
Chris Pedersen
Jack Diddley

When household tensions and a sense of worthlessness overcome Evan, he finds escape when he clings with the orphans of a throw-away society. The runaways hold on to each other like a family until a tragedy tears them apart.

Chris Pedersen
Jack Diddley
Bill Coyne
Evan Johnson
Jennifer Clay
Sheila
Timothy Eric O'Brien
Skinner
Wade Walston
Joe Schmo

Flea
Razzle
Maggie Ehrig
Mattie
Grant Miner
Keef

Christina Beck
T'resa
Andrew Pece
Ethan Johnson
Donald V. Allen
Officer William Rennard
Jeff Prettyman
Bob Skokes

Gina Carrera
Sandy Dawson
J. Dinan Myrtetus
Sheila's Father
Lee Frederick
Jim Tripplet (as Robert Peyton)

Ergenlik çağında bir genç olan William'ın hayattaki tek tutkusu müziktir. Bu nedenle okulunu da pek umursamayan William, bu durumdan ötürü ailesiyle sürekli çatışmaktadır. Sevdiği müzik grupları üzerine amatör yazılar yazan William, zamanla tanınmaya ve küçük yaşına rağmen önemli mevkilere adım atmaya başlar. Hayallerinde bile göremeyeceği şey artık kapıdadır. Büyük hayranı olduğu Stillwater isimli müzik grubunun yeni turnesine katılması ve turne üzerine Rolling Stones dergisine yazı yazması için seçilmiştir! William, grupla birlikte çıktığı yolculukta bu çok sevdiği insanlara ve müzik piyasasına dair önemli gerçeklere tanık olacaktır.

Çağını Sallayan Bir Rock Grubu...Asi Bir Şair ve Solist...Ölümsüz Bir Efsane...1971 yılında Paris'te yüksek dozdan uyuşturucu alarak ölen efsanevi The Doors grubunun solisti ve beyni Jim Morrison'un şarkılarını ilk kez Vietnam'da dinleyen ve grubun ateşli hayranı olan Oliver Stone 'un yönettiği The Doors, 1960'ların asi rock şarkıcısı, bestecisi ve şairi Jim Morrison 'un inişli çıkışlı yaşamını konu alıyor. Bu uslanmaz düzen karşıtı adam, 60'lı yıllarda gerçekleşen ve Amerikan toplumunu sonsuza dek değiştirecek devrimin en önemlilerinden biriydi.

Toplumsal olaylarla ilgili konuları ele alan film toplum gerçeklerinden sinemaya aktarılmıştır. Sivil toplum kurumu olan TWLOHA nın depresyon, bağımlılık ve kendini öldürmek isteme konularında sorun yaşayan insanlara yardım etmeyi hedefleyen bu kurum ile ilgili hikayeleri izleyeceksiniz.

New York Brooklyne’de, yılın en sıcak günündeyiz. Mahallede geveze bir DJ’yin yeteneklerini sergilediği bir radyo istasyonu ve Koreli bir çiftin işlettiği bakkal dükkanı dışındaki yegane hareket merkezi, mıntıkanın bir beyazın işlettiği tek ticarethane olan pizzacıdır. Sal’ın Meşhur Pizzaları isimli dükkanda adamın birbirinden deli saçması iki oğlu ve bezgin siyahi Mookie çalışmaktadır. Mookie’nin hayatında ise gereğinden fazla sorumluluk sahibi kızkardeşi Tina dışında, iki kankası, rap düşkünü sessiz Radio Raheem ve çabuk alevlenen mizacıyla Buggin' Out vardır. Buggin’ bir gün Sam’ın dükkanında asılı bir İtalyan asıllı Amerikalılar köşesinde neden hep beyazlar olduğunu gündeme getirip mahalle çapında eylem yapmaya kalkar. Küçük aklıyla hesabedemediği şey ise, sinirlerin zaten gergin olduğu bu yılın en sıcak gününde olayların ne kadar kolay kontrolden çıkabileceğidir.

Elma ve pirinci ile ün salmış küçük bir köy ve bu köyde kesişecek olan 3 farklı hayat. Mi-sung-Li köyü elmacılık ve pirinç ile geçinen ve oldukça sıradan olan bir köydür. Bu köyde hayat çiftçilik ile geçmekte ve olağan dışı hiç bir şey olmamaktadır. Bu kadar sıradan görünen bir köye dönmek herkesin isteyeceği bir şey değildir. Ancak bir zamanlar bu köyde yaşayan ama uzun zaman önce köyü terk etmiş olan genç bir kadın olan Hye-won bu köye geri döner ve bu yüzden de sorunları ve geçmişi ile yüzleşmekten kaçamaz. Hye-won köye yeniden ayak durmaya çalışmakta ve her fırsatta Seul'a dönmeyi ertelemektedir. Fakat Hye-won'un bu kaçışlarının ardında farklı korkuların gizlenmiş olduğu eski arkadaşları Jae-ha ve Eun-sook ile yeniden karşılaştığında anlaşılır bir hal alır. Hye her ne kadar her şey yolunda gibi davransa da arkadaşları ile olan yeniden canlanan ilişkileri Hye için hayatında tam bir dönüm noktası olacaktır.

Şiddetli bir rehine çağrısına yanıt verirken, Afro-Amerikalı şüpheliyi ancak daha sonra masumiyetini öğrenmek için öldüren bir polis memuru. Bunun bir tuzak olduğunu anlayan ve tepkilerle karşı karşıya kalan kişi, kendi sorumluluğunu ve onu bu noktaya getiren kökleşmiş ırkçılığı incelerken sorumlu kişinin izini sürmelidir

Fahişe kılığına girerek, genç kız kardeşini eroin bağımlısı haline getirenlerin peşine düşen Coffy isimli bir hemşirenin serüveni.

Bir yazarın New York'ta kendine kurduğu mükemmel hayatı, bir gerçek suç belgeseli yüzünden korkunç lise geçmişiyle yüzleşmek zorunda kalmasıyla birlikte altüst olur.

Yakın zamanda dul kalmış olan Sarah hayatını çok sevdiği çocuklarına adamış olan, dayanıklı bir annedir. Ancak yaşanacak olan olaylar onu bir hayli zorlayacaktır. Eşinin gizemli cinayetinin ardındaki sırları çözmeye kararlı olan Sarah, bir yandan da çocuklarını koruyabilmek için büyük bir mücadeleye girişmek zorundadır.

A chronicle of the interaction between college student Jason Moss and the object of his obsession, serial killer John Wayne Gacy.

1962 yazında geçen film, Modesto gençlerinin, yetişkinliğin gerektirdiği sorumlulukları üstlenmeden önce biraz eğlenmek istemeleri üzerine gelişen olayları anlatıyor... Evden ayrılma hayalleri kuran Steve ve Curt ; sarışın kız arkadaşı Debbie ile geçireceği gecenin hayaliyle yanıp tutuşan Terry "The Toad " ve 22 yaşındaki yarışçı John 'u o yaz kimse durduramayacak.

Kült film sıfatını hakkıyla kazanmış filmlerin başında gelen Easy Rider, Hollywood’da başarılı ama bağımsız, karşı kültürel ve düşük bütçeli filmler dönemini başlatmıştır. Wyatt ve Billy adında iki motorcunun süslü Harley Davidson’ları üzerinde Los Angeles’tan doğuya doğru yaptıkları bu özgürlük arayışı, alternatif bir yol filmi olmakla birlikte iki kahramanın Amerikan rüyasına ulaşma yolunda bilinmezlerle dolu destansı yolculuklarını anlatıyor. Film, paranoyanın, bağnazlığın ve şiddetin hüküm sürdüğü konformist Amerika’da idealist 60’ların çöküşüne tanıklık ediyor. Filmde özgürlükler ülkesi olarak sunulan Amerika'nın aslında kendi içerisinde farklılıklara ve bireysel özgürlüğe karşı ne kadar hoşgörüsüz bir tutum takındığından bahsedilmektedir.Zamane kuşağın bu mantaliteyi değiştirmeye çalışması ve kendi bakış açısını ortaya çıkarma çabası filmin ana temasını oluşturur. Film dönemin en eleştirel yapımlarından biridir..

Küçük bir Hollanda kasabasında, hayatı boyunca etrafındakilere ilham olmuş güçlü bir kadın geçmişini hatırlar. Sofrasında yemek yemiş, onun çatısı altında büyümüş nesilleri, dava arkadaşlarını, arkasında bıraktığı değerleri gözden geçirir.

Newspaper reporter Michael Ward plunges into a nightmare of guilt, fearing that his "evidence" has sentenced the wrong man to death.

Cehennem Melekleri çetesi, Kuzey Kaliforniya'da bikini giyen genç kızlara terör estirir. Ebeveynler çaresiz, kasaba halkı korku içinde, polis güçsüzdür. Tek umut, yarı Kızılderili Vietnam gazisi "Billy Jack" adlı gizemli bir yabancıdır.

Andy, şehir merkezindeki lisede yeni göreve başlamış bir öğretmendir. Ancak bu okul, Andy'nin daha önce görev yaptığı hiç bir okula benzememektedir. Çocukların, metal dedektörlerinden geçirilerek okula alındığı, güvenliğin son derece sıkı tutulmaya çalışıldığı bu okulun, esas problemi ise Peter Stegman isimli bir öğrencidir. Stegman, tam bir serseri ve uyuşturucu pazarının lideridir. Çok geçmeden, Stegamn ve Andy arasında bir savaş başlayacaktır.

Genç bir adam içinde 2 milyon dolar olan bir çanta ile Meksika'daki El Fronteras adlı kasabaya gider Amacı, kanlı geçmişini arkada bırakıp hayatının sonuna kadar bu parayla huzur içinde yaşamaktır Ancak sakin görünümlü El Fronteras kasabası onu hiç de iyi karşılamaz Hırsızlar, kötü polisler ve gözü dönmüş suçlular onun peşindedir artık...

Paul Kersey (Charles Bronson), bir kez daha adaleti kendi sağlamak zorunda kalır. Bu sefer, New York'un suçla boğuşan bir mahallesinde, masum insanların güvenliğini sağlamak için savaşır. Paul, eski bir arkadaşını ziyarete gittiğinde, onun bir sokak çetesi tarafından öldürüldüğünü öğrenir. Mahallede terör estiren çete, sakinleri korku içinde yaşamaya zorlamaktadır. Polis, çeteyi durdurmakta yetersiz kalınca, Paul Kersey bir kez daha silahlarını kuşanır. Çeteye karşı acımasız bir savaş başlatan Paul, mahalle sakinlerinin de desteğini alarak suçlulara karşı amansız bir mücadele verir.

Japonya'da Ninjtsu öğrenen Casey ustası tarafından New York'a gönderilir. Görevi son ninjanın efsanevi silahı Yoroi Bitsu'yu korumaktır.

Nick Chen (Yun-Fat Chow) New York'un savaşçı polislerinden birisidir. Çin'den gelen bir göçmen ailenin çocuğudur. Chen'in işi Çin semtini Triadlar ile acımasız tehlikeli Fukienese Dragonların aralarında yaptıkları çekişmeye karşı harabe olmaktan korumaktır. Ayrıca onların uyuşturucu trafiklerine bir nokta koyması gerekiyordu. Chen'in bu konudaki yardımcısı Danny Wallace (Mark Wahlberg)'di. Ama Danny durumun ne kadar kötü olduğundan habersizdi.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir