
Jean-Michel Basquiat
Self (archive footage)

This film tells Jean-Michel's story through exclusive interviews with his two sisters Lisane and Jeanine, who have never before agreed to be interviewed for a TV documentary. With striking candour, Basquiat's art dealers - including Larry Gagosian, Mary Boone and Bruno Bischofberger - as well as his most intimate friends, lovers and fellow artists, expose the cash, the drugs and the pernicious racism which Basquiat confronted on a daily basis. As historical tableaux, visual diaries of defiance or surfaces covered with hidden meanings, Basquiat's art remains the beating heart of this story.

Jean-Michel Basquiat
Self (archive footage)

Andy Warhol
Self (archive footage)

Lisane Basquiat
Self
Jeanine Basquiat
Self
Troy Stevenson-House
Young Basquiat
James Chance
Self (Musician)
Suzanne Mallouk
Self (Psychiatrist)
Jeffrey Deitch
Self (Art Advisory Service Citibank 1979 - 88)
Brett De Palma
Self (Artist)
Jennifer Vonholstein
Self (Artist)

Michael Holman
Self (Writer, filmmaker)
Al Diaz
Self
Kenny Scharf
Self (Artist)
Robert Storr
Self (Artist, critic, curator)

Fab 5 Freddy
Self

Breaking Bad'in inanılmaz mirasının sona ermeden önce nasıl oluştuğunu kapsamlı ve ayrıntılı bir şekilde anlatan, son sezonunun çekimlerini samimi bir detayla belgeleyen bir belgesel.

Los Angeleslı sanatçılar Polonyalı unutulmuş heykeltıraş Stanislav Szukalski'nin eserlerini keşfeder. Bu çılgın dâhinin şaşırtıcı gerçek öyküsü ise adım adım açığa çıkar.

Film, 2010 yılında hayata veda eden ünlü İngiliz tasarımcı Lee Alexander McQueen’in efsanevi dünyasını anlatıyor. Tasarımcının çocukluk ve ilk gençlik yıllarını sarsıcı bir atmosferle aktaran belgesel, McQueen’in efsanevi şovlarının arkasındaki çarpıcı gerçeklere de odaklanıyor. 27 yaşında Givenchy‘nin başına geçen tasarımcının ikonik tarzı, onu endüstrinin gotik yüzü hâline getirirken; belgesel McQueen’i tanımak için de ideal bir ortam yaratıyor.

Bu belgesel film, The Dark Knight filmindeki “Joker” rolüyle, tarihin en ünlü performanslarından birine imza atan, genç yaşında evinde aşırı dozda uyuşturucu kullanımıyla ölü bulunan ve bu açıdan trajik bir ölüme sebep olan, 22 Ocak 2008'de zamansızca kaybettiğimiz Heath Ledger'ı daha önce hiç görülmemiş görüntüler eşliğinde anlatıyor. Film Heath Ledger'ı az veya çok tanıyan kişilerle röportajlara da yer veriyor. Arada oyuncunun hem kendi video kayıtları, hem de oynadığı sahnelerden de kurgulanmış dolu dolu bir belgesel.

Oscar® ödüllü yönetmen James Cameron ve oyuncularla gelmiş geçmiş en çok beklenen devam filmlerinden birine yakından bir bakış.

A detailing of the rise to prominence and global sporting superstardom of six supremely talented young Manchester United football players (David Beckham, Nicky Butt, Ryan Giggs, Paul Scholes, Phil and Gary Neville). The film covers the period 1992-1999, culminating in Manchester United's European Cup triumph.

Shakespeare’in III. Richard’ının yeni bir versiyonu söz konusu. Bir tiyatro grubu, oyunu sahneye koyarken metnin gücünü ve günümüzdeki uzantılarını tartışıyor. Klasik anlatım kalıplarının dışına çıkan bu ilginç filmde Winona Ryder, Alec Baldwin gibi angloamerikan gençliğin idolleri de mevcut.

Belgesel, pop süperstarı Chris Brown'a kendi hikayesini anlatması için bir şans vermek için spot ışığının ötesine geçiyor ve dikkat çekici manşetleri atıyor. Uluslararası fenomenle yapılan yeni röportajlar, müzik yapma tutkusu, çalkantılı ve çokça duyurulan ilişkileri ve halkın gözünde yaşlanmanın dezavantajları hakkında uzun zamandır beklenen cevapları ortaya koyuyor. Ayrıca yeni konser görüntüleri, kamera arkası erişimi ve Usher, Jennifer Lopez, DJ Khaled, Mike Tyson, Jamie Foxx ve diğerlerinden özel röportajlar da yer alıyor.

A documentary on the expletive's origin, why it offends some people so deeply, and what can be gained from its use.

Reggio'nun "Qatsi" üçlemesinin son parçasıdır ve teknolojinin insan yaşamı üzerindeki etkilerini sorgulayan derin bir anlatım sunar. Görsel olarak çarpıcı sahnelerle doludur ve izleyiciyi modern dünyanın karmaşasıyla yüzleşmeye davet eder. "Naqoyqatsi," kelime anlamıyla "savaşın yokluğu" demektir ve bu bağlamda, savaş ve şiddetin yerini alan teknolojik gelişmelerin, insan ilişkilerini nasıl dönüştürdüğünü araştırır. Film, görüntülerin yanı sıra, Philip Glass’ın büyüleyici müziğiyle de desteklenmektedir; bu müzik, filmin atmosferine derinlik katarak izleyicilerin duygusal tepkilerini güçlendirir. Hem görsel hem de işitsel düzeyde zengin bir deneyim sunarak, izleyiciyi düşündüren ve sorgulatan bir yapıt olarak öne çıkmaktadır.

Vertigo, Hitchcock’un teknik ve işlediği konu itibariyle sinema tarihinin en önemli yapıtlarından biri olarak kabul edilir. Bir suçluyu kovalarken çatıdan düşen ortağını kurtaramayan dedektif Scottie Ferguson’da, bu olayın ardından yükseklik korkusu başgösterir. “Vertigo” hastalığına dönüşen bu korku nedeniyle mesleğini bırakıp emekli olan dedektir, eski bir arkadaşı tarafından, ruhsal sağlığından şüphe ettiği karısı Madeleine’ni izlemesi için kiralanır. Scottie de kadını daha yakından izledikçe bir şeylerin yolunda gitmediğini fark eder; dahası kadının intihara meyilli olduğunu görür. Artık işleri yoluna koymak için uzaktan takip etmek yetersiz kalacak, Scottie’yi kendi korkularıyla da yüzleşeceği bir mücadelenin içerisine sürükleyecektir.

18. yüzyıl Fransa’sında bir kontes, evlendirmek üzere olduğu kızı Héloïse’ın portresini hazırlaması için ressam Marianne ile anlaşır. Anlaşmaya göre Marianne, Héloïse’a refakat ederek onu gizlice resmedecektir. Ancak iki kadın derin bir bağ kurar ve aralarındaki çekim tüm planları bozar.

20. yüzyılın başlarında Gustave H., Büyük Budapeşte Oteli'nin işleyişini büyük bir profesyonellikle idare eden, müşterilerini en ince ayrıntılarına kadar tanıyan bir konsiyerj görevlisidir. Bir gün otele bellboy ve komi görevlisi olarak Zero Mustafa adında genç bir adam gelir ve kısa zamanda aralarında yakın bir arkadaşlık başlar. İkili birbirlerinin sırdaşı olurken yaşadıkları şehir de büyük bir savaşa doğru sürüklenmektedir. Bu esnada Gustave'ın yaşlı sevgilisi Madame D. esrarengiz bir şekilde hayata veda eder, ikili Madame D. adlı kadına veda etmek için yola çıkar. Bir asilzade olan Madame D. adlı kadının şatosuna vardıklarında miras paylaşırken denk gelirler. Madame D., Gustave'a miras olarak paha biçilmez bir rönesans tablosu bırakmıştır ve bunun açıklanmasıyla aile içerisinde büyük bir karmaşa çıkar. Bu andan itibaren belalarla dolu bir maceraya atılan Gustave ve Zero, gerçeklerin peşinde koşarken dışarıda da bir çağ değişmektedir.

David Ebershoff’un yazdığı aynı adlı romanından uyarlanan film, Danimarkalı ressam Lili Elbe'nin (doğum adı Einar Wegener) sıradışı yaşamını beyazperdeye taşıyor. Danimarka'da ünlü bir ressam olan Einar Wegener (Eddie Redmayne) erkek olarak dünyaya gelip Gerda Gottlieb (Alicia Vikander) ile bir erkek olarak evlense de kendisini kadın gibi hissetmektedir. Kendisi gibi ressam olan eşi Gerda'ya bir gün kadın model olarak poz verdikten sonra ne zamandır bastırdığı kadınlık arzusu dışa vurur. Bütün bu süreç, Wegener'in tarihte bilinen ilk cinsiyet değiştirme ameliyatlarından birinin objesi olmasına dek sürecek, ikilinin hem özel, hem de profesyonel hayatlarını geri dönülmez bir şekilde değiştirecektir.

Roma'nın büyüleyici ve görkemli atmosferinde yaşayan Jep Gamberdella 65 yaşına gelmiş ve sıkça geçip giden gençliğini özlemekte olan bir yazardır. Gençliğinde yazmış olduğu "The Human Camera" ile ihtişamlı bir başarı yakalamış ve Roma yüksek sosyetesine kabul edilerek ihtişamlı bir hayat sürmeye başlamıştır. Hayatı başarılarla geçen Jep, bu süreçte tanıdığı insanların değişimlerine ve insanlıktan çıkma noktasına geldikleri bir krize tanık olur. Hayallerinde masumiyetini koruyan tek şey ise gençlik aşkıdır. Artık yeniden yazma zamanının geldiğine karar verir.

Allen Interiors’dan sonra yine birbirinden farklı üç kızkardeşin hikayesini anlatıyor. Merkezde Hannah olmak üzere kızkardeşleri Holly ve Lee’nin birbirleriyle ve erkeklerle olan ilişkileri üzerinden giden filmde Allen komediyle dramayı harmanlıyor. Ailenin en mükemmeli ve kızkardeşlerinin kıskandığı Hannah; iyi bir eş, iyi bir kardeş, iyi bir anne ve başarılı bir aktristtir. Lee kendisinden yaşça büyük bir adamla bir ilişki yaşamaktadır. Holly ise hiçbir işinde ve ilişkisinde dikiş tutturamayan en küçük kardeştir. Ancak Hannah’nın hayatı aslında o kadar da mükemmel değildir çünkü kocası uzun zamandır kızkardeşi Lee’ye aşıktır. Bir yandan da Hannah’nın eski kocası Mickey hayatın anlamını aramaktadır. Film; aile, ilişkiler, fedakarlıklar ve en önemlisi de hayatın anlamı üzerine mizahla kavrulmuş derin felsefeler barındırıyor. Ayrıca Woody Allen’a en iyi senaryo dalında oscar kazandırmıştır..

Bir sanat galerisi sahibi olan Susan Morrow (Amy Adams), 19 yıl önce yazar eşi Edward Sheffield’ı (Jake Gyllenhaal) terk eder. Yakışıklı bir işadamı olan ikinci eşi Hutton Morrow (Armie Hammer) ile birlikte düzenli bir hayat sürmektedir. Bir gün posta kutusunda eski eşinin hiç yayımlanmamış olan ilk romanının taslağını bulur. Eski eşi romanı hakkında kendisinin fikrini sormaktadır. Susan, bir matematik profesörü olan Tony Hastings’in ailesi ile çıktığı bir gece yolculuğunu anlatan "Gece Hayvanları" adındaki bu kitabı elinden bırakamaz. Kitabın kahramanı Tony’nin hayatı berbat bir hale geldikçe Susan da geçmişini hatırlayacaktır. Bu tehlikeli duygular onun geleceğini kemirecek ve hayatını değiştirecektir.

Chris Nielsen ve karısı, Annie kaçınılmaz bir şekilde birbirine bağlanmış olan, birbiri için yaratılmış bir çifttir. Bir otomobil kazasında çocukları öldüğünde Chris`in tutkusu ve şefkati Annie`yi yaşama bağlayan tek şey olarak kalır. Bir gün Chris de öldüğünde, acıya dayanamayan Annie kendi canına kıyar. Sevgilisine her ne pahasına olursa olsun bağlanmış olan Chris, Cennet`i terkeder ve karısıyla birlikte olmak için Cehennem`in derinliklerine doğru bir yolculuğa başlar.

Babasının ölümünden sonra Daniel annesi ile Newark'tan New Jersey'e taşınmıştır. Kaldıkları yerde kibar Okinawalı Bay Miagi ile tanışacaktır. Okuldan yeni arkadaşı Ali Mills ile kumsalda gezerken onun eski erkek arkadaşı ve Cobra karate okulunun en iyi öğrencisi Johnny ile başını belaya sokar. Bu çekişme ile süregelen olaylar sonucunda bir gün Daniel Johnny ve onun karate okulu arkadaşları tarafından dövülürken Bay Miagi'nin onu kurtarmasına kadar giden bir süreci başlatır. Miagi ilk sefer Daniel'ın onun sensei olması isteğini reddedecektir. Fakat Johnny ve arkadaşlarının intikam isteği üzerine onun hocası olmayı kabul eder.

On yaşında öksüz kalan, babasını da öldü bilen Jane Eyre, kendisine köle gibi davranan halası tarafından yoksul kızların gittiği katı disiplinli bir yatılı okula gönderilir. On yıl kadar kaldığı bu okula sonunda öğretmen olur. Bir süre sonra da Edward Rochester’ın malikânesinde mürebbiyelik yapmaya başlar. Jane, giderek hayal bile edemeyeceği zorluklar ve acılar yaşayacak, beş parasız ve evsiz barksız kalacak, erkeklerin egemenliğindeki bir dünyada bir kadının tek başına ayakta kalabileceğini kanıtlamak için savaşacaktır...
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir