
ליאור אשכנזי
Miki

Büyük Kötü Kurtlar izle, korku ve gerilim dolu bir hikaye ile karşınızda. Üç adamın yolları, bir dizi korkunç cinayet nedeniyle kesişir. İntikam peşindeki bir baba, yasaları hiçe sayan bir polis ve suçlamalarla boğuşan bir din öğretmeni, hepsi kendi içsel çatışmalarıyla yüzleşmek zorundadır. Bu film, modern bir masal gibi sürükleyici bir anlatı sunarken, İsrail toplumunun kaygılarını da gözler önüne seriyor. Quentin Tarantino'nun övgü dolu sözleriyle tanımlanan bu yapım, izleyenleri derin düşüncelere sevk ediyor.

Her hafta Los Angeles'ta zırhlı kamyonlarla yüz milyonlarca dolar taşıyan bir firmanın en yeni üyesi kendini kısaca H olarak tanıtan esrarengiz bir adamdır. Bir soygun sırasında kontrolü ele alıp durumu kolayca çözen H ekip arkadaşlarını şaşırtır. Soygun girişimi karşısında soğukkanlılığı ve silah kullanımında sergilediği ustalık, geçmişine dair kimi soruların sorulmasına yol açar.

Wall Street devi Steven Taylor, sadık bir eş gibi gözükmekteydi. Halbuki değildi.Güzel karısı Emily Bradford Taylor da sadık ve sevgi dolu bir eş gibi gözükmekteydi. Oysa gerçekler çok farklıdır. Steven, Emily'nin aşığını onu öldürmesi için kiraladığında bu kusursuz bir cinayet gibi görünür.Gerçekte öyle değildir. Aslında bu kıvrak gerilim filminde, neredeyse hiçbirşey göründüğü gibi değil. 1954 yılında Alfred Hitchcock'un filme aldığı "Dial M for Murder"dan yola çıkılarak gerçekleştirilen filmde Michael Douglas, Gwyneth Paltrow ve Viggo Mortensen başrolleri paylaşıyor. Klasik yapımı beğenenleri bu filmde birçok sürpriz bekliyor. Steven'ı da. "Kusursuz" planı her sekteye uğradığında işin içinden sıyrılmayı başarır. Peki her olayda bir adım önde olmayı becerebilecek midir?

Jack toplumdan uzak kimsesiz bir hayat yaşamaktadır.Güvende hissettiği rahat bölgesinde yaşadığı sırada, dış dünyadaki çatışmalar ve itişmeler onun kapısını çalmaya başlamıştır. Ama yine de o tekrardan şiddet dolu geçmişine teslim olmak istemez.

An American school teacher in England drives past an abandoned car late one night, unaware that the driver was the victim of a murder. As she comes to terms with the realization, seemingly supernatural events start to affect the gothic manor she lives in with her husband.

Aidan Breslin (Dennis Quaid), eşinin ölümünden sonra oğulları Alex (Lou Taylor Pucci) ve Sean (Liam James)’dan giderek uzaklaşmış, katı bir polis dedektifidir. Kendisini İncil’de geçen Mahşerin Dört Atlısı’nı temel alan sapık seri cinayetleri araştırırken bulur: Aldatma ustası ve fethetmek için her şeyi yapmaya hazır, beklenmedik bir lider olan Beyaz Atlı; masumiyeti alev alev bir öfkeyi gizleyen, İnsanları birbirine düşürme amacına sahip keskin zekâlı bir savaşçı olan Kızıl Atlı; dengesiz ama daima bir adım ileride, insanları yönlendiren ve karanlık bir tiran olan Kara Atlı ve ölümü bir cerrah titizliğiyle yaymaya kararlı, karşı konulmaz güce sahip Solgun Atlı. Breslin davada açığa çıkan her yeni bilgiyle boğuşurken, yavaş yavaş kendisi ve dört şüpheli arasındaki sarsıcı bağlantıyı keşfeder.

Oğlu ortadan kaybolan dul bir adam, olayla bağlantılı bir seri katili yıllar önce yakalamış olan emekli dedektif babasından yardım ister.

After a twenty-year stay at an asylum for a double murder, a mother returns to her estranged daughter where suspicions arise about her behavior.

Mutlu bir ailenin hayatı bir anda kızlarının psikopat biri tarafından kaçırılması ile alt üst olmuştur. Fidyeci adam ise paranın haricinde hayatları boyu çalıştıkları her şeyi istemektedir ve hatta bu başka birisinin hayatını almak bile olabilir...

32 yaşındaki Lizzie, babasının gösterişten uzak ve otoriter kontrolu altında yaşamak zorunda bırakılan, evlenmemiş bir kadındır. Babasının soğuk kontrolü altındaki bir kurbanken, hayata dair umutla bakabileceği bir şey pek de yoktur. Ancak bu durum, iş için çaresiz olan genç hizmetçi Bridget Sullivan'ın eve gelmesiyle birlikte değişmeye başlar. Lizzie genç Bridget'e sempatik, nazik bir ruh ile yakınlaşma şansı yakalarken, Bridget de hislerini karşılıksız bırakmaz. Ancak ikilinin hikayesi karanlık, rahatsız edici bir sona doğru evrilmeye başlamıştır. Bu ilişki ile duygularını serbest bırakma şansını yakalayan Lizzie için kontrolünü tekrar sağlamak oldukça zorlu olacaktır.

Yakın zamanda dul kalmış olan Sarah hayatını çok sevdiği çocuklarına adamış olan, dayanıklı bir annedir. Ancak yaşanacak olan olaylar onu bir hayli zorlayacaktır. Eşinin gizemli cinayetinin ardındaki sırları çözmeye kararlı olan Sarah, bir yandan da çocuklarını koruyabilmek için büyük bir mücadeleye girişmek zorundadır.

Hep rahat bir hayatı düşlemiş olan güzel garson Slim, bir gün Mitch ile tanışır. Yakışıklı ve zengin bir adam olan Mitch, kusursuz bir koca gibi gözükmektedir. Evlenirler ve küçük bir kız çocukları olur. Slim, bu arada kocasının bir metresi olduğunu keşfeder. Bu konuyu bildiğini belli ettiğinde, kocası birden bire değişir. Mitch'in uygulamaya başladığı katı kurallar ve baskı yüzünden özgürlüğünü kaybeden Slim'in kaçmaktan başka çaresi kalmaz.Güçlü bir adam olan Mitch, Slim'in peşini bırakmaz. Sürekli onu takip eder ve avukatlarıyla yasal yolları da ona karşı kullanarak çocuğu elinden almaya çalışır. Kaçmanın ve yasal yolların bir çözüm olmadığını gören Slim, çılgın kocasından kurtulmanın, onu kendini korurken öldürmek olduğunu düşünerek yakın dövüş kurslarına başlar.

Leon Uris’in aynı adlı eserinden uyarlanan 1969 yapımı film, soğuk savaş sırasında yaşanan casus hikâyelerini konu alır. Film, birbirinden farklı birçok kişinin öykülerinin kesiştiği yerdir. Zeki bir Fransız ajanı, sıhhi savaştaki karmaşıklaşmış politikalar içerisinde, 1962 Küba krizine yol açmış olayları gün yüzüne çıkarır. Daha sonrasında ise Fransa’ya geri dönerek uluslararası Rus casusluk çemberinden ayrılır.

Bay ve Bayan Glass, anne ile babaları bir trafik kazasında ölen 16 ve 11 yaşlarındaki iki kardeşin velayetini alırlar. Sorunlar da böylece başlar. Güvenilir eski komşular olan Glass çifti, bu öksüzleri Malibu'daki lüks evlerine alırlar. Ancak Bay Glass'in arkadaşça olmaktan çok uzak tavırları nedeniyle bu ev altın bir kafese dönüşür. Olaylar, deneyimli bir TV yöneticisi olan ve parlak pozisyonunun tüm avantajlarından ve 16 yaşındaki Ruby'nin serpildikçe artan cinsel cazibesinden yararlanan Daniel Sackheim ile gelişir.

Cinayet masası dedektifi John Hobbes, seri katil olan Edgar Reese'in idamına tanık olur. İdamdan kısa bir süre sonra tekrar cinayetler işlenmeye başlar ve Reese'in tarzına çok benzerler.

Amansız bir dedektif, azılı bir çocuk kaçakçılığı örgütünün liderlerini sistemli olarak hedef alan katille ortak bir paydada buluşur.

Loretta Castorini, utangaç nişanlısını bekleyen, biraz da evde kalmış, duygusal bir kadındır. Loretta beklediğinin gerçekleşmemesi sonucunda kapıldığı umutsuz duygular sonucunda nişanlısının biraz yabani gibi gözüken erkek kardeşi Ronny'e (Nicolas Cage) aşık oluyor. Ronny bir fırın işçisi olup, operaya ve hayata düşkün bir adamdır...

Bullet lakaplı Butch Stein, hapisten çıkar çıkmaz uyuşturucu ve şiddet dünyasına geri döner. 35 yaşındaki Bullet için hayat, uyuşturucu anlaşmaları, hesap kapatmalar ve kardeşleriyle sokaklarda geçen tehlikeli bir maceradan ibarettir. Ancak kokain ticareti ölümcül riskler taşır: Düşmanlar güçlendikçe, hayatta kalma şansı azalır. Bullet'in ömrü, sandığından çok daha kısa sürebilir.

Noel arifesinde bir çete savaşının ortasında kalan küçük oğlunun ölümüne tanık olarak kahrolan bir baba, sesine mal olan bir yaranın iyileşme sürecindeyken intikamı hayatının amacı haline getirir ve oğlunun öcünü almak için son derece ağır bir antrenman programına başlar.

Filmin hikayesi, Libby Day'in ailesinin Kansas şehrindeki bir çiftlikte vahşi ve acımasız bir şekilde katledilmesiyle başlıyor. Yalnızca beş yaşında olan Libby, Ocak ayının ölümcül kar fırtınasının ortasında, bir şekilde buradan kaçıp kurtulmayı başarır. Ancak bu bir kurtuluş değildir. Zira yolda başından geçen çeşitli hazin olaylar ve talihsizlikler bir türlü hayatından silinmez. En sonunda medyanın baskısından kurtulamayarak ailesinin ölümüne dair talihsiz bir beyanatta bulunmak zorunda kalır. Aradan 25 yıl geçer ve bu süreçte her günü talihsiz geçmişini unutmaya çalışarak geçer. Ta ki Kill Club isimli, gizemli suç olaylarını araştıran gizli bir topluluğu keşfene dek... Şimdi geçmiş anıları tekrar canlandırmanın ve ailesinin başına gelen katliamı çözmenin zamanı gelmiştir. Gillian Flynn'in aynı adlı romanından sinemaya uyarlanan filmin yönetmen koltuğunda Gilles Paquet-Brenner, başrolünde ise Chloë Grace Moretz ile Charlize Theron bulunuyor.

Lodge ailesi, sakin ve sıradan insanların yaşadığı, huzurlu bir banliyö mahallesi olan Suburbicon’da yaşamaktadır. Bölge aile kurmak için uygun bir yer gibi görünür. Fakat bu muhteşem görüntünün ardında rahatsızlık verici gerçekler vardır. İyi bir eş ve baba olan Gardner Lodge, mahallenin ihanet, aldatma ve şiddet dolu gizemli bölgelerini keşfe çıkar ve karanlık sokaklarda tehlikeli bir maceraya atılır.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.











0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir