
David Tennant
RD Laing

Mad to Be Normal filmi, ünlü psikiyatrist ve İskoçya’nın en parlak akıllarından biri olan R.D. Laing’in hikayesini anlatıyor. 1960’lar ve 1970’ler boyunca Doğu Londra’daki Kingsley Hall’dan çalışma yapan Laing, zihinsel rahatsızlığı olan kişiler üzerinde çeşitli cesur deneyler yaptı. Onun devrimci yöntemleri, hastaları üzerinde LSD ile deney yapmak, metanoya olarak bilinen kendini iyileştirme biçimi uygulamak, tıp mesleğinde öfke ve tartışmalara neden olmak ve dünya çapında ruh sağlığının tutumlarını ve algılarını radikal olarak değiştirmeyi içeriyordu.

David Tennant
RD Laing

Elisabeth Moss
Angie Wood

Michael Gambon
Sidney Kotok

Gabriel Byrne
Jim

David Bamber
John Meredith

Olivia Poulet
Maria

Adam Paul Harvey
Paul Zemmell

Jerome Holder
John Holding

Linda Hargreaves
Mrs Holding
Declan Wilson
Mr Holding
Lucie Glynn
Joan Walker

Cia Allan
Mrs Walker

Trevor White
Bryan

Rebecca Gethings
Jane Simons
Lydia Orange
Sarah

Eşcinsel Hakları Savunucusu. Arkadaş. Aşık. Politikacı. İkon. İlham. Kahraman. Hayatı, tarihi değiştirdi. Cesareti ise birçok kişinin hayatını. 1977’de, Harvey Milk San Francisco Şehir Meclisi’ne seçilerek Amerika’da eşcinselliğini saklamadan bir devlet kadrosunda üst düzey yöneticiliğe seçilen ilk kişi oldu. Zaferi, sadece eşcinsel hakları adına önemli değildi. Politik alanda koalisyonlar peşindeydi. Yaşlı vatandaşlardan sendikalı işçilere kadar herkes için, Harvey Milk bir uğurda savaşmanın anlamını değiştiren, 1978’de ölümüne kadar da tüm Amerikalıların kahramanı haline gelen biri oldu.

Bu güzel drama, antropolog Dian Fossey'nin gerçek hikayesine dayandırılarak filmleştirilmiştir.Fossey şans eseri Afrika'nın derinliklerinde nadir bulunan dağ gorilleri üzerine çalışmaya başlamıştır ve onlarla ilişki kurmayı öğrenmektedir. Ama artık akademik ilgisinin ötesinde gorillerle ilgi duymakta ve hayatını tehlikeye atma pahasına hayvan tüccarlarına ve yasak avcılık yapanlara karşı mücadele etmektedir.

Babasının ölümüyle sarsılan, evin bakıcısı tarafından sevilen ama aynı zamanda bu süre zarfında cinsel istismara uğrayan, bir leydi ile dost olan ve sonuç olarak onunla Chelsea´de yaşamaya başlayan Turner, tüm bu hayatında olup biten karmaşanın yanında aslında çok büyük bir yeteneğe sahiptir. Resim yapmak, gezi keşiflerine çıkmak, hatta genelevleri ziyaret etmek, gemilerle denizlere açılmak, üst sınıfın arasına girmek gibi birçok değişik aktivitede bulunması onu diğer ressamlardan farklı kılmış, ve hem kraliyetin hem de halkın eserlerini takdir etmesini sağlamıştır.

Beyin felçli olarak doğan Christy Brown, hastalığı nedeniyle hareketlerini kontrol edemez ve tekerlekli sandalyeye mahkum bir yaşam sürer. Ancak çocukluğunda, sol ayağının felçten etkilenmediğinin farkına varması hayatını değiştirecektir. Christy sol ayağını kendine verilmiş bir şans olarak görür ve azmin de yardımıyla hastalığının etkilerini yenmeye çalışır. Bu çalışmanın sonucunda ise sakat vücudunun içinde gizli olan zeka ve yazma yeteneği ortaya çıkacaktır.

II. Dünya Savaşı esnasında Londra’da dokuz yaşındaki George’u, annesi Rita bombalardan kaçmak için kırsal bir bölgeye götürür. Buna başkaldıran ve ailesine dönmeyi kafasına koyan George, Rita onu ararken evine dönmek için destansı ve tehlikeli bir yolculuğa atılır.

John King'in kitabından uyarlanan film, İngiltere'de ve aslında dünyanın pek çok ülkesinde futbolla iç içe geçen şiddet ve erkek kültürü üzerine çarpıcı bir yapım. Hafta sonları seks, bira, uyuşturucu ve bunların yetmediği noktalarda birilerini dövmek için yaşayan 20'li yaşlardaki Tommy'nin çevresinde gelişen film, neredeyse belgesel tadında bir gerçeklikle hikayesini perdeye taşıyor.

1429 yılında küçük bir Fransız köyünden gelen genç kız işgal altındaki ülkesinin kralı olması gereken kişinin önünde durup ona tanrıdan bir mesaj getirdiğini söyler. Bu mesaja göre küçük kız o donemin en güçlü ordusunun ülkelerinde sürdürdükleri işgali sona erdireceğini ve içinde bulundukları politik ve din kargaşasına son vereceğini söyler. Bu küçük kızın söyledikleri Fransız Kralı ve etrafındaki adamlarının zamanla çok hoşuna gider ve kızın inanılmaz cesareti ile kehanet sayılacak açıklamaları sonunda kızın peşinden gitmeye karar verirler. Onun liderliğinde ülkelerini işgal etmiş bulunan İngiliz ordusunu yenerek hürriyetlerine kavuşurlar. Kızın da dediği gibi kral, hür her ülkenin kralı olarak tacını giyer ve tahtına oturur. Ancak bütün bu yaptıklarının şeytanın işi olduğuna hüküm veren din adamlarının baskısı sonucu bu minik kız ölüme mahkum edilir ve yakılarak öldürülür.

Borderline kişilik bozukluğu tanısıyla ailesinden koparılarak “Claymoore” adlı psikiyatri kliniğine yatırılan yazar adayı genç Susanna Kaysen’in (Winona Ryder) buradaki personel ve hastalarla yaşadığı hüzünlü, heyecan verici, iç burkucu ilişkinin hikayesini anlatan film yazar Susanna Kaysen’in aynı adı taşıyan romanından uyarlanmıştır.

Deli ve Dahi, Oxford İngilizce Sözlüğü'nün yaradılışının gerçek hikayesini konu ediyor. Professor James Murray, gerçekleştirmek istediği proje için gecesini gündüzüne katarak çalışmaktadır. Onun amacı, Oxford İngilizce Sözlüğü'nün on bin kelimelik ilk baskısını hayata geçirmektir. Çalışmalarını sürdürdüğü sırada Murray’in eline akıl hastanesinden büyük bir çalışma geçer. Çok tehlikeli hastaların konulduğu bir akıl hastanesinde yatmakta olan Dr. W.C. Minor, profesöre 10,000 kelimelik bir çalışma gönderir. Minor’un gönderdiği bu liste, ikilinin yollarının kesişmesine neden olur.

The family of Raymond, his wife Val and her brother Billy live in working-class London district. Also in their family is Val and Billy's mother Janet and grandmother Kath. Billy is a drug addict and Raymond kicks him out of the house, making him live on his own. Raymond is generally a rough and even violent person, and that leads to problems in the life of the family.

Yaşanmış bir hayat hikayesinden alınmıştır. İntihar eğilimli biri olarak girdiği akıl hastanesinde gördüklerinden sonra Hunter 'Patch' Adams, çıktıktan sonra tıp fakültesine öğrenci olarak girer. Okulda başarılı bir öğrenci olmasına karşın, ideallerinden dolayı hocalarından tepki görür. Amacı 'hayata renk katarak' mizah yoluyla tedaviye katkıda bulunmaktır. Daha sonra yoksul hastalar için kendi parası ve bağışlarla özel bir klinik açmaya kadar girişimlerini sürdüren Adams, film sürecinde sevgilisi Carin Fisher'in öldürülmesiyle ve lisanssız klinik açmakla darbeler yese de, tedavi hizmetlerinde yaptıklarıyla ünü ülke çapına yayılır ve bir anlamda amacına ulaşır.

When the young, attractive Joe Orton meets the older, more introverted Kenneth Halliwell at drama school, he befriends the kindred spirit and they start an affair. As Orton becomes more comfortable with his sexuality and starts to find success with his writing, Halliwell becomes increasingly alienated and jealous, ultimately tapping into a dangerous rage.

İkinci Dünya Savaşı'nın en ateşli zamanlarında, Caine'in kitabına göre davranması yüzünden ikinci kaptan Maryk (Van Johnson) ve tayfası isyana başlarlar. Ancak asıl kırılma noktası bir çok sorgulanan emirinden sonra kaptanın tüm tayfayı Ölüm Tayfunu'na yöneltme emri olur.

Boşanmış çalışan kadın Alex ve varlıklı Yahudi aile doktoru Daniel Hirsh sadece aynı telesekreter servisini değil, aynı zamanda ruh haline göre aralarında yatak değiştiren genç Bob Elkin'in iyiliklerini de paylaşıyorlar. Hem Alex hem de Dr. Hirsh birbirlerinin varlığından haberdarlar ancak Elkin'i tamamen kaybetme riskinden sebep bu durumu bilerek yaşamayı tercih ediyorlar. Ancak Londra'da yağışlı bir kış hafta sonu zor olabilir.

Londra'nın varoşlarında yaşayan gençlerin sorunlu hayatları anlatılıyor...

Marcus şehrin karanlığına kendisini kaptırmış ve yolunu şaşırmış bir adamdır. Hayatını düşkünlere uyuşturucu satarak ve suç işleyerek kazanmakta ve suç sayesinde yaşamaktadır. Bir gün artık bu hayatın sonunun gelmesi gerektiğini fark eder. Onu bu bataklıktan çıkaracak olan yegane uğraşı ise rap müziktir. Marcus, rap müziğe sarılarak kurtulmaya çalışacaktır.

Ondördüncü yüzyılın İskoçyasında geçen ve gerçek bir Davut, Golyat’a karşı hikayesini konu alan bir dönem draması… Film, kendini İskoç Kralı olarak ilan ettiği için İngiltere Kralı I. Edward tarafından kanun kaçağı olarak yaşamaya zorlanan Carrick Kontu Robert Bruce'un İngilizlere karşı ülkesini geri kazanma savaşını ve yılmak bilmeyen bu isyana nasıl önderlik ettiğini anlatıyor.

Uyuşturucu bağımlısı bir genç, televizyon bağımlısı annesi ve aralarında günden güne yükselen bir uçurum... Uyuşturucu batağı içerisindeki Harry’nin hayattaki tek amacı daha fazla uyuşturucuyken; umutsuz annesini hayata bağlayan tek şey en sevdiği yarışma programıdır. Bir gün bu yarışmaya katılmaya hak kazandığında tek derdi, ödül olan kırmızı elbiseye girebilmek olacaktır. Yaşlı ve mutsuz kadın zayıflama hapları kullanmaya başlar...

Federico Fellini'nin ünlü Sekiz Buçuk filminin Hollywood versiyonu... Yetenekleri ve aşk hayatı çöküntüye uğrayan yönetmen Guido, son filminin yapımından vazgeçmek üzeredir. Sıkıntılardan kurtulmaya çalışırken, bir sürü güzel kadınla kurduğu çalkantılı ilişkiler içinde kaybolur. Metresi, karısı, ilham perisi, sıradaşı, cilveli bir muhabir, öğretici bir ve annesi ile hayatını paylaşan Guido, dibe yaklaşırken bir kurtuluşun peşindedir. Ve Guido, bir sanatçının dramını, özgün diliyle gözler önüne sermektedir.

Bir hayat hikayesi geriye doğru anlatılırsa... Alexander Masters’ın aynı adlı biyografik romanından uyarlanan Stuart: A Life Backwards, Masters’ın sokakta tanıştığı evsiz alkolik Stuart Shorter’ın gerçek hayat hikayesini tersten anlatıyor. Stuart’ın sokaklara düşmesinden başlayıp eski yaşamına çark eden öykü geriye doğru akarken, merak katsayısı da gittikçe artıyor. Film, Tom Hardy’ye BAFTA adaylığı getirmişti
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir