
Robert Mapplethorpe
Self (archive footage)

Nude men in rubber suits, close-ups of erections, objects shoved in the most intimate of places—these are photographs taken by Robert Mapplethorpe, known by many as the most controversial photographer of the twentieth century. Openly gay, Mapplethorpe took images of male sex, nudity, and fetish to extremes that resulted in his work still being labelled by some as pornography masquerading as art. But less talked about are the more serene, yet striking portraits of flowers, sculptures, and perfectly framed human forms that are equally pioneering and powerful.

Tür harmanlayan sanatçı ve stil ikonu Lil Peep'in hayatına bir bakış.

An investigation of how Hollywood's fabled stories have deeply influenced how Americans feel about transgender people, and how transgender people have been taught to feel about themselves.

Los Angeleslı sanatçılar Polonyalı unutulmuş heykeltıraş Stanislav Szukalski'nin eserlerini keşfeder. Bu çılgın dâhinin şaşırtıcı gerçek öyküsü ise adım adım açığa çıkar.

Yeraltı çizgi roman sanatçısı R. Crumb’ın çalışmalarını bilenler, birkaç tahtasının eksik olduğunu tahmin edebilir ve gerçekten de haklı çıkabilirler. Oysa ki Terry Zwigoff’un, Crumb’ın hayatını anlatan bu hüzünlü ve büyüleyici belgeselinin en büyük keşiflerinden biri, R. Crumb’ın, hepsi de beklenmedik yetenek ve yaratıcılık sahibi olan ancak bu yaratıcılık gücünü birbirinden son derece farklı hal ve dışavurumlara akıtan üç kardeşten en az acayibi, ve en iyi uyum göstereni olması. Kardeşlerden biri, zamanının çoğunu San Francisco sokaklarında meditasyon yaparak geçiriyor. Diğeriyse, evinde annesiyle gizlenerek klinik depresyon ve delilikle mücadele eden bir münzevi. Bu iki kardeş de en az R. Crumb kadar sanata yatkın ve yetenekli; ve filmin büyük kısmı, paylaştıkları görece sıradan çocukluk evresinin üç kardeşi nasıl farklı yönlere itmiş olduğunu gözler önüne seriyor.

As his life comes to its end, famous Hollywood director Orson Welles puts it all on the line at the chance for renewed success with the film The Other Side of the Wind.

The life of internationally renowned artist and activist Nan Goldin is told through her slideshows, intimate interviews, ground-breaking photography, and rare footage of her personal fight to hold the Sackler family accountable for the overdose crisis.

Bu samimi belgeselde, bir yıllık dünya turnesi boyunca izlediğimiz Shawn Mendes yıldızlığı, ilişkileri ve müzikteki geleceği konusunda içini döküyor.

"Bu benim hikayem. İhtiras, şiddet, tazminat ve aşkın hikayesidir." Tupac Shakur, gecekondularda yetişmiş, şöhret ve zenginlik için büyük mücadele etmiş ve tüm zamanların en çok satan hip-hop sanatçısı haline gelmiştir. Bilgili, hassas ve her zaman doğruları söylemiş biridir. Kısacık yaşamı süresince, dünyanın her tarafından milyonlarca gence ulaşabilmiştir. Zamansız ve şok edici ölümünün ardından onun etkisi ve önemi sürekli büyümektedir. Şimdi, ilk defa, Tupac kendi dramatik yaşantısını kendisi anlatmaktadır. Orjinalinde tamamı Tupac'ın kendi sesiyle anlatılan bu yegane film, Tupac'ın annesi Afeni Shakur'un izni ve yardımlarıyla yapılmıştır. Tupac'ın müziği ve insanı elektrik gibi çarpan sahne gösterilerinin olduğu tek filmdir. Dürüst, alışkanlık yapıcı ve ilham verici bu samimi "kendi portresi" bu sıra dışı sanatçının karmaşık ruhunu da yansıtmaktadır. Şair, kahin ve devrimci... İşte Tupac yeniden karşınızda.

Provokatör popçu Lady Gaga'yı yeni albümünü çıkarırken, Super Bowl devre arası gösterisine hazırlanırken ve hem fiziksel hem de duygusal zorluklarla yüzleşirken izleyin.

Exuberant, eye-opening movie that serves up a dazzling hundred-year history of the role of gay men and lesbians have had on the silver screen. Film contains fabulous footage from 120 films showing the changing face of cinema sexuality, from cruel stereotypes to covert love to the activist triumphs of the 1990s.

A portrait of Keith Richards that takes us on a journey to discover the genesis of his sound as a songwriter, guitarist and performer.

From the rains of Japan, through threats of arrest for 'public indecency' in Canada, and a birthday tribute to her father in Detroit, this documentary follows Madonna on her 1990 'Blond Ambition' concert tour. Filmed in black and white, with the concert pieces in glittering MTV color, it is an intimate look at the work of the icon, from a prayer circle before each performance to bed games with the dance troupe afterwards.

1962 yılında geçen, gerçek bir hikâyeden esinlenen film, ırkçılığın Amerika Birleşik Devletleri'nin güneyinde hâlâ çok yaygın olduğu bir dönemde, Afro-Amerikalı dünyaca ünlü piyanist Dr. Don Shirley ve İtalyan-Amerikalı kaba saba şoförü Tony Lip arasındaki beklenmedik dostluğu konu alır. Don Shirley, Güney Amerika’da bir konser turuna çıkmaya karar verir. Ancak o dönemde ırkçılık hâlâ büyük bir sorundur ve özellikle güney eyaletlerinde siyahi vatandaşlara yönelik ayrımcılık yoğundur. Dr. Shirley, güvenliği için Tony Lip adlı sert mizaçlı, sokak zekâsına sahip bir adamı şoför ve koruma olarak tutar. İkili, Shirley'nin güvenli bir şekilde konaklamasına yardımcı olması için dönemin Afro-Amerikan sürücülerine yönelik özel bir rehber olan “The Green Book” (Yeşil Rehber) adlı kılavuzu kullanır. Başlangıçta zıt karakterlere sahip olan Tony ve Shirley, zamanla aralarındaki önyargıları kırarak güçlü bir dostluk kurarlar.

1930'larda geçen hikayede kendisini Kont olarak tanıtan bir dolandırıcı, gizemli ve saf görünen Japon varis Leydi Hideko'nun zenginliğini ele geçirmek için onu kendisine aşık etmeyi planlar. Sook-hee'yi ise ona yardım etmesi için Leydi'ye hizmetçi olarak kiralar. Ancak bu hizmetçinin her şeyden habersiz hanımefendisine delicesine aşık olması işleri karıştıracaktır.

1983 yılı yazı sırasında 17 yaşındaki Amerikalı-İtalyan Elio Perlman günlerini ailesinin İtalya'nın kuzeyindeki 17. yüzyıldan kalma villasında klasik müzik yaparak, okuyarak ve arkadaşı Marzia ile flört ederek geçirmektedir. Elio, Greko-Roma kültüründe uzmanlaşmış seçkin bir profesör olan babası ve onu elit kesim meyveleriyle, doğal lezzetlerle şımartan, çevirmen olan annesi Annella ile bir arada olmaktan ziyadesiyle memnundur. Elio'nun olgunluğu ve entelektüel birikimi, onu tam teşekküllü bir yetişkin gibi gösteriyor olsa da özellikle kalpteki konularda onun hakkında hala masum ve biçimlenmemiş olan çok şey vardır. Bir gün, doktorasını sürdüren büyüleyici bir Amerikalı bilim adamı olan Oliver Elio'nun babasına yardım etmek göreviyle yıllık yaz stajyeri olarak villaya gelir. Güneşin ışıltılarının arasında Elio ve Oliver hayatlarını sonsuza dek değiştirecek bir yaz boyunca yeşermekte olan arzunun güzelliğini keşfedeceklerdir.

1952 kışında İngiliz yetkililer bir soygun ihbarını araştırmak üzere Alan Turing’in evine girerler. Ahlâksız davranış suçlamasıyla Turing’i gözaltına alırlar. Yetkililer, modern bilgisayarcılığın öncüsünü suçladıklarından habersizdir. Bilgin, dilbilimci, satranç şampiyonu ve istihbarat görevlilerinden oluşan bir grubun lideri olan Alan Turing’in, İkinci Dünya Savaşı’nda Almanya’nın kırılamaz tabir edilen Enigma makinesinin şifrelerini kırdığı bilinmektedir.

Bohemian Rhapsody, Queen grubuna, müziklerine, klişelere meydan okuyan ve kuralları yıkarak dünyanın en sevilen sanatçılarından biri haline gelen ikonik solistlerine bir saygı duruşu niteliği taşıyor. Film, simgeleşmiş şarkıları ve devrimci sesiyle grubun meteorik yükselişine, Mercury'nin yaşam tarzının kontrolden çıkması ile çıkan iç çatışmaya ve yaşamını tehdit eden hastalığına rağmen Mercury'nin rock müzik tarihinin en büyük performanslarından birinde gruba liderlik ettiği Live Aid konserinin arifesinde muzaffer birleşme sürecine yayılıyor. Bu süreçte de, her zaman bir aile gibi olan ve günümüzde dışlanmışlara, hayalperestlere ve müzikseverlere ilham vermeye devam eden bir grubun mirasını süslüyor.

New York Times'ın çok satan kitaplarından uyarlanan Kırmızı, Beyaz ve Kraliyet Mavisi, Başkan'ın oğlu Alex ile İngiltere Prensi Henry'nin uzun süredir devam eden kan davasının ABD-İngiltere ilişkilerine zarar verme tehdidini merkeze alıyor. Rakipler sahnelenmiş bir ateşkese zorlandıklarında, buzlu ilişkileri çözülmeye başlar ve aralarındaki sürtüşme hiç beklemedikleri kadar derin bir şeye yol açar.

Mektuplar aracılığıyla kimliği gizli bir şekilde anlatılan The Perks of Being a Wallflower, 90'lı yıllarda lise birinci sınıf öğrencisi olan Charlie'nin hikayesini anlatmaktadır. Duygusal ve utangaç olan Charlie, bir yandan değişen çevresini gözlemlerken bir yandan da en iyi arkadaşı Michael'ın yakın zamandaki intiharıyla uğraşmaktadır. İngilizce öğretmeni Bill, ona okuması için fazladan kitaplar vererek hayata katılmayı öğretmeye çalışır ve Bill'in çabaları Charlie'nin deneyimleriyle açığa çıkacaktır. Hikaye boyunca Charlie; kendisini unutmasına sebep olan kötü bir çocuklukla, kürtaj, uyuşturucu ve seksle uğraşarak, eşcinsellik ve etrafındakilerin yargılarına maruz kalarak yaşama katılmaya çalışır. Charlie çocukluğun basitliği ve yaklaşmakta olan gelecek fikri arasında sıkışıp kalmıştır, etrafındaki dünyayı izlemek ve ona katılmak arasında sıkışıp kalmıştır, arkadaşları ve ailesinin sorunlarının ortasında sıkışıp kalmıştır…

Yaşamını çiftliklerde çalışarak kazanan Ennis Del Mar ve rodeocu Jack Twist, Brokeback Dağı'nda bir koyun sürüsüne çobanlık işine alınırlar. Dağda birlikte geçirdikleri zaman içinde her ikisi de başta duygularını inkâr etseler de birbirlerine karşı koyamazlar ve aralarında inişli çıkışlı, tutkulu bir ilişki başlar. İş bittiğinde ayrılırlar. Her ikisi de evlenip çocuk sahibi olur. Tam 4 yıl sonra Jack'in Ennis'e gönderdiği bir kart ile yolları yeniden kesişir.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.







0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir