
Ivor Novello
Roddy Berwick

When school captain Roddy Berwick takes the blame for his friend’s scandal, he is expelled and disowned by his family. Cast out of his privileged world, Roddy drifts through a series of humiliations—from waiter to penniless actor to gigolo—descending ever further into ruin and self-disgust.

Ivor Novello
Roddy Berwick

Ben Webster
Dr. Dawson

Norman McKinnel
Sir Thomas Berwick

Robin Irvine
Tim Wakeley

Jerrold Robertshaw
The Rev. Henry Wakeley

Sybil Rhoda
Sybil Wakeley

Annette Benson
Mabel
Lilian Braithwaite
Lady Berwick
Isabel Jeans
Julia

Ian Hunter
Archie

Hannah Jones
Dresser
Barbara Gott
Madame Michet

Violet Farebrother
Poetess
Alf Goddard
Sailor

Constance Collier
Dance Hall Lady with Purse (uncredited)

Maggie "Seninle beraber yaşamıyorum" diye çıkıştı Brick'e. "Aynı kafeste duruyoruz, o kadar." Tennessee Williams'ın 1955 Pulitzer ödüllü oyununun çarpıcı diyalogları ve yoğun duygusallığı oyunun bu film versiyonunda fırtına gibi gürlüyor. Kızgın Damdaki Kedi, olgun yaşlara hitabeden konuları ve ateşli performanslarıyla büyük gişe yapmış.Paul Newman, sorunlu eski spor yıldızı Brick rolündeki hassas performansıyla ilk kez Oscar Ödülü'ne aday gösterilmiş. Elizabeth Taylor ise, hayata olduğu gibi değil de birgün olmasını umduğu şekliyle sarılan kedi Maggie rolüyle ikinci kez aday olmuş. Burl Ives'in yalancılıktan nefret eden Big Daddy rolünde Broadway'deki ününü perçinlediği Kızgın Damdaki Kedi, yakıyor.

Immanuel Rath, yaşlı ve bekar bir profesördür. Öğrencilerinden duyduğu "Mavi Melek" adlı gece kulübüne onları yakalamak amacıyla gider. Gizlice gittiği gece kulübünde Lola Lola adlı dansçıya herkes gibi o da tutulur. Artık her akşam Lola'yı ziyaret etmeden duramaz hale gelir. Gece hayatı tıpkı bir girdap gibi onu içine çeker. Sürekli bir hayal alemi içinde derslerde bile Lola'yı düşünerek kendinden geçer. Lola'nın başka erkeklerle olmasından ölümüne rahatsız olduğu için onun tüm ihtiyaçlarını karşılamaya çalışır. Bu onun giderek çöküşüne yol açmaya başlar.

Oscar Ödüllü Denzel Washington bu çoşku ve heyecan dolu filmde zafere yakışır bir performans sergiliyor. Gerçek bir hayat hikayesine dayanan REMEMBER THE TITANS, sürtüşme, küskünlük ve güvensizlikle ikiye bölünmüş bir kasabanın bir zaferle nasıl tek yürek haline geldiğini anlatıyor. Yıl 1971... Takımını 15 yıl sezon şampiyon yapan futbol koçu Bill Yoast'un (Patton) yerine 1.koçluğa Herman Boone (Washington) getirilir.. Bu iki adamın aralarındaki farklılığın nasıl üstesinden geldikleri ve birbirine düşman bir grup genç adamı nasıl şampiyonlara dönüştürdüklerini izleyeceksiniz. Heyecan, bağlılık ve takım ruhuyla olağanüstü bir zaferin hikayesini yazan şampiyonlara... Siz ve aileniz Titanlar'ı asla unutamayacak!...

Andrew Crocker-Harris has been forced from his position as the classics master at an English public school due to poor health. As he winds up his final term, he discovers not only that his wife, Millie, has been unfaithful to him with one of his fellow schoolmasters, but that the school's students and faculty have long disdained him. However, an unexpected act of kindness causes Crocker-Harris to re-evaluate his life's work.

Hamlet , William Shakespeare’in aynı adlı oyununun 1948 İngiliz uyarlamasıdır. Yönetmeni ve başrol oyuncusu Laurence Olivier’dir. Hamlet Olivier ikinci yönetmenlik deneyimidir ve aynı zamanda Shakespeare üçlemesinin ikincisidir. Olivier’in siyah-beyaz çektiği tek filmdir.

1980 yılında Ali adında İranlı bir çocuk savaş halinde olan İran’dan kaçarak Amerika’ya sığınır. Ancak burada rehine krizi yüzünden daha fazla şiddet görür. Uyum sağlamaya kararlı olan Ali, okulun bocalayan ve müsabaka kazanamayan güreş takımına katılacak ve her şey değişecektir.

William Hundert, mesleğine aşık olan son derece idealist ve tutkulu bir profesördür. St. Benedict's Akademi'de eğitmenlik yapan Hundert'ın sınıfına yeni okul döneminin açılmasıyla birlikte yeni öğrenciler gelmiştir. 'The Emperor's Club' isimli geleneksel sınıf yarışması için öğrencilerin son derece sıkı çalışması ve seçilen üç öğrenciden biri olması gerekmektedir. Ancak öğretmenin hayatı sınıfa ünlü bir politikacının oğlu olan Sedgewick Bell isimli öğrencinin gelmesiyle değişecektir.

Film, 1976'da Arjantin'deki bir okulda çalışmaya giden bir İngiliz'in gerçek hikâyesinden uyarlanmıştır. İşinin kolay olduğunu sanan Tom, karşısında bölünmüş bir ülke ve haylaz öğrenciler bulur. Fakat petrole bulanmış bir sahildeki pengueni kurtardıktan sonra hayatı değişir.

Akeelah Anderson kelimelere tutkuyla bağlı küçük bir kızdır. Bu tutkusu onu bir imla yarışmasına katılmaya kadar götürür. Pek çok insan ona gönüllü olarak öğretmenlik yaparken kimileride karşı çıkar. Çok geçmeden Akeelah, Ulusal İmla Yarışması'na katılmaktaki cesareti ve kararlılığıyla farkında olmadan mahalleyi bir araya getirir.

Amber Appleton, bir otobüste yaşamaktadır. Annesinin erkek arkadaşının onları kovmasından sonra Amber, annesi ve sadık köpekleri Boby Big Boy ile birlikte, annesinin kullandığı okul otobüsü ‘Hello Yeloow’un arkasında kamp kurarlar. Umut ve iyimserlik prensesi olan Amber, kötü şeyleri kafasına takmamaktadır. O artık, alkolik annesi ve arkadaşlarının hayatını kurtarmaya odaklanır.

Bir lise öğretmenine sınıfta Hz. İsa hakkında bi soru sorulur. Öğretmen gerekçeli cevabı verir, "Vahim bi durumda tanrı kent meydanından kesin olarak tek kalemde sürgün edebilir" der.

İki kararlı anne, bir tanesi bir öğretmen çocuklarının şehir okulunda çöken iç dünyalarını dönüştürmeye çalışmak için çaba harcamaktadırlar. Güçlü ve engelleyici bir bürokrasiyle başa çıkmak zorundadırlar fakat eğitim sisteminde ve çocuklarının gelecekleri için gerekli değişimi yaratmak amacıyla herşeylerini riske atarlar.

1974 yapımı İtalyan Profumo di Donna filminin yeniden çevriminde, fakir bir aileden gelen ve bir kolejde okuyan Charlie Simms yılbaşında Oregon’da ki ailesinin yanına gidebilmesi için gerekli para karşılığı yeğeni ve ailesiyle birlikte yaşayan Emekli Albay Frank Slate'e Şükran Günün’de bakıcılık yapmaya karar verir.

Gelecek zaman… İnsanlar iki gruba ayrılmış durumdadır: düşünenler (ancak hiçbir makinenin nasıl çalıştığını bilmiyorlar) ve çalışanlar (fikir sahibi değiller). Düşünenler planları yapıyor, çalışanlar da bunları uyguluyorlar. İki grup da tam değildir ama birleşince bir bütün oluyorlar. Bir gün düşünenlerden biri yeraltına çalışanların yanına iner. Gördükleriyle birlikte hayatın akışı değişmeye başlar…

İki erkek çocuk, Ignacio ve Enrique, 60'lı yılların İspanya'sındaki bir katolik okulunda öğrencidirler. Burada geçirdikleri zaman boyunca aşkı, sinemayı ve korkuyu keşfederler. Okulun müdürü ve edebiyat öğretmeni Peder Manolo, bu keşiflerin hem şahidi olur, hem de bir parçası * Üç karakter yıllar sonra, 70'lerde ve 80'lerde, iki kez daha aynı mekanda bir araya gelecekler. Bu karşılaşmalar aralarından birinin yaşamı ve ölümü için belirleyici olacak * Pedro Almodóvar bir kez daha anavatanı İspanya'da gezdiriyor kamerası. İnsanların derilerinin altına giriyor, yaşananları ve yaşanamayanları bir arada anlatıyor * Kuşkusuz her sinemasever bir Almodovar filmini yönetmeninin kim olduğunu bilmeden izlediğinde gerek tutku ve ihtirasla yoğrulmuş karakterlerinden gerekse eski filmlerine nazaran stilize senaryosuyla bunun bir Pedro eseri olduğunu anlayabilirler.

James Stevens(Anthony Hopkins), İkinci Dünya Savaşı öncesinin çalkantılı İngiltere'sindeki, Darlington Malikânesi'nin baş uşağıdır ve kurallara olan aşırı bağlılığıyla ün salmıştır. Yanında çalışan işçilere karşı çelik disiplini uygulayan bu adam hayatını Lord'unun(James Fox) hizmetine adamıştır.Sürüp gitmekte olan bu durum, aşçıbaşı Miss Kenton'ın(Emma Thompson) malikâneye gelmesiyle çatlamaya başlar. Kenton, merhametli, ince ruhlu bir kadındır. Gözü hizmetten başka bir şey görmeyen Stevens, Bayan Kenton'a karşı sıcak duygular hissetse de bunu açığa vuramayacak kadar gururludur...


Elfriede Jelinek'in Piyano Öğretmeni adlı romanından uyarlanan film, Viyana Müzik Konservatuarı'nda öğretim görevlisi olarak çalışan orta yaşlı bir kadın üzerine kurulu. Annesiyle aralarında sevgi ve nefret karışımı bir ilişki bulunan Erika Kohut adlı bu kadın, bir yandan saygı duyulan ve otoriter bir öğretmen görüntüsü çizerken diğer yandan karanlık arzuları ve müzik arasında ikilem yaşamaktadır. Viyana'nın kenar mahallelerindeki erotik gösterilere ve porno film gösteren sinemalara gidip gelen Erika, anlam katamadığı hayatında bir tür kendi kendini tüketme sürecine girmiştir. Kendine o denli yabancıdır ki bir sevgili edinememekte, geceleri parkta sevişen çiftleri gizlice seyretmekle tatmin olmaktadır. Kendisine karşı garip bir hayranlık ve tutku duyan erkek öğrencisiyle iletişim kurmasının ardından, görünüşteki hayatı ve bastırılmış arzuları arasındaki duvar yıkılmaya başlar.

Bu seksi ve modern gerilimde Akademi ödülü sahibi Judi Dench ve Cate Blanchett, biri iş arkadaşının suçlu sırrı yüzünden harcanan diğeri kendi karanlık saplantılarının kurbanı olan hınzırca eğlenceli, Oscar adayı performanslarını sergiliyorlar.Dench, Barbara Covett rolünde, iş dışında umutsuz ve yalnız bir hayatı olan demir bir yumrukla sınıfını yöneten bir öğretmeni canlandırıyor. Neşe saçan yeni sanat öğretmeni Sheba Hart'la tanışana kadar (Blanchett) bu böyleydi.Buna rağmen Barbara başta çok hoşlandığı yeni kafadar arkadaşı Sheba'nın bir öğrenciyle ilişkisi olduğunu öğrenince kıskançlık ve öfkesine yenilip kontrolden çıkar.

Amerikalı yönetmen Gus Van Sant'in 2003 Altın Palmiye ödüllü ünlü Colombine Lisesi katliamından esinlendiği film, sıradan gençlerin şiddet kullanmalarıyla sona eren sıradan yaşamlarına odaklanıyor. Amerika'da bir lisenin içindeki okul çağının klasik önemli olayları çerçevesinde geçen film, lisede deneyimlenen arkadaş edinme ve sosyalleşme çabaları karşısında yalnızlık temasını da anlatıyor. Sant, bizi, kesinlikle taraf tutmayan, basit bir nedensellik tuzağına düşmeyen bir anlatımla adım adım Columbine Lisesi Katliamı'na götürürüken, aynı zamanda gençlerin suça itilmelerine sebep olan toplumsal hayatı içeriden bir bakışla resmediyor...
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir