
Ginger Rogers
Kitty Foyle


Ginger Rogers
Kitty Foyle

Dennis Morgan
Wyn Strafford

James Craig
Mark

Eduardo Ciannelli
Giono

Ernest Cossart
Pop

Gladys Cooper
Mrs. Strafford

Odette Myrtil
Delphine Detaille

Mary Treen
Pat

K.T. Stevens
Molly

Walter Kingsford
Mr. Kenneth

Cecil Cunningham
Grandmother

Nella Walker
Aunt Jessica

Edward Fielding
Uncle Edgar

Kay Linaker
Wyn's Wife
Richard Nichols
Wyn's Boy

Bette Davis, Humphrey Bogart ve Ronald Reagan, gelmiş geçmiş en büyük aşk filmlerinden olan bu filmde başrolü paylaşmaktadırlar. Sosyetenin genç, güzel ve çekici kadınlarından Judith Traherne'e (Davis) beyin tümörü teşhisi konduktan sonra kendisini ameliyat eden yakışıklı beyin cerrahı ile arasında romantik bir ilişki başlar. Doktor onun kısa bir ömrü kaldığını bilmesine rağmen Judith ile evlenir. Ve kısa bir süre sonra Judith gerçek aşkı keşfeder.


Genç bir çift, yaklaşmakta olan düğünlerinin heyecanı içindedir. Tam da bu tatlı koşuşturmanın içinde hayatlarını değiştirecek acı bir haber alırlar. Damada tedavi edilemeyen karaciğer kanseri teşhisi konulur ve genç adamın yaşamak için sadece birkaç ayı vardır.

Sır: Hayal Etmekten Korkma merkezine, üç çocuğunu tek başına ve çok çalışarak büyütmeye çalışan Miranda Wells'i ve ailesini alıyor. Güçlü bir fırtına hayatına yıkıcı bir meydan okuma ve gizemli bir adam, Bray Johnson'u getiriyor. Kısa bir süre sonra Bray'in varlığı ailenin ruhunu yeniden canlandırıyor ancak kendisinin taşıdığı bilmedikleri bir sır vardır ve bu sır her şeyi değiştirebilir.

Edith Wharton’ın aynı adlı romanından uyarlanan filmde, 19. yüzyıl New York sosyetesinin gözbebeği genç Newland Archer, sosyeteye uygun hanım hanımcık bir kız olan May Welland ile nişanlanır, ancak düzenli hayatı, May'in sosyete geleneklerine bir o kadar aykırı kuzeni Kontes Ellen Olenska ile tanıştığı zaman altüst olur. İlk başta, Newland, istismarcı kocasını terk etmiş ve bu yüzden yüksek sosyetede dışlanmış bu güzel kontesi savunur ancak zamanla onda kendisine benzer bir ruh bulur ve birbirlerine aşık olurlar.

2. Dünya Savaşı sonrası ABD'nde Marksist bir yahudi olan Katie Morosky (Barbra Streisand), bir radyo istasyonunun yanısıra değişik birkaç işte birden çalışarak yaşamını sürdürürken bir yandan da politik inançları doğrultusunda üniversitede ve sokakta aktif eylemlere katılmaktadır. 1930'ların başında okulda tanıştığı deniz subayı Hubbell Gardiner'le (Robert Redford) yıllar sonra tekrar karşılaştıklarında ilk aşklarının canlandığını farkederek birlikte yaşamaya başlarlar. Hubbell, Hollywood için çalışan ve McCarthyciliğin etkisiyle kara listeye alınan bir senaristtir. Olayların gelişimi iki sevgilinin duygu yüklü yollarını ayıracaktır; üstelik Katie hamiledir.

New York Times’ın en çok satan yazarlarından Katherine Center’in romanından uyarlama. Libby (Leslie Bibb), kocasının ani ölümünden sonra, her şeyi aşırı eleştiren annesinin yanına taşınır. Hiç beklenmedik bir anda, uzun süre ayrı kaldığı için yabancılaştığı teyzesi Jean, Libby için bir çıkış planı önerir: Jean’ın Texas Hill Country’deki çiftliğinde bir iş ve yaşaması için bir yer. Düşünüp vazgeçmeye zaman bırakmamak için, Libby hemen minivanı toplar, çocukları alır ve yola koyulur. Jean Teyze’nin çiftliğindeki hayat beklediğinden daha gizemli ve heyecanlı hale gelir. Özellikle de aksi çiftlik müdürü James’le (Josh Duhamel) tanıştıktan sonra. Libby, aslında sadece bir çılgın anneyi diğer bir çılgın anneyle takas etmiş olmayabileceğinin farkına varır. Belki de aslında kendisi ve küçük ailesini tekrar hayata döndüreceği yeri bulmuştur.

When Marie St. Clair believes she has been jilted by her artist fiance Jean, she decides to leave for Paris on her own. After spending a year in the city as a mistress of the wealthy Pierre Revel, she is reunited with Jean by chance. This leaves her with the choice between a glamorous life in Paris, and the true love she left behind.

A young woman who is determined to maintain her independence finds herself at odds with her family who wants her to tame her wild side and get married.

'Yerinde Olsam', ayakkabı numaralarından başka hiçbir ortak yönü olmayan iki kardeşin çok neşeli ve aynı zamanda yürek parçalayıcı hikayesini anlatıyor. Maggie ve Rose Feller siyah ve beyaz gibi birbirinden farklı kendi tarzı ve amaçları olan iki kız kardeş. Maggie tam bir parti kızıdır. Liseden mezun olduktan sonra birçok iş değiştirmiştir, ve tek yeteneğinin karşı cins üzerinde yarattığı etki olduğunu düşünmektedir. Rose ise Princeton'da eğitim görmüş bir avukattır. Philadelphia'nın en büyük hukuk firmalarından birinde muhteşem dekore edilmiş bir ofiste çalışmaktadır. İyi bir evi vardır ama dış dünya ile arası gerçekten iyi değildir, sürekli şikayet etmektedir. İki kız kardeş, birbirlerine saygı göstermeyi ve yeniden kardeş olmayı öğrenerek birlikte yolculuk yapacaklardır. Yolun sonunda öldüğünü düşündükleri büyükannelerine ulaşacaklar ve ondan büyük hayat dersleri alacaklardır...

Eşcinsel ve işinde başarılı bir avukatın (Tom Hanks) birgün AIDS virüsü taşıdığını fark edilip, çok geçmeden çalıştığı hukuk bürosundaki işine de sudan bir sebepten dolayı son verilir. Şirketin patronu ile arasının çok iyi olmasından dolayı buna çok şaşıran avukat, şirketi ve patronu aleyhine mahkemeye dava açmaya karar verir. Böylece AIDS kurbanın bir insanın toplum içindeki yerini sorgulayan bir dava da başlamış olur. Ve ona bu hukuk mücadelesinde arkadaşı (Denzel Washington) yardımcı olur.

Kennedy Blaine, a Californian girl, inherits a ranch in the small town of Valentine in Nebraska. Before she sells the property, she decides to spend the summer in her house and learn more about her family.

Aynı adlı ödüllü romandan uyarlama olan "Vahşi Zarafet"te, Bakelite plastik firmasının veliahtı Brooks Baekeland ile evli olan Barbara Daly (Julianne Moore)nin hikayesi anlatılmakta. Kızıl saçlı, alımlı ve karizmatikbu kadın, kocasının şaşaalı ve asil hayatına hiçbir zaman tam olarak uyum sağlayamamıştır. Aralarındaki bu dengesizliğe bir de çocuk sahibi olmaları eklenince ilişkileri iyiden iyiye sarsılır. Oğulları Tony (Eddie Redmaine), babasının gözüne girmeyi hiçbir zaman başaramamıştır. Babasıyla arasındaki aşılmaz mesafe, Tony'yi gittikçe annesine yaklaştırır. Bu yakınlaşma aynı zamanda bir trajedinin de doğuşu olacaktır. Bu aile trajedisinin yanı sıra Baekeland'ların "parıldayan" yaşamları ardındaki toplumsal farklara da şahit oluyoruz. "Vahşi Zarafet", bir ailenin yükselişi ve dibe vuruşunu arka planına New York, Paris, Cadaques, Mallorca ve Londra gibi efsane güzellikteki mekanları alarak anlatmaktadır.

Eski bir tarih öğretmeni olan Pat Solatano, yaşamında değer verdiği her şeyi bir günde yitirmiş bir adamdır. Yaşadığı ciddi bir travma sonrası "patlar" ve ardından mahkeme kararı ile 8 ay rehabilitasyon merkezinde tedavi görür. Çıktıktan sonra hayatını düzene koymak şartıyla ailesinin evine geri yerleşen Pat'in yegane amacı, düzgün bir adam olup işini geri almak ve karısı Nikki'yi bu sayede geri kazanmaktır. Fakat durum Pat için sandığından daha zordur. Aile dostlarının düzenlediği bir yemekte Tiffany Maxwell ile tanışan Pat, genç kadınla eski eşine ulaşmak amacıyla yakınlaşır. Bir "iyilik" karşılığı Pat'e yardım teklif eden Tiffany, her ikisi için de umut ışığı olacak yeni bir kapı açacaktır.

YENİLMEZ, her sporseverin en çılgın fantezisini yaşamak için milyarda bir şansı yakalayan sıradan bir adam olan Vince Papale'in ilham verici gerçek hikâyesidir. Yaşadığı şehir ve çok sevdiği yerel NFL takımı gibi meteliksiz olan Vince (Mark Wahlberg) daha iyi günler gördü. Ama sonra Philadelphia Eagles'ın yeni koçu Dick Vermeil (Greg Kinnear) eşi görülmemiş bir herkese açık deneme çağrısı yapıyor ve hiç kolej topu oynamamış 30 yaşındaki barmen çağrıya kulak veriyor. Şimdi Vince'in yüksek bahisli profesyonel futbol dünyasında hayatta kalabilmesi için cesur, asla pes etmeyen tavrına ve muazzam kalbine ihtiyacı var. Yürekten, muzaffer ve vücudu sarsan NFL futbol aksiyonu ile dolu, YENİLMEZ, takımın kazanan ruhlarını yeniden keşfetmesine yardımcı olan ve bu süreçte bir şehri en çok ihtiyaç duyduğu anda harekete geçiren cılız bir averaj takımı için ayakta tezahürat yapmanızı sağlayacak.


Bir akşam yemeğindeki konukları karakterize ederek zengin ve sonradan görme yeni zenginlerin yalancılığını ve süse düşkünlükleriyle kendilerini beğenmişliklerini yansıtmaktadır.


Howard Ratner, New York'ta mücevher satıcısı bir adamdır. Ancak Ratner'ın gözü hep daha yükseklerdedir ve yüksek miktarlarda borcu vardır. Ratner diğer yandan ünlüler için yüksek riskli bahis işi de yapıyordur. Bu sırada başına talih kuşu konar. Ancak bu talih kuşunun sahibi olabilmesi için çok iyi bir oyunculuk performansı sergilemesi gerekmektedir. Bu sırada işi ve diğerleriyle olan ilişkisini de dengede tutması gerekmektedir...

Korkunç bir tren kazasından yara dahi almadan kurtulan adam, bir anda insanların ilgi odağı olmuştur. Bu doğaüstü durumun açıklanması, David Dunn (Bruce Willis) adlı kazazedenin kendisi hakkındaki bazı gerçekleri keşfetmesine giden yolu açar. Bunlar olurken David’le tanışmak isteyen bir çizgi roman uzmanının alışılmadık durumla ilgili teorisi, iki adamı birbirine bağlayan garip bir denkleme dayanmaktadır. Altıncı His'le adını duyuran yazar/yönetmen M. Night Shyamalan’dan, Hitchcock tatları da barındıran bir gerilim/bilimkurgu…
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir