Peter MacDonald
Self - Chairman, Navajo Tribal Council

Peter MacDonald
Self - Chairman, Navajo Tribal Council
Dennis DeConcini
Self - Senator, D-Arizona (uncredited)
Mae Horseson
Self
Hosteen Nez
Self
Jerry Kammer
Self - Journalist & Author
Jane Biakeddy
Self
Louise Benally
Self
Alice Benally
Self

Mo Udall
Self - Congressman, D-Arizona
Fermina Banyacya
Self - Hopi
Steve Tullberg
Self - Indian Legal Resource Center
Helen Sekaquaptewa
Self - Hopi
Tim Coulter
Self - Indian Legal Resource Center
Nancy Evans
Self - Navajo
Thomas Banyacya
Self - Interpreter for Traditional Hopi Leaders

A disturbing collection of 1940s and 1950s United States government-issued propaganda films designed to reassure Americans that the atomic bomb was not a threat to their safety.

Aptallık Çağı (Age of Stupid), 2055 yılında yaşayan bir adamın kendi ağzından anlattığı hikayeyi konu alıyor. Fırsatımız varken iklim değişimini neden durdurmadığımızı sorgulayan film, dünyanın yardım çığlıklarını duymazdan gelen insanların yaşadığı bir çağı ve sonunda pişmanlığı gözler önüne seriyor.


Bu belgeselde akademisyenler, aktivistler ve politikacılar, Afrika kökenli Amerikalıların suçluya dönüştürülmesini ve ABD’deki hapishane patlamasını analiz ediyor.

Büyük beğeni toplayan bu belgeselde Amerikalı bir bisikletçi, Putin'in yakalamayı en çok istediği muhbir olan Rus bilim insanının karıştığı dev doping skandalının ortasına dalıyor.

A look at the origins, history and conspiracies behind the "Majestic 12", a clandestine group of military and corporate figureheads charged with reverse-engineering extraterrestrial technology.

Through interviews with both victims and instigators, Nanfu Wang, a first-time mother, breaks open decades of silence on a vast, unprecedented social experiment that shaped — and destroyed — countless lives in China.

Oscar® ödüllü yönetmen James Cameron ve oyuncularla gelmiş geçmiş en çok beklenen devam filmlerinden birine yakından bir bakış.

ABD eski Başkan Yardımcısı Al Gore'un, küresel ısınmanın siyasi bir problemden çok, dünya için ciddi sorunlar teşkil ettiğini gösterme çabaları, bir belgesel şeklinde seyircilerin karşısına çıkıyor.

Documentary about legendary Paramount producer Robert Evans, based on his famous 1994 autobiography.

A documentary on the expletive's origin, why it offends some people so deeply, and what can be gained from its use.

Kenya-Uganda tren yolu yapımında iki aslan tarafından katledilen 135 kişinin ve onları katleden iki aslanın hikayesi pek çok filme, kitaba konu oldu. Hayalet ve Karanlık adıyla anılan bu aslanlar şimdi de Şikago’daki Field Museum of Natural History’nin en gözde kahramanlarından. Stephen Hopkins’in Ses Kurgusu dalında Oscar kazanan filmi de bu dehşet verici hikayeyi konu ediniyor. Film iki aslanın yaşattığı gerilimi kaç kişinin öldürüldüğündense tekinsizlik hissinden yola çıkarak anlatıyor.Val Kilmer’ın canlandırdığı John Henry Patterson gerçekten bu olaya tanık olmuş biri. Hatta ilk aslanı o öldürmüş. İkinci aslanın ortadan kaldırılması için özel olarak çağrılan ünlü avcı Charles Remington kurgusal bir karakter olsa da Michael Douglas, bu karakteri gerçekçi kılıyor.

Phillip Glass'ın unutulmaz müzikleriyle belleklere çakılan Koyaanisqatsi, görüntülere dair bir festivali çağrıştırıyor. 1983 yılı itibariyle devrim niteliğinde olan film hayatın imgesel dengesine(ve dengesizliğine) yakılan bir ağıt niteliğinde. Görüntüden görüntüye geçerek, sonunda tüm görüntülerin tek bir görüntünün yansımasından ibaret olduğunu ispatlamaya çalışan film, tabiat bilimleriyle ve sosyal-antropolojiyle bağlarını sıkılaştırıyor.

İzini kaybettiği sevgilisine kavuşan Alexey, itfaiyecilikten emekli olarak yeni bir hayata başlar. Ama Çernobil felaketi, onu bir kez daha tehlikenin ortasına savurur.

Columbus'un mücadelesi Avrupa'nın sıkışmaya başlayan toplumlarına yeni bir yerleşim yeri bulup uygar toplumun yeni topraklara yerleşmesini sağlamaktı. 7 uzun yıldan sonra sefere parasal kaynak sağlamak için finansör arayan Columbus, seyahatine başlamak, gerekli para ve izni alabilmek için kraliçe Isabel'i (Sigourney Weaver) ikna eder... Keşfetmek istediği yeni topraklarda altın ve şeref peşindedir. Keşif rotasını Çin'e çevirir...Columbus, aylar süren seyahati sonrası Kuzey Amerika'nın kıyı adalarını tesadüfen bulur. İspanya için sömürge kurabileceği dünyaya ait yeni cennet karayı hayal eder. Ama bir problem vardır. Yeni Dünya'da yaşayan yerliler zaten oradadırlar ve Columbus'tan önce yaşamlarını sürdüre gelmektedirler. Columbus yerlilere İspanya'ya döneceğini, orada bu yeni keşfettiği toprakları anlatacağını, binlerce İspanyalı ile bu yeni topraklara geri döneceğini anlatır.

Zootropolis, adındaki modern memelilerin yaşadığı Metropolis başka hiçbir kente benzememektedir. Burası; lüks Sahra Meydanı'ndan soğuk Tundra Kasabası'na kadar bir çok farklı doğal ortamın ve hayvanın bir potada eridiği, bir fil kadar büyük ya da bir arı kadar küçük olsanız dahi, istediğiniz her şeyi yapabileceğiniz türden bir yer. Ancak iyimser Polis Memuru Judy Hopps buraya geldiğinde büyük ve sert hayvanların olduğu bir yerde polis olmanın hiç de kolay olmadığını fark eder. Kendini ispatlama fırsatını elde edebilmek için geveze ve numaracı tilki Nick Wildeile, ortak olma pahasına önemli ve gizemli bir olayı çözmeye çalışacaktır.

İngiliz usulü Brokeback Dağı sözleriyle övülen Sundance ödüllü Tanrının Unuttuğu Yer , İngiliz bir koyun çiftçisi ile göçmen bir işçi arasındaki aşkı anlatıyor. Kendi de İngiltere ’de bir çiftlikte büyüyen yönetmen Francis Lee ’nin düşük bütçeli bu ilk uzun metrajlı filmi, Sundance ’te yarışmaya alınan tek İngiliz filmi oldu. Film , Yorkshire’de bir koyun çiftliği sahibi olan, hayatından bezmiş, ıssızlıktan bunalmış genç Johnny Saxby’ye odaklanıyor. Romanyalı göçmen Gheorghe, çiftliğe yardımcı kâhya olarak gelince, ikisi arasında kuzu mevsiminde çamur güreşleriyle pekişen duygusal bir yakınlık filizleniyor.

Bir hırsızlık olayında ağabeyi ölen yarı felçli Jake Sully, Pandora adındaki uzak bir gezegende görevinin başına geçmeye karar verir. Bu yerde Na’vi adında giderek tükenmekte olan bir halk yaşamaktadır. Askeri bir şirket, söz konusu yeri ve oradaki kaynakları mercek altına almak üzere Avatar adında bir program oluşturmuştur. Bu program insanları kısmen insan kısmen de Na’vi haline büründürerek misyon amaçlı Pandora’ya göndermektedir. Bu sisteme gönüllü dahil olan Botanist Dr. Grace Augustine ve Jake Sully için başka bir yaşam var olacaktır. Sully, Pandora’ya geçtiği anda felçli bedeni değişime uğrayarak işlevsel hale gelir. Bu sırada Na’vi halkından Prenses Neytiri ile karşı karşıya gelen Jake, ansızın bir farkındalık yaşar ve bir araştırma misyonu ile gönderildiği bu gezegeni, kendi dünyalısından korumaya karar verir.

Genetik olarak bir superman gibi geliştirilmiş olan Khan megalomanyak ve tehlikeli bir suçlu olduğundan yıllar önce ıssız Ceti Alpha 5 gezegenine sürülmüştür. Oğlunun ölümü ve kendi bahtsız kaderinden ötürü Kaptan Kirk'ü suçlamakta ve intikam hisleriyle yanıp tutuşmaktadır.Komutan Chekov yanlışlıkla Khan'ın olduğu yere ışınlanınca, bu tehlikeli düşman sonunda aradığı fırsatı bulur. Kurbanlarının beynini kontrol etmeye yarayan parazimsi bir yaratığı kullanan Khan Yıldızgemisi Reliant'ı ele geçirmeyi başarır. Gemiyi ve bir araştırma projesinden yağmaladığı ekipmanı kullanarak Kirk'ü yoketmeyi planlamaktadır. 'Genesis Effect' isimli projenin asıl amacı sıfırdan bir gezegende canlı yaşamını başlatmaktır. Ancak ekipmanın yeni dünyalar yaratmaya vakıf olan kudreti, aynı zamanda varolanları yoketmeye de imkan tanımaktadır.Kirk ve ekibi bir kez daha tüm güçleri ve cesaretleriyle arkadaşlarını kurtarmak ve Khan'ı sonsuza dek susturmak zorundadırlar.

1800'lü yıllarda hayatta önemli bir şeye sahip olmayan ve son derece sıradan bir yaşam süren William Blake isimli bir genç, farklı bir deneyim yaşamak adına yaşadığı toprakları terk edip, bilmediği bir yerde yeni bir hayata atılmaya karar verir. Çıktığı yolculuk ise onu hem fiziksel hem de ruhsal anlamda değiştirecek bir deneyimin başlangıcı olacaktır. Son derece kötü bir anında karşılaştığı 'Hiç Kimse' adındaki Amerikan yerlisi, Blake'in aynı isimdeki, ölmüş bir şair olan William Blake olduğuna inanır. 'Hiç Kimse' ile birlikte atılacağı bu yolculuk, William Blake'in sıradışı bir şekilde bambaşka bir insana dönüşmesine neden olur.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir