
Timothy Spall
JMW Turner
Bay Turner, İngiliz ressam J.M.W. Turner’ın çalkantılı son yıllarına odaklanıyor. Sanat tutkusu ile kişisel çelişkileri arasında sıkışıp kalan Turner, toplumsal normlara uymayan alışkanlıkları ve renkli yaşamıyla döneminin ötesinde bir figür. Kimi zaman denizlere açılıp ilham ararken, kimi zaman ise sıradışı ilişkileriyle gündeme geliyor. Hem aristokrasiyle hem de sıradan halkla kurduğu dengeli ilişkiler, Turner’ın benzersiz karakterini ve sanatına olan bağlılığını gözler önüne seriyor. Dönemin İngiltere’sinin atmosferinde, bir sanatçının karmaşık iç dünyasına samimi bir bakış sunan film, gerçekçi detayları ve görsel zenginliğiyle öne çıkıyor.

Timothy Spall
JMW Turner

Dorothy Atkinson
Hannah Danby

Marion Bailey
Sophia Booth

Paul Jesson
William Turner Snr

Lesley Manville
Mary Somerville

Martin Savage
Benjamin Robert Haydon

Ruth Sheen
Sarah Danby

David Horovitch
Dr Price

Karl Johnson
Mr. Booth

Peter Wight
Joseph Gillot

Joshua McGuire
John Ruskin

Stuart McQuarrie
Ruskin's Father

Sylvestra Le Touzel
Ruskin's Mother

Leo Bill
JE Mayall

Kate O'Flynn
Prostitute

15. yüzyılda Tatarların saldırıları altında inleyen Rusya'dayız. Andrei Rublev hem bir keşiş hem de ikona ressamıdır. Barbarlık, şiddet ve kana kontrast olarak doğanın mucizevi güzelliği ve inanç Rublev'in beslendiği kaynaktır. Ne var ki bir köylü kızını tecavüzden kurtarmak için bir adamı öldürmek zorunda kaldığında hayatı ve Tanrı inancını yeniden sorgular. Yaratıcılık ateşinin, konuşmama ve resim yapmama yemini eden Rublev'in içinde yeniden yanmaya başlaması için toy bir delikanlının dev bir çan imal etmesini seyretmesi gerekecektir. Bu aslında sanatçı keşişin eserlerine gerçek renk ve hayatın da gelmesinin işaretidir.

Jem Belcher, eski bir boksör olan büyükbabası tarafından yoksulluk içinde büyütülür. Maddi olarak tükenmiş ve büyükbabasını gururlandırma arzusuyla hareket eden genç adam, onun izinden gitmeye karar verir. Bunu için de ünlü koç Bill Warr’dan yardım alır. Bill, Jem'in doğal yeteneğini geliştirmeyi ve onu dünyanın gördüğü en büyük dövüşçü yapmayı hedefliyor. Büyük bağlılık ve birçok zorluk sayesinde Jem'in planı işe yarar. Jim, şampiyon olur ve sosyal olarak yükselir. Ama sonra bir kaza onu kısmen kör bırakır ve acımasızca düşer. Ancak, birdenbire, acımasız bir dövüşte yeni şampiyonla yüzleşmek için son bir şans yakalar.

1973’te, artık yaşlanmaya başlamış olan Salvador Dalí New York’taki büyük sergisi için hazırlanmaktadır. Genç bir galeri asistanı, Dali’ye yardımcı olmak için perde arkasındaki çılgın maceraya katılır.

Adını Vincent Van Gogh’un, intihar olduğu bilinen ölümünden birkaç ay önce resmettiği tablosundan alan filmde, Van Gogh’un Paris’te en çok zaman geçirdiği bölgeler olan Arles ve Auvers-sur-Oise motifleri eşliğinde ressamın yaratıcılık ve sonsuzlukla ilişkisini göreceğiz.


8 yaşındaki Ishaan Awasthi, hiç kimse tarafından takdir edilmeyen bir çocuktur. Okulda dersleri kötüdür, üstelik arkadaşları ile de sık sık kavga eder. Arkadaşları, öğretmenleri ve ailesi tarafından dışlanan Ishaan, ailesi tarafından disipline sokulması için yatılı okula gönderilir. Burada da durum pek farklı değildir. Ta ki resim öğretmeni Ram Shankar ile tanışana kadar. Ishaan’ın çok mutsuz ve yalnız bir çocuk olduğunu fark eden Ram, bunun nedenini araştırmaya başlar. Onun aslında çok özel bir çocuk olduğunu anlayan öğretmen, sabır ve özenle Ishaan’ın kendisini bulmasına yardımcı olur.

Belgesel tadındaki bu film, 13 Eylül 1996 tarihinde Las Vegas, Nevada’da 4 el ateşle vurulan ve hastaneye kaldırıldıktan 6 gün sonra 25 yaşında vefat eden rap müziğin efsanevi sanatçısı ve aynı zamanda da oyuncu, şair ve aktivist olan Tupac Shakur‘un hayatını bilinmeyen yönleriyle anlatıyor.

Katherine, kralın yurt dışındaki savaşları sırasında ülkeyi yönetmesi için naip olarak atanır. Ancak Henry, giderek kötüleşen sağlığı ve artan paranoyası ile saraya döndüğünde, Katherine hem kendi hayatta kalışı hem de halkının geleceği için tehlikeli bir mücadeleye girişir.Film, Katherine Parr'ın güçlü, bağımsız ve dirençli bir kadın olarak tarihin akışını nasıl etkilediğini gözler önüne sererken, aynı zamanda Tudor sarayının karanlık ve entrikalarla dolu dünyasını çarpıcı bir şekilde yansıtır. Firebrand, kadınların dayanıklılığı, otoriteye karşı direnişi ve zorlu bir dönemde verilen kişisel savaşların güçlü bir portresini sunuyor.

İkinci Dünya Savaşı sonrası Amerika'da kocasıyla banliyölerde hayatını yeniden kuran bir kadın, komşusunu kaçırır ve kendisine karşı işlediğine inandığı korkunç savaş suçlarından intikam almak ister.

Ünlü Hollandalı ressam Vincent van Gogh'un ölümünün üzerinden 1 yıl geçmiştir. Postacı Roulin, ressamın kardeşi Theo'ya gönderdiği, ancak bir türlü yerine ulaşamayan mektubu elden vermesi için oğlu Armand'ı Auvers-sur-Oise'a gönderir. Armand bu görevi pek istemese de kabul ederek söz konusu kasabaya gider. Ancak Theo da vefat etmiştir, mektubu Van Gogh'un doktoru aynı zamanda dostu Dr. Gachet'ye vermesi gerekir. Doktoru beklerken kasaba halkından birçok kişiyle tanışan Armand, ressamın sanatının esin kaynaklarına ve ölümüne giden sürece dair çok şey öğrenir. Loving Vincent filmi, 125 ressamın tek tek yaptığı 65,000 kare yağlı boya tablonun birleştirilmesiyle gerçekleşti.

Film, Doğu Almanya'dan kaçarak Batı Almanya'da kendine bir hayat kurmaya çalışan fakat Nazi rejimi altında geçmiş çocukluğunun izlerinden kurtulamayan Alman sanatçı Kurt Barnert'in hikâyesini anlatıyor. 1930’ların Nazi Almanya’sında başlayan ve 30 yıllık bir döneme yayılan bu hikaye, insanları karanlıktan sanatın gücünün çıkarabileceğini gözler önüne seriyor. Gerçek olaylardan esinlenen filmde, Kurt ve Ellie üniversitede tanışır tanışmaz birbirlerine aşık olurlar. Ellie’nin babası, Profesör Seeband kızının erkek arkadaş seçiminden memnun değildir ve bu illişkinin bitmesi için elinden geleni yapmaya hazırdır. Fakat bilmedikleri şey, Kurt ile Seeband’ın yaşamlarının zaten yıllar önce Profesör’ün işlediği korkunç bir suç nedeniyle bağlantılı olduğudur. Kurt, ne kadar sanatına odaklanmak istese de, Nazi rejimi altında geçen çocukluğunun ve komünizmin gölgesinde kalan gençliğinin yarattığı travmalardan kurtulmak kolay olmayacaktır.

Shields, annesinin anlattığı hikayelere göre soylu bir kandan gelen ve aslında kral olması gereken, lakabı İmparator olan bir köledir ancak talihsizlikler sonucu kendisini bir anda kaçak, katil ve banka soyguncusu olarak ülkenin kuzeyinde yollarda bulur. Film, Shields Green’in gerçek hayatından esinlenmiştir.

Chris Cross, 25 yıldır kasiyerdir. Bir yağmurlu gecede, Chris bir kadının adam tarafından dövüldüğünü görür. Adama şemsiyesi ile vurur, adam yere düşüp bayılınca, polisi bulup kadının yanına gelir. Geldiklerinde kadını tek başına bulurlar. Chris kendisini çok zengin bir sanatçı gibi tanıtır. Chris , Kittyi evine kadar bırakır. Chris kızdan hoşlanmaya başlar fakat evlidir. Kitty ise Chris ile tanıştıktan sonra başka planlar kurmaya başlar... Aşk , para , dolandırıcılık hukuk üzerine işlenmiş mükemmel film.

Film, sanat tarihinin sıradışı sanatçılarından biri olan Frida Kahlo'nun hayatını anlatıyor. Frida'nın meşhur aşkı, bir kadın düşkünü olan Diego, Frida'ya 'kendini farklı kadınlarla birlikte olmaktan alıkoyamayacağını, ama özünde sadece O'nu seveceğini' söylemiş ve Frida tarafından anlayışla karşılanmıştır. Ancak zamanla ilişkileri problemli bir hal almaya başlar.

Regent Horthy is the leader of Hungary and a German ally, but his favorable standing with Hitler changes as the war comes to an end. Forced to cede Hungary’s power or else witness the execution of his son, Regent Horthy gives up control of his country to the Nazis, who quickly move Hungarians to ghettos and death camps, with no hope in sight. But the despair changes when a young man named Elek emerges. Separated from his family during the relocations and aided by the woman he loves , Elek defies the enemy by becoming one of them. In a race against time, disguised as a Nazi Officer he embarks on a mission to save his family and thousands of his countrymen.

Amerikalı Vicky ve Cristina İspanya’da bir yaz geçirirler ve gösterişli sanatçı (Javier Bardem) ve onun güzel fakat dengesiz eski eşi (Penélope Cruz) ile tanışırlar. Vicky (Rebecca Hall) evlenmek üzere olan muhafazakar bir kadındır. Cristina (Scarlett Johansson) ise cinsel serüvenlere açık özgür ruhlu bir kadındır. Kaderleri kesişen üç insan arasında doğan aşk ilişkisi kaotik sonuçlar doğuracaktır. Vicky Cristina Barcelona, öyküsünün geçtiği kent olmaksızın düşünülemeyecek bir film olarak karşımıza çıkıyor. Woody Allen aşk ve sanatın sınır tanımazlığını unutulmaz bir hikaye ile hatırlatıyor.


David Ebershoff’un yazdığı aynı adlı romanından uyarlanan film, Danimarkalı ressam Lili Elbe'nin (doğum adı Einar Wegener) sıradışı yaşamını beyazperdeye taşıyor. Danimarka'da ünlü bir ressam olan Einar Wegener (Eddie Redmayne) erkek olarak dünyaya gelip Gerda Gottlieb (Alicia Vikander) ile bir erkek olarak evlense de kendisini kadın gibi hissetmektedir. Kendisi gibi ressam olan eşi Gerda'ya bir gün kadın model olarak poz verdikten sonra ne zamandır bastırdığı kadınlık arzusu dışa vurur. Bütün bu süreç, Wegener'in tarihte bilinen ilk cinsiyet değiştirme ameliyatlarından birinin objesi olmasına dek sürecek, ikilinin hem özel, hem de profesyonel hayatlarını geri dönülmez bir şekilde değiştirecektir.

60 yaşına gelen ünlü ressam Edouard Frenhofer artık yaratma yetisini yitirdiğine inanmaya başlamıştır. Resim yapmak için istek duymayan Frenhofer, karşısına çıkan son derece güzel bir modelden etkilenince, yeniden fırçayı eline alacak ve uzun yıllardır bitiremediği bir eseri üzerinde çalışmaya başlayacaktır.

Kardeşi için kafese dönen MMA efsanesi Patton James, eski antrenörüyle birleşip ONE Championship'in acımasız şampiyonu Xavier Grau'ya karşı son bir dövüşe çıkar.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir