
Анатолий Солоницын
Andrei Rublev

Andrei Rublev, izleyiciyi 15. yüzyıl Rusya’sının kasvetli ve çalkantılı atmosferine davet ediyor. Film, ünlü ikona ressamı ve keşiş Rublev’in, inancını ve yaratıcı gücünü sorgulamasına yol açan zorlu sınavlarını derin bir şekilde işliyor. Rublev’in içsel çatışmaları ve sessizlik yemini, sanatın ve insan ruhunun dayanıklılığını ön plana çıkarıyor. Tatar istilasının gölgesinde, bir gencin devasa bir çan dökme mücadelesi, umudu ve yeniden doğuşu simgeliyor. Tarkovsky’nin şiirsel görselliğiyle öne çıkan bu epik film, hem tarihsel hem de ruhsal bir yolculuğa davet sunuyor. Andrei Rublev, sanatın gücünü ve insanın içsel direncini etkileyici bir biçimde aktarıyor.

Анатолий Солоницын
Andrei Rublev

Иван Лапиков
Kirill

Микола Гринько
Daniil Chornyy

Николай Сергеев
Theophanus the Greek

Ирма Рауш
God's Fool

Николай Бурляев
Boriska

Юрий Назаров
Grand Duke / Minor Duke

Юрий Никулин
Patrikey

Ролан Быков
Buffoon

Николай Граббе
Stepan, Centurion of the Grand Duke

Михаил Кононов
Foma

Степан Крылов
Senior Foundry Worker

Болот Бейшеналиев
Tatar Khan
B. Matysik
Pyotr

Анатолий Обухов
Aleksey

"GRBAVICA - Esma'nın Sırrı" 90'lı yıllarda Bosna-Hersek'de yaşanan insanlık dramını çarpıcı bir şekilde inceliyor. Film 20.000'den fazla kadını sistematik bir şekilde tecavüz edildiği savaşın 15 yıl sonraki izlerini ortaya koyuyor. Saraybosna'da savaş bütün acımasızlığıyla sürerken kentin Grbavica mahallesi Sırp kontrolündeydi. Korkunç savaş suçlarının bir kısmı bu semtle özdeşleşti. Filmin kahramanları olan anne kızın hayatını da bu savaş belirlemişti. Babasının bir şehit olduğunu zanneden kızı, büyüdükçe huzursuz ve asi bir genç haline gelmektedir. Anne - kız çekişmesinin başlı başına bir sorun olabileceği bu dönemde bir de araya geçmişin saklı kalan acıları girince bir aile krizi kaçınılmaz olur.

Gerçek bir hikayeden uyarlanan Spotlight, taciz olayıyla gündeme gelen bir kilisenin kendini aklamaya çalışmasını ve bu tacizi aydınlatmaya çalışan Boston Globe gazetesi yazarlarını konu alıyor. Gazetenin yazarlarından oluşan “Spotlight” takımı, Katolik Kilisesi’ndeki taciz iddilarıyla ilgili eski defterleri deşer. Bir senelik araştırmaları sonucunda, Boston’ın üst düzey dini, yasal ve idari birliğine ait on yıllarca gizlenen gerçeklere parmak basılır.

Gerçek olaylardan esinlenilen bu film, Vatikan’ın duvarları ardında, geleneksel bir tutumu benimseyen şimdiki Papa Benedict (Anthony Hopkins) ile reformist bir tutumu benimseyen bir sonraki Papa Francis (Jonathan Pryce) arasındaki çatışmayı konu ediniyor. Her iki lider de geçmişlerini ve modern dünyanın ihtiyaçlarını tartmalı, böylece Katolik Kilisesi'ni ileriye taşımalıdır.

1914 yılının Amerika'sında yasadışı işler yapan bir küçük serserinin öyküsü.Sevdiği kızla evlenerek tövbekar olan ve bir zamanlar kullandığı tabancayı çete reisine veren adam, bu gangsterin, terk ettiği bir kadın tarafından aynı silahla vurulması üzerine suçlanarak hapse düşer, idam kararı alınır....16 hafta süren çekimleri ile zamanının rekor ücreti 40 bin dolara mal olan filmin babil bölümü en gösterişli ve nefes kesici bölümü olarak sinema tarihine geçmiş, bu sahnenin çekimi sinema tarihine geçen buluşlar sayesinde mümkün olmuştur.

Buddy, hayatı ailesine duyduğu sevgi, çocukluk eğlenceleri ve yeni yeşeren bir romantizmle dolu olan, ergenliğinin zirvesinde genç bir çocuktur. Ancak, çok sevdiği memleketi giderek şiddeti artan bir kargaşaya sürüklenirken, ailesi önemli bir seçimle karşı karşıyadır: Çatışmanın geçmesini ummak ya da yeni bir hayat için bildikleri her şeyi geride bırakmak.

Adını Vincent Van Gogh’un, intihar olduğu bilinen ölümünden birkaç ay önce resmettiği tablosundan alan filmde, Van Gogh’un Paris’te en çok zaman geçirdiği bölgeler olan Arles ve Auvers-sur-Oise motifleri eşliğinde ressamın yaratıcılık ve sonsuzlukla ilişkisini göreceğiz.

1938'de gergin geçen Münih Konferansı'nda artık rakip hükûmetler için çalışan eski arkadaşlar bir Nazi sırrını açığa çıkarmak için yarışan gönülsüz casuslar hâline gelir.

Francisco Goya, 1700'lerin sonunda İspanya'nın en ünlü ressamı olarak Kral IV Carlos'un himayesinde sanatının en başarılı eserlerini vermektedir. İlham perisi olarak kabul ettiği güzeller güzeli Inés, Engizisyon Mahkemesi ve bu mahkemenin kararlarına gizliden gizliye etkide bulunan rahip Lorenzo tarafından ahlaksızlık ve toplum değerlerine karşı gelmekle suçlanınca Goya, Inés'in bağışlanması için büyük bir savaş verecektir.Güzel Inés'i mahkumiyetten, işkenceden ve ölüme terkedilmekten kurtaramasa da, 20 yıl sonra Fransızlar Engizisyonu kaldırıp mehkumlar serbest bırakılınca, Goya, Lorenzo ve Inés arasındaki asıl hesaplaşma o zaman başlayacaktır.Sinema tarihinin unutulmaz filmleri Guguk Kuşu, Hair ve Amadeus gibi filmlere imza atmış Milos Forman imzalı film, Javier Bardem, Natalie Portman, Stellan Skarsgård gibi güçlü isimlerden oluşan kadrosu ile de dikkat çekiyor.

While investigating the global phenomenon of caste and its dark influence on society, a journalist faces unfathomable personal loss and uncovers the beauty of human resilience.

Film , 19.yüzyılda Çin'de kadınlara uygulanan katı kültürel normlar ile savaşmak için kendilerine özgü gizli kodlar geliştiren iki kadının ömürboyu süren dostluğunu anlatıyor.

50'lerin Welton Akademisi, ciddi, disiplinli ve akademik çevrelerde saygınlığı yüksek olan bir okuldur. Okul yönetiminin muhafazakar ve ortodoks tavırları okulu öğrenciler için sıkıcı ve bunaltıcı bir hale getirmektedir. Fakat yeni ingilizce öğretmeni John Keating'in okula atanmasıyla çok şey değişecektir.Keating öğrencilerine ders kitaplarını yırtıp atmalarını, kalıplaşmış düşünce şekillerinden uzaklaşmalarını ve hayatlarını dolu dolu yaşamalarını öğütlemesiyle okulun statükocu tavrına son derece zıt bir profil çizmektedir. Öğrencilerini şiir ve nitelikli edebi yapıtlarla tanıştıran Keating onların pek çoğu üzerinde derin bir etki yaratır ve onların geleceğe dair hayallerinin şekillenmesini sağlar. Elbette Keating’in yaklaşımının okul yönetimi tarafından farkedilmesi ve üstüne gidilmesi uzun sürmeyecektir. Fakat okul müdürü Nolan Keating’i okuldan uzaklaştırma kararı aldığında hayatlarını değiştirdiği öğrencileri Keating’i savunmak için harekete geçerler.

9 yaşındaki Rob Cole doğal bir yetenekle dünyaya gelmiş ve annesinin yaklaşmakta olan ölümünü tuhaf bir biçimde sezmiştir. Engelleyemediği ölüm gerçekleştiğinde, Bader onu ikna ederek uzun bir yolculuğa çıkarır; bu yolculuk ise küçük hokkabazlıkları ve hekimlik alanında çeşitli yöntemleri öğrendiği bir eğitim süreciyle geçer. Ne var ki Cole için bir noktadan sonra bu metodlar sınırlı kalır ve daha engin bir bilgi birikimine sahip olmayı istemeye başlar. Bu amaçla rotasını Pers topraklarına çevirir ve görmeyi dilediği kişi tüm doktorların doktoru İbn-İ Sina’dır. Ünlü hekimin Ispahan’daki okuluna ulaştığında ise zorluk ve yasaklarla karşılaşır. En büyük sorunu ise Hristiyan olması ve bu nedenle okula kabul edilemeyecek olmasıdır. Ancak genç Rob içindeki bu bilgi açlığıyla hepsini aşmaya hazırdır ve nihayetinde kutsal amacı uğruna, sorunları kendi belirlediği yöntemlerle çözmeye başlar...

Film, vicdani retçi olan ve trajik bir kadere maruz kalan Franz Jägerstätter’in gerçek hikayesini konu ediyor. Avusturyalı Franz Jägerstätter, II. Dünya Savaşı’nda yaşananların ardından Naziler için savaşmayı reddeder ve bu yüzden de 1943 yılında idam edilir.


Immanuel Rath, yaşlı ve bekar bir profesördür. Öğrencilerinden duyduğu "Mavi Melek" adlı gece kulübüne onları yakalamak amacıyla gider. Gizlice gittiği gece kulübünde Lola Lola adlı dansçıya herkes gibi o da tutulur. Artık her akşam Lola'yı ziyaret etmeden duramaz hale gelir. Gece hayatı tıpkı bir girdap gibi onu içine çeker. Sürekli bir hayal alemi içinde derslerde bile Lola'yı düşünerek kendinden geçer. Lola'nın başka erkeklerle olmasından ölümüne rahatsız olduğu için onun tüm ihtiyaçlarını karşılamaya çalışır. Bu onun giderek çöküşüne yol açmaya başlar.

Mucizevi bir hamilelik. Merhametsiz bir kral. Ölesiye bir kovalamaca. Meryem'in İsa'yı dünyaya getirdiği yolculuğu, İncil'e dayalı bu destanda açığa çıkıyor.

Norman (Normandiya'da yaşayan Frenk ve İskandinav kökenli halk) şövalyesi Jean de Carrouges ve Norman beyi Jacques le Gris eskiden çok yakın arkadaşlardır. Carrouges savaşa gider ve döndüğünde hiçbir şey eskisi gibi değildir. Le Gris, Carrouges'in karısına tecavüz etmek suçundan yargılanıyordur. Ancak kimse Margerite'e inanmaz. Bunun üzerine asker, karara itiraz etmek üzere Fransa kralına kadar gider. Hakim açısından ise Le Gris avantajlı konumdadır. Mahkemenin yeni kararına göre iki adam düello yapacak ve bu düellonun sonucunca biri ölecektir. Hayatta kalan kişi Tanrı'nın isteğini yerine getirmiş olacak ve eğer ki Le Gris hayatta kalırsa da aklanacaktır. Ayrıca eğer ki Carrouges kaybederse karısı ceza olarak bir kazığa bağlanarak yakılacaktır.

Usta Samuray Kambei'nin cesareti ve fedakarlığına şahit olan bir grup köylü ondan sürekli olarak haydutların baskınlarına uğrayan köylerini korumasını isterler. Kambei bu isteği herhangi bir çıkarı olmamasına rağmen kabul eder ve ilk olarak kısa süre sonra müridi olan genç samuray Katsushiro'yu, ardından da güç kullanmaya meraklı bir samuray olarak görünen fakat sonradan bir çiftçinin oğlu olduğu ortaya çıkan Kikuchiyo'yu yanına alır. Takımına dört yeni samuray daha ekleyerek köyü savunmaya girişen Kambei köylüler tarafından sevinçle karşılanır ve herkesin sevgisini kazanır; bir süre sonra onlara kendilerini savunmayı öğretmeye başlar. Bu arada haydutlar köyün sınırlarında dolaşmakta ve yeni saldırıları için uygun bir zaman kollamaktadırlar...

Edmond Dantes dürüst ve saf bir denizcidir. Huzur dolu yaşamında güzeller güzeli Mercedes ile evlenme planları yapmaktadır. Ancak sakin yaşamı Mercedes’i kendisi için isteyen en iyi arkadaşı Fernand’ın ihanetiyle bir anda darmadağın olur. İşlemediği bir suçtan yargılanarak kendisini İf adıyla bilinen ünlü ada hapishanesinde bulur. Bundan sonrasında onu 13 yıl devam edecek bir kabus beklemektedir. Ada hapishanesinde geçen zor günlerinde o güne dek inandığı doğru ve yanlış kavramlarını terk eder. Artık sadece ve sadece ihanet edenlerden intikam alma düşüncesine odaklanmıştır. Sonunda aynı hapishanede kalan bir başka mahkum arkadaşının (Richard Harris)yardımıyla oradan kaçmayı başarır ve özgürlüğüne kavuşur. O artık çok zengin ve esrerengiz Monte Cristo Kontu’dur. Monte Cristo Kontu son derece kurnazca hareket eden acımasız bir adamdır ve tek amacı vardır: Kendisini tuzağa düşüren ve 13 yıl boyunca hapishanede çile çekmesine yol açanları bulmak ve sistemli bir biçimde yok etmek...

2.Dünya Savaşı 'nın sonlarına doğru 1944 yılında Nazi işgali altındaki Roma şehrinde yaşayan bir grup insanın hikayesi anlatılır.Gestapo Nazilere karşı yapılan direniş hareketinin lideri olan Giorgio Manfredi (Marcello Pagliero) 'nin peşine düşmüştür.Yakın arkadaşı Francesco (Francesco Grandjacquet),Francesco'nun evlenmek üzere olduğu dul Pina (Anna Magnani)ve Rahip Don Pietro Pellegrini (Aldo Fabrizi) birlikte Giorgio'nun bir an önce Roma'dan ayrılabilmesi için yeni bir kimlik edinmesine yardımcı olurlar.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir