
Harrison Ford
Dutch Van Den Broeck

Birbirinden çok farklı iki insan kaderin bir oyunu sonucunda bir araya gelir. Polis içindeki büyük bir bozulma davasında bulunmuş içişleri polisi Çavuş Dutch Van Den Broeck ve yeniden seçilme kampanyası üstünde çalışan New Hampshire senatörü Kay Chandler bir uçak kazasında eşlerini yitirirler. İkisi arasında aslında hiç de görüldüğü gibi olmayan bu olayları araştırmalarına neden olacak olağandışı bir ilişki oluşur.

Harrison Ford
Dutch Van Den Broeck

Kristin Scott Thomas
Kay Chandler

Charles S. Dutton
Alcee

Richard Jenkins
Truman Trainor

Dennis Haysbert
Detective George Beaufort

Sydney Pollack
Carl Broman

Susanna Thompson
Peyton Van Den Broeck

Peter Coyote
Cullen Chandler

Kate Mara
Jessica Chandler

Susan Floyd
Molly Roll

Bonnie Hunt
Wendy Judd

Dylan Baker
Richard Judd

Paul Guilfoyle
Dick Montoya

Lynne Thigpen
Phyllis Bonaparte

Bill Cobbs
Marvin

Connie Sumner, kocası ve oğluyla mutlu bir yaşantısı olan bir kadındır. Bir gün iş için New York'ta bulunduğu sırada rüzgar yüzünden dengesini kaybeder ve düşer. O sırada orada bulunan genç kitapçı Paul Martel, kadına yardım eder ve dizindeki yaraya pansuman yapmak için evine davet eder. Connie, genç adamın evinde çok kısa bir süre geçirir ve hemen evine döner. Bu olayın, kocası Edward ile olan ilişkisi için bir test olduğunu düşünmektedir. Ancak bir süre sonra genç adamın dairesine tekrar gider; olaylar artık kontrolden çıkmıştır.

Bir milyoner sevgilisi ile sevişmelerinin video kaydına alındığı bir kayıtla birlikte kalp yetmezliğinden ölmüş halde bulunur. Uyuşturucu ile uğraşan bu kişiden sevgilisine büyük miktarda para kalması şüpheleri sevgilisine çevirir. Avukatı ile bu kadın arasında ateşli ve garip bir ilişki başlar. Yargılama sırasında ortaya çıkan kanıtlar karşısında avukat bir katili savunduğu kuşkusuna kapılır...

Maureen (Robin Wright) ve Eddie (Sean Penn), tutkulu ama sorunlu bir ilişki yaşayan bir çifttir. Eddie'nin şiddet eğilimleri ve psikolojik dengesizlikleri nedeniyle ayrılırlar. Yıllar sonra Eddie, akıl hastanesinden çıktığında Maureen artık Joey (John Travolta) ile evlidir ve bir kızı vardır. Eddie'nin geri dönüşü, Maureen'in iç çatışmalarını ve geçmişe olan bağlılığını yeniden alevlendirir.

Mike Keegan, New York'ta dedektifliğe terfi etmiş ve ardından doğrudan hareketli Manhattan'daki karakola transfer edilmiştir. Özellikle eşi Ellie, fazladan paranın sonunda şu anda yaşadıkları son derece mütevazı daireden taşınmalarını mümkün kılacağını ve hatta belki de bir çamaşır makinesi için para kalmasını ummaktadır. Keegan'ın ilk cinayet davası, yeni başlayanlar için sıkıcı, rutin bir iş gibi görünür. Güzel ve bir o kadar da zengin olan Claire Gregory, sosyete partisinde vahşi bir cinayete tanık olur. Fail yakalanana kadar kendisine kişisel koruma sağlanır ve acemi Keegan, çekici olmayan gece vardiyasında çalışmaya mahkum edilir; ancak bu, ilk başta korkulduğu kadar sıkıcı bir iş değildir. Güzel Mimi, korumasını zengin ve güzellerin partilerine götürür ve ikili arasında kısa sürede yakınlaşma başlar, bu da zaten gergin olan durumu daha da gerginleştirir...

Philippa, İtalya'nın Turin kentinde öğretmenlik yapan bir İngilizdir. Kocası da aralarında olmak üzere pek çok sevdiğini uyuşturucu yüzünden kaybeden genç kadın, şehrin en büyük uyuşturucu taciriyle ilgili bilgilerle polise gider ancak kimse kendisiyle ilgilenmez. Bunun üzerine genç kadın, adaleti kendi kendine sağlamaya karar verir. Genç bir polis memurunun da yardımıyla tehlike dolu bir maceraya atılan kadın, genç bir dulken kaçmak zorunda kalan bir kurbana dönüşür.

Bir parlamento üyesi olan Dr. Fleming, oğlunun nişanlısı Anna'ya tutkulu bir şekilde aşık olur. Tamamen takıntılı bir şekilde, hayatının geri kalanını her şeyden vazgeçmeye razı olarak onunla geçirmek istemektedir. Ancak Anna onun bunu yapmasına izin vermez ve oğluyla evlenmesinin bütün bu olayların örtebileceğini düşünür. Fakat işler düşündükleri kadar kolay ilerlemez. Sonunda ilişkileri ortaya çıkar ve artık bu büyük yıkımla başa çıkmak zorundadırlar.

Danimarka doğumlu (ünlü yazar) Karen Blixen (Meryl Streep) daha iyi bir yaşam sürebilme umuduyla bir baronla mantık evliliği yapar. Çift Nairobi'ye taşınır, ancak kocası burada alkol ve çapkınlığa dayalı bir hayata dönünce, Karen kendisini aşksız bir evliliğin içerisinde hapsolmuş olarak bulur. Karen daha sonra özgür ruhlu bir avcı olan Denys Finch Hatton (Robert Redford) ile karşılaşır: Acaba ilişkileri içerisinden bir aşk yeşerebilecek midir, yoksa Karen'ı bekleyen şey kalp acısı mıdır?

Tanrıkent filmiyle dikkatleri üzerine çeken Fernando Meirelles, John Le Carre’ın çoksatan romanından uyarladığı Arka Bahçe’yi; yine kendine has, eşsiz bir üslupla sinemaseverlerle buluşturuyor. Arka Bahçe, Kenya’da vahşice öldürülen aktrist Tessa Quayle’in ölümünün ardındaki esrar perdesini kaldırmak isteyen kocası Justin Quayle’nin bireysel çabalarıyla ortaya çıkardığı büyük bir komployu anlatıyor.

“Hayatının Seçimi”nde, atılacak bir adım bir hayatı sonsuza dek değiştirebilir. Karanlık bir geçmişe sahip olan Shana, aynı iş yerinde çalışmaya başladığı komşusu Gavin ile tutkulu bir aşk yaşamaya başlar. Ancak Shana’nın uçlarda yaşayan kocası Joe’nun bu sadakatsizliği öğrenmesi üçünü birden fırtınalı bir sona doğru sürükleyecektir. Zamana karşı yarışılan bu gerilimde, karmaşık bir aşk üçgeni ve birbiriyle karşıt düşüncelere sahip iki adamın ölümcül çatışması merak uyandıracak bir şekilde perdeye yansıyor.

On a steamy New Orleans afternoon, Sam Deuprey decides to surprise his beautiful wife, Ashley, for their anniversary and comes home early. But Ashley is not alone in the bedroom. She and her lover, Damien are about to learn how far a jealous husband will go.

Karısını öldüren bir otomobil kazasında kör olan bir romancı, suçlanan iş adamının ihmal edilmiş eşiyle ilişkisi üzerine hayat ve yazı tutkusunu yeniden keşfeder.

Aşkın Karanlık Yüzü (The Deep Blue Sea)’nün hikayesi savaş sonrasının İngiltere'sinde geçmektedir. Başrol oyuncularından Rachel Weisz, seyircinin karşısına Hester karakteriyle çıkıyor. Simon Russell Beale’nin hayat verdiği William Collyer da başarılı bir hakimdir ve Hester ile evlidirler. Mutsuz bir evliliği olan Hester, Kraliyet Hava Kuvvetleri'nin pilotlarından olan Freddie Page'a aşık olacaktır. Ancak Hester’ın duyduğu aşk, takıntılı ve bir o kadar da hem kendisine hem de karşı tarafa zarar veren bir aşktır. Aşkın Karanlık Yüzü, İngiliz tiyatro yazarı Terence Rattigan'ın aynı adlı eseri The Deep Blue Sea’nin beyazperdeye aktarılmış şeklinden oluşuyor. Yönetmen Terence Davies tarafından başarılı bir şekilde beyazperdeye uyarlanan film, ilk olarak Toronto Uluslararası Film Festivali'nde gösterime girdi ve sinemaseverlerden büyük beğeni topladı.

Rachmaninoff'un unutulmaz 'İkinci Piano Koncertosu' eşliğinde, sıradan insanların sıra dışı aşklarına tanıklık etmek istiyorsanız, İngiliz gerçekçiliğinin başyapıtı kabul edilen bu filmi mutlaka izleyin! Lean'e Cannes'da 'Festival Büyük Ödülü'nü kazandıran film, bir rastlantı sonucu tren istasyonunda karşılaşan iki evli yetişkinin yaşadıkları büyük aşkın öyküsünü anlatıyor.

Yazar olma basamaklarını tırmanan Nick Carraway 1920'lerde eğlence hayatının gözdesi konumuna yükselen New York'a gelir. Kendi Amerikan rüyasının peşindeyken tesadüfen milyoner Jay Gatsby ve onun çevresiyle yolları kesişir. Carraway'nin alkolün su gibi aktığı, göz kamaştırıcı partilerle tanışması fazla zaman almaz. Öte yandan bu büyülü Amerikan rüyasının çöküşü de yaklaşmaktadır. Dışarıdan görkemli görünen bu hayatın örtbas etmeye çalıştığı gerçekler su yüzüne çıkacaktır...

Eski bir New York'lu yazar olan Nick ve karısı "havalı kız" Amy. Beşinci evlilik yıl dönümlerinde Amy kaybolur ve evlilikleri bir gizeme dönüşür. Nick şüphe uyandırıcı davranışları yüzünden bir numaralı şüpheli olur. Amy, ölü ya da diri bulunmak üzere ilham arayışındaki dünyanın gözleri önünde medya çılgınlığının övülen malzemesi haline gelir. Nick ve Amy'nin bu romantik birlikteliği Amy'nin kaybolması ile simgesel bir Amerikalı suç hikayesine dönüşür. Amy'nin yok oluşu gizemli bir aynalı koridor haline gelir. Ortaya çıkan olaylar karışıklık ve şok etkisi yaratarak can alıcı soruları beraberinde getirir.

Yaşadığı sakatlığın sonrasında tenisi bırakmak zorunda kalan Tashi, kendisini bir aşk üçgeninin içerisinde bulur.

Dudağının Altında filmi tutkunun, aşkın, şehvetin, yalanın dolanın bir arada olduğu lezbiyen aşk filmidir. Moda editörlüğü yapan işinde ki başarıyı özel hayatına da taşıyarak nişanlılık mertebesinde yaşamını devam ettirirken bir şıp diye karşısına çıkan Dallas isimli gizemli bir kadınla tanıştıktan sonra birbirlerine deliler gibi bağlanan aşıkların filmidir.

Üniversite profesör olan Paul Rivers, yakalandığı amansız hastalık yüzünden evliliğinde sıkıntılı günler geçirmekte ve tek umudunu kalp nakline bağlamış şekilde beklemektedir. Kötü günleri geride bırakarak eşi ve iki çocuğuyla mutlu bir hayata başlayan Cristina adlı kadın ise hayatının belki de en mutlu günlerini yaşamaktadır. Öte yandan iki çocuğu ve eşi ile zorluk içinde yaşayan Jack Jordan oldukça zor şartlarda yaşamasına rağmen, dini inancının kuvvetli olması sayesinde ayakta kalmayı başaran biridir. Birbirinden tamamen bağımsız bu üç kişinin hayatları beklenmeyen bir kaza sonucu kesişecektir.

Bir biyoloji öğretmeninin, dersinde Darwin'in evrim teorisini anlattığı için tutuklanmasını anlatan film Stanley Kramer'a ait. Evrim teorisi üzerine çekilen filmin hikayesinin bir mahkeme salonunda bıçak altına yatırılması da kuşkusuz son derece yerinde bir tercih. Sabit fikirlilik üzerine son derece zeki söz dalaşlarıyla felsefi/düşünsel yönü ağır basan bir film.

Mutlu bir ailenin hayatı bir anda kızlarının psikopat biri tarafından kaçırılması ile alt üst olmuştur. Fidyeci adam ise paranın haricinde hayatları boyu çalıştıkları her şeyi istemektedir ve hatta bu başka birisinin hayatını almak bile olabilir...
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.


0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir