
Ardalan İsmaili
Esmail

A young Iranian man is desperately trying to meet women who can secure his stay in Denmark. As time runs out, he falls in love and his past catches up with him. The film deals with themes of race, class, and the struggle for a better life.

Ardalan İsmaili
Esmail

Soho Rezanejad
Sarah

Lars Brygmann
Lars

Suzan Teslimi
Leila

Stine Fischer Christensen
Johanne

Amalie Lindegård
Liv

Jesper Lohmann
Rich man

Austa Lea
Ida

Morten Hee Andersen
Guy

Dan Boie Kratfeldt
Johnny
Laura Allen
Camilla
Thomas Persson
Young Father

Kitt Maiken Mortensen
Simone

Mette K. Madsen
Anna

Hassan El Sayed
Amir

Eski bir New York Times muhabiri olan David ve garip yeni komşusu Robert kazara bisikletiyle bir kıza çarptığında kabus gibi bir akşam yaşanır. Vızıldayan ve kafası karışan David, Robert'ın kariyerini korumak için onu olay yerinden kaçmaya ve kızı ölüme terk etmeye ikna etmesine izin verir. Robert pişmanlık duymuyor ve dostluk adına sırrı korumak için ağza alınmayacak şeyler yapıyor. Artık polis vur-kaç katilinin peşine düştüğü için, David'in yerel gazetesi onu ölen kızın kız kardeşi Vanessa ile tanıştığı hikayeyi aktarması için gönderdiğinde işler kontrolden çıkmaya başlar. Koşullara ve kız kardeşinin katilini bulma konusundaki derin arzusuna rağmen, ikisi hemen romantik bir bağ kurar, bu da David'i şaşırtır ve peşini bırakmaz, Robert'ı yeni arkadaşını kendine saklamak için acımasız adımlar atmaya iter.

A group of friends' fishing boat capsizes off the coast of Mexico and they're left alone stranded at sea and struggling for survival.

Eski bir barmen olan Robert Freegard, neredeyse on yıl boyunca bir İngiliz gizli servis ajanı gibi davranır. O, kurbanlarını IRA teröristlerinin avı olduklarına ikna etmeyi başarır. Büyük miktarda para karşılığunda Robert, kendisini MI5 üyesi olarak göstererek kurbanlarını korur. Ancak Robert'e aşık olan bir kadın, onun hayatının alt üst olmasını sağlar.

Sorunlu bir genç kadın ölmüş olan annesine benzeyen gizemli genç komşusuna saplantılı hale gelir...

Halka, Halka 2 ve Karanlık Sular gibi korku şaheserlerinin yönetmeni Hideo Nakata, bu kez sanal dünyanın korkularına ve endişelerine dair, interneti canlı, yaşayan bir mekânlar dizisi olarak hayal eden bir psikolojik gerilimle beyazperdeye geliyor.Steve McQueen’in Açlık filminin de senaryosunu yazan Enda Walsh’ın bir oyunundan uyarlanan Chatroom, karizmatik William’ın açtığı bir sohbet odasında buluşan bir grup genci izliyor. Nowhere Boy filminde John Lennon’ı canlandıran Aaron Johnson’ın oynadığı William arkadaşça, yardımsever yaklaşımıyla saf gençleri kandırır. Kendi felaketine doğru ilerlerken, gerçek dünyadaki insanlara tahammülü yoktur William’ın. Yeni kurbanları Jim, Eva, Emily ve Mo, sanaldan gelen gerçek bir tehditle karşı karşıyadır.

New York Brooklyne’de, yılın en sıcak günündeyiz. Mahallede geveze bir DJ’yin yeteneklerini sergilediği bir radyo istasyonu ve Koreli bir çiftin işlettiği bakkal dükkanı dışındaki yegane hareket merkezi, mıntıkanın bir beyazın işlettiği tek ticarethane olan pizzacıdır. Sal’ın Meşhur Pizzaları isimli dükkanda adamın birbirinden deli saçması iki oğlu ve bezgin siyahi Mookie çalışmaktadır. Mookie’nin hayatında ise gereğinden fazla sorumluluk sahibi kızkardeşi Tina dışında, iki kankası, rap düşkünü sessiz Radio Raheem ve çabuk alevlenen mizacıyla Buggin' Out vardır. Buggin’ bir gün Sam’ın dükkanında asılı bir İtalyan asıllı Amerikalılar köşesinde neden hep beyazlar olduğunu gündeme getirip mahalle çapında eylem yapmaya kalkar. Küçük aklıyla hesabedemediği şey ise, sinirlerin zaten gergin olduğu bu yılın en sıcak gününde olayların ne kadar kolay kontrolden çıkabileceğidir.

Story of a promising high school basketball star and his relationships with two brothers, one a drug dealer and the other a former basketball star fallen on hard times and now employed as a security guard.

Teksas'ta, siyahi öğrencilerin çoğunlukta olduğu Wiley College'de profesör olan Melvin B. Tolson'un gerçek yaşam hikayesi. Profesör Tolson, eğitim eşitliğinden fazla yararlanamayan öğrencilerinin gelişimine katkı için bir tartışma grubu kurmaya karar verir. İlk başta ifade güçleri sınırlı olan bu öğrenci topluluğu, giderek kelimelerin gücünü öğrenmeye başlar. Kendi dönemlerindeki toplantılarda yükselmeye başlayan Wiley Koleji tartışma grubu bir süre sonra Harvard'ın en güçlü rakibi olacaktır.

Depresyonun ayırdığı bir kasabada unutulmaz karakterler bir araya gelir. Zamanının tutuculuğuna rağmen her şeyi son derece açık bir şekilde gören kör pansiyoner Mr. Will, beyazların yaşadığı bir kasabada yerini çok iyi bilen siyah bir adam ve iki evliliği tehdit eden bir üçgende yaşayan Wayne , Margaret and Viola. Tüm bu insanlar unutulmayacak bir inanç, cesaret, aşk ve en önemlisi dayanıklılık sınavı veriyorlar.

Norveç'in Hidra adasında minik bir kafe işleten Louise Andersen, partneri Joachim ile sakin bir hayat yaşamaktadır. Bir yaz günü bir yabancı, Louise'in üç yıl önce Danimarka'da sırra kadem basan Helene Söderberg olduğunu iddia eder ve böylece çiftin huzuru kaçar. Louise yalnızca evli değil aynı zamanda küçük bir erkek çocuğunun da annesi olduğunu öğrenir. Geçmişine dair gerçekleri ortaya çıkarmaya kararlı olan Louise, Joachim'i ve bildiği hayatı geride bırakarak kaybolduğu gece neler olduğunu anlamak için ailesini aramaya koyulur. Helene olarak bu sırrın derinliklerine daldıkça dünyasını altüst eden şoke edici bir gerçeği keşfeder.

Madridde yaşayan iki fahişenin öyküsü. Dominik Cumhuriyeti'nden gelen göçmen Zulema ile İspanyol Caye'nin önce soğuk başlayan ancak daha sonra sıkı bir dostluğa dönüşen ilişkileri anlatılıyor. Sadece iki kadının öyküsünden öte göçmenlerin yaşadığı sıkıntıları da anlatan bir film

Lakeview Terrace’daki bir genç çift, Californiya’daki rüya evlerine yeni taşınmışlardır, fakat yan komşuları onların ırkçı olmalarından dolayı onlara karşı zıt bir tavır içine girmiştir. Katı, çocuğunu tek başına yetiştiren bir baba olan LAPD memuru, etrafı kollayan kişi olmayı kendine görev bilmiştir. Geceleri mahallede devriye gezip mahalleliyi huzura kavuştururken bir taraftan da yeni evli çifti giderek daha fazla rahatsız etmeye başlar. Polisin çifte karşı rahatsız edici tavrına karşılık onların da polise karşı harakette bulunmaya başlamasıyla, olay bir trajediyle sonuçlanır.

’Sonun Başlangıcı’ ve ’Çizgi Ötesi’ filmleriyle yeteneğini kanıtlayan Joel Schumacher’ın yönetmenliğini üstlendiği ’Öldürme Zamanı’, Güney Amerika’da hala süren ırk ayrımı üzerine bir film gibi gözükse de, işin haraketli yönüne ağırlık veren ve dolayısıyla bir macera filmi olarak tanımlanması daha uygun bir yapım. Mississippi’li bir fabrika işçisi olan Carl Lee Hailey, on yaşındaki kızı Tonya’nın gözü dönmüş iki beyaz ırkçı tarafından saldırıya uğraması sonucunda haklı olarak çok sinirleniyor ve bu iki adamı gördüğü ilk yerde öldürmeye teşebbbüs ediyor. Böylece bir anda ’suçlu’ durumuna düşen Carl Lee, Jake Brigance isimli bir avukatı savunma için tutuyor. Jake’e dava sırasında Ellen Roark isimli genç bir hukuk öğrencisi destek oluyor. Birlikte Klan’ın kirli yüzünü, ve 1860’larda çözülmüş olduğu iddia edilen siyah-beyaz ayrımının hala varolduğunu gören Jake ve Ellen, dava sırasında önemli kanıtlara rastlıyorlar..

Uzun süredir görmedikleri kızlarının evleneceğini ve o akşam yemeğe nişanlısı ve onun ailesiyle geleceğini öğrenen anne baba Drayton'lar hemen hazırlıklara başlar fakat kızları, damadın siyah olduğu gerçeğini söylemeyi atlamıştı. Amerikan toplumunun gedikli konusu ırkçılığa, muhafazakarlık ile hümanitenin müsabakası üzerinden yaklaşan 'Guess Who's Coming to Dinner', güçlü oyuncu kadrosu ve nefis senaryosuyla eşsiz bir klasik.

Film, büyükannesinden kalan mirastan sonra mağazasını kapatıp Dominik Cumhuriyeti’ne taşınmak isteyen ama bu konuda karışık hisler içinde olan şarap dükkânı sahibi Usnavi de la Vega’nın hikâyesini anlatıyor.

Bu muhteşem görsellikteki bilim kurgu macerasında, iki savaşçı Dünya ve Dracon Gezegeni arasındaki vahşi ve modern savaş sırasında, terkedilmiş, alevli bir gazegene zorunlu iniş yaparlar. İlk başta insan (Dennis Quaid) ve onun güvenilmez, uzaylı düşmanı (Louis Gossett, Jr.) birbirlerini yok etmeyi amaçlar. Fakat birbirleri ve diğer etkenlerle savaştıktan sonra, bu iki zor durumdaki pilot tek kurtulma şanslarının birbirlerine karşı duydukları nefretten kurtulmak olduğunu anlamaya başlarlar...

Paris'te aşk her yerdedir. Barlarda, kafelerde, Eyfel Kulesi'nin altında, metroda hep aşk vardır. Paris, seni seviyorum için çok sayıda uluslararası yönetmenden Paris'te geçen romantik bir hikaye anlatmaları istendi. Projeye katılan tüm yönetmenler, Paris'in zengin sinematografik tarihine rağmen, geriye bakmaktansa, Paris'i bugünkü haliyle, beyaz perdeye hiç taşınmamış yönleriyle aktarmayı yeğlediler. Bu nedenle "Paris, seni seviyorum" farklı sosyal sınıflar, kuşaklar, kültürler ve atmosferlerin karışımı. Her yönetmenin, kentin çeşitli yerlerinde geçen farklı yaşam kesitleri sunduğu sevinç, ayrılık, beklenmedik garip rastlantılar ve her şeyden çok aşka dair hikayelerden oluşan, çiçek dürbünü (kalediaskop) gibi bir film. Natalie Portman, Fanny Ardant, Elijah Wood, Nick Nolte, Juliette Binoche ve Steve Buschemi gibi, ünlü uluslararası oyuncularla 'Paris, seni seviyorum'da Paris'i yeniden keşfedecek; dünyanın bu en romantik şehrine yeniden sevdalanacaksınız.

Film, üst düzey suçluların tutulduğu gizli bir CIA üssüne getirilen çok aranan bir suçlunun, hücresinden kaçarak üssün kontrolünü ele geçirmesi sonrası bu sefer kendilerinin hapis kaldığı tesiste mücadele veren CIA ajanı Abby'nin hikâyesini anlatıyor.

1860'lı yıllarda, son derece bağımsız olan Fransız-Kanadalı Vivienne Le Coudy, Danimarkalı göçmen Holger Olsen ile birlikte, Nevada'nın tozlu Elk Flats kasabasında bir hayat kurma yolculuğuna çıkar. Holger, büyüyen İç Savaşta Birlik için savaşmaya gitmeye karar verdiğinde, Vivienne kendine yetmek zorundadır; bu, yolsuz bir belediye başkanının kontrolündeki bir kasabada kolay değildir.

Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir