
Emma Stone
Abigail
On sekizinci yüzyılın başlarında İngiltere'nin Fransa ile savaşı sürerken, Kraliçe Anne'in (Olivia Colman) tahtta olduğu sarayı ve lüks yaşam tarzı bundan pek etkilenmez. Kraliçenin yakın "arkadaşı" olan Marlborough Düşesi Sarah Churchill (Rachel Weisz), bir yandan kraliçe ile ilgilenirken bir yandan onun yerine ülkeyi yönetmektedir. Düşes Sarah'ın saraya yeni gelen akrabası genç Abigail Masham (Emma Stone), Kraliçe Anne’in gözdesi olabilmek için Sarah ile rekabete girer. Kraliçe Anne’in sağlığı gitgide bozulurken iktidar, hırs, aşk ve hasetten güç alan saray entrikaları da alıp başını gider.

Emma Stone
Abigail

Olivia Colman
Queen Anne

Rachel Weisz
Lady Sarah

Nicholas Hoult
Harley

Joe Alwyn
Masham

Mark Gatiss
Lord Marlborough

James Smith
Godolphin

Jenny Rainsford
Mae
Emma Delves
Queen's Maid

Faye Daveney
Sarah's Maid
Paul Swaine
Wanking Man
Jennifer White
Mrs. Meg
Lilly-Rose Stevens
Sally

Denise Mack
Kitchen Servant
Willem Dalby
Central Tory Booker

Genç Donald Trump'a odaklanan filmde Donald Trump’ın 70’li ve 80’li yıllarda, Amerika’da kötü şöhretli avukat Roy Cohn’un yardımıyla gayrimenkul piyasasında nasıl yükseldiği anlatılıyor.

Onsekizinci yüzyıl İngiltere'si büyük bir problemle karşı karşıyadır. Yıllardır hükümdarlık koltuğunda oturan yaşlı kral 3. George (Nigel Hawthorne), tahttaki 30. yılını doldurmak üzeredir. Deneyimli kral, artık eski günlerinden çok uzaktadır. İlerleyen yaşının etkisiyle yaşlanma belirtileri gösteren kral, sık sık unutkanlığının esiri olmakta ve bu nedenle de akıl sağlığı günden güne bozulmaktadır. Bir süre sonra bu halleri iyice şiddetlenir, agresif ve patavatsız bir adama dönüşür. Bu duruma pek üzülmeyen prensin hayalleri ise gerçek olmak üzeredir. Prens, kralı tahttan indirmeyi ve yeni kral olmayı planlamaktadır. Ancak kraliçe ve başbakan gibi rakipleri vardır. Ne pahasına olursa olsun kralın sağlığını yerine getirmeye çalışacak olan kraliçe ve başbakan, Dr. Willis (Ian Holm) isimli bir hekime başvuracaklardır.

En önemli Shakespeare uyarlamalarından biridir ve Orson Welles’in belki de son başyapıtıdır. Bu filmde her şeyden biraz var: komedi, sanatsal kamera açıları, heyecan verici savaş sahneleri ve Orson Welles’in Shakepeare’in hikayelerinden keşfettiği akıcı hikaye anlatımı. İmkansızlıklar film kalitesini düşürmüş olsa da, bu filmi bir başyapıt olmaktan alıkoymuyor.

İrlanda’nın batısında bir adadaki iki yakın arkadaşın ilişkisini konu alan film, Pádraic ve Colm isimlerindeki bu iki arkadaştan birinin bu dostluğu artık devam ettirmek istememesi üzerinden gelişen olayları aktarıyor.

Katolik kraliçe Mary ölür ve tahta pek istenmese de protestan olan ve öldürmeye kıyamadığı kardeşi Elizabeth geçer. Elizabeth’in önünde uzun ve bolca dikenli bir yol vardır. Etrafında hem destekçileri hem de her fırsatta katolik egemenliği geri getirmeye çalışan insanlar vardır. Bunun yanında evlenmesi ve kendisinden sonra tahta geçmesi gereken bir vasil bırakmak zorundadır. Tüm bu zorlukların arasında Elizabeth’in ingiltereyi nasıl yöneteceği ise tam bir muammadır.


16 yaşında Fransa kraliçesi olan Mary Stuart (Saoirse Ronan), 18 yaşında dul kalır ve omuzlarına yeniden evlenme baskısı yüklenir. Mary bunun yerine yurdu İskoçya'ya geri döner ve hakkı olan tahtı geri ister. Fakat İskoçya ve İngiltere'nin yönetimi, Mary’nin kuzeni olan etkileyici genç Kraliçe Elizabeth'in (Margot Robbie) yönetimi altındadır. İki genç kraliçe erkek egemen bir dünyada hem tahtta hem de aşkta rakip konumundayken bağımsızlığa karşı evlilik oyununu nasıl oynayacaklarına karar vermelidir. Bu süreçte yaşanan ihanetler, isyanlar ve entrikalar tarihin akışını belirleyecektir.

A 16-year-old girl takes her parents hostage after they miss her big jump-roping competition.

Jem Belcher, eski bir boksör olan büyükbabası tarafından yoksulluk içinde büyütülür. Maddi olarak tükenmiş ve büyükbabasını gururlandırma arzusuyla hareket eden genç adam, onun izinden gitmeye karar verir. Bunu için de ünlü koç Bill Warr’dan yardım alır. Bill, Jem'in doğal yeteneğini geliştirmeyi ve onu dünyanın gördüğü en büyük dövüşçü yapmayı hedefliyor. Büyük bağlılık ve birçok zorluk sayesinde Jem'in planı işe yarar. Jim, şampiyon olur ve sosyal olarak yükselir. Ama sonra bir kaza onu kısmen kör bırakır ve acımasızca düşer. Ancak, birdenbire, acımasız bir dövüşte yeni şampiyonla yüzleşmek için son bir şans yakalar.

Babası 5.George'un ölümü ardından ve ağabeyi Edward'ın Amerikalı Wallis Simpson'a olan skandal aşkı yüzünden tahttan feragat etmesi üzerine, Bertie istemeye istemeye Krallık görevini devralmak zorunda kalır... Aile içinde "Bertie" adıyla bilinen Albert, çocukluğundan beri büyük zorluklar yaşadığı, alay konusu olduğu kekemeliği yüzünden Krallık görevinden, yapmak zorunda kalacağı konuşmalardan dehşete düşmektedir. Savaşın eşiğinde olan ve acilen bir lidere ihtiyaçları olduğunu bilen eşi Elizabeth Kraliyet düzeninin zorunlu kurallarına aldırış bile etmeyen Avustralyalı çılgın konuşma terapisti Lionel Logue'u takdim eder. Başta hiç uyuşamayan ikili daha sonra büyük bir aşama kaydedecektir.

13. yüzyıl İskoçyası. İngiliz Kralı I. Edward, İskoçya'yı da krallığına katmak istemektedir. İngiliz soylularına Prima Nocta, yani topraklarında evlenen her İskoç kadınla ilk geceyi geçirme hakkını vererek İskoç halkının ayaklanmasına sebep olur. Çocukken ailesini ve yakınlarını özgür İskoçya uğruna kaybeden William Wallace, yıllar sonra karısı da öldürülünce halkı organize etmeye ve İngilizleri topraklarından atmaya karar verir.

14. yüzyıl İngiltere'sinde savaş ve veba kasıp kavururken, mütevazı bir köylü isyan başlatır ve adalet ve hayatta kalma için umutsuz bir mücadelede kralın gücüne meydan okumak üzere halktan oluşan bir orduyu birleştirir.

Norman (Normandiya'da yaşayan Frenk ve İskandinav kökenli halk) şövalyesi Jean de Carrouges ve Norman beyi Jacques le Gris eskiden çok yakın arkadaşlardır. Carrouges savaşa gider ve döndüğünde hiçbir şey eskisi gibi değildir. Le Gris, Carrouges'in karısına tecavüz etmek suçundan yargılanıyordur. Ancak kimse Margerite'e inanmaz. Bunun üzerine asker, karara itiraz etmek üzere Fransa kralına kadar gider. Hakim açısından ise Le Gris avantajlı konumdadır. Mahkemenin yeni kararına göre iki adam düello yapacak ve bu düellonun sonucunca biri ölecektir. Hayatta kalan kişi Tanrı'nın isteğini yerine getirmiş olacak ve eğer ki Le Gris hayatta kalırsa da aklanacaktır. Ayrıca eğer ki Carrouges kaybederse karısı ceza olarak bir kazığa bağlanarak yakılacaktır.

İngiltere tahtının gönülsüz veliahdı olan dikbaşlı prens Hal, kraliyet yaşantısına sırtını dönerek halkın içinde yaşamaya başlamıştır. Ancak despot babasının ölümünün ardından Hal, V. Henry olarak taç giyer ve kaçmaya çalıştığı hayatı kabullenmek zorunda kalır. Şimdi genç kral hem babasının ona miras bıraktığı saray siyaseti, kaos ve savaş içinde ilerlemek hem de geçmiş yaşantısındaki duygusal ilişkilerde yolunu bulmak zorundadır. Buna en yakın arkadaşı ve akıl hocası olan, yaşlanan alkolik şövalye John Falstaff ile olan ilişkisi de dâhildir.

Aristokrat bir kadın, eşinin mülkünün resimlerini yapması için bir ressamla anlaşır. Anlaşmaya para, yemek ve kalacak yerin yanı sıra cinsel oyunlar da dahildir. Entrikaların içinde çekilen ressamın çizimleri, bir cinayetin sırrını gizlemektedir.

Üç yahudi kardeş, Nazilerin kontrolü altındaki Polonya'dan kaçıp Beyaz Rusya civarında bir yerde Nazilere karşı savaşan Rus direnişçilerine katılıp, ormanın içinde bir köy inşa ederler. Bu sayede hem kendilerini hem de 1200 yahudinin hayatını kurtarırlar.

2.Dünya Savaşı Avrupa’da henüz sona ermiştir ve Birleşik Krallık halkı 1945 Genel Seçimleri’nin sonuçlarını beklemektedir. Bu süre zarfında, Winston Churchill eşi Clemmie ile Fransa’ya tatile gider. Ard arda görünen flashbacklerde; Chruchill, savaştaki en şanlı anlarını anımsar ve fakat bu anıların, evliliğine kötü etkileri olmaktadır.

Katherine, kralın yurt dışındaki savaşları sırasında ülkeyi yönetmesi için naip olarak atanır. Ancak Henry, giderek kötüleşen sağlığı ve artan paranoyası ile saraya döndüğünde, Katherine hem kendi hayatta kalışı hem de halkının geleceği için tehlikeli bir mücadeleye girişir.Film, Katherine Parr'ın güçlü, bağımsız ve dirençli bir kadın olarak tarihin akışını nasıl etkilediğini gözler önüne sererken, aynı zamanda Tudor sarayının karanlık ve entrikalarla dolu dünyasını çarpıcı bir şekilde yansıtır. Firebrand, kadınların dayanıklılığı, otoriteye karşı direnişi ve zorlu bir dönemde verilen kişisel savaşların güçlü bir portresini sunuyor.

Ron Burgundy, 70′lerin San Diego’sunda popüler bir televizyon spikeridir. Tüm ülkeyi etkisi altına alan feminizm dalgası çalıştığı kanalı da etkisi altına alınca, yanına bir de hırslı ve güzel kadın spiker Veronica Corningstone getirilir.Yalnız çalışmayı ve önde olmayı seven Ron, Veronica’nın hayvanlar, yemek pişirme gibi konulardaki magazin haberlerini yapmasını ve esas işi kendisine bırakmasını tercih etmektedir. Fakat Veronica’nın azimli bir şekilde haber spikeri olmak istemesi, ikili arasında ciddi bir mücadeleye yol açacaktır.

1995 kanada yapimi, başroldeki Pascale Bussières, Henry Czerny gibi oyuncuların yanısıra, kısa bir rolde Don McKellar 'ın da eşlik ettiği, Patricia Rozema nın elinden çıkma duyarlı ve stil sahibi bir lezbiyen filmi.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.




0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir