
Mariam Al Ferjani
Mariam

Genç bir Tunuslu kadın olan Mariam, bir öğrenci partisinde,gizemli bir adam olan Youssef ile tanışır. Partiden birlikte ayrılırlar. Genç kadın, bir kaç saat sonra sokaklarda şok geçirmiş bir halde dolanmaktadır. Temel hakları ve haysiyeti için savaşacağı uzun bir gece daha yeni başlamaktadır. Peki ama suçu işleyenler aynı zamanda adalet sağlayıcılarsa o zaman adalet nasıl sağlanır?

Mariam Al Ferjani
Mariam
Ghanem Zrelli
Youssef
Noomen Hamda
Chedly
Anissa Daoud
Faiza
Neder Ghouati
Infirmier
Mohamed Akkari
Lamjed

Chedly Arfaoui
Mounir
Mourad Gharsalli
Lassaad

Bilel Slim
Rapist #1
Houssem Ghribi
Taoufik El Arfaoui
Mounir Ammeri
Moncef Ajengui
Mohamed Hached
Lina Elleuch

Peşindeki mafyadan kaçarak Rocky Dağları'ndaki izole bir kasabaya sığınan Grace, korunma karşılığında kasaba halkının gündelik işlerine yardım etmeye başlar. Ancak üzerlerindeki baskı arttıkça, kasabalıların gösterdiği misafirperverlik yerini ağır bir sömürüye ve acımasızlığa bırakır.

Sam Bowden hayatını kanuna adamış Atlanta'da yaşayan bir avukattır. Ailesi ile birlikte sakin bir hayat süren Sam'in hayatı yakında kabusa dönüşecektir, çünkü 14 yıl önce avukatlığını üstlendiği Max Cady isimli adam, hapisten çıkmıştır ve intikam için hazırlanmaktadır. Çünkü, Max Cady acımasız bir tecavüzle suçlanıyordu, okuma yazması da yoktu. Bu yüzden Sam eline Max'in hapisten kurtaracak bir belge geçmesine rağmen yine de bunu kullanmaz ve Max Cady tutuklanır. Şimdi Max hapisten çıkmıştır. Önce küçük tehditlerle başlayan intikam hırsı, gittikçe Sam'in ailesini de etkileyecektir. Sam'in bir kadın avukat arkadaşına ilk başta tecavüz eden Max Cady, bu sayede karısı ile Sam'in arasına açar ve evlerinde tartışmalar başlar. Max'in çıktığı günlerde de Sam'in evindeki köpek zehirlenerek öldürülür. Ve bu olaylar Max Cady için sadece başlangıçtır, daha sırada 16 yaşındakı kızları Danielle vardır.

Şiddetli bir rehine çağrısına yanıt verirken, Afro-Amerikalı şüpheliyi ancak daha sonra masumiyetini öğrenmek için öldüren bir polis memuru. Bunun bir tuzak olduğunu anlayan ve tepkilerle karşı karşıya kalan kişi, kendi sorumluluğunu ve onu bu noktaya getiren kökleşmiş ırkçılığı incelerken sorumlu kişinin izini sürmelidir

In a daring robbery, some $300,000 is taken from the Italian mob. Several mafiosi are killed, as are two policemen. Lt. Pope and Capt. Mattelli are two New York City cops trying to break the case. Three small-time criminals are on the run with the money. Will the mafia catch them first, or will the police?


Gerçek olaylara dayanan, gözden düşmüş bir polis dedektifi, şiddet içeren bir suç örgütünü ifşa etmek için gizli göreve giderek kefaretini arıyor. Ancak mafyanın derinliklerine battıkça, affedilmenin bedeli karşılayabileceğinden daha yüksek olabilir.

1974 yılının New York'unda geçen filmde, yıllar önce ölümle sonuçlanan bir kavgaya karışmış olan Chris, iyi halden dolayı süresi azaltılan mahkumiyetini tamamlayıp hapisten çıkacağı güne ulaşmıştır. Kendisini almaya gelen erkek kardeşi Frank ile buluşması ise onun için kabustan farksızdır. Frank ve Chris doğdukları günden bu yana bir türlü anlaşamamış ve hayatlarını tamamen farklı şekillerde yaşamış olan iki kardeştir. Chris suça eğilimli bir aylak iken kardeşi Frank polis olarak çalışmayı seçmiştir. Hapiste geçirdiği süre boyunca Chris'in biraz da olsa akıllandığını uman Frank, kardeşinin yeni bir hayata başlayıp kendisine çekidüzen vermesi için elinden geleni yapacaktır. Fransız sinemasının en ünlü aktörlerinden biri olan Guillaume Canet tarafından yönetilen filmin oyuncu kadrosunda Mila Kunis, Zoe Saldana, Marion Cotillard ve Clive Owen gibi yıldız isimler bulunuyor.

Bilim insanları insanların içgüdüsel dürtülerini ölçebilmek adına bir deney kurgulamaya karar verirler. Deneye göre 8 kişi gardiyan, 12 kişi tutuklu olarak yalancı bir hapishaneye alınırlar. Gardiyanlar, gardiyan rolünü; mahkumlar ise mahkum rolünü oynayacaklardır. Her şey bir oyun olarak başlar ancak durumun gittikçe daha ciddi bir hal almaya başlaması, oraya para için gelen yirmi kişiyi rollerinin içerisine mahkum eder. Artık sahte gardiyanlar gerçek gardiyan gibi davranmaya başlayacaklardır. Bilim insanları deneyin kontrolünü kaybedeceklerdir.

1989-1990 yılları arasında çok sayıda insanı öldürerek, dünyanın ilk kadın seri katili olarak ünlenen Aileen Wuornos'un gerçek hikayesi.Yakalandıktan sonra, 1992'de 7 kişiyi öldürmekten suçlu bulunan Wuornos'un öyküsü ABD ve dünya kamuoyunu epey meşgul etmişti. Aynı zamanda bir lezbiyen de olan ve hayat kadınlığı yapan Wuornos, kurbanlarını ilişkiye girdiği insanlar arasından seçiyordu. Dehşet verici kadın katilin kurbanlarını ormana götürüp sakladığı ortaya çıkmış, ancak benzer şekilde öldürdüğünden şüphe duyulan 2 kişinin daha cesedi bulunamamıştı. Wuornos'un eski kadın aşığı mahkemede aleyhine tanıktık etmiş; avukatının sanığın çocukluğunda maruz kaldığı kötü muamele ve tacizi hafifletici neden olarak öne sürmesi jüriyi ikna etmemiş ve 2003'te gerçekleşen idamına karar verilmişti.

Haksızlıklara karşı katı bir San Fransisco dedektifi olan Harry, bir takım olaylar yatışana kadar şehir dışında bir göreve verilir fakat Harry nereye giderse gitsin, olaylar onu bulmaktadır. Harry Callahan artık yaşlanmaya başlamıştır, herşey kirlenmiştir ve dünya kötüye gitmektedir. Callahan, bir tecavüz olayının peşindedir.

Bir sinema fenomeni olan "Ejderha Dövmeli Kız"ın ardından ünlü yönetmen Niels Arden Oplev ve güzel oyuncu Noomi Rapace yeni bir intikam hikayesi için yeniden bir araya geliyor. İkiliye bu filmde Colin Farrell da katılıyor. Farrell, New York'un yeraltı suç örgütü liderinin sağ kolu olan cesur infazcı Victor karakterini canlandırıyor. Victor patronu yüzünden ölen karısı ve kızının intikamını almaya çalışıyor. Patronu gizemli bir katil tarafından tehdit edilince, Victor da detektifliğe soyunuyor. Bu sırada eski kurbanlardan biri olan Beatrice ise Victor'u baştan çıkarmaya ve ona şantaj yapmaya çalışıyor. Beatrice ile Victor'ın aralarındaki kimya onları şiddetli sonuçlara yol açan öç almaya sürüklüyor. İntikam ateşiyle yanan iki insan arasındaki ilişkinin etkileyici resmini çizen bu aksiyon-gerilim filminin yapımcılığını ise Neal Moritz (The Fast and the Furious serisi, I Am Legend) ve Joel Wyman (Fringe, Keen Eddie) üstleniyor...

Film, üst düzey suçluların tutulduğu gizli bir CIA üssüne getirilen çok aranan bir suçlunun, hücresinden kaçarak üssün kontrolünü ele geçirmesi sonrası bu sefer kendilerinin hapis kaldığı tesiste mücadele veren CIA ajanı Abby'nin hikâyesini anlatıyor.

Ormanda devriye gezen polisler tarafından, öldürülmüş bir adamın cesedi bulunur. Adamın karısı da tecavüze uğramıştır. Olaya tanıklık eden üç kişi vardır: Bir gezgin, oduncu ve bir haydut. İzleyici olarak mahkeme bizizdir ve tanıkların hikayelerini dinleriz. Tecavüze uğramış kadın da dahil, hepsinin anlattığı hikayeler birbirinden farklıdır. Öldürülen adamın da olaya tanıklığını izlediğimiz filmde çözülmesi zor bir bulmacayla karşı karşıyayızdır: İçlerinden birileri yalan söylemektedir ancak kim ve neden? Film, 20. yy.'ın başlarında yaşamış yazar Ryunosuke Akutagawa'nın Ormanın Sıklığı isimli kitabının uyarlaması. Ancak, toplam süresi 60 dakikayı pek geçmeyine yazarın diğer kitabı Rashômon'dan alınan kestilerin eklenmesiyle film son halini almış. Japon sinemasının ustalarından Kurosawa'nın bu filmi pek ödüllendirilmemişse de oldukça başarılı. Rashômon insan psikolojisi üzerinde duran ve yalanın sınırlarını zorlayan bir Japon draması.

Apartheid’in acımasız yüzüne tanık olan beyaz bir öğretmenin çarpıcı dönüşümü! Ben du Toit, sıradan bir hayat sürerken, bahçıvanının polis şiddetiyle öldürülen oğlu için adalet arayışına girer. Sistemin baskılarına rağmen gerçeklerin peşinden giden Ben, hukukun çaresizliğiyle yüzleşir.

Eski bir New York Times muhabiri olan David ve garip yeni komşusu Robert kazara bisikletiyle bir kıza çarptığında kabus gibi bir akşam yaşanır. Vızıldayan ve kafası karışan David, Robert'ın kariyerini korumak için onu olay yerinden kaçmaya ve kızı ölüme terk etmeye ikna etmesine izin verir. Robert pişmanlık duymuyor ve dostluk adına sırrı korumak için ağza alınmayacak şeyler yapıyor. Artık polis vur-kaç katilinin peşine düştüğü için, David'in yerel gazetesi onu ölen kızın kız kardeşi Vanessa ile tanıştığı hikayeyi aktarması için gönderdiğinde işler kontrolden çıkmaya başlar. Koşullara ve kız kardeşinin katilini bulma konusundaki derin arzusuna rağmen, ikisi hemen romantik bir bağ kurar, bu da David'i şaşırtır ve peşini bırakmaz, Robert'ı yeni arkadaşını kendine saklamak için acımasız adımlar atmaya iter.

Cinnet, Alfred Hitchcock'un yıllar sonra sevgili kentine, yani Londra'ya dönüşünü simgeler. Bu dönüş ustaya ilham vermiş gibidir: Kentin son derece başarılı bir fon olarak kullanıldığı, herşeyiyle tipik İngiliz bir seri cinayetler öyküsü izleriz. Film, aynı zamanda Hitchcock filmlerinde görülegelmiş en kanlı cinayet sahnelerinden bazılarını da içerir. Ve bu nedenle kimi eleştirmenlerden "zevksiz" damgasını yer. Sanki biraz da bunu dengelemek için, katilin peşindeki polis komiseriyle eşinin evlerindeki yemek tartışmaları, ustanın mutfak kültürüne olan büyük ilgisinin bir yansıması ve ayrıca başlıbaşına bir mizah unsurudur. Ve film star oyuncuya sahip değilse de tipik İngiliz, birinci sınıf bir takım oyunculuğu içerir.

Sorunlu bir genç kadın ölmüş olan annesine benzeyen gizemli genç komşusuna saplantılı hale gelir...

17 yaşındaki Kelly Van Ryan'ın yakışıklı rehber öğretmen Sam Lombardo'ya karşı hisleri basit bir hoşlanmanın çok ötesindedir. Ve onu yatağa atabilmek için her türlü yola başvurmaktadır. Reddedildiğinde ise onu kendisine tecavüz etmekle suçlar ve annesinin güçlü bağlantılarını kullanarak Sam'in hayatını yavaş yavaş mahvetmeye başlar. Yine de kanıt olmadığından dava açılamamaktadır. Ta ki Suzie Toller ortaya çıkıncaya kadar...

A single mother becomes Ariel Castro's first kidnapping victim, and finds herself trapped in his home with two other women for 11 years.

Miami’nin önde gelen mafya tetikçisi Cuda (Banderas), patronu Estelle’in (Kate Bosworth) siber seks kaçakçılığı işine bulaştığını ve arkadaş olduğu genç bir kız olan Billie’yi (Zolee Griggs) tehlikeye attığını öğrenir. Cuda, hayatını ve ailesiyle ilişkisini kurtarmak için kendi suç örgütünü yıkmaya karar verir. Genç dövüşçü Stray (Mojean Aria) ile iş birliği yaparak Billie’yi kurtarmaya çalışır, ancak bu süreçte mafyanın hedefi haline gelir. Film, Cuda’nın kefaret arayışını ve fedakârlıklarını konu alıyor. Banderas’ın güçlü performansı öne çıksa da, klişe bir hikâye ve yavan senaryo eleştirilmiştir.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir