
Mickey Rourke
Butch 'Bullet' Stein

Mermi (1996), hapishaneden çıkar çıkmaz kendini yine suçun, uyuşturucunun ve şiddetin girdabında bulan Butch Stein'ın nefes kesici hikayesini sunuyor. "Bullet" lakaplı bu karakter, sokakların acımasız kurallarıyla bir kez daha yüzleşirken, uyuşturucu anlaşmaları ve eski hesaplaşmalarla dolu tehlikeli bir döngüye sürükleniyor. Kardeşleriyle birlikte yeraltı dünyasının derinliklerine doğru çıktığı bu yolculukta, her adım ölümcül risklerle dolu. Düşmanların güçlenmesiyle hayatta kalma şansı giderek azalırken, Bullet'in ömrü sandığından çok daha kısa sürebilir. Bu gerilim dolu suç draması, seyircisini karanlık bir dünyaya çekerek, hayatta kalma mücadelesinin ve sadakatin zorlu sınavlarını sorgulatıyor.

Mickey Rourke
Butch 'Bullet' Stein

Tupac Shakur
Tank

Adrien Brody
Ruby Stein

Ted Levine
Louis Stein

Matthew Powers
Paddy

Donnie Wahlberg
Big Balls

Suzanne Shepherd
Cookie Stein

Jerry Grayson
Sol Stein

Manny Perez
Flaco

John Enos III
Lester

Frank Senger
Prison Guard

Michael Kenneth Williams
High Top
Stretch
Dallas

Peter Dinklage
Building Manager

Jermaine Hopkins
Pudgy

An old gangster is advised that Freddie Mays would leave jail after thirty years in prison. His mood changes and he recalls when he was a young punk and who joined Freddie's gang—a man he both envied and ultimately betrayed.

Bir çocuk annesinin acımasızca öldürülmesine tanık olur. Büyüdükçe katili bulmak için daha takıntılı bir hal almaya başlar. Normal sıradan sessiz ama kendi dünyasında kendini kahraman olarak gören bir öğrenci. Ama gerçek bir kahraman nedir? Ve doğru veya neyin yanlış olduğuna kim karar verir? Bunun sınırları ise bulanıktır. Boy Wonder, doğru ve haklının ne olduğunu, ahlak ve ahlaksızlığın algınmasındaki sorgulamaları irdeleyen bir film.

Noel arifesinde bir çete savaşının ortasında kalan küçük oğlunun ölümüne tanık olarak kahrolan bir baba, sesine mal olan bir yaranın iyileşme sürecindeyken intikamı hayatının amacı haline getirir ve oğlunun öcünü almak için son derece ağır bir antrenman programına başlar.

Hapishaneden çıkmasının ardından eski çetesine karşı kanlı bir intikam planı hazırlayan bir adamın hikayesini konu ediyor. Frankie Carver, ölümcül bir hastalığa yakalanınca, zor şartlarda yaşadığı 19 yılın ardından cezaevinden serbest bırakılır. Yıllar sonra özgürlüğüne kavuşan ancak yaşamak için kısa bir süresi kalan Frankie’nin ilk işi, yıllar önce ardında bırakmak zorunda kaldığı oğlunu bulmak olur. Frankie, bir yandan oğlu ile yeniden iletişim kurmaya çalışırken bir yandan da eskiden dahil olduğu çetesine karşı kanlı bir intikam planı hazırlar. Son günlerini yaşayan ve hayatta kaybedecek bir şeyi kalmayan Frankie, eski çete üyelerini tek tek cezalandırmak için harekete geçer.

Birlikte büyüyen üç arkadaştan biri olan Michael (Freddie Prinze Jr.) hukuk okumaya karar verir. Cimri Bobby (Jerry Ferrara) hayatını postacı olarak devam ettirmek ister ve postacılık sınavına girer. Carmine (Scott Caan) ise mafya hayatına özenmekte ve kendisine gangster Caesar Manganaro’yu (Alec Baldwin) örnek almaktadır. “BROOKLYN KANUNLARI” Brooklyn’in tehlikeli sokaklarındaki bu üç arkadaşın sevgi ve sadakat kavramlarını tartışmaya açan hayat mücadelelerinin öyküsünü anlatıyor.

Meg Altman kocasından yeni boşanmış orta yaşlı bir kadındır. 11 yaşındaki kızı ile birlikte Manhattan'daki görkemli bir eve taşınırlar. İçinde asansörü de bulunan bu üç katlı muhteşem evin en önemli özelliklerinden biri, panik odası olarak nitelendirilen bir odaya sahip olmasıdır.

Bölge Başsavcısı Harvey Dent'in ölümünün ardından Batman, savcının itibarının zedelenmemesi için Dent'in işlediği suçlardaki sorumluluğunu üstlenmiştir ve bundan dolayı Gotham Polis Teşkilatı tarafından aranmaktadır. 8 yıl sonra Batman, gizemli kadın Selina Kyle ve Gotham polislerini köşeye sıkıştıran yeni suç örgütü lideri acımasız Bane ile karşılaşmıştır. Kara Şövalye, kendisini düşman olarak gören şehrini korumak için bir kez daha ortaya çıkmıştır.

Jarrett pek çok soygundan ustalıkla çıkmış bir isim.ve bu soygunlarda tek güvendiği kişi annesi.bir tren soygunu esnasında adamlarından birisi bir cinayet işleyince tüm ipuçları Jarrett i işaret ediyor neticesinde Jarrett daha az ceza almak için başka bir suçu üstüne alıyor ve hapse giriyor.polis teşkilatından bir polis bu Jarrett ve çetesinin suçlarını ortaya çıkarabilmek için en deneyimli polislerini mahkum kılığında hapse gönderiyor.amac bellli.polis memuru önce Jarrett in hapishanede güvenini kazanacak ve böylece yakınlaştıktan sonra da onun sırlarını elde etmeye çalışacak.ama Jarrett her şeye oldugu gibi bunda da önsezgilerini kullanacaktır.bu arada Jarrett hapiste iken çetesindeki adamlarından bir tanesi annesini öldürür ve sevgilisini de bu işe oartak eder.

Deniz kuvvetlerinde Teğmen olan Tommy Santoro (James Marsden) ailesinin mafya geçmişini ardında bıraktığını düşünmektedir. Ancak FBI'ın beklenmedik ziyareti, onu büyüdüğü yer olan Güney Philadelphia'nın '10th and Wolf' mahallesine geri dönmek zorunda bırakır.Mahallenin sıkı ağabeylerinden bazıları ölmüş, bazıları ise hapiste olduğundan kontrol kuzeni Joey (Giovanni Ribisi) ve kardeşi Vincent'a (Brad Renfro) kalmıştır. Ancak Sicilya mafyasının lideri Luciano Reggio onlar için büyük bir tehdit oluşturmaktadır. Artık Tommy hayatının en büyük ikilemiyle karşı karşıyadır; ya mahallesini Sicilya mafyasına kaptıracak, ya da kardeşi ve kuzeni ile aynı safta yer alıp mücadele edecektir.

Russell ve küçük kardeşi Rodney ekonomik olarak kötü durumdaki Rust Belt’te yaşamaktadır. Her zaman kaçıp daha iyi hayatlar sürmeyi hayal etmektedirler. Ancak kaderin bir cilvesi nedeniyle Russell hapishaneye düşünce, kardeşi Kuzeydoğu’daki şiddetli ve acımasız suç çetelerinden birinin içine girer. Russell hapishaneden çıkar çıkmaz kendi özgürlüğüyle kardeşi arasında seçim yapmak zorunda kalır...

Mutlu bir ailenin hayatı bir anda kızlarının psikopat biri tarafından kaçırılması ile alt üst olmuştur. Fidyeci adam ise paranın haricinde hayatları boyu çalıştıkları her şeyi istemektedir ve hatta bu başka birisinin hayatını almak bile olabilir...

In the hope of a big score, two junkie couples team up to commit various drug robberies which go disastrously wrong, leading to dissent, violence, and murder.

Geçmişinin ızdırabıyla yaşayan Clean adında bir çöpçü, sakin bir kefaret hayatı yaşamaya teşebbüs eder. Ancak çok geçmeden kendisini geçmişinin şiddetiyle uzlaşmak zorunda kalmış halde bulur.

Brian (Mark Ruffalo) ve Paulie (Ethan Hawke) çocukluk arkadaşıdır. Boston'un arka sokaklarında kardeş gibi büyüyen ikili, çok genç yaştan itibaren küçük suçlar işlemeye başlar, ve yaşları ilerledikçe suçları da ciddileşir. Suç dünyasında kendilerine bir "yer" edinmeye başlayan ikili, gangster Pat Kelly (Brian Goodman) için çalışmaya başlar. Suç dünyasında başarı sağlasalar ve zafer sarhoşluğu ve uyuşturucunun yönettiği bir dünyada kaybolmaya başlasalar da Brian, bir yandan çok sevdiği eşini (Amanda Peet) hayal kırıklığına uğratmanın üzüntüsü içersindedir. Çok geçmeden olaylar, iki farklı dünya arasında sıkışıp kalmış olan Brian'ı zor bir seçime zorlayacaktır.

Cinayet masası dedektifi John Hobbes, seri katil olan Edgar Reese'in idamına tanık olur. İdamdan kısa bir süre sonra tekrar cinayetler işlenmeye başlar ve Reese'in tarzına çok benzerler.

Filmin hikayesi, Libby Day'in ailesinin Kansas şehrindeki bir çiftlikte vahşi ve acımasız bir şekilde katledilmesiyle başlıyor. Yalnızca beş yaşında olan Libby, Ocak ayının ölümcül kar fırtınasının ortasında, bir şekilde buradan kaçıp kurtulmayı başarır. Ancak bu bir kurtuluş değildir. Zira yolda başından geçen çeşitli hazin olaylar ve talihsizlikler bir türlü hayatından silinmez. En sonunda medyanın baskısından kurtulamayarak ailesinin ölümüne dair talihsiz bir beyanatta bulunmak zorunda kalır. Aradan 25 yıl geçer ve bu süreçte her günü talihsiz geçmişini unutmaya çalışarak geçer. Ta ki Kill Club isimli, gizemli suç olaylarını araştıran gizli bir topluluğu keşfene dek... Şimdi geçmiş anıları tekrar canlandırmanın ve ailesinin başına gelen katliamı çözmenin zamanı gelmiştir. Gillian Flynn'in aynı adlı romanından sinemaya uyarlanan filmin yönetmen koltuğunda Gilles Paquet-Brenner, başrolünde ise Chloë Grace Moretz ile Charlize Theron bulunuyor.

Los Angeles, Mart 1928: Genellikle çalışan sınıftan insanların oturduğu banliyö kesimlerinden birindeyiz. Telefon operatörü olarak çalışan anne Christine Collins, güzel bir cumartesi sabahında işe gitmek üzere evden ayrılırken dokuz yaşındaki oğlu Walter ile vedalaşır. Akşam evine döndüğünde her ebeveynin en büyük kabusuyla yüz yüze gelir: Biricik oğlu ortadan kaybolmuştur. Polis tarafından çok yoğun bir arama çalışması başlatılır. Ancak küçük Walter hiçbir iz bırakmadan ortadan yok olmuştur. Aradan beş ay geçtikten sonra polisten haber gelir. Christine’in oğlu olduğunu iddia eden bir çocuk bulunmuştur. İtibarını kurtarmak isteyen polis, anne ile oğlunun kavuşmasını medya önünde bir halkla ilişkiler etkinliği gösterisi olarak organize eder.

İki polis memurunu öldürmekten 15 yıl hapis cezasına çarptırılan Ruth Slater (Sandra Bullock), cezasını çektikten sonra yeni bir hayat kurmaya çalışıyor. Ancak cezaevinden çıkar çıkmaz öldürülen iki polis memurunun yakınları onu tehdit etmeye ve hayatını cehenneme çevirmeye başlar. Aksi takdirde artık eski evlerinde hoş karşılanmazlar. Bir çıkış yolu tıkanmış görünüyor, ancak nefret saldırıları artmaya devam ediyor. Şimdi, Ruth'un topluma geri dönüş yolu arayışında tek bir çıkış yolu vardır: yıllar önce gözden kaybettiği küçük kız kardeşini aramak, son çaresi olmalıdır. Ancak, kayıp aile bireyini arama, uzun yıllar hapis yattıktan sonra beklenenden daha zor hale gelir.

Jordan, 911 Acil yardım hattında santral görevlisi olarak çalışan bir kadındır. Bir gün merkezi arayan genç bir kız sesi evine zorla giren biri olduğunu ve hayatının tehlikede olduğunu söyler. Jordan ekipler evi tespit edip, kızı kurtarıncaya kadar, telefonda katili oyalamaya ve ikna etmeye çalışan Jordan başarısız olur. Genç kız ölür; dahası birbirini takip eden olayların bir seri katil işi olduğu ortaya çıkar. Bu arada Jordan'ın psikolojisi de altüst olmuştur. Aradan zaman geçer ve 911'e "Kaçırıldım, lütfen beni kurtarın!" diyen başka bir yardım çağrısı gelir. Çağrıyı devralan Jordan kızı sağ salim kurtarmak için elinden gelen her şeyi yapmaya kararlıdır. Televizyondaki gerilim türündeki işleriyle tanıdığımız Brad Anderson'ın yönetmenliğini üstlendiği filmin başrolünde Oscar ödüllü oyuncu Halle Berry yer alıyor...

Uncle Frank ile 1973 yılının yaz aylarına gidiyoruz. Genç bir kız olan Beth Bledsoe, New York'ta okuyabilmek üzere taşrada yaşayan ailesinin yanından ayrılır ve amcası Frank'in yanına gelir. Aynı zamanda Frank de saygıdeğer bir edebiyat profesörüdür. Beth, çok zaman geçmeden Frank'in eşcinsel olduğunu fark eder. 10 yılı aşkın süredir sevgilisi Wally ile birlikte yaşıyordur ve bunu bir sır olarak saklamıştır. Frank'in babasının aniden ölmesi üzerine Frank'in ailesinin yanına gitmesi gerekmektedir. Beth de bu yolculukta ona eşlik edecektir. Tabii Wally de onlara gizlice eşlik eder. Yolculuk boyunca derinlere gömülmüş duygular, travmalar birer birer ortaya çıkar.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir