
Gérard Philipe
Amedeo Modigliani

Biographic film chronicling the last year of the life of the Italian painter Amedeo Modigliani, 1919, who falls in love with a girl from a wealthy family. Her parents are against this relationship and stop financial help. Modigliani worked and died in abject poverty in the Montparnasse Quarter of Paris, France.

Gérard Philipe
Amedeo Modigliani

Lilli Palmer
Béatrice Hastings

Lea Padovani
Rosalie

Gérard Séty
Léopold Sborowsky

Lino Ventura
Morel

Anouk Aimée
Jeanne Hébuterne

Lila Kedrova
Anna Zborowsky

Arlette Poirier
Lulu

Madame Pâquerette
Madame Salomon - la Concierge

Marianne Oswald
Berthe Weill

Pierre Richard
un étudiant peintre (uncredited)

Yori Bertin
Catherine - la serveuse du café

Judith Magre
La Prostituée Devant le Café
Denise Vernac
Madame Hébuterne

Robert Ripa
Marcel - le Maquereau

Her şeyin alınabileceği ya da satılabileceği bir insanlık komedisi, basın gibi edebi başarı, duygular gibi siyaset, ruhlar gibi itibar... Lucien 19. yüzyıl Fransa’sında tanınmamış genç bir şairdir. Büyük umutları vardır ve kendi kaderini tayin etmek istemektedir. Lucien, sanatını destekleyen kadın koruyucusunun koluna girer ve büyük şehir Paris’te şansını denemek üzere ailesini taşrada bırakır. Çok geçmeden bu muhteşem şehirde kendi başına kalan genç adam, kâr ve gösteriş üzerine kurulmuş bu dünyada perdelerin ardında neler olup bittiğini keşfedecektir. Honoré de Balzac’ın aynı adlı romanından uyarlanan Sönmüş Hayaller, Fransa'nın en şöhretli oyuncularının yer aldığı parlak kadrosuyla dünya prömiyerini 2021 Venedik Film Festivali’nde gerçekleştirdi.

A French widower and WWI veteran returns home after the war to raise his newborn daughter.

Yorkshire bozkırlarında geçen, tutkulu ve fırtınalı bir aşk hikayesi; Heathcliff ve Catherine Earnshaw arasındaki yoğun ve yıkıcı ilişkiyi konu alıyor.

A retelling of the life of the celebrated 17th-century Baroque painter Michelangelo Merisi da Caravaggio through his brilliant, nearly blasphemous paintings and his flirtations with the underworld.

Mr.Dashwood yasalar gereği mirasını ilk karısından olan oğluna bırakmak zorundadır. Oğlundan ikinci karısı ve ondan olan kızlarına destek olmasını rica eder. Fakat oğlunun karısı bunun gerçekleşmesini engellemek için elini yapar. Biri tamamen duygularıyla, diğeri de sadece mantığıyla hareket eden iki kızkardeş, 19.yüzyılın erkek egemen ve ahlakçı dünyasında bir de ekonomik sorunlarla başetmek zorunda kalırlar. Tüm toplumsal ve ekonomik baskılara rağmen mantık ve duygu aşkla birleştiğinde, bu iki kızkardeşe güç verecek, onlara mutluluğun kapılarını açacaktır.


1462 yılı ünlü Alman ressam Rembrandt’ın hayatında bir dönüm noktasıdır: zengin ve saygıdeğer bir ünlüyken, güvenilmez bir yoksula dönüşür. Hamile karısı Saskia’nın ısrarları üzerine Rembrandt Amsterdam Silahşör Milislerinin resmini yapmayı isteksiz bir şekilde kabul eder. (Bu eser daha sonra Gece Bekçileri olarak tanınacaktır.) Kısa bir süre sonra, Batı Dünyası’nın o sıralar en zengin şehrinde maddi avantaj ve kişisel güç için hile yapan askerleri oynayan Amsterdamlı tüccarlarla ilgili bir komplo hazırlandığını öğrenir. Rembrandt tesadüfen bir cinayetle karşılaşır. Oğlunun doğmasıyla kendine güveni gelen Rembrandt planlanan cinayetleri ortaya çıkarmaya karar verir ve suçlamalarını resimlerine aktarır. Böylece Altın Çağ’da Alman halkının ikiyüzlü tarafını ortaya çıkarır. Rembrandt’ın şansı sonunda döner.

Puccini'nin eserine de ilham kaynağı olan 19. yüzyıl romanından (Scenes de la vie de boheme - Henri Murger) uyarlanan film, yoksulluk ve sanatsal takıntılara mahkum üç kaybedenin hikayesini anlatıyor: Arnavut ressam Rodolfo, oyun yazarı Marcel ve besteci Schaunard. Üçünün de problemleri aynıdır: kira ve yemek paraları yoktur ve farkedilmeleri için nafile bir çaba içindedirler. Bütün bunların arasında Rodolfo ve sakin, sürekli olarak perişan halde dolaşan bir kadın olan Mimi arasında gelişen bir ilişki son derece gerçek bir hal alır, özellikle de yoksulluk (ve Rodolfo'nun göçmenlik problemleri) onları ayırdığında.

Hollanda doğumlu Van Gogh'un yaşam hikayesini anlatan bir kaç film var ama Vincente Minelli'nin yönettiği “Ölmeyen İnsanlar” bambaşka bir yerde duruyor.Van Gogh'u başarıyla canlandıran Kirk Douglas'a, yakın arkadaşı Gauguin rolünde Anthony Quinn ve kardeşi Teo olarak James Donald eşlik ediyor. Van Gogh'un bir din adamından, tutkulu bir ressama dönüşme sürecini oldukça başarılı işleyen film, renkleri ve çerçeveleriyle de Van Gogh'un dünyasına girmeyi başarıyor. Yoksulluk ve yalnızlık içinde geçen bir ömür ve gittikçe artan nöbetlerin esaretinde hayata resimle anlam kazandıran bir dehanın hikayesi...

Jacques, a young man with artistic aspirations, spends four nights wandering Paris with a young woman, whom he rescued from suicide.

Adını Vincent Van Gogh’un, intihar olduğu bilinen ölümünden birkaç ay önce resmettiği tablosundan alan filmde, Van Gogh’un Paris’te en çok zaman geçirdiği bölgeler olan Arles ve Auvers-sur-Oise motifleri eşliğinde ressamın yaratıcılık ve sonsuzlukla ilişkisini göreceğiz.

Film, Amerika' nın bunalım döneminde küçük bir çocuğun yaşadıklarını anlatıyor. Annesi bir sanatoryuma yatırılan ve babası satış temsilcisi olarak sürekli seyahat etmek zorunda kalan küçük Aaron , eski püskü bir otelde kalmaya başlar. Burada hem kendisi gibi olan diğer çocuklarla anlaşmayı öğrenmeli hem de hayatta kalabilmek için mücadele etmek zorundadır.

In August of 1949, Life Magazine ran a banner headline that begged the question: "Jackson Pollock: Is he the greatest living painter in the United States?" The film is a look back into the life of an extraordinary man, a man who has fittingly been called "an artist dedicated to concealment, a celebrity who nobody knew." As he struggled with self-doubt, engaging in a lonely tug-of-war between needing to express himself and wanting to shut the world out, Pollock began a downward spiral.

The brief life of Jean Michel Basquiat, a world renowned New York street artist struggling with fame, drugs and his identity.

Babasının ölümüyle sarsılan, evin bakıcısı tarafından sevilen ama aynı zamanda bu süre zarfında cinsel istismara uğrayan, bir leydi ile dost olan ve sonuç olarak onunla Chelsea´de yaşamaya başlayan Turner, tüm bu hayatında olup biten karmaşanın yanında aslında çok büyük bir yeteneğe sahiptir. Resim yapmak, gezi keşiflerine çıkmak, hatta genelevleri ziyaret etmek, gemilerle denizlere açılmak, üst sınıfın arasına girmek gibi birçok değişik aktivitede bulunması onu diğer ressamlardan farklı kılmış, ve hem kraliyetin hem de halkın eserlerini takdir etmesini sağlamıştır.

In early 20th century New York City, an impoverished socialite desperately seeks a suitable husband as she gradually finds herself betrayed by her friends and exiled from high society.

Amerikalı genç bir roman yazarı olan James Lord, heykeltıraş Alberto Giacometti'yi 1960'larda, Paris'teki stüdyosunda ziyarete gelir. Giacometti, portresini çizmek için yazarı birkaç saat daha kalmaya ikna eder. Birkaç saat, birkaç güne, hatta birkaç haftaya uzarken Lord ile Giacometti stüdyodan sonra yakındaki meyhaneye de uğrayarak dostluklarını pekiştirirler.

Bigas Luna nın Yönetmen liğini yaptığı filmin öyküsü, Bir İspanyol Şehri ndeki tek iş alanı olan ve sizde içten bir Samson sanız sloganıyla üretim yapan bir iç giyim firması etrafında geçmektedir. Zengin Samson aile bireyleri aslında çaresiz ve cinsel açlık içerisindedirler. Oğul Luis, bu açlığını çekici kız arkadaşı Silvia ile Silvia ın barda çalışan fahişe arasında gidermektedir. Jose, Silvia nın hamile olduğunu öğrendiği zaman acele ile çöplerin arasında bulduğu bir sodanın açma halkasını Silvia nın parmağına nişan yüzüğü olarak takar. Jose nın Silvia ya karşı hissettiği aşktan çok şehvettir. Ama ailesi fakir olan ve tek kurtuluş noktası Jose olan Silvia bu işarete inanmaz. Jose nin annesi oğlunun bir fahişenin kızıyla evlenmesine izin vermeyecek kadar sosyal statüsü ile gurur duymaktadır.

İkinci Dünya Savaşı sırasında atom bombasının geliştirilmesine liderlik eden Amerikalı fizikçi J. Robert Oppenheimer'ın hikayesi. Manhattan Projesi'nin başına geçen Oppenheimer, insanlık tarihini değiştirecek bu ölümcül icadı hayata geçirirken, yarattığı gücün doğuracağı vicdani ve siyasi sonuçlarla da yüzleşmek zorunda kalır.

Ünlü Hollandalı ressam Vincent van Gogh'un ölümünün üzerinden 1 yıl geçmiştir. Postacı Roulin, ressamın kardeşi Theo'ya gönderdiği, ancak bir türlü yerine ulaşamayan mektubu elden vermesi için oğlu Armand'ı Auvers-sur-Oise'a gönderir. Armand bu görevi pek istemese de kabul ederek söz konusu kasabaya gider. Ancak Theo da vefat etmiştir, mektubu Van Gogh'un doktoru aynı zamanda dostu Dr. Gachet'ye vermesi gerekir. Doktoru beklerken kasaba halkından birçok kişiyle tanışan Armand, ressamın sanatının esin kaynaklarına ve ölümüne giden sürece dair çok şey öğrenir. Loving Vincent filmi, 125 ressamın tek tek yaptığı 65,000 kare yağlı boya tablonun birleştirilmesiyle gerçekleşti.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir