
Monique van de Ven
Keetje Tippel

In the late 19th-century, the Tippel family moves to rural Stavoren in search of greener pastures. However, their dreams are quickly shattered, as teenage Katie is terrorized by a male-dominated society who only see her as an object. Her situation worsens when, following her father's sacking and her elder sister's descent into alcoholism, her mother decides that, rather than starving, Katie becomes a prostitute.

Monique van de Ven
Keetje Tippel

Rutger Hauer
Hugo

Andrea Domburg
Keetje's moeder
Hannah de Leeuwe
Mina, Keetje's zus

Jan Blaaser
Keetje's vader

Eddie Brugman
Andre

Carry Tefsen
Vrouw in wasfabriek

Peter Faber
George

Mart Gevers
Cheffin hoedenatelier

Walter Kous
Pierre
Paul Meijer
Hoofd wasfabriek

Jan Retèl
Dokter

Fons Rademakers
Klant

Riek Schagen
Geest

Jennifer Willems
Antoinette


Maud, hastalıklara ve yaralanmalara sık sık rastlanan bir çamaşırhanede 7 yaşından beri çalışmaktadır. Aynı çamaşırhanede çalışan George ile evlenen Maud'un hayatta en büyük dayanağı oğlu Sonny'dir. Bir paketi teslim etmeye giderken eylem yapan süfrajetlerin arasında kalan Maud, eylemciler arasında kendisiyle aynı çamaşırhanede çalışan Violet'ı görür. Maud'un harekete olan ilgisini fark eden Violet, onu süfrajet hareketine ve oy haklarını savunmaya ikna etmeye çalışır. Bu arada, süfrajetlerin eylemlerini ciddi bir tehdit olarak gören hükümet, her yola başvururken, yenilikçi bir aygıt olarak fotoğraf makinesiyle şüphelileri belirlemeye başlar ve Maud'un Hükümet için ajanlık yapacağına inanırlar...

Film İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra İngiltere’de yaşanan en büyük skandallardan birini ele alıyor: 1940’larda ve 1950’lerde 130.000 çocuğun İngiltere’den Avustralya’ya evlatlık olarak verilip ülkelerinden koparılmaları, hatta tacize uğramaları. Film, İngiliz hükümeti tarafından yıllarca gizlenen bu skandalı 1980’lerde ortaya çıkaran eski kamu görevlisi Margaret Humphreys’in çabalarını konu alıyor. Ailesi için en iyiyi yapmayı hedeflemiş bir anne olan Humphreys bu uğurda binlerce aileyi birleştirdi ve sorumluları hesap vermeye zorladı.

Bir sanatçı, değerli bir tabloyu Nazi'lere satmakla suçlanıyor, ama hikayenin göründüğünden daha fazlası var. İnsanların zihinlerinde canlanan birçok soru var; Acaba gerçekten böyle bir şey yaptı mı? Neden böyle bir şey yapardı? Bu tablo neden bu kadar değerli? Bu soruların cevapları, hikayenin içinde gizli. Kim bilir, belki de sanatçı aslında sadece bir kahramandır ve tabloyu Nazi'lerden saklamak için satmak zorunda kalmıştır. Ya da belki de sanatçının kendisi de Nazi düşüncelerini benimsemiştir ve tabloyu satmak için sadece para kazanmak istemiştir. Her iki senaryoda da, hikayenin arkasındaki gerçekleri öğrenmek için daha fazla araştırma yapmak gerekiyor. Ancak, her durumda, bu hikaye sanat, tarih ve insanın doğasına dair birçok derin düşünceleri de beraberinde getiriyor.

Uçsuz bucaksız toprakları olan bir imparatorlukta, kimsenin varlığından bile haberdar olmadığı bir bölgede barbarların ayaklanma çıkaracağı duyulması üzerine acımasızlığı ile nam salmış bir komutan ve beraberinde askerleri gönderilir. Yıllardır kalenin güvenliğinden sorumlu olan sulh yargıcının otoritesini sarsan bu durum, yerlilere karşı büyük zorbalık ve zulümle sonuçlanır. Olayların durulmaması üzerine, komutan ve askerleri bir görev için kaleden ayrıldıklarında yerlerine yeni bir birlik gelir. Bu birliğin başındaki genç asker Mandel kalenin tüm yetkilerini ele geçirse de düzeni sağlamak için bundan fazlasına ihtiyaç duyacaktır.

Kendisi çok başarılı bir güreşçi olan baba Fritz Von Erich, oğullarını da 1 numaraya taşımak için despot bir biçimde, zalimce yöntemler uygulamaktadır. Şampiyon kardeşler sporda zirveye doğru tırmanırken, tüm aile çalkantılı olaylara, büyük güçlüklere göğüs germek zorunda kalır.




Bu biyografide II. Dünya Savaşında saklanan Yahudileri tehdit eden ve yüzleresinin ölümünden suçlu olan Andries Riphagen’i hayatı anlatılıyor.

Claireece “Precious” Jones, aile içi şiddet mağduru, obezite hastalığına sahip, okumamış, ikinci çocuğuna öz babasının tecavüzü sonucu hamile kalan 16 yaşında bir ergendir. Precious aynı zamanda aşırı kilosundan dolayı içine kapanık bir genç kızdır. Ancak yaşadığı tüm bu sorunlu yanlara rağmen Precious içinde bulunduğu durumu kaderinin bir parçası olarak kabullenerek bir çıkış noktası bulma umudu taşır. Bu umudun kapısı, yaşadığı sorunlardan hayal dünyasında gezintiye çıkarak kaçmasıyla açılmaktadır.

1917 New Orleans'ında, Storyville genelevinde büyüyen 12 yaşındaki Violet (Brooke Shields), fahişe annesi Hattie'nin (Susan Sarandon) gölgesinde yetişir. Müşteriler ve genelev sakinleri arasında masumiyetini kaybeden Violet, fotoğrafçı Bellocq (Keith Carradine) ile tartışmalı bir ilişki yaşar. Hattie evlenip kaçınca, Violet kaderine terk edilir. Bellocq'un onunla evlenmesi toplumda skandala yol açar. Film, Violet'in çocukluğunu kaybedişini ve toplumun çifte standartlarını sert bir dille ele alıyor. Brooke Shields'in çocuk yaşta oynadığı erotik sahneler büyük tartışma yaratmış, birçok ülkede sansürlenmiştir. Dönemin New Orleans'ını gerçekçi bir şekilde yansıtan film, masumiyetin sömürüsünü çarpıcı bir şekilde anlatıyor.

Ntozake Shange'nin oldukça çok ses getiren "For Colored Girls Who Have Considered Suicide When the Rainbow Is Enuf." adlı tiyatro oyunundan sinemaya aktarılan filmde 20 farklı kadın 20 şiir ile özdeşleştiriliyor. Her bir şiir oldukça hassas konulara eğilerek, izleyenleri bu dünyada kadın olmanın zorluklarını bir kez daha düşünmeye çağrıyor...

12 yaşındaki öğrencisiyle birlikte olmasından ötürü reşit olmayan birine cinsel istismar suçundan hapse giren öğretmen Mary Kay Letourneau'nün hikayesinden uyarlandı. Öğrencisiyle birlikteliğinin üzerinden yaklaşık 20 yıl sonra hayatı filme çevrilecek olan Gracie Atherton-Yoo'nun, filmde kendisini canlandıracak olan oyuncu Elizabeth Berry ile birlikte geçirdiği zaman konu ediliyor.

Last Exit To Brooklyn, Hupert Selby Jnr.'ın yayımlandığında Müstehcen Yayın Kanunu'na uygun olmadığı için yasaklanan, tartışmalı çok satan romanından Uli Edel tarafından ekrana uyarlandı. 1952'nin şiddet ve ahlaksızlıkla dolu Brooklyn sokaklarında geçen, sert ama bir o kadar da güzel yapılmış bir film olan Last Exit To Brooklyn, yoksulluğun ve umutsuzluğun ortasındaki bir dünyanın dağılmış karakterlerinin hayatlarını anlatıyor.

SOUL SURFER, köpekbalığı saldırısında kolunu kaybeden genç sörfçü Bethany Hamilton'ın, tüm olanlara rağmen cesurca şampiyonaya geri dönmek için verdiği mücadele ve sıkı inancının gerçek hikayesi. Filmde, AnnaSophia Robb, Helen Hunt, Dennis Quaid ve ilk kez kamera karşısına geçen Carrie Underwood başrolleri paylaşıyorlar. Hayatını değiştiren bu olayın ardından, Bethany'nin cesareti, kararlılığı ve kendine olan inancı, onu maceralı bir geri dönüş hikayesine sokuyor.

Emre, Yanıklar kasabasına yeni tayin olmuş çiçeği burnunda bir savcıdır. Bekleyen işlere büyük bir ciddiyetle sarılan Emre, başta belediye başkanı Selim Bey olmak üzere kasaba eşrafı tarafından büyük bir saygıyla karşılanmıştır. Ancak bu hoş karşılamaya rağmen ilk günden itibaren bazı tuhaflık ve gerginlikler yaşanır. Belediye başkanlığı seçimleri yaklaştıkça kasabadaki gerginlik iyice artar. Emre, siyasi çekişmelerde taraf olmak istemese de ona karşı yükselen homurtular, onu yavaş yavaş kasabanın muhalif gazetecisi Murat’a yaklaştırır ve genç savcı kısa süre sonra kısır bir döngüye sıkışıp kalır.

1930'lar.. Genç yaşta kimsesiz kalan Rose, güzel bir kızdır ve Hillyer ailesi onu evlerine hizmetçi olarak alırlar. Bu sayede onu sokağa düşüp fahişelik yapmaktan kurtarırlar. Ancak çok alımlı ve güzel bir kız olan Rose, onu gören her erkeğin dikkatini çekmekte ve çoğu da ona hemen aşık olmaktadır. Erkeklerle başının belaya girmesini bir türlü önleyemeyen Rose, aslında gizliden gizliye bu durumdan oldukça memnundur. Fakat ailenin reisi gelişmelerden son derece rahatsızdır ve buna bir son vermeye de kararlıdır..

Agnes and her two sisters struggle through a day in a home overrun by gamblers, thieves, and johns.

Young Jeremiah lives in a stable environment with loving foster parents until the day his troubled mother, Sarah, returns to claim him. Jeremiah becomes swept up in his mother's dangerous world of drugs, seedy hotels, strip joints and revolving lovers. Salvation comes in the form of the boy's ultrareligious grandparents, but soon Jeremiah's mother returns. Maternal love binds the pair together on the road until Sarah's desperate and depraved lifestyle finally consumes her.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir