
Garance Marillier
Marinette Pichon

Born in 1975, Marinette Pichon was a born soccer player. Raised by a courageous mother who had to deal with an abusive husband, she overcame difficulties and developed unwavering determination. While juggling odd jobs and her sporting career, she was selected for the French national team and then spotted by a major American club. Marinette then moved to the United States with her mother, pursuing her dream of becoming the best player in the world.

Garance Marillier
Marinette Pichon

Émilie Dequenne
Marinette's Mother

Alban Lenoir
Ghislain Pichon, Marinette's father

Fred Testot
Coach of Brienne

Sylvie Testud
Régine Pierre, Saint-Memmie coach

Caroline Proust
Elisabeth Loisel, coach of the France Team

June Benard
Marinette Pichon as a child

Yamé Pertzing
Marinette Pichon as a teenager

Louisa Chas
Marinette's sister (adult)

Éloïse Bernazzi
Marinette's sister (teenager)

Serge Dupire
Village doctor

Eric Beauchamp
Marseille coach

Yann Chermat
Hospital doctor

Tristan Le Vexier
Boy at high school

Sidwell Weber
Young girl on playground

Janet Frame, 1920 ve 1930'ların Yeni Zelanda'sında, çok sayıda kız ve erkek kardeşi olan, fakir bir ailede büyür. Henüz küçük yaştayken bile kardeşlerinden farklıdır. Öğretmen olarak eğitim alır ancak anormal olduğu düşünüldüğü için sekiz yıl boyunca bir akıl hastanesinde kalır. Roman yazmaya başladığında başarı gelir.

Jean and Otto, a French newspaperman and a young German Francophile, are fighting for peace in Europe. Jean’s daughter, Corinne, is launching a brilliant acting career in the film world, but war breaks out and France is occupied. The two friends have a major role to play in this new France. Jean becomes a big press baron and an ardent advocate of collaboration with the occupying forces, while Otto becomes the Reich’s ambassador in Paris. Corinne, meanwhile, finds herself thrown into the lion’s pit.

Maud, hastalıklara ve yaralanmalara sık sık rastlanan bir çamaşırhanede 7 yaşından beri çalışmaktadır. Aynı çamaşırhanede çalışan George ile evlenen Maud'un hayatta en büyük dayanağı oğlu Sonny'dir. Bir paketi teslim etmeye giderken eylem yapan süfrajetlerin arasında kalan Maud, eylemciler arasında kendisiyle aynı çamaşırhanede çalışan Violet'ı görür. Maud'un harekete olan ilgisini fark eden Violet, onu süfrajet hareketine ve oy haklarını savunmaya ikna etmeye çalışır. Bu arada, süfrajetlerin eylemlerini ciddi bir tehdit olarak gören hükümet, her yola başvururken, yenilikçi bir aygıt olarak fotoğraf makinesiyle şüphelileri belirlemeye başlar ve Maud'un Hükümet için ajanlık yapacağına inanırlar...

Film İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra İngiltere’de yaşanan en büyük skandallardan birini ele alıyor: 1940’larda ve 1950’lerde 130.000 çocuğun İngiltere’den Avustralya’ya evlatlık olarak verilip ülkelerinden koparılmaları, hatta tacize uğramaları. Film, İngiliz hükümeti tarafından yıllarca gizlenen bu skandalı 1980’lerde ortaya çıkaran eski kamu görevlisi Margaret Humphreys’in çabalarını konu alıyor. Ailesi için en iyiyi yapmayı hedeflemiş bir anne olan Humphreys bu uğurda binlerce aileyi birleştirdi ve sorumluları hesap vermeye zorladı.

"The Edge of the Blade", 1887 Paris'inde geçen, onur kavramının düellolarla savunulduğu bir dönemde geçen tarihi bir dram. Karizmatik kılıç ustası Clément Lacaze ve feminist Marie-Rose Astié, yasaklara rağmen onurlarını korumak için tehlikeli bir düello mücadelesine girerek toplumsal kalıplara meydan okur.

Gerçek bir olaydan esinlenilen bu filmde; Babasının borcunu ödeyebilmek için, Marie de Heredia, Henri de Regnier isimli bir şair ile evlenir. Fakat, kalbi, Pierre Louÿs isimli eretomanyak bir şaire aittir. Pierre Louÿs uzun bir yolculuktan yanlız dönmez ve Marie kıskançlığına hakim olamayınca aralarında eski aşk tekrar alevlenir. Alevlenen aşk, aralarında sevgi ve erotizm dolu bir fotoğraf ve edebiyat kültürü doğurur. İhanet, ihtiras, aşk ve erotizm dolu bu hikaye, gerçek bir olayın dramını gözler önüne seriyor!

İkinci Dünya Savaşı sırasında atom bombasının geliştirilmesine liderlik eden Amerikalı fizikçi J. Robert Oppenheimer'ın hikayesi. Manhattan Projesi'nin başına geçen Oppenheimer, insanlık tarihini değiştirecek bu ölümcül icadı hayata geçirirken, yarattığı gücün doğuracağı vicdani ve siyasi sonuçlarla da yüzleşmek zorunda kalır.

Film Frankestein'in yönetmeni James Whale'ın hayatından kesitler sunuyor onun eşcinselliği ile ele aldığı hayatının, trajik şekilde kendi sonunu getiren, 2. Dünya savaşında yaşadıklarını anlatıyor..

Frances Farmer'ın Hollywood'ta şöhrete göz kamaştırıcı yükselişi ve sonrasında kara listeye alınmasıyla trajik bir yöne giren yaşamının gerçek öyküsüdür...

Tüm zamanların tarihsel açıdan en önemli filmlerinden biri olan Steven Spielberg'in Schindler'ın Listesi, cesaret ve inanç dersleriyle nesiller boyu ilham vermeye devam eden güçlü bir hikaye. En İyi Film ve En İyi Yönetmen de dahil olmak üzere yedi Akademi Ödülü sahibi olan bu inanılmaz gerçek hikaye, Holokost sırasında 1.100'den fazla Yahudinin hayatını kurtaran esrarengiz Oskar Schindler'ı (Liam Neeson) konu alıyor. Bu, fark yaratan bir adamın zaferi ve yaptıkları sayesinde insanlık tarihinin en karanlık bölümlerinden birini atlatanların dramıdır.

Amerika Birleşik Devletleri'nin 2. Dünya Savaşı'na girmesinin ardından Desmond T. Doss da birçok Amerikalı gibi orduya katılmaya gönüllü olur. Ancak dindar bir Hristiyan ve bir pasifist olan Doss, savaşta insan öldürmeyi ve herhangi bir şekilde silah kullanmayı reddetmektedir, onun yerine savaş alanında yaralıları kurtararak hizmet etmek istemektedir. Bu tavrı hem komutanları hem de asker arkadaşları arasında ilk başta çok sert tepkiyle karşılanır, askeri mahkemeye bile çıkar. Ancak Doss, son derece sert bir eğitimden geçip kendi hayatı pahasına silahsız bir şekilde savaş alanına gitmeyi çoktan göze almıştır.

1960'larda Endonezya'da yaşanan katliamda, ağabeyinin ölümünün detaylarını Öldürme Eylemi'nin çekimleri sırasında öğrenen Adi, bugün hâlâ iktidarda olan katillerle yüzleşmeye karar veriyor. Kuşkusuz çok cesur bir karar bu. Bazı sorular nasıl sorulur ki? Ama bir o kadar da sessiz bir onur var Adi'nin yüzleşmelerinde. Amacı suçlamak değil, anlamak. Adi, söze gelmeyecek kadar korkunç bir travmaya bir kapanış cümlesi arayan, kolektif bir kabusun özrünün ve dolayısıyla şifasının peşine düşmüş bir savaşçı.

Brest'te yaşayan doktor Irene Frachon, yan etkileri birçok kişinin ölümüne sebep olan tartışmalı bir ilacın satışa sunulması konusunda, medya skandalını örtbas etmeye çalışan Fransız ilaç ve sağlık endüstrisine karşı durma cesaretini gösterir.

Diana Guzman(Michelle Rodriguez), New York'un fakir mahallelerinde yetişmiş güçlü bir ruha sahip kızgın bir gençtir. Diana'nın hayatı ağabeyinin gittiği spor salonunda boks sporuyla tanışmasıyla değişir. Eğitmeni zor da olsa ona ders vermeyi kabul eder fakat kısa bir süre sonra Diana'nın bu spora olan yeteneğinin ve başarılı olmak için gereken kararlılığa sahip olduğunun farkına varır. Boks Diana'ya bir kimlik ve gurur kazandırmaktadır..

Besteci, şarkıcı ve dansçı George M. Cohan'ın müzisyenlik kariyerini ele alan film, 2. Dünya Savaşı'nın ilk günlerinde, Cohan'ın emekli olmaya karar vermesiyle başlıyor. Başkan Roosevelt'in davetiyle bir akşam Beyaz Saray'a konuk olacak ve Altın Madalya nişanına layık görülecektir. Cohan, bu gece sahnedeki ilk günlerini hatırlamaya başlar, filmin hikayesi de onunla birlikte doğduğu güne geri döner ve bugünden başlayarak yaşadıklarını perdeye yansıtır. Gerçek hayatta ünlü şarkılarıyla kendi müzikal şovlarının yazan, yöneten ve başrolünde yer alan ünlü sanatçı George M. Cohan'ın hikayesini ele alan filmin yönetmeni Michael Curtiz.

15 yaşındaki Gracie, New Jersey'de üç erkek kardeşin içinde tek kız olarak ailesi ile birlikte mütevazi bir hayat sürmektedir. Ailenin en büyük takıntısı spordur; arka bahçede yapılan futbol maçlarının yanı sıra sabahtan akşama yapılan tek sohbette spordur. Büyük kardeşi Johnny okulun gözde futbolcularından biridir, ancak bir araba çarpması sonucu hayata veda eder.Gracie hem kardeşinin anısını taze tutabilmek, hem de spor tutkusunu yerine getirebilmek için futbol takımına girmeye karar verir. Oysa 1978'te kadın futbolcu yoktur ve Gracie öncelikle bir kadının da futbol oynayabileceğini kanıtlamak zorundadır.

Oldukça güzel, alımlı ve şık bir kadın olan Ellie, kariyerinde oldukça başarılı bir müzik eleştirmenidir. Eski erkek arkadaşının ortalıktan kaybolmasıyla kendi dünyasına kapanan Ellie, bir kitap yazmaya karar verir. Daha önce böyle bir işte hiç deneyimi olmayan Ellie, gazeteye verdiği son makaleden sonra bunu aklında iyice kesinleşmiştir. Kendi hayatını yaşadığı aşkı ve olayları konu alacak olan bu kitap yayınlanmadan önce bazı engellere takılacaktır.bir beklenti içinde bulunmayın

Genç bir Tunuslu kadın olan Mariam, bir öğrenci partisinde,gizemli bir adam olan Youssef ile tanışır. Partiden birlikte ayrılırlar. Genç kadın, bir kaç saat sonra sokaklarda şok geçirmiş bir halde dolanmaktadır. Temel hakları ve haysiyeti için savaşacağı uzun bir gece daha yeni başlamaktadır. Peki ama suçu işleyenler aynı zamanda adalet sağlayıcılarsa o zaman adalet nasıl sağlanır?

1952 kışında İngiliz yetkililer bir soygun ihbarını araştırmak üzere Alan Turing’in evine girerler. Ahlâksız davranış suçlamasıyla Turing’i gözaltına alırlar. Yetkililer, modern bilgisayarcılığın öncüsünü suçladıklarından habersizdir. Bilgin, dilbilimci, satranç şampiyonu ve istihbarat görevlilerinden oluşan bir grubun lideri olan Alan Turing’in, İkinci Dünya Savaşı’nda Almanya’nın kırılamaz tabir edilen Enigma makinesinin şifrelerini kırdığı bilinmektedir.

Film, kıyamette sağ kalmayı başaran bir kadın ve adamın ilginç hikayesini konu alıyor. Del yalnızlığı seven ve keşiş gibi bir hayat yaşayan biri haline gelmiştir. Fakat kıyametin kopuşunda, Del, kalabalıkların içerisindeki o yalnız adam değildir. Çünkü dünyada ondan kimse kalmamıştır. 16 nüfusluk küçük kasabasında aniden tek başına kalması Del için bulunmaz bir şanstır. Bu durumdan keyif alan adamın mutlu hali, sağ kalan ikinci bir kişinin daha ortaya çıkıvermesi ile bir anda bozulur. Grace adındaki genç kadın da tıpkı Del gibi kıyamette sağ kalmıştır. Hiçliğin ortasında Del ile karşılaşan Grace onunla birlikte kalmak niyetindedir. Fakat tanımadığı bu kadının huzurlu yalnızlığını bozmasını kabus gibi gören Del, bu durum karşısında ne yapacağı belirsizdir.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir