
Elizabeth II of the United Kingdom
Self

Join the BBC cameras as they go behind the glitter of Buckingham Palace and the pomp of Windsor Castle for a close-up look at the minutia of the monarchy. Culled from a year of unprecedented access to Queen Elizabeth II, the documentary trails the queen as she interacts one-on-one with her family, her staff, her public, and international heads of state. Go behind closed doors for Christmas with the royal family, eavesdrop on cocktail chatter with Ron and Nancy Reagan, and catch unguarded moments when the queen pilots her own jeep or romps with her dogs. Elizabeth R. is a once-in-a-lifetime glimpse into the everyday life of a queen.

Elizabeth II of the United Kingdom
Self

Ian Holm
Self - Narrator (voice)

Princess Margaret
Self

Prince Philip, Duke of Edinburgh
Self

Queen Elizabeth the Queen Mother
Self

King Charles III of the United Kingdom
Self (as Prince Charles)

Diana, Princess of Wales
Self

Anne, Princess Royal
Self

Prince Edward, Duke of Edinburgh
Self

Prince Richard, Duke of Gloucester
Self

Prince Edward, Duke of Kent
Self (as Duke of Kent)
Duchess of Kent and Strathearn
Self

A compilation of over 30 years of private home movie footage shot by Lithuanian-American avant-garde director Jonas Mekas, assembled by Mekas "purely by chance", without concern for chronological order.

Daniel Craig candidly reflects on his 15 year adventure as James Bond. Including never-before-seen archival footage from Casino Royale to the upcoming 25th film No Time To Die, Craig shares his personal memories in conversation with 007 producers, Michael G Wilson and Barbara Broccoli.

Film, 2010 yılında hayata veda eden ünlü İngiliz tasarımcı Lee Alexander McQueen’in efsanevi dünyasını anlatıyor. Tasarımcının çocukluk ve ilk gençlik yıllarını sarsıcı bir atmosferle aktaran belgesel, McQueen’in efsanevi şovlarının arkasındaki çarpıcı gerçeklere de odaklanıyor. 27 yaşında Givenchy‘nin başına geçen tasarımcının ikonik tarzı, onu endüstrinin gotik yüzü hâline getirirken; belgesel McQueen’i tanımak için de ideal bir ortam yaratıyor.

A look at the origins, history and conspiracies behind the "Majestic 12", a clandestine group of military and corporate figureheads charged with reverse-engineering extraterrestrial technology.

Bu belgesel film, The Dark Knight filmindeki “Joker” rolüyle, tarihin en ünlü performanslarından birine imza atan, genç yaşında evinde aşırı dozda uyuşturucu kullanımıyla ölü bulunan ve bu açıdan trajik bir ölüme sebep olan, 22 Ocak 2008'de zamansızca kaybettiğimiz Heath Ledger'ı daha önce hiç görülmemiş görüntüler eşliğinde anlatıyor. Film Heath Ledger'ı az veya çok tanıyan kişilerle röportajlara da yer veriyor. Arada oyuncunun hem kendi video kayıtları, hem de oynadığı sahnelerden de kurgulanmış dolu dolu bir belgesel.

Oscar® ödüllü yönetmen James Cameron ve oyuncularla gelmiş geçmiş en çok beklenen devam filmlerinden birine yakından bir bakış.

Film adaptation of French economist Thomas Piketty's ground-breaking global bestseller of the same name: an eye-opening journey through wealth and power.

Belgesel, pop süperstarı Chris Brown'a kendi hikayesini anlatması için bir şans vermek için spot ışığının ötesine geçiyor ve dikkat çekici manşetleri atıyor. Uluslararası fenomenle yapılan yeni röportajlar, müzik yapma tutkusu, çalkantılı ve çokça duyurulan ilişkileri ve halkın gözünde yaşlanmanın dezavantajları hakkında uzun zamandır beklenen cevapları ortaya koyuyor. Ayrıca yeni konser görüntüleri, kamera arkası erişimi ve Usher, Jennifer Lopez, DJ Khaled, Mike Tyson, Jamie Foxx ve diğerlerinden özel röportajlar da yer alıyor.

A documentary on the expletive's origin, why it offends some people so deeply, and what can be gained from its use.

Reggio'nun "Qatsi" üçlemesinin son parçasıdır ve teknolojinin insan yaşamı üzerindeki etkilerini sorgulayan derin bir anlatım sunar. Görsel olarak çarpıcı sahnelerle doludur ve izleyiciyi modern dünyanın karmaşasıyla yüzleşmeye davet eder. "Naqoyqatsi," kelime anlamıyla "savaşın yokluğu" demektir ve bu bağlamda, savaş ve şiddetin yerini alan teknolojik gelişmelerin, insan ilişkilerini nasıl dönüştürdüğünü araştırır. Film, görüntülerin yanı sıra, Philip Glass’ın büyüleyici müziğiyle de desteklenmektedir; bu müzik, filmin atmosferine derinlik katarak izleyicilerin duygusal tepkilerini güçlendirir. Hem görsel hem de işitsel düzeyde zengin bir deneyim sunarak, izleyiciyi düşündüren ve sorgulatan bir yapıt olarak öne çıkmaktadır.

Yönetmen Ursula Macfarlane (Untouchable) ile yapımcı Alexandra Lacey, Anna Nicole Smith adıyla ünlenen model ve oyuncu Vickie Lynn Hogan'ın yaşamını, ölümünü ve sırlarını insancıl bir yaklaşımla cesurca mercek altına alıyor. Anna Nicole'un 1992 yılında Playboy'a ilk kez verdiği pozlarla yakaladığı şöhret, Amerikan rüyasının timsali hâline gelmişti. Ancak 2007'deki zamansız ölümü, bu rüyanın trajik sonu oldu. "ANNA NICOLE SMITH: BENİ TANIMIYORSUNUZ" daha önce hiç yayınlanmamış görüntülere, özel kamera arşivlerine ve şimdiye dek sessizliğini korumuş önemli isimlerle yapılan röportajlara yer veriyor. Belgesel, Anna Nicole'un vücut verdiği mükemmel sarışın bomba imajının ardındaki neredeyse hiç bilinmeyen öyküsünü yeni bir bakış açısıyla ve tüm gerçekliğiyle gözler önüne seriyor.

Babası 5.George'un ölümü ardından ve ağabeyi Edward'ın Amerikalı Wallis Simpson'a olan skandal aşkı yüzünden tahttan feragat etmesi üzerine, Bertie istemeye istemeye Krallık görevini devralmak zorunda kalır... Aile içinde "Bertie" adıyla bilinen Albert, çocukluğundan beri büyük zorluklar yaşadığı, alay konusu olduğu kekemeliği yüzünden Krallık görevinden, yapmak zorunda kalacağı konuşmalardan dehşete düşmektedir. Savaşın eşiğinde olan ve acilen bir lidere ihtiyaçları olduğunu bilen eşi Elizabeth Kraliyet düzeninin zorunlu kurallarına aldırış bile etmeyen Avustralyalı çılgın konuşma terapisti Lionel Logue'u takdim eder. Başta hiç uyuşamayan ikili daha sonra büyük bir aşama kaydedecektir.

Filmde, 1860’ların İtalyası’nın hızla değişen toplumsal yapısına uyum sağlamaya çalışan yaşlı bir prensi canlandıran Burt Lancaster, statüsünü ve yaşam tarzını sağlama alma çabasıyla yeğeni Tancredi’nin (Alain Delon) zengin bir tüccarın kızı olan Angela’yla (Claudia Cardinale) evliliğini ayarlar; ve filmin final bölümünü oluşturan neredeyse bir saate yakın balo sahnesi boyunca, hem ait olduğu toplumsal sınıf hem de kendi geçmişiyle bugünü üzerine derin düşüncelere dalar. Birey ve toplum arasındaki etkileşimi büyüleyici ve görkemli bir dille anlatan böyle bir filmi, ancak Visconti gibi aristokrat kökenli bir Marksist yönetebilirdi. (Lancaster, rolünü Visconti’nin karakterinden yola çıkarak canlandırdığını söylemiştir). Aristokratların artık gücün yeni zenginlerin eline geçtiğini kabullendikleri balo sahnesi, haklı olarak sinema tarihinin en ustaca çekilmiş sahnelerinden biri olarak kabul edilir.

On sekizinci yüzyılın başlarında İngiltere'nin Fransa ile savaşı sürerken, Kraliçe Anne'in (Olivia Colman) tahtta olduğu sarayı ve lüks yaşam tarzı bundan pek etkilenmez. Kraliçenin yakın "arkadaşı" olan Marlborough Düşesi Sarah Churchill (Rachel Weisz), bir yandan kraliçe ile ilgilenirken bir yandan onun yerine ülkeyi yönetmektedir. Düşes Sarah'ın saraya yeni gelen akrabası genç Abigail Masham (Emma Stone), Kraliçe Anne’in gözdesi olabilmek için Sarah ile rekabete girer. Kraliçe Anne’in sağlığı gitgide bozulurken iktidar, hırs, aşk ve hasetten güç alan saray entrikaları da alıp başını gider.

Başka bir kadınla evlenmek için karısını boşamak isteyen 8. Henry ile bu duruma ister istemez karışan Sir Thomas More'un öyküsü En iyi film, yönetmen ve aktör (Paul Scofield) dahil alti dalda Oscar kazanan "Her Devrin Adami", Leo McKern ve Orson Welles'li kadrosuyla gerçek bir klasik.

Yakın bir gelecekte Kuzey Amerika kuraklık ve arkasından gelen yangın ve kıtlıklarla zayıflayarak çökmüş; yerini bir başkent ve 12 eyaletten oluşan Panem adında bir ülkeye bırakmıştır. Bu yeni ülkede her sene eyaletlerden kura ile seçilen ikişer gencin katıldığı "Açlık Oyunları" düzenlenmektedir. Kısmen eğlence amaçlı, kısmen de halka göz dağı vermeyi hedefleyen bu oyunlar, ayrıca tüm Panem ülkesinde televizyonlardan da izlenmektedir. 24 farklı 'yarışmacı' bütün televizyon seyircilerinin gözleri üzerindeyken, rakiplerini eleme ve hayatta kalma mücadelesi vermektedirler.

Katolik kraliçe Mary ölür ve tahta pek istenmese de protestan olan ve öldürmeye kıyamadığı kardeşi Elizabeth geçer. Elizabeth’in önünde uzun ve bolca dikenli bir yol vardır. Etrafında hem destekçileri hem de her fırsatta katolik egemenliği geri getirmeye çalışan insanlar vardır. Bunun yanında evlenmesi ve kendisinden sonra tahta geçmesi gereken bir vasil bırakmak zorundadır. Tüm bu zorlukların arasında Elizabeth’in ingiltereyi nasıl yöneteceği ise tam bir muammadır.

İngiltere tahtının gönülsüz veliahdı olan dikbaşlı prens Hal, kraliyet yaşantısına sırtını dönerek halkın içinde yaşamaya başlamıştır. Ancak despot babasının ölümünün ardından Hal, V. Henry olarak taç giyer ve kaçmaya çalıştığı hayatı kabullenmek zorunda kalır. Şimdi genç kral hem babasının ona miras bıraktığı saray siyaseti, kaos ve savaş içinde ilerlemek hem de geçmiş yaşantısındaki duygusal ilişkilerde yolunu bulmak zorundadır. Buna en yakın arkadaşı ve akıl hocası olan, yaşlanan alkolik şövalye John Falstaff ile olan ilişkisi de dâhildir.

Üç dalda aday gösterildiği Oscar’ı en iyi kostüm dalında kazanan Genç Victoria, Britanya tarihinin en uzun tahtta kalan kraliçesi Kraliçe Victoria’nın (Emily Blunt) genç yaşında iktidara yürüyüşünün öyküsü anlatılıyor. Filmde, Kraliçe Victoria’nın kraliyet ailesi içindeki iktidar kavgalarının nesnesi olmaktan, Prens Albert (Rupert Friend) ile yaşadığı romantik yakınlaşmaya ve dillere destan evliliğine kadar beyazperdeye aktarılıyor.

Krallık tacı için savaşan iki kardeşin mücadelesini anlatan film, iki büyük aktörü karşı karşıya getiriyor. 8. ve 9. yüzyılda Avrupa'da hüküm süren, tüm yaşamlarını savaş Tanrısı Odine'ye adayan ve her yeri yıkıp yağmalayan Vikingler'i anlatan, unutulmaz film. Edison Marshall'ın romanından yapılan uyarlama, güzel renkleri, oyuncuların performansı, doğal setleri ve akıcı temposuyla sivriliyor. Filmin en ilginç özelliği ise hikayeyi Orson Welles'in anlatıyor oluşu.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir