Stanisław Szukalski
Self (archive footage)

Stanisław Szukalski
Self (archive footage)
Glenn Bray
Self - Collector
Robert Williams
Self - Painter and Illustrator
Suzanne Williams
Self - Artist

George DiCaprio
Self - Artist, Writer, Distributor
Ernst Fuchs
Self - Painter (archive footage)
Jose Ismael Fernandez
Self - Sculptor
Karen Mortillaro
Self - Sculptor
Piotr Rypson
Self - Director, National Museum in Warsaw
Lena Zwalve
Self - Art Collector

Rebecca Forstadt
Self - Actress
Jim Woodring
Self - Artist

Adam Jones
Self - Artist and Musician

Gabriel Bartalos
Self - Sculptor
James Kagel
Self - Sculptor

Usta yönetmen Werner Herzog son filminde, amatör boz ayı uzmanı ve vahşi doğa eylemcisi Timothy Treadwell’in yaşamını ve ölümünün ardındaki gerçekleri gözler önüne seriyor. Treadwell, Alaska’daki bir Ulusal Park’ta, ayılar arasında silahsız olarak on üç yaz boyunca yaşadı ve deneyimlerini filme çekti.Ekim 2003’te, Treadwell’in ve kız arkadaşının bir boz ayı tarafından parçalanıp yenmiş cesetleri bulundu. Herzog’un hayvanlara duygusal açıdan yaklaşmayan bu alışılmadık belgeselinde Treadwell’in kendi belgesel filminden parçalar da kullanılarak doğa ve insan arasındaki hassas ilişkinin sınırları sorgulanıyor.

Tür harmanlayan sanatçı ve stil ikonu Lil Peep'in hayatına bir bakış.

When Allied forces liberated the Nazi concentration camps in 1944-45, their terrible discoveries were recorded by army and newsreel cameramen, revealing for the first time the full horror of what had happened. Making use of British, Soviet and American footage, the Ministry of Information’s Sidney Bernstein (later founder of Granada Television) aimed to create a documentary that would provide lasting, undeniable evidence of the Nazis’ unspeakable crimes. He commissioned a wealth of British talent, including editor Stewart McAllister, writer and future cabinet minister Richard Crossman – and, as treatment advisor, his friend Alfred Hitchcock. Yet, despite initial support from the British and US Governments, the film was shelved, and only now, 70 years on, has it been restored and completed by Imperial War Museums under its original title "German Concentration Camps Factual Survey".

Film, 2010 yılında hayata veda eden ünlü İngiliz tasarımcı Lee Alexander McQueen’in efsanevi dünyasını anlatıyor. Tasarımcının çocukluk ve ilk gençlik yıllarını sarsıcı bir atmosferle aktaran belgesel, McQueen’in efsanevi şovlarının arkasındaki çarpıcı gerçeklere de odaklanıyor. 27 yaşında Givenchy‘nin başına geçen tasarımcının ikonik tarzı, onu endüstrinin gotik yüzü hâline getirirken; belgesel McQueen’i tanımak için de ideal bir ortam yaratıyor.

A heartfelt documentary focusing on the day-to-day lives of professional wrestlers, some on the rise, some on the wane, and others fighting for their lives.

Görmeye alışkın olmadığımız türden bir ergenliğe geçiş töreniyle, demokrasinin kalbine rahatsız edici bir yolculuğa çıkıyoruz: Texas'ın ötesinden 1.100 ergen erkek çocuğu, sıfırdan ve eksiksiz bir temsili hükümet kurmak için bir araya geliyor.

I am Chris Farley tells his hilarious, touching and wildly entertaining story - from his early days in Madison, Wisconsin, to his time at Second City and Saturday Night Live, then finally his film career (which included hits like Tommy Boy and Black Sheep). The film showcases his most memorable characters and skits from film and television and also includes interviews and insights from his co-stars, family and friends - including the likes of Christina Applegate, Dan Aykroyd, Mike Myers, Bob Odenkirk, Bob Saget and Adam Sandler.

Cinayetten Affa: Cyntoia Brown’un Hikayesi, 16 yaşındayken ömür boyu hapse mahkum edilen genç bir kızın hikayesini konu ediyor. 16 yaşındaki Cyntoia Brown, 2004 yılında kendisini taciz eden 43 yaşındaki bir adamı öldürdüğü için tutuklanır. Henüz reşit olmamasına rağmen yetişkin olarak yargılanan Cyntoia, ömür boyu hapse mahkum edilir. Yıllarca hakkında verilen karara itiraz eden Cyntoia’nın geçmişi, fizyolojisi ve yasa hakkındaki sorular, onun suçluluğunun sorgulanmasını sağlar.

Documentary about legendary Paramount producer Robert Evans, based on his famous 1994 autobiography.

Bir cinsel sağlık şirketi, "orgazm meditasyonu" uygulamasıyla ün ve takipçi kazanır. Ta ki üyeler, rahatsız edici suçlamalarla ortaya çıkana kadar.

Yönetmen Ursula Macfarlane (Untouchable) ile yapımcı Alexandra Lacey, Anna Nicole Smith adıyla ünlenen model ve oyuncu Vickie Lynn Hogan'ın yaşamını, ölümünü ve sırlarını insancıl bir yaklaşımla cesurca mercek altına alıyor. Anna Nicole'un 1992 yılında Playboy'a ilk kez verdiği pozlarla yakaladığı şöhret, Amerikan rüyasının timsali hâline gelmişti. Ancak 2007'deki zamansız ölümü, bu rüyanın trajik sonu oldu. "ANNA NICOLE SMITH: BENİ TANIMIYORSUNUZ" daha önce hiç yayınlanmamış görüntülere, özel kamera arşivlerine ve şimdiye dek sessizliğini korumuş önemli isimlerle yapılan röportajlara yer veriyor. Belgesel, Anna Nicole'un vücut verdiği mükemmel sarışın bomba imajının ardındaki neredeyse hiç bilinmeyen öyküsünü yeni bir bakış açısıyla ve tüm gerçekliğiyle gözler önüne seriyor.

Experience the iconic rock band's legacy in the first major documentary to tell their story. Directed with the era’s avant-garde spirit by Todd Haynes, this kaleidoscopic oral history combines exclusive interviews with dazzling archival footage.

Michael Jackson'a gerçek hayattaki yeğeni Jaafar Jackson'ın hayat verdiği filmde, onu tüm zamanların en büyük şovmeni haline getiren en ikonik performansları da dahil olmak üzere Michael'ın hayatının tüm yönleri gözler önüne seriliyor.

Tüm zamanların tarihsel açıdan en önemli filmlerinden biri olan Steven Spielberg'in Schindler'ın Listesi, cesaret ve inanç dersleriyle nesiller boyu ilham vermeye devam eden güçlü bir hikaye. En İyi Film ve En İyi Yönetmen de dahil olmak üzere yedi Akademi Ödülü sahibi olan bu inanılmaz gerçek hikaye, Holokost sırasında 1.100'den fazla Yahudinin hayatını kurtaran esrarengiz Oskar Schindler'ı (Liam Neeson) konu alıyor. Bu, fark yaratan bir adamın zaferi ve yaptıkları sayesinde insanlık tarihinin en karanlık bölümlerinden birini atlatanların dramıdır.

Gerçek bir hayat hikayesinden uyarlanan filmde Henry Hill adında bir gangster, Jimmy Conway ve Tommy De Vito adlı iki arkadaşıyla birlikte bir soyguna kalkışır. Gözleri daha yukarda olan iki arkadaşı soyguna katılan diğerlerini öldürür ve mafya içinde yükselmeye başlarlar. Bu durum Henry'i olumsuz etkilemiştir ve bu konuda birşeyler yapması gerekmektedir. Büyük usta Martin Scorsese'nin başyapıtlarından biri olan Goodfellas, 1991 yılında 6 dalda Oscar'a aday gösterilmiş, en iyi yardımcı erkek oyuncu dalında Joe Pesci'ye ödül kazandırmıştı.

Wladyslaw Szpilman, Polonyalı başarılı bir piyanisttir. İkinci Dünya Savaşı'nda Almanların Polonya'yı işgal etmesiyle hayatı kâbusa döner. Musevi olduğu halde şans eseri toplama kamplarına gitmekten kurtulur ve Varşova'nın gettolarında yaşamaya başlar. Acı ve sefalet dolu yaşamı, bir gün bir Alman subayının ona yardıma gelmesi ve onu oradan kurtarmasıyla değişir.

John Davidson’ın yaşam öyküsünden uyarlanan film, 1980’lerin Britanya’sından günümüze uzanan ilham verici bir dönüşüm hikâyesi. On beşinde Tourette teşhisi alan John; önyargılarla dolu gençlik yıllarını ve yetişkinliğe geçiş sürecini, nezaketin gücüyle aşıyor. Bu, yanlış anlaşılan bir çocuğun, dünyayı değiştiren bir adama dönüşme yolculuğu.

Amerika Birleşik Devletleri'nin 2. Dünya Savaşı'na girmesinin ardından Desmond T. Doss da birçok Amerikalı gibi orduya katılmaya gönüllü olur. Ancak dindar bir Hristiyan ve bir pasifist olan Doss, savaşta insan öldürmeyi ve herhangi bir şekilde silah kullanmayı reddetmektedir, onun yerine savaş alanında yaralıları kurtararak hizmet etmek istemektedir. Bu tavrı hem komutanları hem de asker arkadaşları arasında ilk başta çok sert tepkiyle karşılanır, askeri mahkemeye bile çıkar. Ancak Doss, son derece sert bir eğitimden geçip kendi hayatı pahasına silahsız bir şekilde savaş alanına gitmeyi çoktan göze almıştır.

Gizli Sayılar, yıldızları hedefleyerek ülkenin temellerini değiştiren parlak bir kadın grubunun inanılmaz, anlatılmamış, ancak gerçek hikayesini ortaya çıkarıyor. Film, NASA'daki siyah kadın matematikçilerden oluşan seçkin bir takımın, Sovyetler Birliği'ndeki Amerikalı rakiplerine karşı uzay yarışını kazanmasına yardımcı oldukları ve aynı zamanda, eşit haklara ve fırsatlara ilerlemeye yönelik arayışların hayati tarihini anlatıyor.

Jordan Belfort 24 yaşında genç ve hırslı bir adamdır. Para kazanma arzusuyla Wall Street borsasında önce komisyoncu ve ardından Stratton Oakmont adında bir yatırımcı firmasında zengin olmak için her şeyi yapmaya hazır bir CEO olur. 90’ların en hızlı günleridir ve New York işlem salonunda her şey olabilmektedir. Önemsiz tahvillerle birçok yatırımcıyı aldatarak Belfort kısa zamanda bir para makinasına ve aynı zamanda bir harcama makinasına dönüşür. Bir günde hesapları milyon dolarlarla doldururken o gece hepsini aynı hızda harcayabilir. Profesyonel hayatının yanı sıra uyuşturucu, fahişeler, son derece pahalı lüks fantezilerle dolu kirli bir oyunun içindedir. Bu karakterin hayatındaki her şey abartılı bir şekilde devam ederken çöküş ise çok uzakta değildir.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.


0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir