
Lana Turner
Diane de Poitiers - Countess de Breze


Lana Turner
Diane de Poitiers - Countess de Breze

Pedro Armendáriz
King Francis I

Roger Moore
Prince Henri

Marisa Pavan
Catherine de Medici

Cedric Hardwicke
Ruggieri

Torin Thatcher
Louis - Count de Breze

Taina Elg
Alys

John Lupton
Regnault

Henry Daniell
Gondi
Ronald Green
Francis III - The Dauphin

Sean McClory
Count Michel Montgomery

Geoffrey Toone
Duke of Savoy

Michael Ansara
Count Ridolfi

Paul Cavanagh
Lord Bonnivet

Melville Cooper
1st Court Physician



Üç dalda aday gösterildiği Oscar’ı en iyi kostüm dalında kazanan Genç Victoria, Britanya tarihinin en uzun tahtta kalan kraliçesi Kraliçe Victoria’nın (Emily Blunt) genç yaşında iktidara yürüyüşünün öyküsü anlatılıyor. Filmde, Kraliçe Victoria’nın kraliyet ailesi içindeki iktidar kavgalarının nesnesi olmaktan, Prens Albert (Rupert Friend) ile yaşadığı romantik yakınlaşmaya ve dillere destan evliliğine kadar beyazperdeye aktarılıyor.

This period drama frames the tumultuous affair between Queen Elizabeth I and the man who would be King of England.

İkinci Dünya Savaşı sırasında genç ve özgür ruhlu bir kadın olan Vera Philips, İskoç şair Dylan Thomas'a aşık olur. Thomas da Vera ile aynı duyguları paylaşmaktadır, ancak ortada bir sorun vardır. Thomas Caitlin MacNamara ile evlidir. İki kadın arasındaki rekabet birbirlerini tanımaya başladıkça dostluğa doğru evrilir. Vera artık onların evliliklerinin bir parçasıdır ve üçü de bu durumdan çok mutludur. Bu durum Vera'nın genç bir subay olan William ile evlenmesine dek sürer. William'ın aralarına katılmasını istemeyen Thomas'ın duyguları kıskançlığa doğru savrulur.

Vatel is the cook of Prince Condé. When the prince invites Louis XIV to hunt, he has to give lavish banquets in order to fall in his favour. But when Vatel falls in love with the king's mistress, love and duty conflict.

Kariyerinin en parlak günlerini yaşayan Charles Dickens, genç ve güzel bir kadınla tanışır. Ünlü yazara aşkla bağlı olan kadın, Dickens’ın ölümüne kadar onun gizli sevgilisi olarak kalacaktır. Yönetmenliğini Ralph Fiennes’ın üstlendiği film, Claire Tomalin’in kitabından Abi Morgan tarafından uyarlandı. Filmin kadrosunda Dickens’ı canlandıran baş rol Ralph Fiennes’in yanı sıra Felicity Jones, Michelle Fairley ve Kristin Scott Thomas gibi güzel oyuncular yer alıyor.

'Gün Işığından Bir Damla" adıyla yarattığı iksir sayesinde servet sahibi olan büyükbaba Sennenschein (Sunshine) oğullarının aile işini devam ettireceğini ümit etmektedir. Ancak oğullarının ve ailenin yeni kuşağının çok farklı hayalleri ve umutları vardır. Ralph Fiennes, savaşın karışıklıklara ve yanlış umutlara Sürüklediği Yahudi bir ailenin bu destansı hikayesinde karşımıza bir değil üç aynı rolle çıkıyor. Yapımda Fiennes'e özgürlüğüne düşkün genç Valerie rolüyle Jennifer Ehle, Valerie'nin yıllar sonraki hali ile Rosemary Harris (Ehle'nin gerçek annesi) ve savaştan sağ çıkmayı başarmış, yeni komünist göreviyle geçmiş düşmanları üzerinde güç sağlamış olan bir adamı canlandıran William Hurt eşlik ediyor.

Mary Boleyn (Scarlett Johansson) 14 yaşında, masum bir kız olarak kraliyet sarayına geldiğinde İspanyol Prensesi Catherine ile evli ancak çok çapkın bir adam olan Kral VIII. Henry’nin (Eric Bana) gözlerini kamaştırır. Kralın sonsuz ilgisi karşısında tüm varlığı alt üst olan Mary’nin krala olan aşkı her geçen gün artarken, apaçık yaşanan bu aşkın beraberinde sarayın taçsız kraliçesi olarak görülmeye başlanır. Zamanla kralın ilgisini kaybetmeye başlayan Mary, karşısında rakip olarak kardeşi Anne’i (Natalie Portman) bulacaktır. Tüm bunlar karşısında, ailesinin hırslı oyunlarında bir piyon haline gelmiş olduğunu ve saray hayatının tehlikeli entrikalarını fark eden Mary, ailesinin isteği üzerine kardeşinin krala yakınlaşmasına yardım eder ve olanları soğukkanlılıkla izler. Anne’i kraliçeliğe götürecek yolda bile sesini çıkarmayacaktır. Kral Henry, Mary ve Anne arasında gidip gelirken, İngiltere’yi de ikiye bölme yolundadır.

2005 yılında Astsubay Kıdemli Başçavuş Charles Monroe King, Irak’taki savaştan geri dönemeyebileceği için oğlu için günlük tutmaya başlar. 14 Ekim 2006’da yol kenarındaki bir bomba yüzünden hayatını kaybeder. 200 sayfayı aşan günlük yarım kaldığında King’in oğlu yedi aylıktır. A Journal for Jordan, bir annenin, oğlunun henüz konuşamadığı zaman kaybettiği babasıyla ilgili yazdığı bir mektuptur. Ayrıca bir babanın hiç tanıyamadığı oğluna verdiği öğütleri ve ettiği duaları içerir. Son olarak, birbirlerini çok sevmiş fakat çok erken ayrılmış Dana ve Charles’ın hikayesidir.

Kont Valmont, Madam Merteuil tarafından saf ve bakire Cecile'i baştan çıkarmak için tutulur... Valmont işe başlar ancak olaylar arapsaçına döner...

Yıllardan 1682. Güçlü iradeli ve yetenekli bir peyzaj mimarı Sabine De Barra, mesleğini Fransa’nın kırsal kesiminde icra etmektedir. Bir gün beklenmedik bir davet gelir. Sabine, Kral 14.Louis’nin sarayında çalışmak için görüşme gerçekleştirir. Kral’ın tasarımcısı Andre Le Notre, Sabine’in karakteristik gözlerinden ve ileri görüşlülüğünden rahatsız olur, ancak yinede Sabine’in Versay Sarayı’ndaki ana bahçelerden birini dizayn etmesi için seçer. Geçen süre zarfında La Notre, Sabine’nin yönteminin içindeki küçük karmaşayı tanımaya başlar.

Gerçek mutluluk, başarı ve aşkın ne olduğuna dair yıllarca anlaşmazlıklar yaşayan Dave ve Clarice Johnson, sonunda evliliklerini bitirme noktasına gelirler. Clarice bir araba kazası geçirdiğindeyse içine attıkları ortaya çıkar. Aralarındaki farklılıklar, Clarice’in fiziksel terapi görmesiyle daha çok artmıştır. Dave de Julie ve oğlu Bryson ile vakit geçirmeye başlar. Dave, onlarda bulduklarıyla bir aile olmanın ve tutkulu bir eşin özlemini duymaya başlamıştır. Hayatlarında yaşanan bu değişikliklerle Dave ve Clarice, artık birbirlerine ettikleri yeminin kolayca bozulup bozulmayacağıyla yüzleşmeleri gerekmektedir.

Bu film 'Pire' lakaplı Henry Nash ve en yakın dostu Nicky'nin deniz kuvvetlerine katılmadan önce yaşadıkları ve delikanlılık çağlarına ait son maceralarının öyküsünü anlatıyor. Elizabeth McGovern, Nash'in gizemli sevgilisini canlandırıyor. Ay ile Yarışanlar, masumiyetin kaybı, büyüyüp yetişkin olmanın getirdiği sorumluluklar gibi birbiri ardına gelen olayların acı tatlı hikayesini anlatıyor.

Karısını öldüren bir otomobil kazasında kör olan bir romancı, suçlanan iş adamının ihmal edilmiş eşiyle ilişkisi üzerine hayat ve yazı tutkusunu yeniden keşfeder.

Hollywood'un Altın Çağı'nın en büyük yıldızlarından biri olan Grace Kelly, kariyeriyle ilgili her şeyin yolunda gittiği bir dönemde aşık olur ve Monako prensi, Prens 3. Rainier ile yaşadığı aşk, onu çok sevdiği mesleğine son vermek zorunda bırakır. İkili, Yüzyılın Düğünü olarak adlandırılan görkemli bir düğünle evlendikten sonra ünlü aktris resmi olarak Monako prensesi olur. Saray hayatına ve bu çevrenin kurallarına uyum sağlamaya çalışan 'Monako Prensesi'nin karşılaştığı tek güçlük bu olmaz. Bu dönemde meydana gelen ve Fransa ile Monako arasında patlak veren politik krizler genç krallığı günden güne daha fazla yıpratmaya başlar..

Danimarka Prensi Hamlet babasının cenazesine geldiğinde annesi amcasıyla evlenmek üzeredir. Doğaüstü bir şekilde nefret ettiği amcasının aslında babasını öldüren kişi olduğunu öğrenir. Bu arada savaş da patlamak üzeredir.

Sadakat. Aşk. Gerçekten yakışıklı bir prens. Üstelik bu prens, ona bugüne kadar verilen en önemli görev. Gelecek vadeden bir genç gazeteci için yeni yıl erken gelir: Kral olmaya hazır havalı bir prensle ilgili haber yapmak için yurt dışına gönderilir.

Orta Çağ Avrupası'nda geçen Et ve Kan, biri paralı asker, diğeri ise bir derebeyinin oğlu olan iki adamın hikayesini ve aynı kadına duydukları aşkı konu alıyor.

Paige Morgan, hep istediği hayatı yaratma yolunda hızla ilerlemekte olan Wisconsin’li bir tıp öğrencisidir. Danimarka veliaht Prensi Eddie asla seçmediği bir yaşamdan kaçmaya çalışmaktadır. Paige kırsal bir bölge olan Manitowoc’ta bir süt ürünleri çiftliğinde büyümüştür ve babasının Ford pickup’ını kullanmaktadır. Eddie ise Kopenhag’da Kraliyet Sarayı’nda büyümüştür ve kendi Lamborghini’sinden sıkıldığında, değişiklik olsun diye Ana Kraliçe’nin limuzinini kullanmaktadır. Peki ya bu ikili karşılaşırsa? Anında elektrik… şey tam olarak öyle sayılmaz. Edvard gelecekte kral olma yazgısından biraz uzaklaşmak ve “kendini bulmak” için Wisconsin Üniversitesi’ne kayıt yaptırmıştır, en azından ailesi öyle bilmektedir. Paige ise ne istediğini tam olarak bilmektedir: Mezun olmak ve tıp öğrenimini Johns Hopkins’de sürdürmek. Buldukları bu yadsınamaz aşk genç prensin Danimarka monarşisinden feragat edeceği anlamına mı gelmektedir… yoksa Paige doktor olma hayallerini bir kenara mı bırakacaktır?
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir