
Brittany Ashworth
Juliette


Genç bilim adamı Henry Frankenstein gözlerden uzak şatosunda gizli bir deney üzerinde çalışmaktadır Amacı elektrik akımını kullanarak ölü bir bedene hayat vermektir Ancak yardımcısı, bu deney için normal bir insanın değil de bir suçlunun beynini getirince ortaya tuhaf bir canavar çıkar ve kaos başlar...

Dünyanın geri kalanıyla bağları kesilmiş, birbirine sıkı sıkıya bağlı bir aile, korkunç yaratıkların dikkatini çekecek herhangi bir ses çıkarmadan korku ve sessizlik içinde yaşar.

Amerika’da hareketli bir yaşamı olan sarışın punk Daisy İngiltere’nin kırsal bir bölgesinde yaşayan uzak akrabalarının yanına gönderilir. Önceleri içine kapanık bir yabancı gibi yaşarken, çevresindekilerin cana yakınlığıyla ortama alışır ve yakışıklı Edmund ile romantik bir ilişkiye başlar. Ancak huzur dolu yaz günleri Avrupa’da giderek artan çatışmaların haberleriyle değişecektir. İngiltere acımasız ve karmaşık bir askeri düzene geçerken, Daisy ve arkadaşları hayatta kalabilmek için saklanmaya ve mücadele etmeye başlarlar.

Can çekişen annesini kaybettikten sonra yaşamanın anlamını yitiren Evan (Lou Taylor Picci) yaşama arzusunu yeniden kazanmak için son çare olarak bir geziye çıkmaya karar verir.Rastgele bir yer seçen Evan, İtalya’ya gelir ve burada kendini turistlerle eğlenirken bulur.Buraya kadar her şey iyi giderken gizem dolu bir kadın olan Louise (Nadia Hilker) ile karşılaşması sonrası onun için pek çok şey değişmeye başlar.

Ülkenin ekonomik ve politik çöküşünden önce normal bir genç çocuk olan Martin, vampirlerin ve aşırı dincilerin ele geçirdiği dünyada yalnız kalmıştır. Kendisine yardım eden ve vampirlerden kurtulma yöntemlerini öğreten gizemli, karizmatik 'Beyefendi' ile ülkeyi baştan başa dolaşacakları tehlikeli bir maceraya atılırlar. Amaçları Kanada sınırında olduğu söylenen Yeni Cennet'e varabilmektir.

New Mexico'daki bir çölde, nükleer silah denemeleri sonucu mutasyona uğrayan karıncalar devasa canavarlara dönüşür. Önce bir FBI ajanı ve ailesi katledilir. Sonra diğer ölümler başlar. Giderek olayın gerçek failleri olan dev karıncılar kendilerini gösterir. Güneydeki tüm Amerikan şehirleri artık tehdit altındadır. Görevli ekiplerin canavarların yuvalarını bulup yok etmesi sorunu halletmeyecektir. Kraliçe karınca kaçmıştır ve daha fazla yumurtlamadan durdurulması gerekmektedir.

Genç bir kadın gözlerini tanımadığı bir adamın bodrumunda açar. Adam genç kadına onu kimyasal bir saldırıdan kurtardığını ve dışarısının yaşanamaz bir halde olduğunu söyler.

Dr. Moreau evrimin sırlarını inceleyen son derece başarılı bir genetik uzmanıdır. Birleşmiş Milletler'den bir diplomat, Dr.Moreau'nun adadaki laboratuvarını ziyarete gittiğinde, çok etkileyici fakat bir o kadar da korkunç deneyleri keşfeder. Adadaki hayvanlar, insan benzeri yaratıklara dönüştürülmektedir. Moreau ve asistanı kusursuz yaşam formunu bulmaya çalışırken, sadece adadaki hayat için değil tüm insanlık için tehdit oluşturmaktadırlar.

Zac Hobson, Flashlight Projesi üzerine çalışan bir bilim adamıdır. Dünyanın etrafını saracak yeni bir enerji dalgası üzerine deney yapmakta olan Hobson, bir sabah uyandıktan kendini sessizliğin ortasında ölü bir şehirde bulur. Etrafta yaşayan bir canlı kalmamıştır. İşyerine gittiğinde, Flashlight Projesi’nin tamamlandığını anlar * Craig Harrison'ın romanından uyarlanmış * filmde bilim-kurgu, psikoloji ve felsefe iç içe geçmiş. Tanrıcılık oynamak insanlara fazla gelen bir şey öte yandan merak duygusu ve anlam peşinde koşmaktan da kendini alamıyor.

After the fall of civilization, the few survivors have been driven to cannibalism. A young man must confront a violent tribe that has murdered his father and stolen the medicine that keeps his girlfriend alive.

Ölümden sonra yaşam olduğu bilimsel olarak Dr. Thomas Harbor (Robert Redford) tarafından kanıtlanmıştır ve bu “keşfin” ardından bir yıl geçmiştir. Dünya üzerindeki milyonlarca kişi “oraya gitmek” için yaşamlarına kendi elleriyle son vermişlerdir. Bu bilim adamının nöroloji uzmanı oğlu Will (Jason Segel), babasının çalışmalarını sürdürdüğü ıssız malikaneye gitmeye karar verir ve feribotta giderken genç ve depresif görünen bir kadın olan Isla (Rooney Mara) ile tanışır. İkisinin de trajik geçmişleri vardır ve ölümden sonraki hayatın kesinliğini Thomas Harbor’un ürettiği makineyle araştırmaya çalışırlarken bir yandan da birbirlerine kayıtsız kalamayacaklardır.

The Davises are expecting a baby, which turns out to be a monster with a nasty habit of killing people whenever scared. And it's easily scared.

"The Relic" mitler, efsaneler ve doğa üstü olaylarla dolu bir gerilim filmi. Chicago Milli Sanat Müzesi'nde çalışan bir evrimsel biyolog olan Dr. Margo Green (Penelope Ann Miller) içine bulgularını koyduğu kasalarıyla birlikte Güney Amerika'dan döner. Kasalar müzeye ilk geldiğinde içlerinde fazla bir şey yokmuş gibi görünse de daha sonra, bu kasaları ABD'ye getiren kargo gemisinde ve daha sonra da müzede tüyler ürpertici cinayetler işlenir. Olayla ilgilenen polis memuru Lt. Vincent D'Agosta (Tom Sizemore), Dr. Green ile beraber olayı araştırmaya başlar. İkisi birlikte Green'in geliştirdiği yeni bir tekniği kullanarak, bu cinayetleri işleyen katili, yani genetik değişime uğramış korkunç bir canavarı yakalamaya çalışırlar.

1950 yılı, Londra: Vera Drake kocası Stan ve yetişkin çocukları Sid ve Ethel'le birlikte yaşamaktadır. Mütevazı, fakat birbirine bağlı, sıcak bir aile. Vera evlere temizliğe gidiyor, Stan kardeşinin garajında tamirci olarak çalışıyor. Sid terzide, Ethel bir fabrikada ampulleri test etme işinde. Fakat Vera'nın çevresinden gizlediği, sıradışı bir işi daha var: Ücretsiz olarak, istenmeyen hamileliklerini sonlandırma konusunda, genç kadınlara yardımcı oluyor. Bu genç kadınlardan biri, kürtaj sonrası acil olarak hastaneye kaldırılınca, polisin soruşturması Vera'da doğru dönüyor ve dünyası yıkılmaya başlıyor.

Dr. Kelson, kendisini şok edici yeni bir ilişkinin içinde bulur. Bu ilişkinin sonuçlarının, alışık oldukları dünyayı değiştirebileceğinin farkındadırlar. Spike'ın Jimmy Crystal ile karşılaşması ise kaçamadığı bir kâbusa dönüşür.

Görünmeyen uğursuz bir varlığın nüfusun büyük kısmını yok etmesinden beş yıl sonra, hayatta kalan bir kadın ve iki çocuğu çaresiz bir şekilde güvenli bir yere ulaşmaya çabalar.

Tracy, iki örgülü, gelecek vaad eden, hâlâ ayıcıklarla ve Barbie bebekleriyle oynayan bir yeni ergendir. Fakat çevresinde sürekli cinsellik üzerinden yaratılmış bir atmosfer vardır; özellikle liseye başlamasıyla bu cinsellik söylemi, üzerinde büyük bir baskı oluşturmaya başlar. Tracy ilk başlarda, bu ortama uyum göstermekte zorlanır. Bir yandan Evie Zamora gibi çok popüler, bir manken kadar güzel ve çekici, kendini beğenmiş, tüm erkekleri peşinden koşturmayı başaran kızları anlayamamaktadır; bir yandan da onların dünyasına dahil olmak istemektedir. Evie'yle arkadaş olması, Tracy'nin olmayı hayal ettiği gibi biri olmasını sağlar, zamanla popüler olmak için neler yapması gerektiğini öğrenir ve herkesin ilgisini çeker. Ancak geçirdiği değişim sonucu, artık başka biri haline geldiğini, kendisine yabancılaştığını fark edecektir.

Gizemli yaratıkların istila ettiği dünyada bir hafızasını kaybetmiş genç adam, kayıp kız arkadaşını bulmak için eksantrik bir hayatta kalma uzmanıyla iş birliği yapar. Lowell Dean'ın yazıp yönettiği filmde "Matrix" serisinin Trinity'si Carrie-Anne Moss ve Douglas Smith'i izliyoruz.

Obama ve Amerikan hükümeti, İran'dan gelecek ciddi bir saldırıdan kuşkulanmaktadır ve savaş ilan eder. Çin ve Rusya İran'ın yanında; İngiltere ve İsrail ise Amerika'nın tarafındadır. Böylece 3. Dünya Savaşı başlamış olur. Nükleer ve kimyasal silahların kullanılmasıyla dünya nüfusu gitgide azalmaya başlar. Peter, kızı ve nefret ettiği komşusu Maine'in Bangor şehrinde hayatta kalan tek insanlardır. Şimdi hesaba katmadıkları o düşmana karşı bir arada olmaları gerekmektedir.

In a time of starvation, a survivalist lives off a small plot of land hidden deep in forest. When two women seeking food and shelter discover his farm, he finds his existence threatened.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.







0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir