
Michael Douglas
Charles Remington

Kenya-Uganda tren yolu yapımında iki aslan tarafından katledilen 135 kişinin ve onları katleden iki aslanın hikayesi pek çok filme, kitaba konu oldu. Hayalet ve Karanlık adıyla anılan bu aslanlar şimdi de Şikago’daki Field Museum of Natural History’nin en gözde kahramanlarından. Stephen Hopkins’in Ses Kurgusu dalında Oscar kazanan filmi de bu dehşet verici hikayeyi konu ediniyor. Film iki aslanın yaşattığı gerilimi kaç kişinin öldürüldüğündense tekinsizlik hissinden yola çıkarak anlatıyor.Val Kilmer’ın canlandırdığı John Henry Patterson gerçekten bu olaya tanık olmuş biri. Hatta ilk aslanı o öldürmüş. İkinci aslanın ortadan kaldırılması için özel olarak çağrılan ünlü avcı Charles Remington kurgusal bir karakter olsa da Michael Douglas, bu karakteri gerçekçi kılıyor.

Michael Douglas
Charles Remington

Val Kilmer
Col. John Henry Patterson

Tom Wilkinson
Sir Robert Beaumont

John Kani
Samuel

Emily Mortimer
Helena Patterson

Bernard Hill
Dr. David Hawthorne

Brian McCardie
Angus Starling

Om Puri
Abdullah

Jack Devnarain
Nervous Sikh Orderly
Henry Cele
Mahina
Kurt Egelhof
Indian Victim
Satchu Annamalai
Worker
Teddy Reddy
Worker
Raheem Khan
Worker

Glen Gabela
Orderly

Gezgin Yossi Ghinsberg'in kendi yaşam hikayesinden yola çıkılarak çekilmiş olan Jungle gerçek bir hayatta kalma öyküsü anlatmakta. '80'lerin ilk yıllarında, o sıralar 22 yaşında olan İsrailli seyyah Yossi, İsviçreli öğretmen Marcus ve Amerikalı fotoğraf sanatçısı Kevin, Bolivya'nın La Paz kentine doğru yola çıkarlar. Meraklı gezginler bu yolculuğun hayatlarının en heyecanlı serüveni olacağından emindirler. Amazon'un derinliklerine giden yolda rehberleri, Bolivya'da yeni tanıştıkları Avusturyalı Karl Ruprechter'dir. Hayatlarının macerası olarak çıktıkları yolculuk, hayatlarını karartacaktır.

A group of men are on safari. One of the party refuses to give a gift to a tribe they encounter. The tribe is offended, seizes the party, and one-by-one, kills all but one of the safari members in various creative and horrifying ways. The last surviving member is given "The Lion's Chance" by the tribal leader to be hunted down by a party of tribal warriors.

Küçük bir sahil kasabasının tek geçim kaynağı yaz ayları boyunca kasabaya tatil yapmaya gelen turistlerin bıraktığı paradır. Bu kasabanın belediye reisi kasaba sahilinde bir kızın köpekbalığı tarafından öldürülmesini örtbas etmeye çalışır ama küçük bir çocuk herkesin gözü önünde köpekbalığı tarafından öldürülünce balığı yakalayana ödül verileceği açıklanır ve büyük bir köpekbalığı yakalanınca da herkes rahat bir nefes alır. Şerifin yardıma çağırdığı uzman yakalanan köpekbalığının aradıkları balık olmadığını söylese de kimse ona inanmaz. Onun sözünü dinleyen şerif ile balığın peşin gitmeye karar verirler ve bir köpekbalığı avcısı ile yola çıkarlar.

ABD 'nin güney eyaletlerinden Georgia ile Güney Carolina'yı birbirinden ayıran Cahulawassee nehri üzerine bir baraj inşa edilmek üzeredir. Kısa bir süre sonra bu nehir ortadan kalkacak yerini de yapay bir baraj gölü alacaktır. Atlanta'lı doğa tutkunu Lewis ve üç şehirli arkadaşı,Ed Bobby ve Drew nehrin doğası sonsuza dek bozulmadan önce son bir kez kano ile nehri boydan boya geçmeyi ve bir çeşit macera yaşamayı planlarlar.Bu hafta sonu tatilinin her zaman golf oynadıkları hafta sonlarından farklı olmasını istemektedirler.Nehir boyunca ormanın derinliklerine doğru ilerledikçe doğanın güzelliği ile ters orantılı olarak yöre insanlarının pek de dost canlısı olmayan davranışları ile karşılaşırlar ve yolculukları bir kabusa dönüşür.

İngiliz seri katil John Christie'nin (Attenborough) vakasını ele alan film, aynı zamanda zihinsel engelli komşusu Timothy Evans'ın (Hurt) maruz kaldığı adaletsizliği de gözler önüne seriyor.

20. yüzyılın ilk yıllarında geçen film, Kingsman örgütünün kuruluşuna yol açan olayları konu ediniyor. Tarihin en kötü zorbaları ve suç dehalarından oluşan bir ekip, milyonlarca insanı yok etmek için bir savaş planlamak üzere toplanırken sadece bir kişinin onları durdurmak için zamana karşı yarışması gerekmektedir.

The story of Captain Richard Francis Burton's and Lt. John Hanning Speke's expedition to find the source of the Nile river in the name of Queen Victoria's British Empire.

1925 senesinde, Percy Fawcett Amazon ormanlarına giderek köklü bir uygarlık bulup tarihin en önemli keşfini yapmak ister. Avrupalılar dünyanın en büyük ormanı olan Amazon’da El Dorado adında bir krallık olduğuna ve sayısız gezginin bu krallığı bulmak amacıyla yola çıkıp öldüklerine inanırlar. Fawcett oğluyla bu krallığın varlığını kanıtlamak ister.

İngiltere'de başbakanın ani ölümü üzerine bir cenaze töreni tertiplenir ve tüm dünya liderleri, bu törene katılmak için oraya giderler. Dünyanın en güçlü liderlerinin orada bulunmasını fırsat bilen teröristler, alınan üst düzey güvenlik tedbirlerine rağmen Londra'da ardı ardına saldırılarda bulunurlar. Şimdi asıl mesele, ülke liderlerini bu saldırılara karşı korumaktır.

Amerikalı maceraperest Jamie Shannon, bir İngiliz maden şirketi tarafından Batı Afrika'daki Zangaro'da darbe düzenlemekle görevlendirilir. Şirket, ülkenin zengin kaynaklarını ele geçirmek için her yolu mübah görür. Shannon, başlangıçta bu görevi sadece bir "emeklilik fonu" olarak düşünse de, Zangaro'daki vahşi diktatörlüğü ve şirketin karanlık planlarını görünce vicdanıyla yüzleşir. Beş paralı askerden oluşan ekibiyle darbeyi gerçekleştirir, ancak yerine getirilen sözde "ılımlı" liderin de aslında bir kukla olduğunu fark eder.

Prey 2007 Amerikan yapımı Güney Afrika da çekilen bir korku-gerilim-macera filmi. Filmde Güney Afrika'da Baraj inşaatında çalışan bir adamın yeni karısı, kızı ve oğlu ile gittiği bölgede tüm ailesinin ormanda kaybolması ve vahşi hayvanlarla mücadelesini anlatıyor.

Macera türünün klasikleri arasında gösterilen The Man Who Would Be King, usta sinemacı John Huston’ın yönettiği sürükleyici bir yapım. Rudyard Kipling’in bir öyküsünden esinlenilerek çekilen film, 1880’lerde Hindistan’da geçiyor.

Yıl 1942. Naziler Rusya'da ölümcül bir harekata girişmiştir. Kruschev'in liderliğindeki Stalingrad vatandaşlarıysa cesur bir direnişe geçmiş, yerel halk kahramanı Vassili Zaitsev'in ışığıyla tek yumruk haline gelmiştir. Uzman bir keskin nişancı olan Vassili'nin gösterdiği kahramanlıklar en yakın arkadaşı politik subay Danilov tarafından yürütülen bir propaganda sayesinde efsaneleşmiştir. Vassili'yi durdurmak için Almanlar en iyi keskin nişancıları olan Albay Konig'i Stalingrad'a gönderirir...

Dört çocuk annesi bir kadın, İkinci Dünya Savaşı’nda kaybettiği üç oğlunun ardından fazlasıyla yaralanmıştır. Şimdi tek dileği hayatta kalan tek oğlunun savaştan sağ salim dönmesidir. Yakarışları karşılık bulur ve Başkan tarafından verilen bir emirle James Ryan’ın ne pahasına olursa olsun bu savaştan sağ çıkması sağlanacaktır. Normandiya çıkarmasının yapıldığı gün, sekiz kişilik bir asker birliği farklı bir göreve, Ryan’ı kurtarma görevine atanır. Ancak yüzbaşı John Miller tarafından yönetilen bu birim, can pazarının yaşandığı bu zorlu ortamda hakikatli bir yaşam mücadelesine atılacak; tek bir adamı kurtarmak için sekiz kişinin hayatının tehlikeye atılmasının meşruluğunu sorgulayacaktır.

Bir trafik kazasıyla yaşamlarında başka bir boyut açılan evli bir çift, tanıştıkları yeni insanlarla değişik ilişkilere giriyor, bu arada değişik bir tutkuya kaptırıyorlar kendilerini. Kahramanlarımız, araba kazalarıyla varoluşlarını yeniden sorgulayan, metal ile ölümcül tehlike arasındaki bağlantıyla cinsel tatmine ulaşmaya çabalayan bu yeni insanlarla ölümcül bir tutkunun peşine düşüyor.

1943'te Burma'da bir Japon esir kampının komutanı olan Saito, kampa yeni gelen İngiliz Albay Nicholson'dan adamlarına Kwai nehri üzerine bir köprü kurmalarını emretmesini istemektedir. Saito'nun amacı bu köprüyü kullanarak Japon birliklerine cephane taşıma konusunda avantaj sağlamaktır. Saito'nun işkencesine dayanamayan Albay bir süre sonra köprünün emri altındaki mühendisler için de bir moral kaynağı olacağını düşünerek onun isteğini kabul eder. Nicholson düşmanının esiri konumunda da olsa, onun ve adamlarının yapabileceğinden daha iyi bir köprü yaparak onu psikolojik seviyede altetmiş olacağını düşünür. İnşaat ilerledikçe Nicholson köprünün düşmanına avantaj sağlayacağını tamamen unutur ve onu mükemmelleştirmek için elinden geleni yapar.

Genç bir çift, Rosemary ve tanınmak için çırpınıp duran bir aktör olan kocası Guy, New York'taki kötü şöhretli eski bir binaya taşınırlar.Rosemary yeni yaşantısından tedirgindir. Komşu evlerden tuhaf seslerin geldiği bir ortamda, bir gece rüyasında şeytansı bir varlık tarafından tecavüze uğradığı görür. Ardından hamile kalır. Bu arada Broadway'de güzel bir rol kapan Guy'un kariyeri yükselmeye başlar.

Steve tarafından öldürülmekten kurtulan Arthur Bishop, tetikçiliği bırakmış ve Rio de Janeiro’da Otto Santos ismi ile gizlenmektedir. Ancak sevgilisi Gina, güçlü ve tehlikeli bir adam tarafından kaçırılınca, onun hayatını kurtarabilmek için eski işine geri dönmek zorunda kalır. Görevi, dünyanın farklı yerlerindeki birbirinden zor suikastleri gerçekleştirmek ve onlara kaza süsü vermektir.

Özel dedektif Sam Spade, ortağı Miles Archer ve sekreterinden oluşan dedektiflik bürosunda her gün sıradan ve bilindik işlerin peşinde koşarken müşteri olarak gelen Brigid O'Shaughnessy'nin hayatlarına girmesi ile herşeyin değişeceğinden habersizdir. Brigid, kardeşinin birlikte kaçtığı belalı sevgilisini bulmaları için iki dedektifi tutunca Archer, adamı bulmak için hemen peşine düşer. Fakat ortağının bu yolculuk sırasında gizemli bir şekilde öldürülmesi sonucu, Brigid'in aslında yalan söylemiş olduğu ortaya çıkar. Bütün bu yalanların uzandığı nokta, Malta Şahini adlı paha biçilmez bir heykele ulaşabilmektir. Sandığından çok daha büyük bir belanın içine batmış olduğunu anlayan Sam için artık sadece kendisini kurtarmak vardır.

Başkan Nixon, Amerikan tarihinde istifaya zorlanmış ilk ve -şimdilik- tek başkandır. Her şey, Washington Post gazetesi muhabiri iki gözüpek gazetecinin, Carl Bernstein ve Bob Woodward'ın, bir dedektif kalitesinde yaptıkları takip sonucu tarihe Watergate Skandalı olarak geçecek vaka ortaya çıkar: 17 Haziran 1972 günü, Nixon'ın mensubu olduğu Cumhuriyetçi Parti'den bir kaç kişi, seçimi kazanması muhtemel olan Demokratların merkezine sızıp dinleme cihazı yerleştirmiştir. İki gazetecinin yakın takibi, olayın sorumlusunun, Cumhuriyetçi Parti'nin en tepesinde bulunduğunu gözler önüne serer. 4 Oscar'lı filmin merkezindeki gazetecileri Dustin Hoffman ve Robert Redford canlandırıyor.Alan J. Pakula'nın filmi aradan geçen yıllara rağmen gücünü fazlasıyla koruyor. Medyanın gücünü olumlu yönde kullandığında nelere kadir olduğunu gösteren çarpıcı bir yapım.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.



0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir