
Warren Oates
Bennie

Meksikalı, varlıklı bir çiftlik sahibi adamlarına emir verir: 'Bana Alfredo Garcia'nın kellesini getirin!' Alfredo adamın kızını hamile bırakmış ve kayıplara karışmıştır. Bir grup insan hızla araştırmalarına başlar. Bennie isimli bir piyanist aranan adamın öldüğünü öğrenir ve onun kellesini mezarından çıkarmak ve böylece ödülü almak üzere kız arkadaşıyla birlikte yolculuğa çıkar. İçine girdiği dünyanın ne kadar acımasız olduğunu bilmeyen piyanist, kelle uğruna sahip olduklarını yitirmeye başlar. En sonunda aklını da yitirmeye başladığında ise, cesur bir şekilde taraf değiştirerek kelle avcılarından intikam almaya başlar.

Warren Oates
Bennie

Isela Vega
Elita

Robert Webber
Sappensly

Gig Young
Quill

Helmut Dantine
Max

Emilio Fernández
El Jefe

Kris Kristofferson
Biker

Chano Urueta
Manchot

Donnie Fritts
John

Jorge Russek
Cueto

Chalo González
Chalo

Don Levy
Frank

Enrique Lucero
Esteban
Janine Maldonado
Theresa

Tamara Garina
Grandmother Moreno

Sean Vatter, kafayı Amerika-Meksika sınırında cereyan eden uyuşturucu trafiğine takmış başarılı bir FBI ajanı. Ortağı Demetrius Hicks ile sağlam bir işbölümü sonucunda uyuşturucu kartelinin başı Memo’yu devirip içeri tıkmayı başarırlar. Fakat patronu içeri tıktıktan kısa bir süre sonra yeni bir adam ortaya çıkar. Diablo denilen adam, bir anda Kartel’in direksiyonuna geçerek trafiği kontrol altına alır. Büyük lokmadır kendisi...Vatter’ın eşini kaybetmesinin ardından da müthiş bir mücadele başlar. Eski patron Memo bile onlara Diablo’yu haklamaları için bilgi verir.Vin Diesel’ın sürücü koltuğunda oturduğu hızlı bir aksiyon filmi.

Plan yeterince basitti. Büyük bir uyuşturucu anlaşmasını bas, patronu soy, parayı al ve kaç. Her şey yolunda gidiyordu… ta ki bir sivil polis ölümcül bir kurşun yiyene kadar. Şimdi, dört küçük çaplı suçlu bir bavul dolusu kokain, iki yuppie rehine ve saklanması gereken fazla sırlarla kaçak durumdalar. Kiefer Sutherland, sinema filmi yönetmenliğindeki ilk deneyiminde, Amerika’nın bir zamanlar vahşi olan Batı’sının arka yollarında geçen, kaybedilmiş ikinci şansların sert bir hikayesini anlatıyor. O yollar, dörtlünün malı satmayı umduğu küçük bir New Mexico kasabasına çıkıyor. Ancak orada onları yerel polis, federal ajanlar ve acımasız uyuşturucu çetesinin tetikçileri bekliyor. Büyük bir hesaplaşma kaçınılmaz!

Avusturyalı yönetmen Michael Haneke'nin 'Kent Üçlemesi'nin ikinci ayağı olan 'Benny's Video', 14 yaşındaki bir delikanlının çektiği videolarla kendisine yarattığı alternatif gerçeklik içinde nasıl kaybolduğunu anlatan, hazmı güç bir film. Modern burjuvazinin duygusal buzullaşması üzerine yoğunlaşan film şiddetin anlamsızlaştığı bir dünyada bireyler arasında gelişen ilişkilerin şiddetle sınandığı bir öyküyü anlatıyor. Genç Benny'nin akranı bir genç kıza yaşattığı şiddet dolu deneyim ise sinemada çekilmiş en sert sahnelerden bazılarına zemin hazırlıyor.

Yıl 1992. Yer Kolombiya. 9 yaşındaki Cataleya, anne babasının katledilişine seyirci olur ve kendisi de katledilmekten kılpayı kurtulur. Bir gangster olan amcası Emilio ile Amerika Birleşik Devletleri'ne sığınır. Bundan onbeş yıl sonra amcası için bir kiralık katil olarak çalışacak ve geride hep anne babasının katilleri için bir kartvizit bırakacaktır: her kurbanın göğsüne çizdiği bir orkide. Çünkü Cataleya, intikamını sonuna dek almaya yeminlidir. Sevdiği her şeyi de bu uğurda kaybetmeye hazırdır.

Phoenix polisi Ben Shockley, Las Vegas'tan bir tanığı nakletmekle görevlendirilince terk edilmiş biri olma yolunda ilerlemektedir. Tanığın, mafya bağları olan kavgacı bir fahişe olduğu ve üst düzey bir kişiyle ilgili suçlayıcı bilgiler olduğu ortaya çıkar.

Jeffers ve Longbaugh, hayatlarını suç dünyası içinde geçirmiş iki kanunsuzdur. Yeni uğraşları ise, hamile bir kadını kaçırıp onun doğmamış bebeği için 1 milyon dolarlık bir fidye koparmaktır...

Angela Bennett bir bilgisayar uzmanıdır. Genç ve güzel kadın yıllardır modemsiz ve bilgisayarsız bir yerde bulunmamıştır. Bilgisayarlar dışındaki tek aktivitesi, annesini görmek olan Bennett birgün İnternet üzerinden konuştuğu arkadaşı Dale Hessman'dan bir program alır. Program bir şifre-çözücü olarak tasarlanmıştır. O gece, Hessman bir uçak kazasında ölür. Angela bu sırada elindeki diskte gizli bilgiler olduğunu keşfeder. Ancak sanal dünya, Bennett'e acı sürprizler hazırlamış durumdadır.

’Sonun Başlangıcı’ ve ’Çizgi Ötesi’ filmleriyle yeteneğini kanıtlayan Joel Schumacher’ın yönetmenliğini üstlendiği ’Öldürme Zamanı’, Güney Amerika’da hala süren ırk ayrımı üzerine bir film gibi gözükse de, işin haraketli yönüne ağırlık veren ve dolayısıyla bir macera filmi olarak tanımlanması daha uygun bir yapım. Mississippi’li bir fabrika işçisi olan Carl Lee Hailey, on yaşındaki kızı Tonya’nın gözü dönmüş iki beyaz ırkçı tarafından saldırıya uğraması sonucunda haklı olarak çok sinirleniyor ve bu iki adamı gördüğü ilk yerde öldürmeye teşebbbüs ediyor. Böylece bir anda ’suçlu’ durumuna düşen Carl Lee, Jake Brigance isimli bir avukatı savunma için tutuyor. Jake’e dava sırasında Ellen Roark isimli genç bir hukuk öğrencisi destek oluyor. Birlikte Klan’ın kirli yüzünü, ve 1860’larda çözülmüş olduğu iddia edilen siyah-beyaz ayrımının hala varolduğunu gören Jake ve Ellen, dava sırasında önemli kanıtlara rastlıyorlar..

Sam Bowden hayatını kanuna adamış Atlanta'da yaşayan bir avukattır. Ailesi ile birlikte sakin bir hayat süren Sam'in hayatı yakında kabusa dönüşecektir, çünkü 14 yıl önce avukatlığını üstlendiği Max Cady isimli adam, hapisten çıkmıştır ve intikam için hazırlanmaktadır. Çünkü, Max Cady acımasız bir tecavüzle suçlanıyordu, okuma yazması da yoktu. Bu yüzden Sam eline Max'in hapisten kurtaracak bir belge geçmesine rağmen yine de bunu kullanmaz ve Max Cady tutuklanır. Şimdi Max hapisten çıkmıştır. Önce küçük tehditlerle başlayan intikam hırsı, gittikçe Sam'in ailesini de etkileyecektir. Sam'in bir kadın avukat arkadaşına ilk başta tecavüz eden Max Cady, bu sayede karısı ile Sam'in arasına açar ve evlerinde tartışmalar başlar. Max'in çıktığı günlerde de Sam'in evindeki köpek zehirlenerek öldürülür. Ve bu olaylar Max Cady için sadece başlangıçtır, daha sırada 16 yaşındakı kızları Danielle vardır.

Sene 1929... Yer, Chicago... Hapishanede bir araya gelen iki kadın... Biri kocasını öldürmüştür diğeri ise erkek arkadaşının ölümüne sebebiyet vermiştir. Kısa süre sonra düştükleri bu mahkumiyet sürecinden kurtulmanın yollarını arayacaklardır. Bu emellerine ulaşmaları için tuttukları avukat ise, cinayet davaları üzerine yaptığı ünle bu çevrelerin en ünlü simalarından biri olacaktır.

Paris'de kasaplık yapan bir adamın, sevgilisinden bir kız çocuğu olur. Fakan kadın, çocuğu daha çok küçükken adama bırakıp kaçar. Kız gün geçtikçe büyür ve bir gün başına bir olay gelir. Baba ve kızının hayatı bu noktada değişir. Filmin devamı : Seul Contre Tous (1998)

Kasım 1988, New York: Yeni bir uyuşturucu türü tüm şehre yayılmış ve bugüne kadar görülmemiş vahşette bir suç dalgasına neden olur. Yeni yasalar doğrultusunda, yeterince adam ve silah kullanamayan polis, ayda iki elemanını kaybeder duruma gelir. Hem suçluları hem suçsuzları yutan acımasız bir savaş başlamıştır. Bobby Green (Joaquin Phoenix) çapraz ateş altında kalmıştır. Brighton Beach’te, akıl hocası Marat Buzhayev'e (Moni Moshonov) ait olan ve Buzhayev'in yeğeni Vadim Nezhinski (Alex Veadov) gibi gansterlerin takıldığı bir Rus gece kulübünde müdürlük yapan Bobby, bu dünyadan uzak durmaya, dönen kirli işlere karışmamaya çalışır. Rahatına düşkün, ahlâk dışı hayat tarzına rağmen kız arkadaşı Amada'ya (Eva Mendes) tutkuyla bağlıdır ve Manhattan'da Buzhayev adına yeni bir gece külübü açmayı arzulamaktadır. Öte yandan, Bobby’nin bu insanlardan özenle sakladığı bir sırrı vardır.

Irkçı geçmişiyle tanınan, ABD’nin güney eyaleti Mississipi’de, 60’lı yıllarda bir zenci için yaşam hiç de kolay değildir. Bunu değiştirmek için çalışan 3 insan hakları eylemcisinin ortadan kaybolması iki FBI ajanının bölgeye gelmesiyle sonuçlanır.

Yıl 1880... Kanunsuz Vahşi Batı, Meksika'ya doğru yayılmaya başlamıştır. Sara (Salma Hayek) ve Maria (Penelope Cruz), iki ayrı dünyanın insanlarıdır. Sarah, zengin bir bankerin, Maria ise fakir bir çiftçi ailesinin kızıdır. New York Bankası'nın temsilcisi olduğunu söyleyen Tyler Jackson adlı garip bir adam trajik bir şekilde iki kadının yollarının kesişmesine neden olur. Sara ve Maria'nın ailelerini mahveden Tyler Jackson, tüm yasaları hiçe sayarak, Amerikan Demiryolları adına Meksika'daki birçok araziyi kanunsuz yöntemlerle ele geçirmeye çalışmaktadır. Sara ve Maria, babalarına yapılanların öcünü almak ve bölgede toprağı olan zavallı çiftçilere yardım etmek için harekete geçerler. Bölgede kurulan bütün bankalara savaş açıp, hepsini teker teker soymaya başlarlar... Jackson ve adamlarına korku salan bu iki güzel kadının adları artık ne Sara ne de Maria'dır. Meksika'da herkes onları Bandidas olarak tanımaktadır.

Eski bir CIA ajanı, Mexico City'de yaşayan 10 yaşındaki bir kızı koruma işini gönülsüzce kabul eder. Kız kaçırıldığında ise onu kurtarmak için her şeyi yapacaktır.

Amerika Birleşik Devletleri ile Meksika arasındaki tehlikeli sınır bölgesinde görev yapan idealist bir FBI ajanı olan Kate Macer, bu bölgede hakimiyet kurmuş çok güçlü uyuşturucu çeteleri arasındaki savaşın ortasında kalacaktır.

Henüz 22 yaşında olan Nana, aktris olma hayalleriyle evliliğini ve çocuğunu bırakır. Fakat güzel Nana için işler hiç de yolunda gitmez. Bu başladığı yeni hayatında kendini bir anda sokaklarda fahişelik yaparken bulur. Sonuç ise kamera hareketleri, kurgusu, ses ve müzik kullanımı, diyalogları ile Godard'ın eteğinde ne varsa döktüğü şiirsel bir başyapıt. Bir düş(üş)ün hikayesi...

Eski bir kasa hırsızı olan Gary 'Gal' Dove (Ray Winstone) gansterlik günlerini geride bırakmış,bir köşede biriktirdiği parayla İspanya'da gözlerden uzak lüks bir villada karısı Deedee (Amanda Redman) ve çok yakın dostları Aitch (Cavan Kendall) ve Jackie (Julianne White) ile mutlu ve sakin bir hayat sürdürmektedir.Günlerini havuz kenarında bira içip tembel tembel güneşlenerek,barbekü ve av partileri düzenleyerek geçirirler.Bu huzurlu ve çakırkeyif günlerden birinde Gal'in eski çete arkadaşı Don Logan (Ben Kingsley) yeni bir soygun teklifi ile çıkagelir.Geçmişle bağlarını kopartmış olan Gal bu teklif karşısında isteksiz davranır,ancak sinirli,alıngan,anlayışsız ve saldırgan bir insan olan Don Logan hayır cevabını kabul etmez.Bu beklenmedik misafir ile Gal arasında bir sinir harbi başlamıştır.

El Mariachi, sevgilisini katledip gitar çaldığı narin parmaklarını kıran gaddar Bucho'dan intikam almak için yanıp tutuşarak Meksika topraklarını diyar diyar gezmektedir. Bu yolculuk sırasında kendisine yaverlik yapan Buscemi'nin sayesinde bütün gittiği yerlerde bir efsane olan Mariachi, düşmanının izine iyice yakınlaştığı bir sırada güzel Carolina'yla tanışıp ona aşık olur. Bundan sonra bir hayli çetin bir mücadele başlayacaktır.

Tahliye emirlerine karşı çıkarak izole bir sınır bölgesinde geçimini sağlamaya çalışan merdümgiriz Arizona çiftçisi Jim Hanson'ın yaşamı, annesi Rosa ile acımasız Mauricio liderliğindeki uyuşturucu karteli suikastçilerinden kaçmaya çalışan 11 yaşındaki göçmen Miguel'e tanık olduğunda değişir. Bir çatışmada yakalanan Rosa, oğlunu Chicago'daki ailesinin yanına götürmesi için eski keskin nişancı bahriyesi Jim'e yalvarır. Polis kızı Sarah'ya meydan okuyan Jim, yerel ABD Gümrük ve Sınır Devriye istasyonundan gizlice çıkardığı Miguel ile birlikte yola çıkar. Jim ve Miguel, farklılıklarının üstesinden yavaş yavaş gelmeye ve beklenmedik bir dostluk kurmaya başlarken, Mauricio ve suikastçı arkadaşları peşlerinden gelmeyedevam eder. Sonunda bir Ortabatı çiftliğinde buluştuklarında Jim'in, sevdiği çocuğu savunmak için askerî becerilerini ve ahlâk kurallarını kullanacağı ölümüne bir kavga başlar.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir