
Brigitte Poupart
Marie-Claire

Revealing women, showing men Dermatology professor Marie-Claire is embarking on a new project linking skin cells and sexuality, when unexpected events disrupt her professional, family and intimate life.

Brigitte Poupart
Marie-Claire

Louise Portal
Margot

Vincent Leclerc
Adam

Pierre-Yves Cardinal
Mathéo

Charlotte Aubin
Sofia Bukofski

Nathalie Cavezzali
Mathilde

Romane Denis
Katou

Pierre Kwenders
Émile

Normand D'Amour
Alexandre

Paul Ahmarani
Louis

Hubert Proulx
Veterinarian

Sophie Clément
Juliette

Joseph Delorey
Virgile

Guillaume Gauthier
Ludovic

Éliane Gagnon
Student

1930'lar.. Genç yaşta kimsesiz kalan Rose, güzel bir kızdır ve Hillyer ailesi onu evlerine hizmetçi olarak alırlar. Bu sayede onu sokağa düşüp fahişelik yapmaktan kurtarırlar. Ancak çok alımlı ve güzel bir kız olan Rose, onu gören her erkeğin dikkatini çekmekte ve çoğu da ona hemen aşık olmaktadır. Erkeklerle başının belaya girmesini bir türlü önleyemeyen Rose, aslında gizliden gizliye bu durumdan oldukça memnundur. Fakat ailenin reisi gelişmelerden son derece rahatsızdır ve buna bir son vermeye de kararlıdır..

Henüz 22 yaşında olan Nana, aktris olma hayalleriyle evliliğini ve çocuğunu bırakır. Fakat güzel Nana için işler hiç de yolunda gitmez. Bu başladığı yeni hayatında kendini bir anda sokaklarda fahişelik yaparken bulur. Sonuç ise kamera hareketleri, kurgusu, ses ve müzik kullanımı, diyalogları ile Godard'ın eteğinde ne varsa döktüğü şiirsel bir başyapıt. Bir düş(üş)ün hikayesi...

One evening, Dalva is suddenly taken away from her father’s house. Dumbfounded and outraged at first, she later meets Jayden, a social worker, and Samia, a teen with a temper. A new life seems to start for Dalva, that of a girl her age.

In this story inspired by real characters, three girls from America, Nigeria and India are trafficked through an elaborate global network and enslaved in a Texas brothel, and must together attempt a daring escape to reclaim their freedom.

Yıldız bir oyun kurucu olan LeMarcus James ve takım arkadaşı Emmett Sunday, kolej futbolu ulusal şampiyonluk maçından üç gün önce, okulları için bedenlerini ve sağlıklarını tehlikeye atan öğrenci-sporculara eşitlik, saygı ve adil ücret sağlanana kadar rekabet etmeyeceklerini bildirerek grev çağrısında bulunur. Milyarlarca dolar tehlikedeyken baş antrenörleri ve onların çeşitli paydaşlar, geçerli üniversite atletizm sistemini korumak veya yok etmek için zamana karşı savaşmak zorunda kalır.

Cameron Post, lisede herkesin gıpta ettiği bir kızdır. Cameron mezuniyet gecesinde bir kızla sevişirken yakalanır ve bunun üzerine zorla bir “dönüştürme terapisi” merkezine yollanır. Disiplin, ahlak, “düzcinselleştirme” gibi yöntemlerin uygulandığı bu tuhaf merkezde Cameron yeni arkadaşlar edinir.

Eğer bir erkeği severseniz ve ona tamamen bağlanırsanız size karşı isteği azalır. Fakat tamamen onun olmazsanız her zaman onun için daha değerli olursunuz. Her an gitmenizden ve bir başkasının olmanızdan korkar. Her dakika sizin ilginizi çekmeye uğraşır, üzerinize düşer ve hep bir avcı gibi peşinizdedir. Onu aldatmıyorsanız bile bırakın öyle zannetsin. Marie artık Paul ile olan ilişkisine bu gözle bakıyordu. Onu çok seviyor fakat kendisiyle beraber olmaya ikna edemiyordu, Paul ondan hep kaçıyordu. Oysa eskiden her şey çok farklıydı. Tamamen Paul'a ait olmaktan ve onu sevmekten mutlu olan Marie bu gerçeği ancak dayanamayıp onu aldattığı zaman anladı.

Emmanuelle, iş gezisi için gittiği Hong Kong'da kendisini ve arzusunu yeniden keşfetmesine neden olan olaylar yaşayan genç bir kadının hikayesini konu ediyor. Londra'da yalnız yaşayan Emmanuelle, lüks bir otel zincirinde denetçi ve kalite kontrolörü olarak başarılı bir şekilde çalışır. Son görevi onu Hong Kong'a, müşterileri tarafından işletilen ünlü Shangri-La Oteli'ne götürür. Orada, gözden düşmüş yönetici Margot'nun görevden alınmasını haklı çıkarmak için her türlü eksikliği veya kötü yönetimi ortaya çıkarması gerekir. Ancak orada büyüleyici bir adamla tanıştığında görevi hızla arka planda kaybolur. Zekası ve erotik karizması onu hemen büyüleyen otel konuğu Kei, Emmanuelle'de uzun süredir kayıp olan bir tutkuyu uyandırır. Yıllardır bastırdığı şehvetli özlemlerini yeniden keşfettikçe, kişilerarası ilişkilere dair önceden tamamen mekanik olan görüşü değişir.

In the shadowy outskirts of Paris, a desperate door-to-door salesman crosses paths with a mysterious young woman trapped in a grim world. As his obsession deepens, his grip on reality begins to slip—and the line between escape and destruction starts to blur.

Joe, Seligman'a bir nemfoman olarak hayatının hikayesini anlatmaya devam ediyor. Bu kez yetişkinlik yıllarına odaklanır; ihmalkâr bir anne oluşunu, sadomazoşizmle ilişkisini ve vahşice dövülmesine neden olan durumu anlatır. Bu arada Seligman Joe'ya açılmaya başlar.

French sailor Querelle arrives in Brest and starts frequenting a strange whorehouse. He discovers that his brother Robert is the lover of the lady owner, Lysiane. Here, you can play dice with Nono, Lysiane's husband: if you win, you are allowed to make love with Lysiane; if you lose, you have to make love with Nono... Querelle loses on purpose.

A successful TV star during the 1960s, former "Hogan's Heroes" actor Bob Crane projects a wholesome family-man image, but this front masks his persona as a sex addict who records and photographs his many encounters with women, often with the help of his seedy friend, John Henry Carpenter. This biographical drama reveals how Crane's double life takes its toll on him and his family, and ultimately contributes to his death.

Old professional killer Wagner seeks someone to teach what he knows as long as he is already dying, and he chooses Max, young and passionless thief to be his successor.

1970'li yıllarda San Francisco'da geçen film, 15 yaşındaki Minnie'nin hayatını ele alıyor. Minnie çizmeyi ve çizgi romanları çok seven ve bir kayıt cihazına yaşadıklarını ya da aklından geçen en çılgın düşünceleri kaydederek günlük tutan bir gençtir. Minnie'nin tek cinsel deneyimi kendisinden yaşça büyük, annesinin erkek arkadaşı Monroe ile olmuştur. Bu andan itibaren bunun cinsel bir çekim mi yoksa aşk mı olduğunu sorgulamaya başlar. Bir süre sonra ise kendini düşündüğünden çok farklı bir dünyada çıkış yolu ararken bulacaktır. Phoebe Gloeckner'in tiyatro oyunundan beyazperdeye uyarlanan filmin yönetmeni ilk yönetmenlik deneyimini gerçekleştiren Marielle Heller. Başrolleri ise Bel Powley, Alexander Skarsgård ve Kristen Wiig paylaşıyor.

Aynı adlı televizyon dizisinden beyazperdeye uyarlanan “Sex and the City: The Movie”de birbirleriyle cinsel arzularını, fantezilerini, inanç ve düşüncelerini tartışan ve paylaşan New York’lu dört kadının öyküsü anlatılır. Candace Bushnell’in (1958 doğumlu) yazdığı kitaptan ve karakterlerden uyarlanan dizide ve filmde özellikle bekar kadın olma kavramı başta olmak üzere romantizm ve cinsellik üzerine samimi, açık sözlü tartışmalar ve yaklaşımlar öne çıkar. Konusu New York’ta geçen filmin odak noktasında dört kadın karakter vardır. 1990’lı yılların sonlarında toplumda kadın olma konusu ağırlık kazanırken toplumda kadının rolünün değişmesinden dört kadının nasıl etkilendiği üzerinde durulur.

When household tensions and a sense of worthlessness overcome Evan, he finds escape when he clings with the orphans of a throw-away society. The runaways hold on to each other like a family until a tragedy tears them apart.

Joanna Crane (Kathleen Turner) gündüzleri işkolik bir moda tasarımcısıdır. Geceleri ise, China Blue adını alır ve Los Angeles sokaklarını arşınlayan edepsiz bir fahişe kılığına bürünür. Ancak peşinde bir özel dedektifin (John Laughlin) ve fanatik bir rahibin (Anthony Perkins’in inanılmaz oyunculuğu ile akıllara kazınıyor) olduğunu öğrendiğinde Joanna’nın, yozlaşmış ikili hayatını sürdürmesi zorlaşır. Çılgınca tutkuların ve kutsal takıntıların yönettiği bir dünyada, herhangi bir kadın en tehlikeli duygularını deneyimleyebilir mi?

Birlikte büyüyen üç arkadaştan biri olan Michael (Freddie Prinze Jr.) hukuk okumaya karar verir. Cimri Bobby (Jerry Ferrara) hayatını postacı olarak devam ettirmek ister ve postacılık sınavına girer. Carmine (Scott Caan) ise mafya hayatına özenmekte ve kendisine gangster Caesar Manganaro’yu (Alec Baldwin) örnek almaktadır. “BROOKLYN KANUNLARI” Brooklyn’in tehlikeli sokaklarındaki bu üç arkadaşın sevgi ve sadakat kavramlarını tartışmaya açan hayat mücadelelerinin öyküsünü anlatıyor.

Genç bir kadın olan Bella trajik bir şekilde ölür. Ancak sıra dışı bir bilim insanı olan Dr. Godwin Baxter beynini, bir bebeğin beyni ile değiştirerek onu hayata döndürür. Bexter’ın koruması altında olan Bella, etrafındaki dünyayı keşfetmek için kendini keşfetme yolculuğuna çıkar. Bu sırada onun yolu, becerikli ve ahlaksız bir avukat olan Duncan Wedderburn ile kesişir ve ikisi kıtalar arası çılgın bir maceraya atılır.

Yakın zamanda Liseden mezun olacak bir grup genç, üniversiteye gitmeden önce, üniversitede rezil olmamak adına kendilerinde daha fazla cinsel deneyim olması gerekliliğine inanmaktadırlar. Bir grup ergenin üniversiteye farklı açıdan hazırlık yaptıkları olayları anlatan gençlik-komedi filmi...
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir