
André Dussollier
André



Yeni nişanlanmış olan Ben Murphy (John Krasinski) ve Sadie Jones (Mandy Moore) ortak hayatlarına başlamak ve sonsuza dek mutlu yaşamak için sabırsızlanmaktadırlar. Sorun şudur ki Sadie’nin aile kilisesi St. Augustine’i Peder Frank (Robin Williams) idare etmektedir ve patenti kendisine ait olan “sağlam” evliliğe hazırlık kursunu bitirmedikleri takdirde, Ben ve Sadie’nin birlikteliğini kutsamayacaktır. Peder Frank’in insafsız dersler, tuhaf ev ödevleri ve bazı mahremiyet ihlallerinden oluşan katı ders programı Ben ile Sadie’nin ilişkisini sınava tâbi tutar. Sonsuza dek mutlu yaşamak bir yana, acaba ilişkileri mihraba gidebilecek kadar güçlü müdür?

Bekar bir anne olan Maggie, 12 yaşındaki oğlu Oliver ile Brooklyn’deki yeni evlerine taşınır. Çalıştığı hastanede uzun saatler mesai yapmak zorunda kalan Maggie’nin oğlunu komşusu Vincent’a emanet etmekten başka şansı kalmaz. Fakat Vincent, alkole ve kumara düşkünlüğü ile bilinen emekli, huysuz bir adamdır. Günler geçtikçe Vincent ve Oliver arasında sıra dışı bir ilişki doğar, zira Vincent striptiz barlar ya da at yarışları gibi günlük aktivitelerine Oliver’ı da dahil eder! Vincent bu genç adamın ‘büyümesine’ yardımcı olurken Oliver da Vincent’ta kimsenin görmediği bir tarafı ortaya çıkartacaktır...

Shakespeare´in klasik komedisinin bu çağdaş yorumunu sinemaya uyarlayan, televizyon ve sinema dünyasının en büyük, kült yönetmenlerinden Joss Whedon. Whedon´ın Buffy, Angel ve The Avengers gibi daha önceki projelerinden izleyicilere tanıdık gelecek birçok oyuncunun kadrosunda yer aldığı film ABD´de haziran ayında gösterime girecek. Özgün metne sadık kalarak sadece on iki günde çekilen bu karanlık, seksi ve kimi zaman absürd aşk hikâyesinin kahramanları, dünyanın en uyumsuz âşıkları Beatrice ve Benedick. Film Benedick ve arkadaşı Claudio´nun yurtdışındaki bir seferden zaferle dönüşüyle açılır. Sivri dilli Benedick, Claudio´ya aşk meseleleri hakkında takılıp durur. Benedick aşkı küçümsemektedir, tıpkı yıllardır düşmanı bildiği Beatrice gibi. Gözünü aşk bürümüş Claudio evlenmeye karar vermişken Benedick ile Beatrice de "tatlı savaş"larını hakaretlerle sürdürür...

In the beautiful area of Paris, Maria and José Ribeiro lived for almost thirty years on the ground floor of a Haussmann building, in their dear little lodge.

Fransa 'nın üst sınıf ailelerinden birine mensup olan Claude ve Marie Verneuil çiftinin dört güzel kızları vardır. Bu kızlardan Isabelle bir müslüman olan Rachid ile, Odile bir Yahudi olan David ile ve Segolene de Chao isimli bir Çinli ile evlenir. Bu değişik kültürlerden damatları kabullenmekte güçlük çeken Claude ve Marie 'nin tek ümitleri küçük kızları Laure 'nin kilisede yapılacak bir tören ile Katolik evliliği gerçekleştirmesidir. İstedikleri de olmuştur. Bir gün Laure evlenmeye karar verdiğini ve damadın da iyi bir Katolik olduğunu ailesine bildirdiğinde çok sevinirler. Nihayet normal bir düğün gerçekleşecektir ancak hayalleri yeni damat adayı Charles ile tanıştıklarında yıkılır. Charles Afrika kökenli bir Katoliktir. Claude için artık yapılacak tek bir şey kalmıştır, düğünü sabote etmek. Bu hedefe ulaşmak için kendisine de ilginç bir müttefik bulur, damat adayı Charles 'ın Babası Andre.

Üç yaşlı bekâr, bir anda kendilerini bir bebeğin bakımıyla baş başa bulur. Sylvie, bu üçlüden birinin eski kız arkadaşı, bebeği onlara altı aylığına bırakır. İlk başta zor bir uyum süreci yaşayan erkekler, zamanla bebeği delicesine sever ve ona bağlanır. Ancak bebeğin annesi onu geri alınca, üçü de büyük bir üzüntü yaşar. Ancak annenin yoğun iş temposu nedeniyle bebeğe tek başına bakamayacağı anlaşılınca, bebek yeniden bu üç "yeni baba"ya geri döner

Kırklı yaşlarında, sakin ve sıradan bir yaşam süren Alex'in hayatı, yeni komşularının taşınmasıyla beklenmedik bir şekilde değişir. Komşusunun kocası, Alex'in adeta birebir kopyasıdır... Tek bir farkla: Onun saçları vardır. Zamanla bu karizmatik, zeki ve hayatın her alanında daha başarılı görünen gizemli ikizine takıntı geliştiren Alex, giderek büyüyen bir paranoyanın içine sürüklenir. Gerçeklik algısı sarsılırken, kendi kimliğiyle yüzleşmek zorunda kalır.

A disgraced political journalist placed in the soccer section, Miss Pove is asked to follow the presidential campaign in progress. The front-runner is a fifty-year-old heir to a powerful French family and a political novice. Troubled by this candidate, whom she has known to be less smooth in the past, Miss Pove embarks on an investigation that is as surprising as it is jubilant.

Drew Barrymore ve Ben Stiller tarafından canlandırılan genç çift, yaşamlarını yoluna koymalarına rağmen mutlulukların beşiğine henüz sahip olamadıkları için sıkıntı yaşamaktadırlar. Uzun aramalardan sonra hayallerinin evine kavuşurlar. Cennet yuvası görünümündeki dubleks eve sahip olmaları için hiçbir engel yoktur'Evin sahibi yaşlı kadın dışında!İkili ne yapıp edip eve yerleşmeye karar verirler. Ve bunun için plan yapmaya başlar. Fakat kısa sürede rakiplerinin ne kadar zorlu olduğunun farkına varacaklardır...

A television news chief courts his anchorwoman ex-wife with an eleventh-hour story.

İyi birer kariyer sahibi olan Florence ve Vincent Lorey çifti, boşanmaya ve kendi hayatlarını yaşamaya karar verirler. Ancak her ikisi de çocukların velayetini alma konusunda niyetli değildir.

Flanked by their two children, Simon and Adélaïde decide, like many Parisians today, to leave their two-room apartment for a quieter and more comfortable life in the country. They are seduced by a house in the middle of nature: space, a vegetable garden, a wood adjoining their garden and above all villagers who welcome them with open arms. A dream come true! But the young couple was soon to be disillusioned: the wood was actually a hunting ground for big game! Although the hunters are friendly, they are not willing to give up their territory, making Simon and Adélaïde's dream of the countryside a living hell. But true to their reputation, our Parisians are not going to let them do it.

François Marsault, a war veteran, makes the most of his retirement alongside his wife Annie. Authoritarian and ruthless, François rules his family with an iron fist — but when he discovers that his esteemed wife cheated on him 40 years ago, he files for divorce and confronts her former lover, who lives in the French Riviera.

Claude and Marie Verneuil face a new crisis. The four spouses of their daughters, David, Rachid, Chao and Charles decided to leave France for various reasons. Here they are imagining their lives elsewhere.

Zengin ve güçlü Alexander Andrews, kızı Ellie’nin King Westley’yle olan evliliğini onaylamaz. Kızını kaçırtır ve evliliği sonlandırmaya çalışır. Ancak Ellie, tutulduğu yattan kaçmayı başarır. Babasının adamlarına yakalanmadan kocasının yanına gitmeye çalışan Ellie’nin yolu, bindiği otobüste Peter Warne’la kesişir. Kurnaz ve haber peşinde koşan bir gazeteci olan Peter, ayağına gelen fırsatı kaçırmaz. İkilinin ilişkisi başlangıçta çıkar üzerine kurulsa da, zamanla aşka evrilir. Buna karşın önlerinde engeller ve yanlış anlamalar mevcuttur.

Sayı Sayabilen Yetişkinler İçin Baştan Çıkarıcı ve Zevkli Komedi.. Blake Edwards'ın "10"u, toplumsal kurallar, manevi değerler ve orta yaş krizi ile ilgili muzır bir komedi... Her türlü ruh halini içinde barındıran "10" bazen seksi, bazen düşündürücü, bazen ise abartılı ama her zaman hedefte. Hedef 42 yaşında, her şeye sahip, ve düğünü sırasında gözüne ilişen güzel bir kadın (Bo Derek) için her şeyi bir kenara atabilecek besteci George Webber (Dudley Moore). Moore "10" ile, izleyicilerin favorisi haline geldi ve çok tutulan komedi filmleri serisine başladı (Arthur, Micki and Maude). George'un sabırlı kız arkadaşını canlandıran Julie Andrews, uzun bir aradan sonra bu filmle sinemaya döndü ve üç yıl sonra ateşi ve yaratıcılığı ile başka bir Blake Edwards filmi "Victor/Victoria" da rol aldı. Birçok kişiye göre "10"un en ateşli ve kalıcı yıldızı Derek'tir ve bu film onu 80'lerin ilk büyük seks starlığına yükseltmiştir.

Hitchcock'un ünlü "Rear Window-Arka Pencere" filmine taşlama niteliğindeki film, kuşkulu bir şekilde ölen bir kadının ölüm sırrını çözmeye çalışan bir grup insanın yaşadıklarını hikaye ediyor.

Charles, kızlarla sadece gönül eğlendirip hiç bir zaman evlilik vaadinin altına girmeyen bir genç adamdır. Bir gün bir arkadaşının düğününde hayatının kadınıyla karşılaşır: Amerikalı Carrie'ye aşık olur ama bir türlü duygularını ifade edemez!İlginçtir, Charles ile Carrie sonradan bir cenazede ve üç nikahta daha karşılaşacaklardır. Her seferinde arkadaşlıkları bir kez daha yenilenecek ancak birbirlerine itiraf edemedikleri ilgilerine rağmen başka başka insanlarla nişanlanacaklardır. Bu nikahlardan iki tanesi Charles ve Carrie'nin olacaktır.

Hayatları son derece sakin ve rutin olan mahalle sakinlerinin bulunduğu bir Amerikan kasabasında, bu mahalleye Klopeks ailesinin taşınmasıyla, garip olaylar meydana gelmeye başlar. Klopeks'ler gündüzleri hiç dışarıya çıkmayan, evleri pislik içinde ve geceleri evden garip ve esrarengiz sesler gelen bir ailedir.. Ray Peterson (Tom Hanks) ve mahalle sakinleri bu evde yaşayan garip aileden şüphelenmektedirler. Bir gün komşuları olan yaşlı Walter aniden ortadan kaybolunca bu şüpheleri iyiden iyiye artmıştır.. Ray ve arkadaşları, Walter'ı Klopeks'lerin öldürdüğünü ve cesedini bahçeye gömdüklerine inanmaktadırlar.. Klopekslerin evde olmadığı bir gün, yaşlı Walter'ın cesedini bulmak için bir plan hazırlarlar ve serüven başlar...
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.








0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir