
Gérard Depardieu
Francois Vatel

Vatel is the cook of Prince Condé. When the prince invites Louis XIV to hunt, he has to give lavish banquets in order to fall in his favour. But when Vatel falls in love with the king's mistress, love and duty conflict.

Gérard Depardieu
Francois Vatel

Uma Thurman
Anne de Montausier

Tim Roth
Marquis de Lauzun

Timothy Spall
Gourville

Julian Glover
Prince de Conde

Julian Sands
Louis XIV

Murray Lachlan Young
Philippe d`Orleans

Hywel Bennett
Colbert

Richard Griffiths
Dr. Bourdelot

Arielle Dombasle
Princess de Conde

Marine Delterme
Athenais de Montespan

Philippine Leroy-Beaulieu
Duchesse de Longueville

Féodor Atkine
Alcalet

Nathalie Cerda
Königin Marie-Therese

Natacha Koutchoumov
Louise de la Vallière's Maid

On sekizinci yüzyıl sonu, çok güzel ve büyüleyici Düşes Georgiana Spencer (Keira Knightley), dönemin en etkileyici kadınıdır. Güzelliği ve karizmasıyla toplumda nam salmıştır. Bu namın duyulmasıyla kendinden yaşça büyük olan Devonshire Dükü (Ralph Fiennes) ile görücü usulü evlenir. Bu evlilikle beraber Georgiana moda ikonu ve kurnaz bir politikacı haline gelir. Ancak evliliğinde bulamadığı aşkı umutsuzca aramaya devam eden Georgina’nın hayatı Charles Grey (Dominic Cooper) ile yaşadığı yasak aşk, müsrifliği ve politikaya el atması sonucu yaşadığı itibar kaybı, ve en iyi arkadaşı Bess Foster’ın (Hayley Atwell) ona olan ihaneti sonucu karmakarışık olacaktır.

1558-1603 yılları arasında 45 yıl tahtta kalan I. Elizabeth, tarihin en ünlü kraliçelerinden biri idi. İskoçya Kraliçesi kuzeni Mary Stuart, İspanya Kralı Philip ile birlikte İngiliz tahtını eline geçirmek için gizli komplolar düzenlerken I. Elizabeth'in hayatı da büyük bir karmaşa içindedir.Bir yandan, savaşa hazırlanmakta olan imparatorluğunu koruyabilmek için sorumluluklarını yerine getirmeye çalışırken bir yandan da, yakışıklı denizci Raleigh'e karşı hissettiği tutkulu aşkla başa çıkmaya çalışmaktadır. Sadık ve güvenilir danışmanı Sir Francis Walsingham, her ne kadar onu bütün komplolardan korumaya çalışsa da I. Elizabeth, hayatının en zor sınavlarından birini vermek üzeredir.


Alice, yaşından çok daha önce olgunlaşmış, biraz kaprisli, değişken karakterli ama genelde sessiz bir kızdır. Başka biri tarafından dokunulmanın nasıl bir şey olduğunu çok merak etmektedir ve bu konuda eline geçen her türlü nesneyle araştırmalar yapmaktan çekinmez. Yatılı okulu yaz tatiline girince yazı geçirmek için ailesiyle beraber yaşadığı evine döner. Bastırılmış seks duygularına tek çözüm onun için bu tatil olacaktır. Burada babasının yanında çalışan Jim adındaki bir adamı gözüne kestirir. Jim onun düşündüğü seks fantezilerini daha da arttırır.

Jean Valjean fakir bir adamdır. Bir gün açlığını gidermek için bir somun ekmek çalmaya karar verir. Yakalanması neticesinde hak ettiğinin çok üzerinde, ağır bir cezayla karşı karşıya kalır. Bir süre sonrası bağışlanması, Jean'ın tüm hayatını tepeden tırnağa değiştirecektir. Jean, aşkı, otoriteyi, arzuyu ve tutkuyu bulacaktır. Hapisten zirveye doğru giden yol, onlarca saplantının gölgesinde, daha da virajlı hale gelecektir. Victor Hugo'nun edebiyat tarihinin en önemli eserlerinden biri olarak addedilen eseri Les Misearbles'in 1998 tarihli uyarlaması olan filmin yönetmeni Bille August. Filmin başrollerinde ise Liam Neeson ve Hans Matheson var.

Film, kız arkadaşının ölmekte olduğunu keşfeden 17 yaşındaki bir adamı izliyor. Genç adam bu yüzden kız arkadaşının hayatının son yılında ona bütün bir hayat vermeye karar verir.

Yıl 1183. Her modern-zaman politikacısı gibi, Britanya'nın Kralı 2. Henry (Peter O'Toole) de, karısını balolara götürmeyi ve onu halka teşhir etmeyi yalnızca zaman zaman faydalı bulur. Henry'nin uzak bir kalede sürgündeki kraliçesi Eleanor (Katharine Hepburn), Henry'ye ve üç oğluna, bir aile toplantısında katılmak için davet edilir. Bu şekilde Henry, İmparatorluk'un birliğini güçlendirmeyi ve güç dengelerinin Eleanor'a ya da üç oğlundan birine kaymasını engellemeyi ummaktadır. Diğer yanda da Kral'ın gücüne imrenmekte olan metresi Prenses Alais (Jane Merrow) ve prensesin erkek kardeşi Fransa Kralı Philip (Timothy Dalton) vardır. Henry'nin bütün bu çabalarına rağmen, Eleanor başarılı bir şekilde, aileyi yeniden bir araya getirir. Bunu yaparken de yalnızca kendi gücünü yeniden garantilemekle kalmayacak, ölümünden sonra bile bu gücün yaşamasını sağlayacaktır.

Judah Ben Hur zengin yahudi bir prenstir. Bir gün çocukluk arkadaşı Messela ile buluşup konuşurlar ve hasret giderirler. Bu konuşmaların sonunda iki taraf siyasi fikirlerini ortaya döktüklerinde tartışmaya başlarlar. Ben Hur arkadaşına hiç bir koşulda destek vermeyeceğini söyler. Bunun üzerine arkadaşı Messela onu kürek mahkumu olarak sürgüne gönderir. Zengin hayatına veda eden prens bu olay üzerine intikam yemini edecektir.

Birinci Dünya Savaşı'nda, aristokrat sınıftan gelen Komutan De Boeldieu ile işçi sınıfından gelme Teğmen Marechal, keşif gezisine çıkarlar. Ancak görevlerini başarı ile tamamlayamadan, Alman askerleri tarafından esir alınırlar. Alman Komutan von Rauffenstein da, tıpkı Boeldieu gibi aristokrat bir aileden gelmedir ve esirlerinin kendisi ile birlikte yemek yiyebileceklerini duyurur. Yemek sırasında Boeldieu ile Rauffenstein, aralarındaki ortaklıkları görmeye başlarlar, bunların hepsi de sınıf temellidir. Ancak bu ortaklık, onların esir kampına gönderilmesini engellemez. Komutan ve teğmen, kampta diğer askerler ile arkadaş olur ve onların kaçış planlarına katılırlar. Esir kampından tünel kazarak kaçmayı deneyeceklerdir...

Modern bir Sindrella hikayesi olarak sunulan filmde Danielle in babası zamansız bir şekilde ölür. Böylece Danielle kötü üvey annesi ve üvey kızkardeşleriyle yaşamak zorunda kalır. Bu insanlar tarafından devamlı hor görülen Danielle bir gün rastlantısal bir şekilde Prens Henry ile tanışır. Prense aşık olan Danielle in karşısına üvey kızkardeşi Marguerite çıkar. İşte tam o sırada dünyanın en büyük dahilerinden biri olan bir adam Danielle e yardım eder? Bu dahi Leonardo Da Vinci nin ta kendisidir ...

1981 yapımı Franco Zeffirelli filmi Endless Love'ın yeniden uyarlaması olan yapıtta iki gencin sınırları zorlayan bir aşk hikayesine tanık oluyoruz. David Axelrod ve Jade Butterfield tanışır ve başta aileleri olmak üzere tüm dünyaya meydan okuyacakları bir ilişkiye başlarlar. Zira Jade'in ailesi bu ilişkiye kesinkes karşıdır ve kolay kolay pes etmeye niyetleri yoktur. Artık ilişkilerinin önünde oldukça zorlu engeller vardır, ancak bu engeller ilişkilerini sadece daha karışık, karanlık ve saptantılı bir hale getirmeye yarar. Modern bir Rome ve Juliet hikayesi niteliğinde olan filmin başrollerini Alex Pettyfer ve Gabriella Wilde paylaşıyor...

Marisa Tomei (My Cousin Vinny) ve Christian Slater (Murder in the First) bu yürekleri ısıtan, dürüst ve ustaca işlenmiş modern çağ romantik hikayesinde olağanüstü performans sergiliyorlar. Rosie Perez'in de (White Men Can't Jump) yardımcı rolde yer alarak kendisine özgü enerji ve yeteneğini kattığı Untamed Heart, "tam olması gerektiği gibi" (Roger Ebert, "Siskel & Ebert"), Tomei, Caroline adında aşk hayatı sürekli mutsuz devam eden bir garsonu canlandırıyor. Slater ise Adam rolünde restaurantın Caroline'a gizli bir hayranlık besleyen fakat ona duygularını açamayan başka bir çalışanını canlandırmakta. Ama her şey soğuk bir gecede değişir, Caroline eve dönerken hayatı tehlikeye girer ve Adam onu kurtarır. Beklemediği beyaz atlı prensine ilgi duymaya başlayan Caroline, duyarlı adımlarla onun yalnız dünyasına girer. İkisi bir arada sinemadaki en unutulmaz aşk hikayelerinden birisine dönüşecek bir güven ve anlayış bağı oluşturuyorlar.

Azeri bir Müslüman ile Gürcü bir Hristiyanın ilişkisini beyaz perdeye taşıyan Asif Kapadia’nın son filminin başrollerini Adam Bakri ve María Valverde üstleniyor.

Küçük bir Fransız köyündeki gündelik yaşam, yeni taşınan gizemli bir genç kadın ve kızı sayesinde bir anda değişiverir. Oldukça kasvetli ve birbirinin aynı günler geçiren kasaba halkı, anne-kızın birlikte açtıkları son derece sevimli çikolata dükkanı sayesinde, farkında olmadıkları bambaşka bir hayatla tanışırlar. Zevkin, eğlencenin, neşenin ve en önemlisi çikolatanın olduğu bir hayattır bu. Fakat kasabadaki bu değişimden memnun olmayan insanlar da vardır. Bunların en başında, ahlak bekçiliği yaparak kasabada dilediği gibi bir ortam yaratan belediye başkanı gelmektedir. Ama birbirinden lezzetli çikolataların karşısında durmak, o kadar da kolay değildir.

Burnunun büyüklüğüyle tanınmış bir silahşör olan Cyrano de Bergerac, gönlünü Roxane'a kaptırır. Ancak burnunun iriliğinden dolayı duyduğu utançtan aşkını ilan edemez. Cyrano'nun emrindeki silahşörlerden olan Christian da Roxane'a aşıktır. Christian hislerini Roxane'a söyleyemese de Roxane da gönlünü Christian'a kaptırır. Bu durumun ardından genç kadın, Cyrano'dan Christian ile iletişim kurmasında kendisine yardımcı olmasını ister.

Film, bir mahkumun cezaevinden çıktıktan sonra eşine ve eski yaşamına dönme çabasını anlatıyor... * Bu kadar güzel dram bulmak cidden zordur. Mükemmel bir yol hikayesi. Yavaşçacık ve usulca kalbinize giriyor ve içini sonuna kadar dolduruyor. Sonunda kalbiniz mutlulukla patlıyor.

Üniversiteden önce pişman olmadan ve kalp kırmadan ayrılmak üzere bir anlaşma yapan Clare ve Aidan, aşka bir şans daha verecek mi?

İki Amerikalı kız kardeşin Paris'in duyarlı ve çekici atmosferinde kendilerini kaybetmeleriyle, kültürler ve tutkuların birbirine karıştığı bir ahlak ve görgü kuralları komedisi ortaya çıkar. Isabel (Kate Hudson) hamile üvey kız kardeşine (Naomi Watts) yardımcı olmak için Paris'e doğru yola çıkar, şehre vardığında ise kocasının (Poupaud) onu terk ettiğini öğrenir. Kendilerini melankoliye terk etmemeye karar veren kız kardeşler, Paris sosyal hayatına hızlı bir giriş yaparlar, böylece kültürler arası tatlı romantizm ve pembe renkli ilişkiler başlar. Le Divorce, iki kültür arasında ahlak, seks, yemek, moda ve hayatın kendisi üzerine olan farklılıkların zengin karmaşıklığını gözler önüne seren güzel kahramanlar Isabel ve Roseanne' in zevkli hikayesi.


Gerçeğin, güzelliğin, özgürlüğün ve aşkın kutlamasının yapıldığı 1900'lü yılların göz alıcı, parlak fakat kötü şöhretli gece kulübünün adıdır Moulin Rouge... Satine, bu gece kulübünün parıldayan elması, en güzel yıldızı ve şehrin en tanınmış fahişesidir. Ama gece kulübünü finanse edecek zengin bir adamın takıntısı olmakla, gerçekten aşık olduğu beş parasız bir şair arasında seçim yapmak zorunda kalacaktır.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir