
Paul de Leeuw
Maarten van de Kamp

When Molly, the 21 year-old sister of Maarten, departs the family home, she leaves her older brother with empty nest syndrome. But it also opens up new opportunities for him, such as the possibility to explore his love for Arthur, a closet gay. Molly and Maarten wrestle with their personal relationships and also their relationship with one another, but fate nevertheless seems determined to strike them both down.

Gazeteci Michael Ausiello, 14 yıllık ortağı Kit Cowan'a ölümcül kanser teşhisi konduğunda duyguların inişli çıkışlı bir yolculuğuna çıkar.

Milla’nın yeni aşkı başta ailesi olmak üzere herkesi telaşlandırır. Çünkü Milla daha 15 yaşındadır, kanser hastasıdır, üstelik sevgilisi ondan yaşça büyük, evsiz bir torbacıdır. Her şey felakete doğru mu sürüklenecek yoksa Milla yaşama tutkusunu çevresindekilere de aşılayabilecek midir? Avustralyalı tiyatro ve televizyon yönetmeni Shannon Murphy’nin bu renkli ve enerjik ilk sinema filminde güleç yüzlü Milla’yı Sharp Objects ile parlayan ve Küçük Kadınlar’da hatırı sayılır ağırlıkta bir rol üstlenen Eliza Scanlen canlandırıyor. Dizi oyuncusu Toby Wallace ise Venedik’te kazandığı ödülle sinema dünyasına büyük girişini yapıyor.

Greg Behrendt ve Liz Tuccillo’nun çok satan kitabına dayanan film, 20’li 30’lu yaşlarında Baltimore’lu bir grup insanı konu alıyor. Söz konusu insanlar ilişki havuzunun sığ kısmından evlilik hayatının derin ve bulanık sularına doğru ilerlerken bir yandan karşı cinsin işaretlerini okumaya bir yandan da “istisna yoktur” kuralına istisna oluşturmaya çalışıyorlar.

1930’lu yıllarda, birbirinden ilginç bireylere sahip olan bir ailenin en küçük oğlu Bobby Dorfman yaşadığı hayattan bezmiş durumdadır. Dönemin en popüler film yıldızlarının menajerliğini yapan dayısı Phil'in yanına gitmek ailesinin kuyumcu dükkanında çalışmaktan çok daha cazip gelince genç adam soluğu Hollywood'ta alır. Phil’in ajansında çalışmaya başlayan Bobby, Hollywood’un skandal, dedikodu ve güzel kadınlarla dolu göz kamaştırıcı dünyasına ilk başlarda hayran kalsa da orada gerçekliğin bir hayli esnek bir şey olduğunu keşfedecektir. Bildiği acı ve aşk kavramlarının bir bir yıkılışını gören genç adam edindiği deneyimlerle zaman geçtikçe farklı bir adam olmaya başlar. Hollywood'un deneyimlerinden sonra New York'a dönen Bobby sıfırdan yeni bir hayata başlasa da geçmişin acılı izleri onu rahat bırakmayacaktır.

Güzelliği, yeteneği ve servetiyle efsaneleşen diva Julia Lambert, kariyerini yöneten sadık kocasıyla mükemmel bir hayat sürerken derin bir can sıkıntısına kapılır. Aradığı heyecanı, genç Amerikalı hayranı Tom'la yaşadığı yasak aşkta bulur. Ancak bu kaçamak, beklediğinden daha tehlikeli bir hal alınca Julia'nın hayatı kontrolden çıkar. İronik bir şekilde, bu karmaşa onu hayatının en büyük rolüne hazırlayacaktır: Gerçek bir trajediyi sahne ışıklarında yaşayacaktır.

A mentally challenged girl proves herself to be every bit as capable as her "perfect" sister when she moves into an apartment and begins going to college.

Marley Corbett (Kate Hudson) genç, güzel ve çılgın bir kadındır. New Orleans’ta bir reklam ajansında çalışan ve hayatı dolu dolu yaşayan Marley'i aşktan ve bir ilişkinin getireceği yükümlülüklerden, bağlılıktan bir o kadar çekinmektedir. Kafasına hiçbir şey takmayan bu eğlenceli kadın, bir gün doktor kontrolüne gider ve kanser olduğunu öğrenir.O noktadan sonra bildiği ve inandığı her şeyde kırılma yaşayacaktır. En büyük korkusu olan aşka bodoslama dalar, hem de doktoruyla (Gael Garcia Bernal).

Kevin Bacon ve Elizabeth Perkins kendi sohbet programlarının iki sunucusu olarak savaşırken aşkı ve başarıyı bulan rakip gazetecilerdir. Ne yazık ki programlarının başarısının arkasındaki bu sürtüşme, romantizmi de öldürmektedir.

50 yaşına gelmiş Pippa Lee, sadık ve sevgi dolu bir eş, ikiz çocukları için iyi bir anne, sevgili bir dost ve güleryüzlü bir komşu olarak yıllarını geçirmiştir. Pippa'nın huzurlu yaşamı kocasının aniden New York'tan ayrılarak, yaşlılıklarında yerleşebilecekleri bir huzur evi planını ortaya çıkarması ile soru işaretlerine gömülür. Bunun ardından Pippa Lee kocasının kendisinden çok daha genç bir kadınla birlikte olduğunu öğrenir. Huzurlu ve mutlu görünen çoğu insanın içinde herkesten daha vahşi bir yan bulunmasına benzer, Pippa Lee de kendi fırtınalı yönleriyle yüzleşmek üzeredir.

Charlyne, Michael Cera adında bir adama aşık olur. Peki ama aşk nedir? Charlyne Yi, Amerika'yı boydan boya gezerek çekeceği belgeselde hiçbir zaman anlayamadığı "aşk"ın izini sürecektir. Gerçekle fantastiği harmanlayan film modern aşkları yarı belgesel yarı geleneksel hikaye anlatımıyla bezenmiş bir yaklaşımla inceliyor.

Zavallı Chuck'ın talihsizliği henüz 10 yaşındayken kendisini çok berbat bir şekilde gösterecektir... Zira küçük Chuck, bir kızı öpmediği için lanetlenmiştir. Ve adeta hayatı mundar olan Charlie Kagan’ın bu laneti tüm hayatına sirayet edecektir... Bütün yaşamı alt üst olan kahramanımızla beraber olan her kadın, bir süre sonra çekip gitmektedir. Üstelik, tesadüfün böylesi; bu gidişin ardından doğru kişiyi de bulmaktadır. Charlie ile beraber olan her kadın bir süre sonra hayatının aşkına kavuşmaktadır....

Uzun zamandır aynı kızla çıkan okulun en popüler basketbol oyuncusu Berke'nin terk edildikten sonra sevgilisini geri kazanma uğraşı etrafında dönüyor. Ne var ki bu işte kendisine yardımcı olan en iyi arkadaşının güzel kız kardeşi Kelly hiç beklenmedik bir şekilde kalbini çalınca, ortalık iyice karışıyor.

Tuhaf biri olan D.C., raylı sistemlerin azami eğlence için minimum güvenlikle tasarlandığı, düşük ücretli, kontrol dışı bir eğlence parkının patronudur. Tam D.C.'nin ona yabancılaşmış olan genç kızı Boogie'nin ziyareti esnasında, yakınlara kurumsal bir mega-park açılır ve D.C.'nin parkı Action Point'in geleceğini tehlikeye atar. Sevgili tema parkını ve kızıyla olan ilişkisini kurtarmak için, D.C. ve tuhaf ekibi her türlü şeyi yapacaktır.

Allen Interiors’dan sonra yine birbirinden farklı üç kızkardeşin hikayesini anlatıyor. Merkezde Hannah olmak üzere kızkardeşleri Holly ve Lee’nin birbirleriyle ve erkeklerle olan ilişkileri üzerinden giden filmde Allen komediyle dramayı harmanlıyor. Ailenin en mükemmeli ve kızkardeşlerinin kıskandığı Hannah; iyi bir eş, iyi bir kardeş, iyi bir anne ve başarılı bir aktristtir. Lee kendisinden yaşça büyük bir adamla bir ilişki yaşamaktadır. Holly ise hiçbir işinde ve ilişkisinde dikiş tutturamayan en küçük kardeştir. Ancak Hannah’nın hayatı aslında o kadar da mükemmel değildir çünkü kocası uzun zamandır kızkardeşi Lee’ye aşıktır. Bir yandan da Hannah’nın eski kocası Mickey hayatın anlamını aramaktadır. Film; aile, ilişkiler, fedakarlıklar ve en önemlisi de hayatın anlamı üzerine mizahla kavrulmuş derin felsefeler barındırıyor. Ayrıca Woody Allen’a en iyi senaryo dalında oscar kazandırmıştır..

50’li yıllarda Louisinia’da geçen bir ilk aşk ve büyüme hikâyesi. Genç kızların hoşlanacağı türden aşk, aile ve büyümek üzerine trajik ve romantik tonlar taşıyan bir film. Elvis’in kral olduğu ve onu tahtından ancak ilk aşkın objesi olan bir başka erkeğin indirebileceği yıllarda geçen film fazlası ile televizyon filmi havasında, lineer bir anlatımı olan ve aktarmaya çalıştığı romantizm, genç bir kız olmaya başlamanın büyüsü ve trajedi atmosferine sizi kendini hiç gizlemeden doğrudan çekmeye çalışan bir çalışma. Elvis’in klasikleşmiş şarkılarının gücünü arkasına alarak hikâyesini anlatan film üç kız çocuğa sahip ve dördüncüyü beklemekte olan bir ailenin iki numaralı kız çocuğunu odağına alarak, ilk aşkın olumlu ve olumsuz tüm duyguların en uç noktasında yaşanmasına neden olan atmosferini işlemeye çalışıyor.

Lucy bekar bir kadındır. Güzel görünümlü Peter ile her sabah metroda göz göze gelmektedir ve ona hayranlığını beslemektedir. Bir gün Peter raylara düşer. Lucy onu kurtarmak için devreye girer. Peter komaya girmiştir ve yanındaki tek kişi Lucy'dir. Peter'ı ziyaret eden ailesi Lucy ile tanışırlar ve Lucy onlara Peter'ın nişanlısı olduğunu söyler. Bir gün Peter'ın kardeşi olan Jack çıkageldiğinde asıl problem baş gösterir. Lucy ve Jack birbirlerine karşı koyulmaz bir biçimde aşık olmuşlardır.

Savage kardeşler mutsuz çocukluk yaşamlarının geçtiği evlerinden ayrıldıkları gün, bir daha eskisi olamazlar ve birbirlerinden uzak, kendi yaşamlarına gömülmüş bir hayat sürerler. Laura Savage bir oyun yazarıdır ve evli bir adamla ilişkisi vardır. Kardeşi Jon ise Buffola'daki üniversitede kendini akademik çalışmalara vermiş, içe kapalı bir hayat sürmektedir. Uzun süreden beri beraber olduğu sevgilisi ile artık ciddi kararlar almanın eşiğine gelmesine rağmen, beklenen teklifi bir türlü yapamamaktadır. Bu iki kardeş hayatlarını tamamıyla değiştirecek bir telefon konuşmasıyla yeniden bir araya geleceklerdir. Telefondaki ses artık iyice bunaklaşmış babalarına bakmaları gerektiğini söylemektedir. İki kardeş babalarının sorumluluğunu almalarıyla birlikte kendi geçmişleriyle de yüz yüze geleceklerdir.

When Shirley, Madea's niece, receives distressing news about her health, the only thing she wants is her family gathered around her. However, Shirley's three adult children are too preoccupied with their own troubled lives to pay attention to their mother. It is up to Madea, with the help of rowdy Aunt Bam, to bring the clan together and help Shirley deal with her crisis.

Jane hayatı boyunca tam 27 kez nedime olmuş, bu evlilik seremonilerine eşlik etmiştir. Kız kardeşinin evleneceği haberi üzerine, zaten artık işi gibi olan nedimelik görevini seve seve kabul eder. Ancak damadı gördüğünde fikri değişecektir: Çünkü müstakbel damat, Jane'in önceden gizlice aşık olduğu Kevin'den başkası değildir.

Altı yıllık bir aradan sonra yönettiği yeni filminde Mike Leigh, zorluklarla boğuşan ve insanca bir temas arayışında olan modern aile dinamiklerini keşfe çıkıyor. Sert olduğu kadar dokunaklı ve içten bu dram, Londra’da Black ailesinin çeşitli üyelerini takip ediyor: Herhangi bir konuda herkesle kavga etmeye hazır, inatçı Pansy, ona karşı çıkmaya zahmet bile etmeyen kocası Curtley ile yetişkin oğulları Moses ve cıvıl cıvıl kız kardeşi Chantal. Happy-Go-Lucky / Daima Mutlu (2008), Another Year / Ömrümüzden Bir Sene (2010), Mr. Turner (2014) gibi filmlerinde insan ilişkilerinin karmaşıklığını mercek altına aldığı doğalcı tarzıyla sevdiğimiz usta yönetmen Mike Leigh’nin bu son filmi dünya prömiyerini eylül ayında Toronto’da yaptı.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.









0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir