
Charlie Hunnam
Percival Fawcett
"İnanılmaz bir gerçek hikayeye dayanmaktadır."
1925 senesinde, Percy Fawcett Amazon ormanlarına giderek köklü bir uygarlık bulup tarihin en önemli keşfini yapmak ister. Avrupalılar dünyanın en büyük ormanı olan Amazon’da El Dorado adında bir krallık olduğuna ve sayısız gezginin bu krallığı bulmak amacıyla yola çıkıp öldüklerine inanırlar. Fawcett oğluyla bu krallığın varlığını kanıtlamak ister.

Charlie Hunnam
Percival Fawcett

Robert Pattinson
Henry Costin

Sienna Miller
Nina Fawcett

Tom Holland
Jack Fawcett

Angus Macfadyen
James Murray

Edward Ashley
Arthur Manley

Clive Francis
Sir John Scott Keltie

Ian McDiarmid
Sir George Goldie

Franco Nero
Baron de Gondoriz

Matthew Sunderland
Dan

Johann Myers
Willis

Daniel Huttlestone
Brian Fawcett (15 Yr Old)

Harry Melling
William Barclay
Pedro Coello
Tadjui
Aleksandar Jovanović
Urquhart

The story of Captain Richard Francis Burton's and Lt. John Hanning Speke's expedition to find the source of the Nile river in the name of Queen Victoria's British Empire.

Büyük Kral, Truva Savaşı'ndan dönmüştür ama o yokken krallığında çok şey değişmiştir. Sevgili karısı Penelope, kendi evinde tutsaktır ve kral olabilmek için yarışan talipleri peşini hiç bırakmamıştır. Oğulları Telemakhos, onu engel olarak gören bu taliplerin karşısında ölümle yüz yüzedir. Odysseus da değişmiştir elbette, savaş onu çok yıpratmıştır, artık yıllar önceki güçlü savaşçı değildir ancak kaybettiği her şeyi geri kazanmak için içindeki gücü yeniden bulmak zorundadır.

Set in the eighteenth century, Moonfleet is about John Mohune, a young orphan who is sent to the Dorset village of Moonfleet to stay with an old friend of his mother's, Jeremy Fox. Fox is a morally ambiguous character, an elegant gentleman involved with smugglers and pirates.


Evsiz bir jokey, bir milyoner, bir kovboy ve seabiscuit adında bir at... kendilerinin ve ülkedeki herkese ilham kaynağı olan bir yarış atının gerçek öyküsünü anlatıyor... 1920'lerde efsaneye dönüşen sıradışı bir drama... seabiscuit sizi hayatınızın yarışına götürecek...

1929 yılında, ilginç bir kitabın taslağı ünlü roman editörü Maxwell Perkin'in masasına düşer. Maxwell, öyküyü yazan yazar Thomas Wolfe'un üstün bir yetenek olduğunu fark eder ve onunla yakın bir dostluk kurar.

Columbus'un mücadelesi Avrupa'nın sıkışmaya başlayan toplumlarına yeni bir yerleşim yeri bulup uygar toplumun yeni topraklara yerleşmesini sağlamaktı. 7 uzun yıldan sonra sefere parasal kaynak sağlamak için finansör arayan Columbus, seyahatine başlamak, gerekli para ve izni alabilmek için kraliçe Isabel'i (Sigourney Weaver) ikna eder... Keşfetmek istediği yeni topraklarda altın ve şeref peşindedir. Keşif rotasını Çin'e çevirir...Columbus, aylar süren seyahati sonrası Kuzey Amerika'nın kıyı adalarını tesadüfen bulur. İspanya için sömürge kurabileceği dünyaya ait yeni cennet karayı hayal eder. Ama bir problem vardır. Yeni Dünya'da yaşayan yerliler zaten oradadırlar ve Columbus'tan önce yaşamlarını sürdüre gelmektedirler. Columbus yerlilere İspanya'ya döneceğini, orada bu yeni keşfettiği toprakları anlatacağını, binlerce İspanyalı ile bu yeni topraklara geri döneceğini anlatır.

After being discredited as a coward, a 19th century seaman lives for only one purpose: to redeem himself. Preserved by the Academy Film Archive in partnership with Sony Pictures Entertainment in 2000.

Acımasız çöl güneşinin altında, iki savaşçı kabile karşı karşıyadır... Çöl kumlarını yıkayan savaşçılarının kanları zafer kazanan Hobeika Emiri Nesib ve rakibi Salmaah Sultanı Amar’ı barış için şartları konuşmak zorunda bırakmıştır. Her iki tarafta Sarı Kuşak adını verdikleri hiç kimsenin yaşamadığı topraklar üzerinde hak iddia etmemeye karar vermişlerdir.

Uçsuz bucaksız toprakları olan bir imparatorlukta, kimsenin varlığından bile haberdar olmadığı bir bölgede barbarların ayaklanma çıkaracağı duyulması üzerine acımasızlığı ile nam salmış bir komutan ve beraberinde askerleri gönderilir. Yıllardır kalenin güvenliğinden sorumlu olan sulh yargıcının otoritesini sarsan bu durum, yerlilere karşı büyük zorbalık ve zulümle sonuçlanır. Olayların durulmaması üzerine, komutan ve askerleri bir görev için kaleden ayrıldıklarında yerlerine yeni bir birlik gelir. Bu birliğin başındaki genç asker Mandel kalenin tüm yetkilerini ele geçirse de düzeni sağlamak için bundan fazlasına ihtiyaç duyacaktır.

İkinci Dünya Savaşı sırasında atom bombasının geliştirilmesine liderlik eden Amerikalı fizikçi J. Robert Oppenheimer'ın hikayesi. Manhattan Projesi'nin başına geçen Oppenheimer, insanlık tarihini değiştirecek bu ölümcül icadı hayata geçirirken, yarattığı gücün doğuracağı vicdani ve siyasi sonuçlarla da yüzleşmek zorunda kalır.

Zengin olma hırsıyla son parasını da piyangoya yatırarak tüketen Fred (Humphrey Bogart) Meksika’da dostu Curtin’la buluşur. Birlikte çalıştıkları McClane’den paralarını almakta zorlanırlar. Diğer yandan, beraber vakit geçirdikleri ve oldukça geveze bir araştırmacı olan Howard’a göre etraftaki tüm tepeler altın hazineleriyle doludur. Bu, Dobbs ve Curtin için kaçırılmaz bir fırsattır. Beraber tepeleri aşan üçlü, döndüklerinde dostlukları mı yoksa paraya olan tutkuları mı ağır basacaktır?

18. yüzyılda, İngiliz ve Fransız askerleri, Kuzey Amerika'nın kontrolünü ele geçirebilmek için savaşmaktadırlar. Kızılderililer ve yerleşimciler, bu savaşın ortasında kalmışlardır. Yerleşimcilerden Cora ve kızkardeşi Alice'i, başlarına gelen bir beladan Şahingöz adında bir kızılderili kurtarır. Şahingöz, aslında bir yerleşimcidir fakat ailesi ölünce son Mohikanlar tarafından büyütülmüştür.James Fenimore Cooper'ın romanından uyarlanan Mohikanların Sonuncusu, Michael Mann'in yönetmenlik kariyerinin önemli filmlerinden biri olarak kabul ediliyor. Daniel Day-Lewis'in oldukça başarılı bir performans sergilediğini de ekleyelim.

ABD 'nin güney eyaletlerinden Georgia ile Güney Carolina'yı birbirinden ayıran Cahulawassee nehri üzerine bir baraj inşa edilmek üzeredir. Kısa bir süre sonra bu nehir ortadan kalkacak yerini de yapay bir baraj gölü alacaktır. Atlanta'lı doğa tutkunu Lewis ve üç şehirli arkadaşı,Ed Bobby ve Drew nehrin doğası sonsuza dek bozulmadan önce son bir kez kano ile nehri boydan boya geçmeyi ve bir çeşit macera yaşamayı planlarlar.Bu hafta sonu tatilinin her zaman golf oynadıkları hafta sonlarından farklı olmasını istemektedirler.Nehir boyunca ormanın derinliklerine doğru ilerledikçe doğanın güzelliği ile ters orantılı olarak yöre insanlarının pek de dost canlısı olmayan davranışları ile karşılaşırlar ve yolculukları bir kabusa dönüşür.

2. Dünya savaşında bir komando takımı, Ege adalarından birine bombaları imha etmek üzere gönderiliyor. Alman birlikleri burada bir kanalın kontrolünü elinde tutmaktadır. Komandoların amacı, topları imha edip İngilizlerin bölgeye girmesini sağlamaktır. Alistair MacLean'in romanından uyarlanan film, tüm zamanların en başarılı savaş filmlerinden biri olarak kabul ediliyor. Bunda senaryo kadar, parlak oyuncu kadrosunun da etkisi var. Ayrıca göz alıcı efektleriyle Oscar ödülü kazandığını da belirtmek gerek.

Uzun bir aradan sonra doğduğu köye dönen Ugolin’in en büyük hayali, karanfil yetiştirmektir. Bu işten para kazanılabileceğini düşünen amcası Le Papet, yeğeni için bir tarla aramaya başlar ve komşusu Jean Cadoret’nin çiftliğinde karar kılar. 'Manon des sources' adında devam filmi mevcuttur.

Viridiana, (Silvia Pinal) bir rahibe okulundan mezun olmak üzere olan genç bir kızdır. Bir gün, yıllar önce ölen teyzesinin yaşlı kocası Don Jaime (Fernando Rey) tarafından onun çiftliğine davet edilir. Viridiana, yıllar boyunca okulunun parasını ödemek dışında onunla hiç ilgilenmeyen ve yaşayan tek akrabası olan Don Jaime'nin yanına gitmek istemese de baş rahibenin ısrarı ile onu ziyarete gider. Don Jaime, henüz evlendiği gece onunla birlikte olmadan ölen karısına çok benzeyen Viridiana'yı arzular ve onunla evlenmek ister. Bu isteğini ona açtığında genç kızın sert tepkisi ile karşılaşır.

Manon des Sources, Jean de Florette filminin devamıdır... Papet, Soubeyran ailesinin soyunun devamı için Ugolin'e baskı yapmaktadır. Ugolin'in gönlünde güzel Manon vardır. İşin dramatik tarafı Manon yıllar önce arazisini almak istedikleri Jean de Florette'in küçük kızıdır. Manon dağlarda keçilere çobanlık yaparak yaşamaktadır. Vahşi bir yaşam süren Manon'un sosyal ilişkileri sıfırdır. Film teması bu kez aşk ve intikam üzerine kurulmuştur. Manon, ailesinin elinden dalavereyle alınan toprakları geri kazanmak istemektedir, yalnız gerçeği bilen kendisinden başka kimse yoktur. Ugolin için hayattaki en önemli şeyler yetiştirdiği göz alıcı karanfiller ve Manon'dur. Ugolin'in filmdeki rolü ilk filmde olduğu gibi basit düşünen, saf ama amcası Papet'e uyan bir köylüdür. Saf olan aşkı derin bir umutsuzluğa düşer.

Kenya-Uganda tren yolu yapımında iki aslan tarafından katledilen 135 kişinin ve onları katleden iki aslanın hikayesi pek çok filme, kitaba konu oldu. Hayalet ve Karanlık adıyla anılan bu aslanlar şimdi de Şikago’daki Field Museum of Natural History’nin en gözde kahramanlarından. Stephen Hopkins’in Ses Kurgusu dalında Oscar kazanan filmi de bu dehşet verici hikayeyi konu ediniyor. Film iki aslanın yaşattığı gerilimi kaç kişinin öldürüldüğündense tekinsizlik hissinden yola çıkarak anlatıyor.Val Kilmer’ın canlandırdığı John Henry Patterson gerçekten bu olaya tanık olmuş biri. Hatta ilk aslanı o öldürmüş. İkinci aslanın ortadan kaldırılması için özel olarak çağrılan ünlü avcı Charles Remington kurgusal bir karakter olsa da Michael Douglas, bu karakteri gerçekçi kılıyor.

1. Paylaşım savaşı sırasında bilim adamlarının yaşadıkları zorluklar ve bu zorlukları aşmanın yine bilim olduğunu düşünen iki teorem çürütücünün, yani Alman Einstein ve İngiliz Eddington’ın gerçeklere dayanan öyküleri, yarı belgesel havasında anlatılıyor.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.




0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir