
Christopher Lambert
John Clayton / Tarzan, Lord of the Apes

Vahşi güzelliğiyle seyirciyi derinden etkileyen bu destansı film, ergenliğini Afrika'nın gorilleriyle geçirip daha sonra aristokrasideki yerini almak için İngiltere'ye dönen, iki ayrı dünya arasında sıkışmış Tarzan'ın hikayesi.

Christopher Lambert
John Clayton / Tarzan, Lord of the Apes

Andie MacDowell
Miss Jane Porter

Ralph Richardson
The Sixth Earl of Greystoke

Ian Holm
Capitaine Phillippe D'Arnot

James Fox
Lord Charles Esker

Cheryl Campbell
Lady Alice Clayton

Ian Charleson
Jeffson Brown

Nigel Davenport
Major Jack Downing

Nicholas Farrell
Sir Hugh Belcher

Richard Griffiths
Captain Billings

Paul Geoffrey
Lord John Clayton

Hilton McRae
Willy

David Suchet
Buller
Ravinder
Dean
John Wells
Sir Evelyn Blount

Bir adam düşünün... Ömrü boyunca modern kent çevresinde yaşamış; 747'lerle dünyayı dolaşmış ve sürekli bilgisayar ortamında çalışarak yaşamını sürdürmüş. Ve bir gün bindiği uçak denize düşünce Fiji'de ıssız bir adada dört yıl tek başına yaşamak zorunda kalmış. Adada tek başına yaşayan bu adamın bilinç düzeyi tümüyle değişir mi yoksa modern dünyaya dönünce yine aynı kişi mi olur? Hayatının dönüm noktası olan bu olay yaşanmadan evvel sadece işine gömülü bir hayat sürdüren, kız arkadaşı dahil çevresinde sevdiği herkesi ihmal eden bu adam için eski hayatını sürdürmek mümkün olacakmıdır? Yoksa önünde yepyeni bir hayat mı durmaktadır?

Filmde, iki dünya arasında kalmasına rağmen kaderini kabul ederek bir efsaneye dönüşen Mogli'nin öyküsü anlatılıyor. Mogli kendini ne ormandaki vahşi hayata ne de insanların medeni dünyasına ait hissetmektedir. Gerçekten nereye ait olduğunu bulmak için çıktığı yolculukta, bu iki farklı dünyanın kendine has tehlikeleriyle yüzleşmek zorundadır.

Clint Eastwood yeni filmini çekmek için Afrika’ya giden ve bu muhteşem ülkenin gizemine kapılarak vahşi fil avı en büyük tutkusu haline gelen yönetmen John Wilson olarak karşımıza çıkıyor. John Wilson karakteri, efsanevi maceraperest John Huston’un “The African Queen” filmini çekmek için gittiği kara kıtada fil avcılığına gönül kaptırdığı gerçek hayat hikâyesinden esinlenme.

Robinson Crusoe flees Britain on a ship after killing his friend over the love of Mary. A fierce ocean storm wrecks his ship and leaves him stranded by himself on an uncharted island. Left to fend for himself, Crusoe seeks out a tentative survival on the island, until he meets Friday, a tribesman whom he saves from being sacrificed. Initially, Crusoe is thrilled to finally have a friend, but he has to defend himself against the tribe who uses the island to sacrifice tribesman to their gods. During time their relationship changes from master-slave to a mutual respected friendship despite their difference in culture and religion.

Ruby Daly, Amerika'nın %98'ini öldüren korkunç vebadan hayatta kalabileceğini hiç düşünmemiştir; ancak hayatta kalmayı başarır. Hayatta kalanlar değişik güçlere sahiplerdir ve sadece renklerle tanımlanırlar: Yeşiller (çok zekiler), maviler (telekinez), sarılar (elektriği kontrol edebilme), turuncular (zihin üzerinde kontrol) ve kırmızılar (ateşi kontrol edebilme). Ruby, tehlikeli bir turuncudur. Acınası ve korku içerisinde olan Thurmond'a kendisi gibi olan çocukların yanına gönderilir. Ruby, bu korkunç yerden çocukların yardımıyla kaçar ve hayatı bambaşka bir hal alır.

1933 yılında film yapımcısı Carl Denham, başrol oyuncusu güzel Ann Darrow'un da bulunduğu bir ekiple, egzotik Kafatası Adası'na gelir. Burada Ann'in güzelliğinden etkilenip ona aşık olan King Kong adlı dev bir goril ile karşılaşırlar.

Cimcime, altı yaşında korkusuz küçük bir kızdır. Dünyanın geri kalanıyla bağlantısı kesilmiş, bir su bendinin arkasında kalan Leğen isimli bir kasabada delibozuk babası Wink ile birlikte yaşar. Zamanın başka türlü aktığı, modern şehir hayatından bambaşka kurallara sahip bir kasabadır burası. Cimcime'yi kıyamet gününe hazırlayan babası bir gün ölümcül bir hastalığa yakalandığında doğa çığırından çıkar. Hava ısınır, buzullar erir ve tarih öncesi yaban domuzlarından oluşan bir ordu donmuş mezarlarından kalkar. Şimdi Cimcime'nin hasta babasını, sular altında batmakta olan evlerini kurtarması ve evreni tamir etmesi gerekmektedir.

Mühendis Bill Markham'ın oğlunun yağmur ormanlarında yaşayan bir yerli kabilesi tarafından kaçırılmasının ardından on yıl süre ile onu arayışını konu alan film çevreci sayılabilecek bir yaklaşımla çekilmiş aksiyon macera ve dram karışımı ilginç bir yapım.

Oscarlı senarist Julian Fellowes'tan ünlü bir çocuk romanı uyarlaması… 2 Dünya Savaşı sonunda bitmiştir Ancak savaşta kaybolan babasından hâlâ haber alınamayan Tolly eksantrik büyükannesi Bayan Oldknow'un ata yadigarı evine gönderilir Burada iki farklı zaman arasında yolculuk yapabileceğini keşfeder Yüzyıl öncesine giden Tolly, nesiller boyunca gizlenmiş aile sırlarını öğrenir Ve bu fırsatı ailesini korumak ve yeniden biraraya getirmek için kullanmaya karar verir.

Bir grup astronot, çok uzun bir yolculuğun sonunda uyanarak, bilinmeyen bir gezegene iniş yapar. Burada konuşmayı bilmeyen ilkel mağara insanları ile, konuşan, avlanan, adeta insanla yer değiştirerek medeniyet kurmuş maymunlar yaşamaktadır. Grup dağılır, astronotlardan George Taylor, insan avcısı maymunlar tarafından esir edilir. Üzerlerinde deney yapılacaktır ki, maymunlardan Dr. Zaius, esir Taylor'ın konuşulanları anlayan, 'maymunlar kadar zeki' bir insan olduğunu fark eder. Bu durumun yerleşik inançlara ters düşüp evrim kuramını altüst edeceğini düşünen tutucu doktor, olan biteni görmezden gelir. O esnada devreye idealist ve sempatik Cornelius ile Dr. Zira girerek Taylor'ı korumaya çalışırlar. Diğer arkadaşlarını bulmak ve esaretten kurtulmak isteyen Taylor, çıkan bir kargaşadan faydalanarak güzel Nova'yla beraber kaçmaya başlar.

Jane Austen (Anne Hathaway) aşka inanmaktadır. Anne ve babası (Julie Walters ve James Cromwell) onun 1795 İngiltere’sinde adet olduğu üzere, para karşılığı bir evlenme yapmasını arzular. 20 yaşındaki Jane büyüleyici, genç bir İrlandalı olan Tom Lefroy ile tanıştığında, (James McAvoy), zekası ve cüretkarlığı genç kızın merakını uyandırır. Jane, Lady Gresham’ın (Maggie Smith) yeğeninin teklifini geri çevirip, ailesinin otoritesine ve sosyal adetlere karşı gelebilecek mi? Film, edebi dehanın basamaklarındaki genç bir kadının, hayatını ve eserlerini aşk için riske atması anlatılıyor.

Şangay’da bir gece kulübündeki kargaşadan son anda kaçan Indiana Jones, yanında uzakdoğulu küçük yardımcısı ve istemeden kader birliği ettiği genç ve çekici şarkıcı Willie olduğu halde, kendisini Hindistan’da bulur. Maceraperest arkeolog, küçük bir köydeki çocukları kaçırarak madende çalıştıran ve zulüm eden Thuggee tarikatıyla karşı karşıya gelir. Kana susamış bu şeytani tarikatın hedefi, yüz yıl önce İngiliz sömürgeciler tarafından yasaklanan korkunç eylemlerine devam etmek için madenlerde kaybolmuş olan kutsal elmasları bulmaktır.

Kaptan Billy Tyne önderliğindeki 6 kişilik ekip, uzun ve yorucu bir kılıçbalığı avından dönerler. Fakat Kaptan Tyne, çok verimsiz geçen avdan hiç de memnun değildir ve tekrar bir yolculuğa çıkarak şanslarını doğuda denemek istemektedir. Yorgun olan ekip önceleri bu fikre karşı çıksa da para kazanma isteği ağır basınca kabul ederler. Böylece 6 kişilik mürettabatı ile Andrea Gail adlı tekne doğuya doğru yol almaya başlar. Önceleri sorunsuz geçen yolculuk havanın birdenbire bozması ile değişmeye başlar. Telsiz bağlantısı kesilen tekne, yaklaşan fırtınanın büyüklüğünden habersiz şekilde geri dönmeye çalışmaktadır. Bu arada Kaptan Tyne ve ekibi, 30-35 metre yüksekliğe ulaşan dalgaları beraberinde getiren tarihin en büyük fırtınalarından birinin ortasında kalırlar.



13. yüzyıl İskoçyası. İngiliz Kralı I. Edward, İskoçya'yı da krallığına katmak istemektedir. İngiliz soylularına Prima Nocta, yani topraklarında evlenen her İskoç kadınla ilk geceyi geçirme hakkını vererek İskoç halkının ayaklanmasına sebep olur. Çocukken ailesini ve yakınlarını özgür İskoçya uğruna kaybeden William Wallace, yıllar sonra karısı da öldürülünce halkı organize etmeye ve İngilizleri topraklarından atmaya karar verir.

Önceki filmde Kaptan Jack Sparrow, Davy Jones'un sandığında kapana kısılmıştır. Will Turner ve Elizabeth Swann, efsanevi Kaptan Barbossa'nın yardımıyla Jack'i kurtarmak ve Davy Jones'un hayalet gemisi Uçan Hollandalı'nın lanetinden kurtulmak için tehlikeli bir yolculuğa çıkarlar. Bu kez, korsanlar Doğu Hindistan Ticaret Şirketi'nin acımasız lideri Lord Cutler Beckett'a karşı savaşıyor. Beckett, Davy Jones'u kontrol ederek denizlere hükmetmeyi amaçlar. Will, Elizabeth ve Barbossa, Jack'i kurtarmak ve korsanlar arasındaki birliği sağlamak için egzotik ve tehlikeli yerlerde dolaşırlar. Yolculukları sırasında, korsan lordları toplamak ve bir araya getirerek korsanların geleceğini belirlemek zorunda kalırlar.

Dünyayı tehlikelerden ve terörizmden temizlemek için çalışan Team America, bunun için yoluna ne çıkarsa çıksın durdurmaya, hatta yoketmeye hazırdır. Aslına bakarsanız Eyfel Kulesi de bu kahramanca(!) yıkımdan(!) nasibini alacak yerler arasındadır! Kahramanlarımız Kuzey Kore lideri Kim Jong Il'i bir barış konferansı düzenlemekten alıkoymak zorundadırlar. Zira şeytani lider, aslında dünyaya kitle imha silahlarıyla saldırmayı planlamaktadır. Hatta konferansı destekleyen Sean Penn, George Clooney gibi isimlerin başı çektiği Film Oyuncuları Derneği'ne de gününü göstermek gerekmektedir. Sarkastik çizgi dizi South Park'ın yaratıcıları Matt Stone ve Trey Parker, bu kez kuklaları kullanarak 60'ların kült dizisi Thunderbirds'ün estetiğini ve görkemli Hollywood aksiyon filmlerinin üslubunu alaycı bir şekilde harmanlıyorlar.

“Emma, güzel, zeki ve varlıklı bir kızdı. Rahat bir evi, iyimser bir yaradılışı vardı,” cümleleri ile başlayan Jane Austen’in kaleme aldığı aynı isimli romanın fantastik bir yorumla sinema uyarlaması. Başrolde Gwyneth Paltrow’un yer aldığı film, 19. yüzyıl İngiltere’sinde çöpçatanlık yapmaya ve insanların aşk hayatına burnunu sokmaya bayılan bir kadını anlatır... 70. Akademi Ödül Töreni’nde müzikleri ile Oscar ödülüne layık görülen film içinde fantastik öğeler de barındırıyor.

Kaptan Jack Sparrow, efsanevi Gençlik Pınarı'nı bulmak için yeni bir maceraya atılır. Bu kez, Jack eski sevgilisi ve tehlikeli bir kadın olan Angelica ile karşılaşır. Angelica, Jack'i, onun eski düşmanı Kaptan Kara Sakal ile yüzleşmeye zorlar. Kara Sakal, Gençlik Pınarı'nı bulmak ve ölümsüzlüğü elde etmek için her şeyi göze almıştır. Jack, Angelica ve Kara Sakal'la birlikte, İngiliz ve İspanyol donanmalarının da arayışta olduğu Pınar'ı bulmak için tehlikeli bir yolculuğa çıkar.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.


0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir