
Richard Burton
Thomas Becket

Thomas Becket, Henry II's longtime advisor, finds his friendship with the debauched king corroding when he is unwillingly appointed as Archbishop of Canterbury in an attempt to gain absolute loyalty from the Church.

Richard Burton
Thomas Becket

Peter O'Toole
King Henry II of England

John Gielgud
King Louis VII of France

Gino Cervi
Cardinal Zambelli

Paolo Stoppa
Pope Alexander III

Donald Wolfit
Bishop Folliot

David Weston
Brother John

Martita Hunt
Empress Matilda

Pamela Brown
Queen Eleanor of Aquitaine

Percy Herbert
Baron

Siân Phillips
Gwendolen
Inigo Jackson
Robert de Beaumont

Felix Aylmer
Archbishop of Canterbury

Niall MacGinnis
Baron

Christopher Rhodes
Baron

“Halkın Prensesi” Diana, Paris’te bir trafik kazasında ölmüştür. Kraliçe ve ailesi, bir süre Balmoral Kalesi’nin kapalı kapıları ardında yas tutmayı uygun görürler. Kalpleri kırık olan halk, bu tutumu anlayamaz ve Kraliçe’den kendilerine açıklama yapmasını beklerler. Bu durum henüz seçilen başbakan Tony Blair üzerinde de baskı unsurudur. Variety'den Derek Elley'in de ifade ettiği gibi "Gelenekle aykırı olanın birbiri ile çatıştığı ve aynı zamanda birbirinden faydalandığı ustaca yazılmış ve oynanmış" bir film The Queen.

İkinci Dünya Savaşı'nda görev yapan bir psikiyatrist, Nürnberg davalarından önce Nazi liderlerini değerlendirirken, Hermann Göring ile rahatsız edici bir bağ kurdukça kötülüğü anlama konusunda giderek daha fazla saplantılı hale gelir.

16 yy'da yaşayan genç bir hukuk öğrencisiyken, tanrıya verdiği bir söz yüzünden rahip olmaya karar veren Martin Luther, kıvrak zekası ile kısa zaman içinde kilise içinde parlıyor. Avrupa'daki tüm siyasi havaya egemen olan kilisenin yaptıklarına ve süren din sömürüsüne eleştirel bir gözle bakan Luther, düzenden rahatsız oluyor ve inancıyla çelişkiye düşüyor. Kutsal kitapları tekeli altına alan papalık düzenine karşı çıkarak, kısa zaman içinde İncil'i kendi dillerine çeviren Luther, yüzbinlerce taraftar topluyor. Ancak o güne kadar 'bağışlanma ve cennet tapuları' satarak güç ve zenginlik elde etmiş katolik kilisesi bu isyan sesini bastırmak için elinden geleni yapmaya kararlı tabii ki...

Babasının ölümüyle sarsılan, evin bakıcısı tarafından sevilen ama aynı zamanda bu süre zarfında cinsel istismara uğrayan, bir leydi ile dost olan ve sonuç olarak onunla Chelsea´de yaşamaya başlayan Turner, tüm bu hayatında olup biten karmaşanın yanında aslında çok büyük bir yeteneğe sahiptir. Resim yapmak, gezi keşiflerine çıkmak, hatta genelevleri ziyaret etmek, gemilerle denizlere açılmak, üst sınıfın arasına girmek gibi birçok değişik aktivitede bulunması onu diğer ressamlardan farklı kılmış, ve hem kraliyetin hem de halkın eserlerini takdir etmesini sağlamıştır.

Jem Belcher, eski bir boksör olan büyükbabası tarafından yoksulluk içinde büyütülür. Maddi olarak tükenmiş ve büyükbabasını gururlandırma arzusuyla hareket eden genç adam, onun izinden gitmeye karar verir. Bunu için de ünlü koç Bill Warr’dan yardım alır. Bill, Jem'in doğal yeteneğini geliştirmeyi ve onu dünyanın gördüğü en büyük dövüşçü yapmayı hedefliyor. Büyük bağlılık ve birçok zorluk sayesinde Jem'in planı işe yarar. Jim, şampiyon olur ve sosyal olarak yükselir. Ama sonra bir kaza onu kısmen kör bırakır ve acımasızca düşer. Ancak, birdenbire, acımasız bir dövüşte yeni şampiyonla yüzleşmek için son bir şans yakalar.

İkinci Dünya Savaşı sırasında atom bombasının geliştirilmesine liderlik eden Amerikalı fizikçi J. Robert Oppenheimer'ın hikayesi. Manhattan Projesi'nin başına geçen Oppenheimer, insanlık tarihini değiştirecek bu ölümcül icadı hayata geçirirken, yarattığı gücün doğuracağı vicdani ve siyasi sonuçlarla da yüzleşmek zorunda kalır.

Ünlü Wing Chun ustası Ip Man'ın hayatının son dönemlerine odaklanmaktadır. 1960'ların sonlarında Ip Man, oğlu için en iyi eğitimi sağlamak amacıyla Amerika'ya gider. Ancak burada, özellikle de Çinli dövüş sanatçılarına karşı artan önyargılarla karşılaşır. Ip Man, aynı zamanda oğlu için doğru bir yol bulmaya çalışırken yerel dövüş sanatları okulu tarafından dışlanır. Bu okulun lideri, Ip Man'ın geleneksel Wing Chun yöntemlerini küçümsemekte ve kendi dövüş stilini yaymak istemektedir. Ip Man, aynı zamanda genç bir dövüşçü olan Bruce Lee'nin eğitimine de yardımcı olur.

Gerçek bir olayı anlatan, David Henry Hwang'in Broadway'de sahnelenen, Tony ödüllü ‘‘M. Butterfly’’ adlı oyunundan uyarlanan filmde, aldatmanın dayanılmaz hafifliği, çarpık ilişkiler, intihar ve daha birçok konu işleniyor. Filmde, Pekin Orkestrası'nda Puccici'nin ünlü Mademe Butterfly operasını izlerken, primadonnanın güzelliği karşısında büyülenen Rene Gallimard'ın, Song Liling adlı güzel kadınla yaşadığı ilişki anlatılıyor.

13. yüzyıl İskoçyası. İngiliz Kralı I. Edward, İskoçya'yı da krallığına katmak istemektedir. İngiliz soylularına Prima Nocta, yani topraklarında evlenen her İskoç kadınla ilk geceyi geçirme hakkını vererek İskoç halkının ayaklanmasına sebep olur. Çocukken ailesini ve yakınlarını özgür İskoçya uğruna kaybeden William Wallace, yıllar sonra karısı da öldürülünce halkı organize etmeye ve İngilizleri topraklarından atmaya karar verir.

Before he led a nation, George Washington was a young soldier thrown into a global conflict. With alliances crumbling and war closing in, he must choose who to trust and confront the leader he's becoming.

Norman (Normandiya'da yaşayan Frenk ve İskandinav kökenli halk) şövalyesi Jean de Carrouges ve Norman beyi Jacques le Gris eskiden çok yakın arkadaşlardır. Carrouges savaşa gider ve döndüğünde hiçbir şey eskisi gibi değildir. Le Gris, Carrouges'in karısına tecavüz etmek suçundan yargılanıyordur. Ancak kimse Margerite'e inanmaz. Bunun üzerine asker, karara itiraz etmek üzere Fransa kralına kadar gider. Hakim açısından ise Le Gris avantajlı konumdadır. Mahkemenin yeni kararına göre iki adam düello yapacak ve bu düellonun sonucunca biri ölecektir. Hayatta kalan kişi Tanrı'nın isteğini yerine getirmiş olacak ve eğer ki Le Gris hayatta kalırsa da aklanacaktır. Ayrıca eğer ki Carrouges kaybederse karısı ceza olarak bir kazığa bağlanarak yakılacaktır.

Umudunu Kaybetme’de, Chris Gardner iki yakasını bir araya getirmeye çalışan bir aile babasıdır. Ailesini ayakta tutmak için cesurca çabalamasına rağmen beş yaşındaki oğlu Christopher’ın annesi, maddi zorlukların yarattığı sürekli baskı altında direncini kaybetmek üzeredir. Artık dayanamayacağını anlayınca istemeye istemeye evi terk eder. Artık bekar bir baba olan Chris, yılmadan, bildiği tüm satış becerilerini kullanarak daha iyi kazandıran bir işin peşine düşer. Prestijli bir borsa şirketinde stajyerlik bulur ve ücret almasa da programın sonunda iş ve parlak bir gelecek elde edeceğini umarak kabul eder. Parasal güvencesi olmayan Chris ve oğlu, kısa süre sonra oturdukları daireden çıkartılırlar ve düşkünler evi, otobüs durağı, tuvalet; geceyi geçirmek için bulabildikleri her yerde kalırlar.

İngiltere tahtının gönülsüz veliahdı olan dikbaşlı prens Hal, kraliyet yaşantısına sırtını dönerek halkın içinde yaşamaya başlamıştır. Ancak despot babasının ölümünün ardından Hal, V. Henry olarak taç giyer ve kaçmaya çalıştığı hayatı kabullenmek zorunda kalır. Şimdi genç kral hem babasının ona miras bıraktığı saray siyaseti, kaos ve savaş içinde ilerlemek hem de geçmiş yaşantısındaki duygusal ilişkilerde yolunu bulmak zorundadır. Buna en yakın arkadaşı ve akıl hocası olan, yaşlanan alkolik şövalye John Falstaff ile olan ilişkisi de dâhildir.

Erdemli bir komutan kendi kaderini tayin ederek Töton Şövalyeleri ve Kutsal Roma İmparatorluğu ordularına savaş açar.

Shakers adıyla bilinen inanç topluluğunun kurucusu Ann Lee’nin, gerçeğe dayanan sıra dışı efsanesi.

Katherine, kralın yurt dışındaki savaşları sırasında ülkeyi yönetmesi için naip olarak atanır. Ancak Henry, giderek kötüleşen sağlığı ve artan paranoyası ile saraya döndüğünde, Katherine hem kendi hayatta kalışı hem de halkının geleceği için tehlikeli bir mücadeleye girişir.Film, Katherine Parr'ın güçlü, bağımsız ve dirençli bir kadın olarak tarihin akışını nasıl etkilediğini gözler önüne sererken, aynı zamanda Tudor sarayının karanlık ve entrikalarla dolu dünyasını çarpıcı bir şekilde yansıtır. Firebrand, kadınların dayanıklılığı, otoriteye karşı direnişi ve zorlu bir dönemde verilen kişisel savaşların güçlü bir portresini sunuyor.

Hitler'in Polonya'yı işgal etmesinden günler sonra ve Alman bombaları tehdidi İngiltere'yi sarsarken, Sigmund Freud dünyanın çılgına dönmesini izler. Anavatanını işgal eden Nazi güçlerinden kaçan Freud, ailesini Viyana'dan Londra'ya getirir ve burada yazar C.S. Lewis tarafından ziyaret edilir. Britanya İkinci Dünya Savaşı'na girerken iki kişi, gün boyu süren renkli, bazen çekişmeli bir tartışma aracılığıyla Tanrı'nın varlığına hakkında diğerinin bakış açısını görmeye çalışır.

Tüm zamanların tarihsel açıdan en önemli filmlerinden biri olan Steven Spielberg'in Schindler'ın Listesi, cesaret ve inanç dersleriyle nesiller boyu ilham vermeye devam eden güçlü bir hikaye. En İyi Film ve En İyi Yönetmen de dahil olmak üzere yedi Akademi Ödülü sahibi olan bu inanılmaz gerçek hikaye, Holokost sırasında 1.100'den fazla Yahudinin hayatını kurtaran esrarengiz Oskar Schindler'ı (Liam Neeson) konu alıyor. Bu, fark yaratan bir adamın zaferi ve yaptıkları sayesinde insanlık tarihinin en karanlık bölümlerinden birini atlatanların dramıdır.

Dört çocuk annesi bir kadın, İkinci Dünya Savaşı’nda kaybettiği üç oğlunun ardından fazlasıyla yaralanmıştır. Şimdi tek dileği hayatta kalan tek oğlunun savaştan sağ salim dönmesidir. Yakarışları karşılık bulur ve Başkan tarafından verilen bir emirle James Ryan’ın ne pahasına olursa olsun bu savaştan sağ çıkması sağlanacaktır. Normandiya çıkarmasının yapıldığı gün, sekiz kişilik bir asker birliği farklı bir göreve, Ryan’ı kurtarma görevine atanır. Ancak yüzbaşı John Miller tarafından yönetilen bu birim, can pazarının yaşandığı bu zorlu ortamda hakikatli bir yaşam mücadelesine atılacak; tek bir adamı kurtarmak için sekiz kişinin hayatının tehlikeye atılmasının meşruluğunu sorgulayacaktır.

Gladyatör'ün yönetmeni Ridley Scott'tan cesaret, tutku ve macera dolu, destansı bir yolculuğa hazır olun. Ortaçağ Kudüs'ünün entrika ve şaşaasının ortasında Orlando Bloom her şeyini kaybetmiş biriyken, şeref ve cesareti kendisini ziyarete gelen yürekli bir misafirde bulan genç Fransız Balian rolüyle göz dolduruyor. Yaşanan yenilgilere rağmen Balian, halkını kurtarmak ve gerçek bir şövalye olmak için ezici kuvvetlerle savaşır.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir