
Tatiana Maslany
Mathilda "Tilly" Bassett

Recently widowed Mary Bassett and her three children have hit difficult times on their farm. Suddenly, Mary’s wealthy and estranged mother Isabella comes to visit upon receiving a devious letter from the eldest daughter. Mary resents her mother’s attempts to help them out of their financial difficulties. In the end, more than money will be needed to heal deep wounds and rampant scarlet fever.

A young witch visits her cousin in a small town during a heated mayoral election race. Her kind-hearted cousin, the town’s beloved “good witch” and newlywed with two teenage step-kids, is running for office, but must keep her family from falling apart when their visitor uses her magic to put them—and the whole town—under her bitter spell.

Assie(Catherine Bell) ve Polis şefi olan Jake(Chris Potter) evlenmeye karar vermişlerdir. Jake bu tarihi Cassie süpriz yaparak biraz öne almaya karar verir. 6 gün sonraya. Yani noel gecesine. Noele 6 gün kalmıştır fakat ortada düğün için hiçbir hazırlık bulunmamaktadır. Cassie düğünü yetiştirebilmek için herkesten yardım istemek zorundadır. Ve koşuşturma başlar. Bu arada Jake, eskiden soyguna karışmış olan ve iyi halden 5 yıl erken tahliye olarak kente dönen Leon ile de ilgilenmek zorundadır. Bakalım bu 6 günde neler yaşanacak?

Reunited witch twins Camryn and Alex adjust to their new life as supernatural beings while at the same time trying to maintain a normal existence in this sequel to the magical Disney Channel original movie Twitches. But they soon find themselves going head to head with the forces of darkness that threaten to destroy their world. Luckily, their birth mother, the powerful Miranda, is on hand to help out.

Inspired by a true story, this film tells the shocking tale of a mother and daughter who are nothing like they seem, their tumultuous relationship ending in a brutal murder.

Film, William P. Young'un 2007'de yazılan çok satan romanından esinlenilerek beyaz perdeye uyarlandı. Kızı Missy bir cinayete kurban gittikten sonra depresyona giren babası Mack Phillips (Sam Worthington), kızının ölü olarak bulunduğu kulübeye gitmesini söyleyen gizemli bir mektup alır. Şüphelerine rağmen oraya gitmeye karar veren Mack, kulübede üç yabancı ile karşılaşacaktır: İsa, Kutsal Ruh Sarayu ve Tanrı!

Fedakar bir annenin, kızının hastalığı sürecinde yaşadıkları ve onu iyileştirmek için verdiği mücadeleyi konu alan roman Christy Beam ve kızı Annabel Beam‘in hikayesi…

İflasın eşiğine gelen George Bailey (James Stewart) bir Noel gecesinde kendini nehre atarak intihar etmek üzeredir. Doğduğundan bu yana aynı küçük kasabada yaşayan Bailey kendisini buraya ve insanlarına adamış, hoşgörülü, güvenilir ve yardımsever bir insandır. Büyük bunalım'ı hasarsız atlatmış,babasından devraldığı konut ve finans şirketi aracılığı ile kasabalıların neredeyse tamamını konut sahibi yapmıştır. Bu arada para kazanmayı, mimar olma fırsatını,dünyayı gezmeyi, kısaca tüm hayallerini ertelemek zorunda kalmıştır. Kasabaya yaptığı bunca iyilik kötü yürekli banker Henry F. Potter (Lionel Barrymore)'ın çıkarları ile çakışır. Potter, Bailey'in sürekli peşindedir artık.Birgün aradığı fırsat çıkar ve Finans şirketine ait önemli bir miktarda para Bailey'in alkolik ve yaşlı amcası Billy Bailey (Thomas Mitchell)'in dalgınlığı sonucunda Potter'ın eline geçer. Banka müfettişlerinin yaptığı bir denetlemeden sonra şirketin açığı ortaya çıkar. Bu iflas ve tutuklanma anlamına gelmektedir...

Filmde, 1860’ların İtalyası’nın hızla değişen toplumsal yapısına uyum sağlamaya çalışan yaşlı bir prensi canlandıran Burt Lancaster, statüsünü ve yaşam tarzını sağlama alma çabasıyla yeğeni Tancredi’nin (Alain Delon) zengin bir tüccarın kızı olan Angela’yla (Claudia Cardinale) evliliğini ayarlar; ve filmin final bölümünü oluşturan neredeyse bir saate yakın balo sahnesi boyunca, hem ait olduğu toplumsal sınıf hem de kendi geçmişiyle bugünü üzerine derin düşüncelere dalar. Birey ve toplum arasındaki etkileşimi büyüleyici ve görkemli bir dille anlatan böyle bir filmi, ancak Visconti gibi aristokrat kökenli bir Marksist yönetebilirdi. (Lancaster, rolünü Visconti’nin karakterinden yola çıkarak canlandırdığını söylemiştir). Aristokratların artık gücün yeni zenginlerin eline geçtiğini kabullendikleri balo sahnesi, haklı olarak sinema tarihinin en ustaca çekilmiş sahnelerinden biri olarak kabul edilir.

Moğolistan kırsalında göçebe bir ailenin en küçük kızı bir gün küçük bir köpek yavrusu bulur ancak ailesi o köpeği beslemek istemez buna rağmen küçük kız o köpeğe sahiplenir ancak bir gün köpek ortadan kaybolur küçük kız o kayıp köpeği ararken ilginç efsanelerle tanışacaktır.

Idi Amin'in Uganda'sı ile ilgili neler biliyorsunuz? Dünyanın tanıdığı en vahşi diktatörlerden bir olan Idi Amin'in Uganda'sı ile bizleri tanıştıran film, insanlık tarihinin karanlık sayfalarından birine kamerasını çeviriyor.Tıbbi bir misyonla Uganda'ya gelen genç doktor Nicholas Garrigan, bu uzak ve çok da fazla tanımadığı ülkeye doğru yola çıktığında oldukça idealist düşüncelerle yüklüdür. Fakat bu düşüncelerinin yerini büyük bir karanlığın alması uzun sürmez. Son derece katı ve barbar bir yönetim şekli yürüten Idi Amin'in emirleri altında, hareket sınırları oldukça dardır. İlk zamanlar bunun onurunu yaşasa da Garrigan'ın, nasıl bir barbarlığın parçası yapılmak istendiğini anlaması uzun sürmeyecektir. Ama yanlışlardan geri dönüş, sandığı kadar kolay olmayacaktır.

Uncle Frank ile 1973 yılının yaz aylarına gidiyoruz. Genç bir kız olan Beth Bledsoe, New York'ta okuyabilmek üzere taşrada yaşayan ailesinin yanından ayrılır ve amcası Frank'in yanına gelir. Aynı zamanda Frank de saygıdeğer bir edebiyat profesörüdür. Beth, çok zaman geçmeden Frank'in eşcinsel olduğunu fark eder. 10 yılı aşkın süredir sevgilisi Wally ile birlikte yaşıyordur ve bunu bir sır olarak saklamıştır. Frank'in babasının aniden ölmesi üzerine Frank'in ailesinin yanına gitmesi gerekmektedir. Beth de bu yolculukta ona eşlik edecektir. Tabii Wally de onlara gizlice eşlik eder. Yolculuk boyunca derinlere gömülmüş duygular, travmalar birer birer ortaya çıkar.

Lili, İspanya tatilinden dönüşte, ikiz erkek kardeşinin babası ile tartışmalarından sonra evi terk ettiğini öğrenir. Ailesinin bu olayı hafife almasını ve babasının umursamaz tavrını onaylamaz. Lili umutsuzca kardeşinin telefonunu bekler fakat herhangi bir haber çıkmaz. Bir süre sonra Lili depresyona girer ve yemek yememeye başlar. Beklenmedik bir anda kardeşinin gönderdiği kartpostal eline ulaşır..

1950'lerde Amerika'da siyahi bir kadın olan Henrietta Lacks'e kanser teşhisi konur. Kendisinden habersiz alınan ve üzerinde araştırma yapılan kanser hücrelerinin ölümsüz olduğu farkedilir. Henrietta Lacks hücreleriyle bilim ve tıp dünyasına ışık tuttuğundan habersiz bir şekilde hayatını kaybeder...

While Jane Holman is driving with her two sons, she accidentally runs into a drifter, Jack McCloud, who breaks his leg. Being responsible, Jane invites Jack, and his dog, to stay at her home until his leg has healed. Jack struggles to adapt their lifestyle, and finds himself loved by the family.

Moğol göçebe bir ailenin yeni doğan deve yavrusu annesi tarafından reddedilince, annenin fikrini değiştirmek için bir müzisyenin yapacağı ritüele ihtiyaç duyulur.


Bu enfes ve zevkli komedi huysuz, zeki ve orjinal karakterleri ile hemen göze çarpıyor (Variety) ve ailenin uçuk üyesi rolü ile Katie Holmes mükemmel bir performans sergiliyor (People), Bu hareketli ve müthiş komedide Patricia Clarkson, Oscar'a aday gösterilen performansı ile tüm ekibi etkiliyor (Film Threat). Asi kız April Burns (Holmes) ailesi için New York'taki dairesinde hoş bir Şükran Günü yemeği düzenlemektedir. Fakat unutulmaz bir ziyafet İçin yaptığı hazırlıklar fırının çalışmadığını fark ettiği zaman beklenmedik bir şekilde altüst olur. Şimdi yorgun ailesi şehre gelirken, April mükemmel bir yemek ve unutulmayacak anılar oluşması için tanımadığı insanların yardımına güvenmek zorundadır.


Yüzlerce küçük tesadüfün senelerce ilmek ilmek ördüğü bir aşk hikayesini anlatıyor film. Herşey mucizevi bir şekilde ama kendiliğinden gelişiyor filmde. Hayat gibi, kader gibi, aşk gibi. Filmde birçok defa karşılaştığımız yol ayrımları, bizi yormak yerine sadece kurguyu zenginleştirerek heyecanı arttırıyor. Kaderleri çok önceden çizilmiş bir erkek ve bir kadın. Onların alın yazısını birleştiren bir aşk. Aşka yol gösteren bir çizgi. Kutup çizgisi. Önce Ana 'nın babası ölüyor, sonra Otto'nun babası annesinden boşanıyor. Yalnız bu çift birleştiklerinde; gerçek aşk, aslında çocuklarının içinde filizleniyor. Aradan seneler geçiyor, anne baba ayrılıp kendilerine başka hayatlar kuruyor, Ana ve Otto birbirlerinden ayrı düşüp başka hayatlar yaşıyor ama birbirleri için yaşamaktan da hiç vazgeçmiyor. Çizgi nerede ve nasıl sona erecek?

1950'li yılların sonuna doğru genç ve kaygısız olmak, mavi suların ortasında güneşin ısıttığı İtalya'da Tom Ripley'in (Matt Damon) şiddetle arzuladığı, ancak Dickie Greenleaf'in (Jude Law) yaşadığı bir hayat tarzı...Dickie'nin varlıklı armatör babası Tom'dan playboy oğlunu evine Amerika'ya geri getirmesini istediğinde, Dickie ve kendisi gibi yabancı kız arkadaşı Margi Sherwood (Gwyneth Paltrow), Ripley'in onların hayat tarzını ele geçirmek için yapabileceklerinden ve karşı karşıya kalacakları tehlikenin boyutlarından asla şüphelenmezler.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.









0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir