
Madonna
Rebeca Carlson

"Bir sevgi eylemi mi, yoksa bir cinayet eylemi mi?"
Bir milyoner sevgilisi ile sevişmelerinin video kaydına alındığı bir kayıtla birlikte kalp yetmezliğinden ölmüş halde bulunur. Uyuşturucu ile uğraşan bu kişiden sevgilisine büyük miktarda para kalması şüpheleri sevgilisine çevirir. Avukatı ile bu kadın arasında ateşli ve garip bir ilişki başlar. Yargılama sırasında ortaya çıkan kanıtlar karşısında avukat bir katili savunduğu kuşkusuna kapılır...

Madonna
Rebeca Carlson

Willem Dafoe
Frank Dulaney

Julianne Moore
Sharon Dulaney

Anne Archer
Joanne Braslow

Jürgen Prochnow
Dr. Alan Paley

Frank Langella
Jeffrey Roston
Lillian Lehman
Judge Richter Burnham

Joe Mantegna
Robert Garrett

Charles Hallahan
Dr. McCurdy

Stan Shaw
Charles Biggs

Michael Forest
Andrew Marsh

Richard Riehle
Detective Griffin

Mark Rolston
Detective Reese
Aaron Corcoran
Michael Dulaney
Corey Brunish
Jamie

Connie Sumner, kocası ve oğluyla mutlu bir yaşantısı olan bir kadındır. Bir gün iş için New York'ta bulunduğu sırada rüzgar yüzünden dengesini kaybeder ve düşer. O sırada orada bulunan genç kitapçı Paul Martel, kadına yardım eder ve dizindeki yaraya pansuman yapmak için evine davet eder. Connie, genç adamın evinde çok kısa bir süre geçirir ve hemen evine döner. Bu olayın, kocası Edward ile olan ilişkisi için bir test olduğunu düşünmektedir. Ancak bir süre sonra genç adamın dairesine tekrar gider; olaylar artık kontrolden çıkmıştır.

A woman becomes very curious about one of her psychiatrist husband's inmates, a man who was found guilty in the murder and disfigurement of his former wife.

Mike Keegan, New York'ta dedektifliğe terfi etmiş ve ardından doğrudan hareketli Manhattan'daki karakola transfer edilmiştir. Özellikle eşi Ellie, fazladan paranın sonunda şu anda yaşadıkları son derece mütevazı daireden taşınmalarını mümkün kılacağını ve hatta belki de bir çamaşır makinesi için para kalmasını ummaktadır. Keegan'ın ilk cinayet davası, yeni başlayanlar için sıkıcı, rutin bir iş gibi görünür. Güzel ve bir o kadar da zengin olan Claire Gregory, sosyete partisinde vahşi bir cinayete tanık olur. Fail yakalanana kadar kendisine kişisel koruma sağlanır ve acemi Keegan, çekici olmayan gece vardiyasında çalışmaya mahkum edilir; ancak bu, ilk başta korkulduğu kadar sıkıcı bir iş değildir. Güzel Mimi, korumasını zengin ve güzellerin partilerine götürür ve ikili arasında kısa sürede yakınlaşma başlar, bu da zaten gergin olan durumu daha da gerginleştirir...

Bir edebiyat öğrencisi olan güzel Anastasia Steele, çekici ve zengin bir iş adamı olan Christian Grey ile bir röportaj gerçekleştirir. Görüşmeye gittiğinde karşısında, tavırları ve çekiciliği ile baş döndüren bir adam bulur. Aşk ve ilişkiye biraz mesafeli duran Anastasia, bu zenginve yakışıklı adamın cazibesine karşı koyamaz ve kendisini çekimine bırakır. Fakat hayatta her şeye karşı doyum noktasına ulaşmış olan Grey'in ilişki ve seks söz konusu olunca kimsenin bilmediği gizli sırları vardır. Genç kız karşısındaki adamla şehvetin bilmediği yollarına da sapacak mıdır?


Saldırgan mizaçlı senaryo yazarı Dix Steele (Bogart), bir cinayetten sorumlu tutulur ama yan komşusu Laurel Gray (Grahame), suç işlendiği sırada onun orada bulunmadığına dair tanıklık eder. Bu durum ikisi arasında tutkulu bir ilişkinin başlamasına yol açar; ne var ki Laurel, Dix’in vahşi yanıyla karşılaşınca çok korkar ve cinayeti gerçekten onun işleyip işlemediği noktasında şüpheye düşer. Bogart, yıllar boyunca romantik sert adamları canlandırdıktan sonra, bu filmde kendi beyazperde kişiliğinin daha derinlerine iner ve Sam Spade’e ya da Rick Blaine’e yakışmayacak bir nevrotik keskinlik sergiler. Gerek hak edenlere gerekse etmemiş olanlara tekme tokat saldırdığı öfke nöbetlerinde fazlasıyla korkutucu hale gelir.

Alice, yaşından çok daha önce olgunlaşmış, biraz kaprisli, değişken karakterli ama genelde sessiz bir kızdır. Başka biri tarafından dokunulmanın nasıl bir şey olduğunu çok merak etmektedir ve bu konuda eline geçen her türlü nesneyle araştırmalar yapmaktan çekinmez. Yatılı okulu yaz tatiline girince yazı geçirmek için ailesiyle beraber yaşadığı evine döner. Bastırılmış seks duygularına tek çözüm onun için bu tatil olacaktır. Burada babasının yanında çalışan Jim adındaki bir adamı gözüne kestirir. Jim onun düşündüğü seks fantezilerini daha da arttırır.

ABD'de tüm şiddetiyle süren ekonomik kriz yıllarında, rüzgardaki bir yaprak gibi eyaletten eyalete sürüklenen Frank, güzel Cora ve kendinden yaşça büyük kocası Nick'in işlettiği küçük bir lokantaya gelir. Nick'in acıyıp yer gösterdiği genç adam Cora'yla tutkulu bir ilişki yaşamaya başlar. Aşktan gözleri kör olan sevgililer Nick'i öldürüp hem özgürlüklerine hem de sigortadan gelecek yüklü paraya sahip olmaya karar verirler. Ancak hayat sürprizlerle doludur...

1860′ların Paris’inin aşağı sınıflarında geçen filmde, çekici ve güzel bir genç kadın olan Thérèse Raquin, baskıcı teyzesi Madame Raquin tarafından hasta kuzeni Camille ile aşksız bir evliliğe zorlanır. Therese günlerini küçük bir dükkanın tezgahının ardında geçirir. Akşamları ise seçkin bir grup ile domino oynayan Madam’ı izler. Kocasının çekici arkadaşı Laurent ile karşılaştıktan sonra, trajik sonuçlara sebep olan yasa dışı bir ilişki yaşamaya başlar...

Üniversitede ders vermek için Amerika'ya yerleşen İngiliz Profesör Humbert Humbert 13 yaşında kızı Dolores'le birlikte yaşayan dul Charlotte'un yanında bir oda kiralar. Humbert, Lolita adını takacağı Dolores'e açıklanamaz bir tutku duymaya başlar. Yasak aşkına daha yakın olabilmek için, hiç sevmediği halde Charlotte'la evlenecek kadar ileri gider. Carlotte inanılmaz gerçeği keşfetmesinin ardından kaza sonucu ölünce, Lolita'ya hiç bir şey söylemeyen Humbert onu da yanına alarak arabayla yollara düşer. Humbert'in giderek daha da tehlikeli sularda yüzerken aklıselimi de yitirmeye başlayacaktır.

Dudağının Altında filmi tutkunun, aşkın, şehvetin, yalanın dolanın bir arada olduğu lezbiyen aşk filmidir. Moda editörlüğü yapan işinde ki başarıyı özel hayatına da taşıyarak nişanlılık mertebesinde yaşamını devam ettirirken bir şıp diye karşısına çıkan Dallas isimli gizemli bir kadınla tanıştıktan sonra birbirlerine deliler gibi bağlanan aşıkların filmidir.

Yakın gelecekte Japonya'da, hükümet gençlerin neden olduğu şiddet eğlemlerinin önüne geçememektedir. Öğretmenler, aileler kısacası tüm toplum gençliğin yarattığı korku bulutuna teslim olmuştur. Japon hükümeti olayların kızışmasının ardından "Battle Royale" denilen kanunları kabul etmiştir. "Battle Royale" kanunlarına göre her yıl ülke içinden rastgele bir lise sınıfı seçilir ve bu sınıfın öğrencileri yerini yine hükümetten kimsenin bilmediği bir adaya götürülürler. Bu seneki "Battle Royale" için Nobu'nun sınıfı seçilir. Nobu ve arkadaşları hükümet tarafından "Battle Royale" adasına kaçırılırlar. Adada onları öğretmenleri Takeshi karşılar ve oynayacakları oyunun kurallarını açıklar. Kurallar basittir, Nobu ve 41 arkadaşından sadece bir kişi adadan canlı ayrılabilecektir. Hükümet gençlerin herbirine, içinde farklı silahlar ve yeterli yiyecek bulunan bir çanta verir. Gençler, adadan canlı çıkabilmek için 3 gün içinde birbirlerini öldürmek zorundadırlar...

Bir trafik kazasıyla yaşamlarında başka bir boyut açılan evli bir çift, tanıştıkları yeni insanlarla değişik ilişkilere giriyor, bu arada değişik bir tutkuya kaptırıyorlar kendilerini. Kahramanlarımız, araba kazalarıyla varoluşlarını yeniden sorgulayan, metal ile ölümcül tehlike arasındaki bağlantıyla cinsel tatmine ulaşmaya çabalayan bu yeni insanlarla ölümcül bir tutkunun peşine düşüyor.

Son Patron 1976 ABD yapımı dramatik dönem filmidir. Actors Studio'nun da kurucusu olan Istanbul doğumlu, Rum asıllı Amerikalı yönetmen Elia Kazan'ın yönettiği filmin uyarlama senaryosunu Nobel Edebiyat Ödülü sahibi İngiliz yazar Harold Pinter yazmıştır. Pinter senaryoyu F. Scott Fitzgerald'ın hayattayken bitiremediği ve ölümünden bir yıl sonra, 1941'de yayımlanan aynı adlı son romanından uyarlamıştır. Film Oscar Ödüllü yönetmen Elia Kazan'ın da son filmidir.

Kariyerine odaklanan genç bir kadın her şeye sahip gibi görünür – iyi bir gayrimenkul şirketinde yeni bir iş, heyecan verici bir proje ve tutkulu bir âşık. Ancak patronunun karısına âşık olup bir kötülük ağına takılınca işler değişir. Genç kadın bu sürükleyici gerilim filminde kendini savunmaya çalışırken sırlar ve geçmişiyle bağlantılı karanlık dürtüler bir bir ortaya çıkar.

Ünlü bir yatırım bankacısının karısı ile ilişki yaşadıktan sonra; yaptığı şantaj ile para sızdıran bir dolandırıcı; pazarlık ettiğinden fazlasını elde eder. Ancak, işler istediği gibi gitmeyecektir.



Nadine tecavüze uğradıktan sonra anlık bir öfkeyle cinayet işler ve kaçar. Kaçışında aynı acıyı yaşamış Manu ile tanışır. İki kadın, geçmiş travmalarının tetiklediği bir intikam çılgınlığına kapılarak Fransız kırsalında ölümcül bir yolculuğa çıkar. Erkekleri baştan çıkarıp acımasızca öldürürken, toplumsal normları tamamen reddederler. Polisin peşlerine düşmesiyle kaçışları giderek tehlikeli bir çılgınlığa dönüşür.

Irkçı geçmişiyle tanınan, ABD’nin güney eyaleti Mississipi’de, 60’lı yıllarda bir zenci için yaşam hiç de kolay değildir. Bunu değiştirmek için çalışan 3 insan hakları eylemcisinin ortadan kaybolması iki FBI ajanının bölgeye gelmesiyle sonuçlanır.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.



0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir