
Luli Bitri
Elsa

Two people meet up in jail when they come for monthly visits of their spouses. They fall in love after becoming witnesses to a wedding in jail but their relationship has to end because both their spouses get amnesty from the government.

Altı insan, altı biyografi, altı hayat yazgısal bir şekilde iç içe geçiyor. Her biri bir yolculuğa çıkıyor. Gündüzlerden ve gecelerden geçen, sarp ve dikenli yollardan yaşamın kıyılarında dolaşan ve bizzat yolcuların benliğine giden birer yolculuk. Bir ucu Almanya Bremen’den başlayıp Karadeniz kıyılarına ulaşırken başka bir uç İstanbul’dan başlayıp Bremen’e ulaşmaktadır.

Fırıncıyı soyduğu için cezalandırılan isyankar bir gençlik, uzun mesafe koşucusu olarak cesareti ile kurumun saflarına yükselir. Yalnız çalışması sırasında hayatının ve hapis cezası öncesi yaşadığı gerçeği, Vali'nin ödül koşucusu olarak ayrıcalıklı statüsünü yeniden değerlendirmeye yöneltti.


Altı yaşındaki Maisie, rock yıldızı annesi Susanna ile karizmatik ancak ilgisiz sanat simsarı babası Beale´in tatsız boşanmasının sarsıntılarıyla boğuşmaktadır. Maisie’nin hayatına, boşanmanın ardından anne ve babasının yeni eşleri de girer. Ancak küçük kız, eşlerinin bencilliğini fark edip birbirlerine âşık olan üvey ebeveyniyle yakınlaşınca durum iyice çetrefilleşir.

Çok uzun yıllar kaldığı hapishaneden çıktıktan sonra bulaşıkçı olarak çalışmaya başlayan, çalıştığı yerin arkasındaki bir çöp tenekesinde terk edilmiş bir bebek bulan Russ Millings’in hikâyesini anlatıyor. Bebek için ne yapacağından pek emin olamayan Russ, bir süre sonra bu bebeğin hayatını düzene sokmak konusunda önemli bir fırsat olduğunu fark eder.

Vahşi atların eğitimini içeren bir rehabilitasyon programına katılan bir mahkumun hikayesini konu ediyor. Roman Coleman, şiddet dolu bir geçmişe sahip olan genç bir adamdır. Geçmişinde işlediği suçlardan dolayı Nevada kırsalında bulunan bir hapishanede mahkum olan Roman, tüm dünya ile bağını koparır. Kendisini hapishanede görmeye gelen kızı dahil kimse ile iletişim kurmak istemez. Şiddet dolu geçmişinden uzaklaşmak için mücadele eden Roman, devlet tarafından belirlenen bir rehabilitasyon programına katılır. Roman, program kapsamında yabani atların eğitiminden sorumlu olarak görevlendirilir. Genç adam, eğitim sırasında atlarla ve diğer mahkumlarla bağlantı kurmaya çalışır. Kendisi gibi mahkum olan Henry ve yaşlı bir eğitmen olan Myles ile birlikte çalışan Roman, bilhassa hırçın bir at ile ilgilenmektedir. Roman, atı sakinleştirmeye çalıştıkça kendi geçmişi ile de yüzleşmeye başlar.

Jahkor, asla babası gibi olmak istemeyen bir gençtir. Suça bulaşıp hapse düşen babası da asla oğlunu hapiste görmek istemez. Ancak Jahkor da kendisini parmaklıklar ardında bulur. Annesiyle birlikte yaşayan ve sevgilisinin hamile olduğunu öğrenen Jahkor, Oakland’da rap yapma hayalleri kuruyordur. Dünyadaki sorumluluklarını yerine getirmeye çalışırken yanlış yola sürüklenen Jahkor tıpkı babası gibi hapis cezasına çarptırılır. Hapishanedeyken babası ile kendi hayatı arasında bir bağ kuran Jahkor, bu süreçte kendisini suça iten insanları, koşulları düşünür ve kendini keşfetme yolculuğuna çıkar.

Louis Merkins, 24 yıllık tutukluluk hayatının sonuna yaklaşırken, yeni bir mahkum hapishanenin tüm dengelerini değiştirir. Gerçek mahkumların da rol aldığı yapımda Altın Küre ödüllü Jeffrey Wright'ı izliyoruz.

Derek Vinyard (EDWARD NORTON), beyaz ırkın üstünlüğüne inanan bir grup gencin karizmatik lideridir. Nefret içindeki Derek, bir siyahı canice öldürünce hapse girer. Hapisten çıktığında artık bambaşka biridir. Geçmişinden ve yaptıklarından utanç duyar ve küçük kardeşi Danny'nin (EDWARD FURLONG) de kendisiyle aynı sonu paylaşmaması için çabalar. Bir aile içinde gelişen ve sonunda aynı aileyi parçalayan ırkçılık hakkında tartışmalı ve çarpıcı bir film. Edward Norton bu filmdeki rolüyle en iyi oyuncu dalında Oscar'a aday gösterilmiştir.

Bir İdam Mahkumu Kaçtı, sinemada minimalizmin tadına varmak isteyenler için en iyi başlangıç noktası. Filmin büyük bölümü, Fontaine'i (François Leterrier) hücresinde yalnız başına, kendisi gibi tutsak olanlarla iletişim kurarken ve özgürlüğüne doğru adım adım ilerlerken gösterir. Tüm Bresson filmleri gibi bu film de, Bresson'un uzun çalışmalardan sonra geliştirdiği, "sinematograf" üzerine kuramlarını ortaya koyar: Dramatiklikten tamamen uzak bir oyunculuk sergileyen amatör oyuncular; görüntü dışı seslere ve onların aktardığı bilgiye olağanüstü bir vurgu; son ve görkemli ana kadar müziğin kullanılmaması. Fransız sinemasının diğer muhteşem hapishane filmleri olan Jaques Becker'in Le trou (Delik, 1960) ve Jean Genet'nin Un chant d'amour (Aşk Şarkısı, 1950) filmleri gibi, Bir İdam Mahkumu Kaçtı da insan ruhunun çektiği acıların ve kurtuluşa yönelten dürtülerin olağanüstü güçlü bir alegorisini sunar..

Dünyanın en büyük futbol ordusu West Ham United. Normal yaşamın ötesinde tüm o hayata aykırı, bambaşka bir tarz. Gerekirse öl ama pes etme. Asla dostlarını yarı yolda bırakma, onlara karşı sadık ve saygılı ol. Hapiste bile tarzından ve beraberlik anlayışından ödün vermemiş, takım ruhlu bir grup insanın karşı karşıya kaldıkları her türlü tehdide meydan okuyuşu.

Kardeşi için kafese dönen MMA efsanesi Patton James, eski antrenörüyle birleşip ONE Championship'in acımasız şampiyonu Xavier Grau'ya karşı son bir dövüşe çıkar.

İki polis memurunu öldürmekten 15 yıl hapis cezasına çarptırılan Ruth Slater (Sandra Bullock), cezasını çektikten sonra yeni bir hayat kurmaya çalışıyor. Ancak cezaevinden çıkar çıkmaz öldürülen iki polis memurunun yakınları onu tehdit etmeye ve hayatını cehenneme çevirmeye başlar. Aksi takdirde artık eski evlerinde hoş karşılanmazlar. Bir çıkış yolu tıkanmış görünüyor, ancak nefret saldırıları artmaya devam ediyor. Şimdi, Ruth'un topluma geri dönüş yolu arayışında tek bir çıkış yolu vardır: yıllar önce gözden kaybettiği küçük kız kardeşini aramak, son çaresi olmalıdır. Ancak, kayıp aile bireyini arama, uzun yıllar hapis yattıktan sonra beklenenden daha zor hale gelir.

Ünlü aktör Charles Laughton'ın yönetmen olarak imza attığı film, konusu ve oyuncularıyla kaçırılmayacak bir klasik. Hapiste tanıdığı Ben adlı adamın evinin yakınlarına yüklü bir miktar para sakladığını öğrenen psikopat Harry, hapishaneden çıktıktan sonra Ben'in evine gider...

Kendine ait bir hayatı olmayan, diğer insanların yaşamına, kendi yöntemleriyle ortak olan bir adam... Yardıma ihtiyacı olan genç bir kadın...Tatile giden insanların boşalttığı evlerini kullanarak yaşayan ve karşılığını kendince, bozulmuş ev aletlerini onararak ödeyen tuhaf bir adamın hikayesi Boş Ev. Yine böyle bir misafirliği sırasında kaldığı evde yalnız olmadığını fark eder. Evde kocası tarafından işkence gören genç bir kadınla karışılaşan adam şaşkındır. İlk başta birbirlerinden çok farklı görünen bu iki insan giderek yakınlaşır ve aralarında sıradışı bir ilişki başlar.Sinemanın görsel gücünü kullanmayı büyük bir ustalıkla başaran Kim Ki-Duk'un Boş Ev'i, bunu en iyi kanıtladığı filmlerinden biri.

Jarrett pek çok soygundan ustalıkla çıkmış bir isim.ve bu soygunlarda tek güvendiği kişi annesi.bir tren soygunu esnasında adamlarından birisi bir cinayet işleyince tüm ipuçları Jarrett i işaret ediyor neticesinde Jarrett daha az ceza almak için başka bir suçu üstüne alıyor ve hapse giriyor.polis teşkilatından bir polis bu Jarrett ve çetesinin suçlarını ortaya çıkarabilmek için en deneyimli polislerini mahkum kılığında hapse gönderiyor.amac bellli.polis memuru önce Jarrett in hapishanede güvenini kazanacak ve böylece yakınlaştıktan sonra da onun sırlarını elde etmeye çalışacak.ama Jarrett her şeye oldugu gibi bunda da önsezgilerini kullanacaktır.bu arada Jarrett hapiste iken çetesindeki adamlarından bir tanesi annesini öldürür ve sevgilisini de bu işe oartak eder.

A prisoner leads his counterparts in a protest for better living conditions which turns violent and ugly.

II. Dünya Savaşı sonrası Almanya. Hans eşcinsel olduğu için art arda hapis cezalarına çarptırılır. Ceza Kanunu’nun 175. maddesi, Hans’ın özgürlük arzusunun önünde sistematik bir engeldir. Yaşamındaki en tutarlı şey, bu cezalar ve uzun süredir aynı hücreyi paylaştığı, cinayetten hükümlü Viktor’dur.

Otostop çeken bir kadın, genç bir çift tarafından kaçırılır ve yedi yıl boyunca esir tutulur, bu süre zarfında işkence görür ve kendisini tutsak edenlerin kölesi olarak yaşamaya zorlanır.

Bu sürükleyici rock 'n' roll klasiği Jailhouse Rock'da, genç ve asabi şarkıcı rolünde Elvis Presley var. Genç Vince Everett (Presley), bir kadının şerefini korumak için giriştiği bir bar kavgasında kazayla bir adamı öldürüp hapse düşer. Everett'in hücre arkadaşı ona gitar çalmayı ve şarkı söylemeyi öğrettikten sonra, Everett'in hapishanede gerçekleştirdiği, kalça sallatan ve insanı coşturan bir konseri onu bir yıldız yapar. Ama şöhret Everett'in egosunu şişirir ve sesini kaybedip tekrar şarkı söylemek için zorlanırken, arkadaşlarının sadakati ona talihine minnettar olmayı öğretir.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.



0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir