
Judy Geeson
Jacki


Judy Geeson
Jacki

Martin Potter
Julian

Michael Redgrave
James Harrington-Smith

Alexis Kanner
Clive Landseer

Freddie Jones
David Curry

Mike Pratt
Rod Barstowe
Marian Diamond
Denise Pryce-Fletcher

Peter Jeffrey
Detective Inspector Kingsley

Terry Scully
Nigel Garfield
Daphne Heard
Mrs. McLaren

Laurence Hardy
Minister

Joseph Fürst
Georgiu

Brian Wilde
Taxi Driver
Ricky Renée
Myra
Barry Scott
Audrey

Kadınsı duyguların çemberinde gittikçe daralan bir dünyanın, küçücük bir evde yalnız başına yaşamak zorunda kalma kavramıyla özdeşleştiği filmde Carole'u bitmek tükenmek bilmeyen tiksintisini bir an olsun bastırabilmek için öldürmek zorunda kalan bir tür seri katile dönüştürmüştür. Filmde bir güzellik salonunda çalışan Carole, oldukça içine kapanık genç bir kadındır. Bastırılmış cinselliği yüzünden hem özel yaşamında hem de işte dışlanan Belçikalı Carol, Londra'da beraber oturduğu kız kardeşinin evli sevgilisiyle tatile çıkmasının ardından evde tek başına kalır. Carol, korkularına teslim olur ve hayalle gerçekleri ayıramadığı dünyasında tamamen çözülür.

Genç avukat Arthur Kipps, uzak bir kasabada yeni ölen bir müvekkilinin miras işlemlerini halletmek için yola çıkar. Fakat bu kasabada yolunda gitmeyen, bariz bir şekilde ters bir şeyler vardır. Kasaba, hayattayken hor görülen bir kadının hayaleti ile lanetlenmiştir...

Yeni romanı için aradığı ilhamı bir türlü bulamamış genç yazar, sokaklarda dolaşıp insanların peşinde dolanmakta, kendine esin kaynağı aramaktadır. Bill takma adıyla dolaşan genç yazar, bir gün siyah takım elbiseli, şık giyimli bir adamın peşine takılır. Takıntı haline getirdiği Cobb ismindeki gençle sonunda tanışan Bill, Cobb’un profesyonel bir hırsız olduğunu öğrenir. Cobb’un yaşam tarzından çok etkilenen Bill, sarışın çekici bir kadınla da tanışınca yavaş yavaş ait olmadığı suç dünyasının içine çekilecektir.

Eski bir New York Times muhabiri olan David ve garip yeni komşusu Robert kazara bisikletiyle bir kıza çarptığında kabus gibi bir akşam yaşanır. Vızıldayan ve kafası karışan David, Robert'ın kariyerini korumak için onu olay yerinden kaçmaya ve kızı ölüme terk etmeye ikna etmesine izin verir. Robert pişmanlık duymuyor ve dostluk adına sırrı korumak için ağza alınmayacak şeyler yapıyor. Artık polis vur-kaç katilinin peşine düştüğü için, David'in yerel gazetesi onu ölen kızın kız kardeşi Vanessa ile tanıştığı hikayeyi aktarması için gönderdiğinde işler kontrolden çıkmaya başlar. Koşullara ve kız kardeşinin katilini bulma konusundaki derin arzusuna rağmen, ikisi hemen romantik bir bağ kurar, bu da David'i şaşırtır ve peşini bırakmaz, Robert'ı yeni arkadaşını kendine saklamak için acımasız adımlar atmaya iter.

Avrupa'da birçok yeni evli çift, arkasında hep aynı izi bırakan cinayetlerle karşı karşıya kalıyordur. Kanon'un kızı da balayı sırasında öldürülmüştür. Kanon da İskandinav bir gazetecinin yardımı ile olayı çözmeye çalışacaktır.

Eski bir barmen olan Robert Freegard, neredeyse on yıl boyunca bir İngiliz gizli servis ajanı gibi davranır. O, kurbanlarını IRA teröristlerinin avı olduklarına ikna etmeyi başarır. Büyük miktarda para karşılığunda Robert, kendisini MI5 üyesi olarak göstererek kurbanlarını korur. Ancak Robert'e aşık olan bir kadın, onun hayatının alt üst olmasını sağlar.

New York’lu kuzenler Vincent ve Anton büyük paralarla oynanan ve kazanmanın milisaniyelerle ölçüldüğü Yüksek Frekanslı Alım Satım oyununu oynamaktadır. Milyoner olma hayali kuran kuzenler Kansas’tan doğruca New Jersey’e uzanan bir fiber optik kablo döşemek isterler. Ancak hiçbir şey bu ikili için kolay olmayacaktır. Ekibin beyni Anton, üçkağıtçısı ise Vincent’tır. Kuzenler bu Don Kişotvari maceralarında birbirlerini ve etraflarındaki herkesi kırılma noktalarına getirirler. Güçlü, zehirleyici ve kendi çıkarları için başkalarını kullanan bir tacir olan eski patronları Eva Torres ise sürekli enselerinde bitmekte ve onları kendi oyunlarında yenmek için elinden geleni ardına koymamaktadır.


Kimsenin saygı duymadığı bir hayali olan genç Marty Mauser, büyüklüğe ulaşma yolunda cehennemi boylayıp geri döner.

Story of a promising high school basketball star and his relationships with two brothers, one a drug dealer and the other a former basketball star fallen on hard times and now employed as a security guard.

Joe and Paul Fabrini are Wildcat, or independent, truck drivers who have their own small one-truck business. The Fabrini boys constantly battle distributors, rivals and loan collectors, while trying to make a success of their transport company.

Filmin isimsiz kahramanı her zaman bakımlı ve şıktır. O tam bir profesyoneldir. Kokainden ekstazi dek her tür uyuşturucu işine bulaşmasına rağmen ellerini temiz tutmayı bilmiştir. Şimdiye kadar polise yakalanmamış ve soğukkanlılığını korumuştur. Artık küçük bir serveti vardır ve suçtan uzak bir hayat sürmeye karar verir. Ama emekli olmadan önce, suç organizatörü Jimmy Price'ın ona verdiği son iki görevi yerine getirmesi gereklidir... Bir: Korkulan mafya babası Eddie Temple'ın kayıplara karışan uyuşturucu bağımlısı kızının izini sürmek. İki: tekinsiz gangster Duke ile dev bir ekstazi nakliyatı için pazarlık etmek. Gelin görün ki; işler sanıldığı kadar kılçıksız yürümez... Bundan önce Kapışma ve Ateşten Kalbe Akıldan Dumana gibi ses getiren filmlerin yapımcılığını yapan İngiliz Mathew Vaughn bu ilk yönetmenlik denemesiyle müthiş beğeni topladı ve ülkesinde yılın en iyi yönetmeni seçildi.

Nijerya'dan İngiltere'ye iltica etmiş olan Okwe (Chiwetel Ejiofor), Londra'da taksi şoförlüğü ve bir otelde komilik yaparak geçimini sağlamaya çalışmakta ve yoksul bir hayat sürmektedir. Ev arkadaşı olan Türk göçmeni Şenay (Audrey Tautou) ise aynı otelde hizmetçilik yapmaktadır. Yasadışı göçmenler olarak sınırdışı edilme korkusuyla yaşayan ikilinin hayatındaki değişimler Okwe'nin otelin resepsiyon masasında çalıştığı bir gün aldığı bir telefonla başlar. Bir otel odasındaki arızalı tuvaleti kontrol etmeye gittiğinde, kendisini sonradan Londra'nın karanlık yeraltı dünyasına gönderecek olan korkunç bir keşifte bulunur. Okwe'nin mafya maceralarına, Amerika'ya kaçmak için kendisine gereken parayı bulma umuduyla Şenay da katılır...

Eylül 1971'de, hırsızlar Londra'daki Baker Street'te bulunan bir bankanın kasasına tünel kazarak girdiler ve milyonlarca Sterlin değerinde nakit para ve mücevherin bulunduğu kasaları yağmaladılar. Çalınanların hiçbiri bulunamadı, kimse tutuklanmadı. Soygun sadece birkaç gün manşetlerde kaldı ve sonra Birleşik Krallık hükümetinin basına "D Uyarısı" yaparak susturmasıyla ortadan kalktı.

Artık başarılı bir likör tüccarı olan eski bilardo Eddie Felson, bir gece genç ve karizmatik bilardocu ve video oyunu müptelası ve aynı zamanda bir oyuncakçıda tezgahtar olan Vincent Lauria ile tanışır. Julian gibi yetenekli bilardoculardan bahisli bilardo maçları düzenleyen Eddie, Vincent ve kız arkadaşı Carmen'i ikna edip onları bahisli bilardo maçlarının düzenlendiği ortamlara sokar. Bilardo dünyasında Eddie ve Vincent'in yolları, birbirlerine rakip olarak tekrar kesişecektir.

İkiz kardeşler, annelerinin kır evine vardıklarında yüzünün bandajlarla sarılı olduğunu fark ederler. Anneleri kozmetik ameliyata bağlı olduğunu ifade eder. Davranışları giderek daha dengesiz ve sıra dışı hâle gelince oğlanların kafasında, bandaj altındaki kadının hiç anneleri olmadığı yönünde rahatsız edici bir şüphe belirir.

Günümüz Londra'sı ile hayali gelecekteki, inanç ve dini fanatizmin hüküm sürdüğü tekdüze bir metropol olan Meanwhile City. Körfez Savaşı gazisi, dini bütün Esser, Londra'nın evsizlerin hükmündeki karanlık sokaklarında kayıp asi oğlunu aramaktadır. Otuzlarındaki Milo, gerçek aşkın saf ve güçlü duygularına tekrar sahip olmak için çabalayıp durmaktadır. Çekici ve yaralı güzel sanatlar öğrencisi Emilia, hayat ve ölümü ayıran ince çizgide gidip gelen intihar konulu sanat projeleri üretmektedir. Şehrin tek ateisti, başına buyruk maskeli detektif Preest sokaklarda intikam peşindedir. Tek bir kurşun, bu dört kayıp ruhun kaderini beklenmedik bir şekilde belirleyecektir.

Addison (Eric Bana) ile kız kardeşi Lisa (Olivia Wilde) yanlış giden bir kumarhane soygunundan kaçmaktadır. Aralarından biri ve bir polis bir araba kazası sonucu ölünce, ayrılır ve çok kötü koşulllar altında Kanada sınırına varmaya çalışırlar. Addison ülkeyi geçerken kargaşa yaratırken, Liza eski boksör Jay (Charlie Hunnam) tarafından annesi (Sissy Spacek) ve emekli şerif babasıyla (Kris Kristofferson)Şükran Günü’nü geçirmeye zorlanır. İşte kardeşler bu şekilde aile bağlarının sınırlarını zorlayan heyecan verici bir durum içinde tekrar bir araya gelirler...

Jamir Morgan suratında kalp şeklinde doğum lekesi olan genç bir adamdır; ancak Londra’nın doğu yakasındaki caddelerde şeytani güçlerin olduğunu keşfeder.

Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir