
Jimmy Smits
Justin Thorne

Justin Thorne is a liberal arts professor. One of his college students is Jennifer Carter. She seduces Justin, then accuses him of rape. But it turns out that she has an unusual relationship with her father.

Jimmy Smits
Justin Thorne

Naomi Watts
Jennifer Carter

Sarah Chadwick
Laura Thorne
Adrian Wright
Kenneth Carter

Paul Sonkkila
Rowland Curtis
Alan Fletcher
Henry Landers
Leverne McDonnell
Miriam McMahon
Beverley Dunn
Judge Barlow

Nicholas Bell
Det. Matthews

Fiona Corke
Det. Coote
Brendon Suhr
Terry MacKnight
Ross Williams
David Guilderman

Robyn Gibbes
Dr. Bilson
Tara Judah
Nancy Thorne

Goran Stamenković
Oliver Thorne

İki yargıtay hakimi öldürülmüştür. Yanlız bir hukuk öğrencisi, cinayetlerin devletin en üst kademeleri hakkında çok gizli bilgiler içerdiği tahmin edilen bir dosyayla ilgili olduğundan şüphelenmektedir. Kararlı bir araştırmacı gazeteciyle beraber bu gizemi çözdüklerini herkese açıklamak istemektedirler - tabii o kadar uzun yaşayabilirlerse. Yarış başlamıştır, ve bu yarışta ikiden fazla koşucu vardır. Onlar artık canlı birer hedeftir.

Sorunlu bir genç kadın ölmüş olan annesine benzeyen gizemli genç komşusuna saplantılı hale gelir...

Bill Harford ve karısı Alice Harford'ın dış dünyaya mutlu bir yansıyan bir evlilikleri vardır. İlişkilerinde her şey yolunda gibi görünmektedir. Bir gün katıldıkları bir davette Alice, başka erkeklerle sohbetlere dalar. Bunu fark eden Bill, hem sinirlenir hem de yaşanan bu duruma tuhaf bir tepki gösterir. Bill, yaşanan o geceden sonra kimliğini cinselliğe emanet edecektir. Oldukça tuhaf düşüncelerle örülü bir cinsellik dünyasına doğru savrulacaktır.

’Sonun Başlangıcı’ ve ’Çizgi Ötesi’ filmleriyle yeteneğini kanıtlayan Joel Schumacher’ın yönetmenliğini üstlendiği ’Öldürme Zamanı’, Güney Amerika’da hala süren ırk ayrımı üzerine bir film gibi gözükse de, işin haraketli yönüne ağırlık veren ve dolayısıyla bir macera filmi olarak tanımlanması daha uygun bir yapım. Mississippi’li bir fabrika işçisi olan Carl Lee Hailey, on yaşındaki kızı Tonya’nın gözü dönmüş iki beyaz ırkçı tarafından saldırıya uğraması sonucunda haklı olarak çok sinirleniyor ve bu iki adamı gördüğü ilk yerde öldürmeye teşebbbüs ediyor. Böylece bir anda ’suçlu’ durumuna düşen Carl Lee, Jake Brigance isimli bir avukatı savunma için tutuyor. Jake’e dava sırasında Ellen Roark isimli genç bir hukuk öğrencisi destek oluyor. Birlikte Klan’ın kirli yüzünü, ve 1860’larda çözülmüş olduğu iddia edilen siyah-beyaz ayrımının hala varolduğunu gören Jake ve Ellen, dava sırasında önemli kanıtlara rastlıyorlar..

Los Angeles polis departmanından iki dedektif, genç bir kızın cinayetini araştırmak üzere güneşin hiç batmadığı ıssız bir Alaska kasabasına gönderilir. Gün ışığı yüzünden şiddetli uykusuzluk çeken dedektif Will Dormer, ana şüpheli olan yerel bir yazarla vicdan sınırlarını zorlayan tehlikeli bir kedi-fare oyununa sürüklenir.

Woman of the Hour, 1970'lerin popüler çöpçatanlık programının yarışmacılarından Cheryl Bradshaw'ın hikayesini konu ediyor. Popüler evlendirme programı “The Dating Show”a katılan Cheryl Bradshaw'ınbir bekarlığa veda partisi için yakışıklı yarışmacı Rodney Alcala'yı seçer. Ancak Alcala, pek de göründüğü gibi biri değildir.O, Amerika Birleşik Devletleri'ndeki en büyük seri katillerden biridir.

19 yaşındaki bir genç kızın trajik cinayeti, hâlâ Boston'da yaşayan üç çocukluk arkadaşını yeniden bir araya getirir: Kurbanın mafya olan babası, bir dedektif ve her ikisinin de kızı öldürdüğünden şüphelendiği sorunlu bir adam.

Kızının hapse girmesi ile büyük bir yıkıma uğrayan Bill, kızının yanında olabilmek için Oklahoma’dan Marsilya’ya gider. İşlemediğini iddia ettiği bir cinayet vakasından dolayı hapiste bulunan kızını içine düştüğü durumdan kurtarmak isteyen Bill, kendisini zorlu bir mücadelenin içine atar. Ancak onun işi hiç de kolay değildir. Bill, kültürel farklılıklar, anlayamadığı bir dilin önüne çıkardığı engeller ve karmaşık bir hukuk sistemi ile karşı karşıya kalsa da, kızını kurtarmak için her şeyi yapmaya hazırdır. Kızını temize çıkarmaya çalışırken Marsilya’da tanıştığı bir kadın ve kızından da yardım alan Bill, bu süreçte kendini keşfetme yolculuğuna çıkar.

Madridde yaşayan iki fahişenin öyküsü. Dominik Cumhuriyeti'nden gelen göçmen Zulema ile İspanyol Caye'nin önce soğuk başlayan ancak daha sonra sıkı bir dostluğa dönüşen ilişkileri anlatılıyor. Sadece iki kadının öyküsünden öte göçmenlerin yaşadığı sıkıntıları da anlatan bir film

Davey Gordon, a New York City boxer at the end of his career, falls for dancer Gloria Price. However, their budding relationship is interrupted by Gloria's violent boss, Vincent Rapallo, who has eyes for Gloria. The two decide to skip town, but before they can, Vincent and his thugs abduct Gloria, and Davey is forced to search for her among the most squalid corners of the city, with his enemy hiding in the shadows.

1940’lı yılların sonunda Martha Beck ile Raymond Fernandez Amerika’da adı çıkmış “Yalnız Kalpler katilleriydi.” Onların öldürücü silahı aslında çok basitti. Gazeteye kişisel ilan veriyor. İlana cevap veren terkedilmiş dul kadınlara ilk olarak Ray, kendisini seksi Latin aşığı olarak tanıtıyordu. Böylelikle tuzağa düşen bu kadınları hem dolandırıyor hem de öldürüyorlardı.

Askeri diktatörlük ile yönetilen, soğuk savaşın son yıllarının yaşandığı Güney Kore'de halk, sürekli olarak tatbikatlar ve Kuzey Kore tehdidi ile korkutulmakta, rejimin baskısı protestolara ve isyanlara neden olmaktadır. Bu esnada, Seul'e yakın bir kasabada, cinayetler işlenmeye başlanır. Kadınlar bağlanarak öldürülmekte, tecavüze uğramaktadırlar. İlk başlarda, yerel bir dedektif olan Park Doo-Man olayı kendi yöntemleri ile çözmeye çalışır. Olayı çözmekte yetersiz kalınca, Seul'dan mektepli bir dedektif Seo Tae-Yoon da ekibe katılır. Tae-Yoon modern yöntemler ve analizler ile olayı çözmeye çalışırken, cinayetler devam edecek, polis teşkilatı yetersiz kalacak ve kasabada kargaşa artacaktır.

Orta yaşlı bir karı kocanın ızdırap verici aşk-nefret oyunlarının içerisine yeni tanıştıkları genç bir çifti de çekmeleri ve alkolün de körüklediği sabaha dek süren fırtınalı zaman zaman da gülünç bir didişme, acı çektirme oyunu sonunda içlerindeki her şeyi ortaya dökmeleri anlatılmaktadır. Cinsel imalarla dolu küfürlü dili filmin çevrildiği yıllarda sinemada alışılmadık bir şeydi ve o yıl değişen film derecelendirme sistemi sayesinde birçok salonda gösterilebildi. Bugün birçok filmde çok daha ağırlarının sıklıkla işitildiği ve artık kanıksanan küfürlü diyaloglar ABD'de ilk kez bu filmde geniş biçimde yer almıştı. Film 5 Oscar ödülünden başka aralarında 3 BAFTA ödülünün de bulunduğu 13 ödül daha kazanmıştır.

15. yüzyılda Tatarların saldırıları altında inleyen Rusya'dayız. Andrei Rublev hem bir keşiş hem de ikona ressamıdır. Barbarlık, şiddet ve kana kontrast olarak doğanın mucizevi güzelliği ve inanç Rublev'in beslendiği kaynaktır. Ne var ki bir köylü kızını tecavüzden kurtarmak için bir adamı öldürmek zorunda kaldığında hayatı ve Tanrı inancını yeniden sorgular. Yaratıcılık ateşinin, konuşmama ve resim yapmama yemini eden Rublev'in içinde yeniden yanmaya başlaması için toy bir delikanlının dev bir çan imal etmesini seyretmesi gerekecektir. Bu aslında sanatçı keşişin eserlerine gerçek renk ve hayatın da gelmesinin işaretidir.

John Forbes Nash kazandığı bir bursla Princeton Üniversitesi'nde öğrenim görmeye başlar. Bu süreçte parlak zekasını her daim hissettiren ancak çevresindekilerle uyum sorunu yaşayan dahi Nash, inanılmaz bir teoriyi ortaya sürüp kanıtlama aşamasına kadar gelir. Böylece matematik çevrelerince ününü yayan dahi adam zamanla şizofreni belirtileriyle mücadele etmeye başlar. Nash artık kendi kurgusal gerçekliklerinden oluşturduğu dünyasıyla asıl gerçekleri ayırt edemeyecek bir aşamaya gelir.

Altı yaşındaki Maisie, rock yıldızı annesi Susanna ile karizmatik ancak ilgisiz sanat simsarı babası Beale´in tatsız boşanmasının sarsıntılarıyla boğuşmaktadır. Maisie’nin hayatına, boşanmanın ardından anne ve babasının yeni eşleri de girer. Ancak küçük kız, eşlerinin bencilliğini fark edip birbirlerine âşık olan üvey ebeveyniyle yakınlaşınca durum iyice çetrefilleşir.

Yaşadığı sarsıcı olayın ardından sessizliğe bürünmüş olan Melinda (Kristen Stewart), lise hayatını dışlanmış bir genç olarak sürdürmektedir. Peki, Melinda annesinin ilgisizliğine ve arkadaşlarının alaycı tavırlarına rağmen iç dünyasında yaşadıklarını kelimelere dökecek cesareti bulabilecek midir?Aslında onun kimsenin bilmediği bir sırrı vardır ve bu sır açığa çıktığında her şey değişecektir.

"Konuşan Kadınlar", izole bir dindar topluluk içinde kendileri ve çocukları için daha iyi bir dünya yaratmak adına atılım yapmanın yollarını arayan bir grup kadını anlatıyor. Ya kalıp savaşılacak ya da gidilecek. Boş boş oturulmayacak.

Küçük bir Hollanda kasabasında, hayatı boyunca etrafındakilere ilham olmuş güçlü bir kadın geçmişini hatırlar. Sofrasında yemek yemiş, onun çatısı altında büyümüş nesilleri, dava arkadaşlarını, arkasında bıraktığı değerleri gözden geçirir.

Jeanne, evlilik hazırlıklarını sürdürürken bir yandan da evlenince oturmak için bir ev aramaktadır. Bir gün çok beğendiği bir evi gezerken çok ilginç ve garip bir adamla tanışır. Paul, kendinden yaşça büyük ve tanıdığı bütün erkeklerden farklı bir adamdır. Aralarındaki çekime karşı koyamaz ve birlikte olurlar. Uzunca bir süre sadece birlikte olabilmek için bu evin çatısı altında buluşacak ama birbirlerinin dışarıdaki hayatlarına dair hiçbir soru sormayacak ve hiçbir şey bilmeyeceklerdir. Bu, Paul'ün ilişkilerinin devam edebilmesi için koymuş olduğu bir şarttır. Paul'ün karamsar ruhuna karşılık Jeanne'in capcanlı gençliği, koydukları bu sert kurallara dayanamayacaktır.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir