
Franco Nero
Giacomo Matteotti

How the Italian Fascist Party managed to turn the physical elimination of a political enemy into a test of strength fundamental for the ascent into the totalitarian regime.

Franco Nero
Giacomo Matteotti

Mario Adorf
Benito Mussolini

Umberto Orsini
Amerigo Dumini

Vittorio De Sica
Mauro Del Giudice

Renzo Montagnani
Umberto Tancredi

Gastone Moschin
Filippo Turati

Riccardo Cucciolla
Antonio Gramsci

Damiano Damiani
Giovanni Amendola

Stefano Oppedisano
Piero Gobetti
Manuela Kustermann
Ada Gobetti

Giulio Girola
Vittorio Emanuele III

Cesare Barbetti
Cesare Rossi

Pietro Biondi
Filippo Filippelli
Mario Maffei
Emilio De Bono
Max Dorian
Roberto Farinacci

“...1900'ün yalnızca siyasal bir film olarak anılmasını istemem. Bu, daha geniş olarak yaşam, yazgı, aşk ve siyaset üzerine bir filmdir. Çünkü siyaset de gündelik yaşamımızın bir parçasıdır...” - Bernardo Bertolucci Mekan, 19. Yüzyılın sonunda siyasi birliğini sağlamayı ancak başarabilmiş, bu nedenle de sömürgecilik yarışında geri kalmış İtalya. İtalya’nın en ünlü toprak sahiplerinden Berlinghieri ailesinin oğlu Alfredo ve babası çiftçi olan Olmo, 1900 yılında aynı gün doğarlar. Adaletsizliklerle ve ekonomik sıkıntılarla dolu olan 20. Yüzyıl İtalyası’nda iki yakın arkadaş olan Alfredo ve Olmo’nun arasındaki ilişki, yaşları büyüdükçe keskinleşen sınıf farklılıkları ve ülke içi-dışında yaşanan siyasi sorunlar nedeniyle arkadaşlıktan düşmanlığa dönüşür. Savaşa gidip gelen Alfredo, artık Marksist Olmo’nun gözünde, yok edilmesi gereken faşist bir liderden başka bir şey değildir.

The 1978 kidnapping and murder of Aldo Moro, president of the most important political party in Italy at the time, Democrazia Cristiana, as seen from the perspective of one of his assailants -- a conflicted young woman in the ranks of the Red Brigade.

2009 Chicago En İyi Yönetmen, En İyi Kadın Oyuncu (G. Mezzogiorno), En İyi Erkek Oyuncu (F. Timi), En İyi Görüntü 2009 İtalyan Ulusal Sinema Gazetecileri Sendikası: En İyi Kadın Oyuncu (G. Mezzogiorno), En İyi Görüntü Yönetmeni, En İyi Kurgu, En İyi Yapım Tasarımı.. İyi saklanmış bir sır, örtbas edilmiş bir skandal, sıra dışı bir kadın... Benito Mussolini'nin yaşamında bir sır vardır: bir eş ve kabul edilen, sonra da varlığı inkâr edilen bir oğul. Sırrın adı Ida Dalser'dir. Duçe'nin resmi biyografisinde sözü edilmeyen, tarihin karanlık bir sayfası; Mussolini'ye ve ideallerine kalpten inanan, tüm varlığını onun başarısı uğruna feda eden, ancak zalimce harcanan Ida Dalser'in inanılmaz ama gerçek hikâyesi.

Babasının ölümüyle sarsılan, evin bakıcısı tarafından sevilen ama aynı zamanda bu süre zarfında cinsel istismara uğrayan, bir leydi ile dost olan ve sonuç olarak onunla Chelsea´de yaşamaya başlayan Turner, tüm bu hayatında olup biten karmaşanın yanında aslında çok büyük bir yeteneğe sahiptir. Resim yapmak, gezi keşiflerine çıkmak, hatta genelevleri ziyaret etmek, gemilerle denizlere açılmak, üst sınıfın arasına girmek gibi birçok değişik aktivitede bulunması onu diğer ressamlardan farklı kılmış, ve hem kraliyetin hem de halkın eserlerini takdir etmesini sağlamıştır.

1936. Giovanni Comini, the youngest Federal in Fascist Italy, is summoned to Rome for a delicate mission: to surveil aging national poet Gabriele D'Annunzio, whose increasingly restless behavior Mussolini fears could damage his alliance with Nazi Germany. However, after spending time with D'Annunzio, Comini finds himself torn between loyalty to the Party and his fascination with the poet, who will put his burgeoning career at risk.

Jem Belcher, eski bir boksör olan büyükbabası tarafından yoksulluk içinde büyütülür. Maddi olarak tükenmiş ve büyükbabasını gururlandırma arzusuyla hareket eden genç adam, onun izinden gitmeye karar verir. Bunu için de ünlü koç Bill Warr’dan yardım alır. Bill, Jem'in doğal yeteneğini geliştirmeyi ve onu dünyanın gördüğü en büyük dövüşçü yapmayı hedefliyor. Büyük bağlılık ve birçok zorluk sayesinde Jem'in planı işe yarar. Jim, şampiyon olur ve sosyal olarak yükselir. Ama sonra bir kaza onu kısmen kör bırakır ve acımasızca düşer. Ancak, birdenbire, acımasız bir dövüşte yeni şampiyonla yüzleşmek için son bir şans yakalar.

Based upon the final confession of Adolf Eichmann, made before his execution in Israel, of his role in Hitler's plan for the final solution.

1973’te, artık yaşlanmaya başlamış olan Salvador Dalí New York’taki büyük sergisi için hazırlanmaktadır. Genç bir galeri asistanı, Dali’ye yardımcı olmak için perde arkasındaki çılgın maceraya katılır.


Dünyanın her yerinde medyanın ilgisini çeken gerçek bir olaydan esinlenen Son Piyade, 92 yaşındaki bir 2. dünya savaşı gazisi olan Artie Crawford'ın maceralarını anlatan dokunaklı bir dram. Artie, Normandiya'da gerçekleşecek 75. yıl anma törenini kaldığı huzur evinde duyar. Kutlamalara katılmaya kararlı olan Artie huzur evinden gözüpek bir kaçış planlar ve eski birliğine son bir kez saygısını sunmak için Fransa'ya doğru ilham verici bir yolculuğa çıkar.

Mussolini'nin faşist hükümetini sorgusuz sualsiz kabullenen Marcello gizli polise katılır ve yeni bir eşi de kapsayan yeni bir yaşama başlar. Ama çıktıkları balayının gizli bir amacı vardır. Antifaşist hareketin öncülerinden yaşlı bir profesörü öldürecektir. Ancak Marcello bastırılmış çocukluk anılarının da etkisiyle görevinin meşruluğundan kuşku duymaya başlar.


Regent Horthy is the leader of Hungary and a German ally, but his favorable standing with Hitler changes as the war comes to an end. Forced to cede Hungary’s power or else witness the execution of his son, Regent Horthy gives up control of his country to the Nazis, who quickly move Hungarians to ghettos and death camps, with no hope in sight. But the despair changes when a young man named Elek emerges. Separated from his family during the relocations and aided by the woman he loves , Elek defies the enemy by becoming one of them. In a race against time, disguised as a Nazi Officer he embarks on a mission to save his family and thousands of his countrymen.

John Krokidas'ın ilk yönetmenlik deneyimine imza attığı ve başrollerini Daniel Radcliffe, Michael C. Hall ve Ben Foster paylaştığı filmde bir cinayet dönemin en önemli yazarlarını bir araya getiriyor. 1944 yılında geçen filmde, genç Allen Ginsberg, Columbia Üniversitesi'ni kazanmış ve Lucien Carr ile burada tanışmıştır. Son derece havalı ve çekici biri olan Lucien'le karşılaşması Allen'ın hayatının en önemli dönüm noktası olur. Kısa süre içerisinde William Burroughs ve Jack Kerouc ile tanışmasıyla, bu dört genç adam toplumun kısıtlamalarının boğucu zırhından sıyrılıp tek gerçeğin edebiyat olduğu bir zihin yapısını benimserler. Gelenekleri reddedip yeni ve daha öncekileri hiç mi hiç benzemeyen bir akımı oluşturmanın peşine düşerler. Yeni ve bambaşka bir sanat akımı olan Beat Hareketi böylece ortaya çıkmış olur...

Aynı evde kalan 5 üniversiteli arkadaş her hafta yemeğe birilerini çağırıp derin politika konularında tartışmalar yaparlar. Ancak bu seferki konukları bayağı bir ateşli çıkar. Aslında bu adam Adolf Hitler'in de ta kendisi olduğunu söylüyordur. Yaptığı konuşmalar ve ırkçı yaklaşımlarıyla geleceğin yeni Hitler'i görünümündeki bu adamı (Bill Paxton) daha fazla dinlemeye tahammül edemeyen gençler sonunda onu öldürürler. Geriye cesedi nasıl yok edecekleri sorunu kalır. Bir yandan da Hitler'in reerkarnasyonla geri dönüp dönmediğini ya da zaman makinesi diye bir şeyin olup olmadığını tartışacaklardır..

Bu film, dönüm noktası niteliğindeki hukuk mücadelelerinden korkunç kaçırılmasına kadar, açık sözlü ateist Madalyn Murray O'Hair'in tartışmalı hayatını anlatıyor.

Korkunç yüzünü bir maskenin ardında gizleyen bu gizemli adam kim? Kahraman mı yoksa sadece çılgının biri mi? Liberal mi yoksa diktatör mü? V kimdir - ve totaliter rejime boyun eğen ulusunu bu çıkmazdan kurtarmak için ona kim yardım edecektir? V For Vendetta, Matrix üçlemesinin yaratıcılarından geleceğin suç ve devrim dolu dünyasını gözler önüne seren ve aynı adlı çizgi romandan uyarlanan unutulmaz bir film. Natali Portman, kahramanının verdiği savaşın toplum için bir tehdit olup olmadığına karar vermek zorunda olan Evey rolüyle göz dolduruyor. Hugo Weaving, V rolüyle cesur, karizmatik ve ona yapılan kötülüklerin intikamını almaya kararlı olan özgürlük savaşçısı olarak akıllardan silinmeyecek bir performans sergiliyor. Stephen Rea, ise devrimin alevini yakmadan önce V'yi yakalamaya çalışan umutsuz bir dedektif rolünde. Tansiyon yükseliyor. Peki siz hangi taraftasınız? Unutmayın V'nin dünyasında bir tarafı seçmek zorundasınız.

Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir