının peşindedir.

Brandel Lisesi'nde uyuşturucu, şiddet ve çetelerin hakimiyeti, okula yeni atanan müdür Rick Latimer'ı zor durumda bırakır. Öğrenciler arasında bıçaklı ve silahlı kavgalar yaşanmakta, hatta bir grup uyuşturucu ticaretini yönetmektedir. Latimer ve güvenlik şefi, okulu temizlemeye ve uyuşturucu ağını çökertmeye çalışınca çetelerle karşı karşıya gelir. Yaşanan gerilim, kampüste kanlı bir çatışmaya dönüşür. Latimer'ın hem kariyerini hem de hayatını kurtarmak için son bir şansı vardır: uyuşturucu baronunun çetesine karşı amansız bir mücadele...

Mükemmel görünen bir plan,hayatlarını düzene sokmak için mesleklerine ihaneti göze alan iki polis arkadaş... Divinci ve Rodriguez,kurdukları oyunun içinde başka bir oyun olduğunu farkettiklerinde iş işten geçmiştir.Planladıkları uyuşturucu alışverişi sonrasında hem malı,hem de parayı ellerinde tutabilmek için öldürdükleri sözde tüccar,aslında uyuşturucu şubesinde görevli bir ajandır.Daha da ilginç olan,gizli ajanın öldürülmesi ile ilgili dava Divinci ve Rodriguez'e teslim edilir.Kendi işledikleri cinayeti araştırmakla görevli ortaklar,ilginç yöntemlere başvurmak zorunda kalırlar.

Beyaz Saray, skandallar ve savaş üzerine cesur bir film...Seçimlere iki haftadan az bir süre kala patlak veren skandal, başkanın yeni dönem için seçilmesini tehdit eder niteliktedir. Olayın boyutları genişleyip önlenemez bir hale gelmeden önce, siyaseti, basını ve en önemlisi Amerikan halkını idare etmek konusunda olağanüstü yeteneği olan Conrad Brean adlı uzman Beyaz Saray’a davet edilir. İlk strateji medyanın dikkatini savaş gibi çok daha önemli bir olaya yönlendirmektir. Stanley Motss adlı bir Hollywood yapımcısının ve ekibinin yardımıyla Brean tüm Dünya’yı ilgilendiren krizi yönetmek için bir beyin takımı kurar.

14 yaşında, zeki ve çekici bir genç kız olan Hayley ve internette tanıştığı 30 yaşındaki moda fotoğrafçısı Jeff, tanışmak üzere bir kafede buluşurlar. Aralarında yaşanan flörtleşme, onları daha da yakınlaştırarak Jeff'in dairesine kadar götürür ve bu, beklenmedik bir olayın başlangıcı olur. Hayley, uzun süredir merak ettiği sırrı çözmek için Jeff'in içkisine ilâç katar.

Agnes and her two sisters struggle through a day in a home overrun by gamblers, thieves, and johns.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir