
Michel Bouquet
Le Président


Michel Bouquet
Le Président

Jalil Lespert
Antoine Moreau

Philippe Fretun
Docteur Jeantot

Anne Cantineau
Jeanne

Sarah Grappin
Judith

Catherine Salviat
Mado

Jean-Claude Frissung
René
Philippe Le Mercier
Fleury

Serge Kribus
Riou

Jean-Claude Bourbault
le libraire

Grégoire Oestermann
Garland

Béatrice Bruno
Thérèse Manicourt
Philippe Lehembre
Chazelles
Istvan Van Heuverzwyn
Deletraz
Rémy Darcy
Ladrière

Bağımsız auteur yönetmen Richard Linklater'ın bu yıl Mavi Ay ile birlikte büyük bir film festivalinde prömiyerini yapan ikinci filmi Yeni Dalga, tam da adının çağrıştırdığı gibi, Fransız Yeni Dalgası’nın en bilindik filmi, Jean-Luc Godard'ın À Bout de Souffle / Nefes Nefese’sinin fikir ve yapım sürecini, üstelik zamanında devrim yaratan aynı tarz ve teknikleri kullanarak anlatıyor. Linklater, “Bu, bir adam ile etrafındakilerin önderlik ettiği kişisel bir sinema devriminin hikâyesi” diyor. Bir sinefilden bir diğerine saygı duruşu diyebileceğimiz film, Cannes'da dünya prömiyerini yaptı ve Altın Palmiye için yarıştı.

1971'de Pentagon belgeleri etrafında dönen gerçek olaylardan esinlenilmiş bir yasal süreci konu alan filmde, Washington Post çalışanları editör Ben Bradlee (Tom Hanks) ve yayıncı Kay Graham (Meryl Streep), ordu analisti Daniel Ellsberg tarafından yazılan ve sızdırılan Pentagon belgelerini yayınlama kararı alırlar. Belgelerin, Johnson yönetiminin Vietnam Savaşı'nda ABD askerlerinin rolü hakkında kamuoyuna ve kongreye yalan söylediğini, Nixon yönetiminin gizlice savaşı tırmandırdığını ortaya koymaları büyük skandal yaratır. Nixon yönetimi The Post'un bunları yayınlamasını durdurmaya çalışır ve ABD Savunma Bakanı Yardımcısı William Rehnquist davayı Yüksek Mahkeme’ye sunar. Belgelerin yayınlanabilmesi ve özgür basın kavramının korunabilmesi için gazete ile ordu arasında büyük bir hukuk mücadelesi verilecektir.

1789'da gerçekleşen devrim tüm Fransa'yı kana bular. Devrimin Paris'teki önderleri arasında Danton ve Robespierre de vardır. Bu iki dost, temellerini attıkları cumhuriyetin üzerinden dört yıl geçmeden birbirlerine düşman olur ve sonunda Danton gönüllü bir sürgüne çıkar. Ancak çevresindeki herkesi rejim düşmanı olarak gören ve vatana ihanetten giyotine gönderen Robespierre'in aşırı sert politikalarına daha fazla dayanamaz. Ölümü göze alarak Paris’e döner ve Terör Dönemi denen çılgınlığa son vermeyi dener.

72 yıl tahtta kalan ve Fransa’nın en uzun süre tahtta kalan kralı olan XIV. Louis bir gün avdan dönerken bacağında ağrılı bir acı hisseder. Ertesi sabah Versailles Sarayı’nda yatalak olarak uyanır. Bu olay onun uzun ve acılı ölüm sürecinin başlangıcıdır. Aynı zamanda Fransa’nın güneş kralı olarak da bilinen Louis, varisi için doktoru, cerrahı ve hizmetkârıyla birlikte birtakım planlamalar yapmak zorundadır.

Amerikalı genç bir roman yazarı olan James Lord, heykeltıraş Alberto Giacometti'yi 1960'larda, Paris'teki stüdyosunda ziyarete gelir. Giacometti, portresini çizmek için yazarı birkaç saat daha kalmaya ikna eder. Birkaç saat, birkaç güne, hatta birkaç haftaya uzarken Lord ile Giacometti stüdyodan sonra yakındaki meyhaneye de uğrayarak dostluklarını pekiştirirler.

Biarritz, 1933. Charm and talent assist small-time swindler Serge Alexandre, alias Stavisky, to bribe his way into the centre of French politics. But when his great scam involving millions is exposed, he brings the government to the verge of collapse and the country to the brink of civil war.


İkinci Dünya Savaşı sırasında atom bombasının geliştirilmesine liderlik eden Amerikalı fizikçi J. Robert Oppenheimer'ın hikayesi. Manhattan Projesi'nin başına geçen Oppenheimer, insanlık tarihini değiştirecek bu ölümcül icadı hayata geçirirken, yarattığı gücün doğuracağı vicdani ve siyasi sonuçlarla da yüzleşmek zorunda kalır.

1962 yılında hem Cannes hem de Venedik Film Festivallerinden ödülle dönen, aynı yıl George Meliee ödülünün de sahibi olan Beşten Yediye Cleo, Vardanın yönetmenlik adına ilk başarısı. Kanser olduğu gerçeğiyle yüzleşen genç ve güzel bir Fransız pop şarkıcısı Cleonun öyküsü. Kendince geri dönüşleriyle hayatını irdelediği doksan dakikayı Cleoyla birlikte yaşıyoruz. Aynı zamanda Cleonun hayata dair sorularıyla da karşı karşıya kalıyoruz: Böyle bir zamanda ne yapılabilir?, Nasıl yapılır? Cleo, bu soruların cevaplarını ve kişisel ilişkilerini sorguluyor. Bu soruların cevaplarını hem bugünde, yaşadığı hayatta hem de yeni tanıdığı insanlarda arıyor. Kanser psikozunun, korkusunun çevrelediği filmde zaman ilerledikçe değişik insan yüzlerinin geçtiği Paris sokaklarına, içeriğini kaybetmiş hareketsiz ve durgun bir zamana dönüyoruz...

Nino is a young man on a journey to reconnect with the world and himself in the streets of Paris, following the suggestion of his doctors. In three days, he will face a major challenge.

At 73, a former President of the French Council reflects on his political career while writing his memoirs, delving into his relationships with key figures, including the one set to become the next President.

Chance, kendisini bildi bileli yanında yaşadığı yaşlı adamın evinde bahçıvanlık yaparak büyümüş ve hayatında bir kez olsun sokağa çıkmamıştır. Bütün hayatı bahçede bakımını yapıp büyüttüğü çiçeklerden ve televizyondan ibaret olan Chance, yaşlı adam bir gün ölünce ortada kalır. Çünkü ev artık satılacaktır. Kendi varlığının haricinde yaşadığına dair hiçbir kanıt olmayan Chance, avukatlara yıllardır yaşlı adamın yanında kaldığını kabul ettiremez. Nüfus kağıdı bile yoktur. Kendini birden sokaklarda bulunca yıllardır görüp bilmediği hayatın rutinleri ile tanışır. İlk defa sokaklarda yürür, arabaya biner... Ve birden şansı hiç tahmin etmediği bir yerde dönüverir.

Ömür boyu hapse mahkûm olan Frank Morris, Alcatraz'dan kaçışını planlar. Bu gerilim filmi, Alcatraz cezaevinin tarihindeki tek başarılı firardan uyarlandı.

Herman Melville'in aynı adlı unutulmaz romanından beyazperdeye aktarılan gösterişli bir film. Ünlü aktör Gregory Peck, büyük beyaz balinadan intikam alma tutkusuyla yanıp tutuşan kaptan Ahab rolünde, her zamanki harikalar yaratıyor. Yapıt, insanoğlunun tutkularının esiri olunca, sadece kendini değil etrafındakileri de yok edecek bir duruma gelişini gözler önüne seriyor.

Bu hikaye, hasta ve ölebileceğini düşünen bir Parisliyi anlatıyor. İçinde bulunduğu durum, çevresindeki insanlara yeni ve farklı bir gözle bakmasına neden oluyor. Kendi ölümünü düşünmek, kendi hayatına, başka insanların hayatlarına ve bütün şehir hayatına birdenbire yeni bir anlam katıyor. Meyve ve sebze satıcıları, fırına koşan bir kadın, işci, dansçı, mühendis, evsiz adam, üniversite profesörü, model, Kamerunlu yasa dışı bir göçmen… Bütün bu birbirinden farklı kişiler bu şehirde ve bu filmde bir araya geldi. Bu kişileri özel kılacak bir şeyin olmadığını düşünebilirsiniz, fakat her birinin birbirinden farklı hayatları var. Onların problemleri size önemsiz gelebilir, ama onlar için bu problemler dünyanın en önemli şeyi.

Film, kazandığı şampiyonluklarla dünyaca ünlü bir efsaneye dönüşen ve yıllar sonra doping kullandığını itiraf eden Lance Armstrong'un skandallarla dolu gerçek öyküsünü, bir gazeteciyi hikayenin merkezine alarak anlatıyor. Spor yazarı David Walsh, Armstrong’un başarısının sebebinin doping olduğuna inanmakta ve bu yalanı ortaya çıkarmak için araştırma yapmaktadır. Ancak kanseri yendikten sonra Amerika’da adeta bir halk kahramanına dönüşen Armstrong’un hile yaptığına kimse inanmamaktadır.

Pierre, a famous explorer and writer, travels regularly through the world. Someday, climbing a hotel frontage while drunk, he falls from high and into a deep coma. When he awakes, he has difficulties walking but, against everyone's advices, he decides to walk through France, following forgotten pathways...

The chilling story of a young American boy living in France in 1918 whose father is working for the US government on the creation of the Treaty of Versailles. What he witnesses helps to mold his beliefs – and we witness the birth of a terrifying ego.

İşsiz futbol koçu Tom, intiharın eşiğindeki ikiz kızkardeşine yardım etmesi için Dr. Susan Lowenstein'in çağrısıyla New York'a gelir. Dr. Lowstein ailenin geçmişini aydınlatmaya çalışırken kendisi de evde oğlu ve snop kocasıyla uğraşmaktadır. Zamanla mutsuz evlilikler sürdüren doktorla Tom arasında duygusal bir yakınlık doğar.

Detroit Tigers’ın efsane oyuncusu Billy Chapel, beyzbolda başarılı ama aşk hayatında başarısızdır. Sevgilisi Jane’le sık sık ayrılıp barışırlar. Hayal kırıklıklarıyla dolu bir sezonun sonunda Jane, Billy’den ayrılacağını söyler. Duygusal karmaşanın yaşandığı kritik bir günde maça çıkan Billy, hayatının en iyi performansını sergiler. Attığı her sayı, onun hayatındaki en önemli karara yaklaşmasını sağlar. Sevgi, yaşam ve tutkunun iç içe geçtiği bu filmde heyecan, son sayı atılana dek sürer.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir