
Jesse Eisenberg
Bobby Dorfman
"Herhangi biri olan herkes Café Society'de görülecektir."
1930’lu yıllarda, birbirinden ilginç bireylere sahip olan bir ailenin en küçük oğlu Bobby Dorfman yaşadığı hayattan bezmiş durumdadır. Dönemin en popüler film yıldızlarının menajerliğini yapan dayısı Phil'in yanına gitmek ailesinin kuyumcu dükkanında çalışmaktan çok daha cazip gelince genç adam soluğu Hollywood'ta alır. Phil’in ajansında çalışmaya başlayan Bobby, Hollywood’un skandal, dedikodu ve güzel kadınlarla dolu göz kamaştırıcı dünyasına ilk başlarda hayran kalsa da orada gerçekliğin bir hayli esnek bir şey olduğunu keşfedecektir. Bildiği acı ve aşk kavramlarının bir bir yıkılışını gören genç adam edindiği deneyimlerle zaman geçtikçe farklı bir adam olmaya başlar. Hollywood'un deneyimlerinden sonra New York'a dönen Bobby sıfırdan yeni bir hayata başlasa da geçmişin acılı izleri onu rahat bırakmayacaktır.

Jesse Eisenberg
Bobby Dorfman

Kristen Stewart
Vonnie Sybil

Steve Carell
Phil Stern

Blake Lively
Veronica Hayes

Parker Posey
Rad Taylor

Corey Stoll
Ben Dorfman

Jeannie Berlin
Rose Dorfman

Ken Stott
Marty Dorfman

Anna Camp
Candy

Paul Schneider
Steve

Stephen Kunken
Leonard

Sari Lennick
Evelyn Dorfman

Tony Sirico
Vito

Sheryl Lee
Karen Stern

Richard Portnow
Walt

"Garsoniyer - The Apartment" büyük bir şirkette çalışan ve yükselmek amacıyla, evini garsoniyer olarak kullanması için patronuna vermekte sakınca görmeyen ve bu arada patronun metreslerinden birine aşık olan adamın komik hikayesini konu alıyor... Sevgisine karşılık bulduğundan emin olamadığı için bir süre sesini çıkarmasa da, her şey olacağına varıyor. Kadının güzelliği aklını başından alıyor ve işini kaybetmek pahasına da olsa mücadele etmeye karar veriyor. Fakat adam, genç kadının kimi sevdiği ile ilgili şüpheleri son adımı atmaktan onu hep alıkoyuyor...

Usta sinemacı Paul Thomas Anderson'ın yazıp yönettiği Licorice Pizza, 70'li yıllarda San Fernando Valley'de başarılı bir çocuk oyuncu olan lise öğrencisi Gary'nin etrafında gelişen olayları konu ediniyor. Filmin başrollerinde ilk sinema deneyimleri olan Cooper Hoffman ve Alana Haim var. Film pek çok festivalden övgüyle ayrıldı ve ödül sezonun en güçlü yapımları arasında gösteriliyor.

Soğuk bir New York gecesinde Nick elinde trompeti, Grand Central tren istasyonunda ertesi gün katılacağı seçmeye hazırlanmaktadır. Otele verecek beş kuruşu yoktur. Bu sırada yanından hızla koşup geçerken telefonunu düşürüp kıran Brooke ise Boston'a giden son treni kaçırmamak için elinden geleni yapsa da başarısız olur. Son tren kalkıp da istasyon kapatılınca kendilerini soğuk New York gecesinin ortasında bulan ikilinin gidecek yeri yoktur. Nick, telefonu kırılan, üstüne de çantasını çaldıran Brooke'un kocasından önce eve varmasını sağlayıp kahraman olmak ister; bu sayede yüzleşmekten kaçtığı kendi sorunlarından da uzaklaşacağını umuyordur. Geri dönülmez bir yola girdiğini bilen Brooke ise Nick'in hayatında ufak değişiklikler yapmasına yardımcı olarak bu yeni tanıştığı adamı mutlu etmek ister. Ancak çok uzun sürecek bu gecede kahramanlarımız başka yerlerde aradıkları her şeyin aslında yanı başlarındaki kişide olduğunu fark edeceklerdir.

Nicole (Melissa Joan Hart) ve Chase (Adrian Grenier) komşudur, ancak aralarında bir dünya kadar fark vardır. Nicole modayı sever ve takip ederken, Chase ise arkadaşlarıyla dumanlı kafelerde dünyayı kurtarmaya yönelik tartışmalar yapar. Nicole, bir basketbol yıldızıyla hayalindeki rüya randevusunu düşler, ancak reddedilir. Chase'in güzel kız arkadaşı da bu hayalperest filozofu terk eder. Artık ikisinin de ortak bir noktası vardır! Güçlerini birleştirir ve sevdiklerini kıskandırmak için bir plan yaparlar. Okulun galası yaklaşmaktadır ve bu, herkesin onları birlikte görmesi için mükemmel bir fırsattır. Ancak planları, farkında olmadan ciddi bir hal almaya başlar.

Altmışlardaki Harry Sanborn, kadınlarla ilişkilerinde hala genç olan, uslanmaz bir playboydur. Yeni kız arkadaşı Marin ile Marin'in annesinin Hampton'daki yazlık evine giderler ve orada Marin'in annesine yakalanırlar. Bu esnada Harry kalp krizi geçirir ve hastaneye kaldırılır. Bir süre hastanede kaldıktan sonra eski gücünü toplayana kadar Harry Marin'in annesinin evinde kalır ve Marin'in annesi gönülsüzce Harry'e bakmaya başlar. Başlarda birbirlerinden hiç hoşlanmayan Harry ve Erica, yalnız kaldıkları zamanlarda yavaşça birbirlerine ısınmaya başlarlar. Bu esnada Harry'in iki rakibi vardır; birisi Erica'nın kendisine aşık olan yakışıklı doktoru ve eski alışkanlıkları.

Güzelliği, yeteneği ve servetiyle efsaneleşen diva Julia Lambert, kariyerini yöneten sadık kocasıyla mükemmel bir hayat sürerken derin bir can sıkıntısına kapılır. Aradığı heyecanı, genç Amerikalı hayranı Tom'la yaşadığı yasak aşkta bulur. Ancak bu kaçamak, beklediğinden daha tehlikeli bir hal alınca Julia'nın hayatı kontrolden çıkar. İronik bir şekilde, bu karmaşa onu hayatının en büyük rolüne hazırlayacaktır: Gerçek bir trajediyi sahne ışıklarında yaşayacaktır.

Rachel (Ginnifer Goodwin) New York'ta bir hukuk firmasında çalışan yetenekli bir avukat, cömert ve sadık bir arkadaş, en iyi arkadaşı Darcy'nin (Kate Hudson) kendisine sürekli hatırlattığı gibi ne yazık ki hâlâ bekâr bir kadındır. Ancak 30. yaş gününü kutladıktan sonra, müzmin iyi kız olan Rachel, kendini hukuk fakültesinden beri aşık olduğu Dex'in (Colin Egglesfield) kollarında bulur… gelin görün ki Dex, Darcy'nin nişanlısıdır..Darcy'nin düğünü yaklaşırken çılgınca geçen haftalar boyunca olaylar üst üste gelirken, Rachel kendini içinden çıkılması imkânsız bir durumda, Darcy ile paylaştığı değerli dostluğu ve hayatının aşkı arasında kala kalmış halde bulur.

The film follows the marital and dating lives of three men and three women who unknowingly form a tangled web of relationships. Interspersing "man on the street" interviews with scenes from the six characters' lives, the film weaves a humorous and biting commentary on the game of love -- easy to start, hard to finish.

Alfie, Helena'yı kaybolan gençliğini bulmak adına terk eder ve kendisinden oldukça genç bir kadın olan Charmaine (Lucy Punch) ile evlenmeye karar verir... Helena ise hayatını şarlatan bir falcının sözlerine göre yönlendirmeye başlamıştır. Mutluluğu evliliğinde yakalayamayan Sally çalıştığı sanat galerisindeki yakışıklı patronu Greg'e (Antonio Banderas) aşık olmuştur. Kocası Roy ise heyecan içinde son yazdığı romanına yayınevinden cevap beklemektedir... Fakat karşı pencereden kendisine bakan gizemli bir çift göz Roy'u hayatının aşkı Dia'yı (Freida Pinto) bulduğuna inandıracaktır. Mutluluğu bulmaya çalışan karakterlerimizin önüne her defasında problemleri çıkacak aşkı bulma çabaları onları sadece kalp ağrısına ve umutsuzluğa sürükleyecektir... Acaba aşk bir falcının sözlerindeki "Karşına uzun boylu esmer bir adam çıkacak" kehaneti ile mi kalacaktır... Hayallerimizdeki ilüzyonlar bizi hep komik durumlara mı düşürecek...

Gray Wheeler (Jennifer Garner) nişanlısının ani ölümü ile sarsılmıştır. Arkadaşları sayesinde yaşadığı sıkıntılı durumu atlatmaya çalışır. Her şeyini bildiğine inandığı görünürde mükemmel olan nişanlısı hakkında gizli kalan gerçekler ortaya çıkmaya başladıkça, Gray bir yalanı yaşamış olduğunu fark eder. Bir yandan tanıdığı sandığı erkeğin farklı yüzünü görmek, bir yandan da asla aşık olmayacağını sandığı bir erkek için duyguları ile aşk, Gray'in yaşamı kadar karmaşıklaşır.

In 1981 New York City, a collection of twentysomethings try to cope with relationships, loneliness, desire and their individual neuroses on New Years Eve.

Manhattan'lı avukat Diane (Catherine Keener), haftasonu tatili için oğlu Jake (Nat Wolff) ve kızı Zoe (Elizabeth Olsen) ile birlikte annesi Grace'in (Jane Fonda) çiftlik evine gider Amacı, çocuklarını hiç görmedikleri anneanneleri ile tanıştırmaktır Diane de 20 yıldır annesi ile hiç konuşmamıştır İlerlemiş yaşına rağmen tam bir hippi olan Grace, kızı ve torunlarına kucak açar Kırsalda geçirdikleri zaman, Diane ve çocukları için hiç unutamayacakları bir tatil olacaktır.

Forrest Gump, düşük IQ’su olmasına rağmen, Amerikan tarihinin en önemli olaylarının tam ortasında yer alan biridir. Alabama'da büyüyen Forrest, koşma yeteneği sayesinde üniversiteye girer, Vietnam Savaşı'na katılır, Beyaz Saray’a davet edilir ve karides işinden milyoner olur. Ancak tüm bu başarılar, çocukluk aşkı Jenny’ye duyduğu sevginin yanında sönük kalır.

Benjamin Braddock, anne ve babasının onun mezuniyetini kutlamak için verdiği bir partide Bayan Robinson tarafından baştan çıkartılır. Benjamin utangaç ve toydur, Bayan Robinson ise babasının yakın arkadaşlarından birinin karısıdır. Bir ilişkiye başlarlar. Ama sonra Benjamin, Bayan Robinson’ın kızı Elaine’e âşık olur.

Bir erkekle bir kadının mükemmel ilişkisini seks mahveder mi? Harry (Crystal) ve Sally (Ryan), Chicago’dan New York’a yaptıkları yolculuk boyunca bu soruyu tartışır. Ve on bir yıl sonra bile hâlâ bir sonuca varamazlar. Peki, bu iki yakın arkadaş sonunda birbirleri için yaratıldıklarını kabul edecek mi, yoksa tanışmalarının ilk anından beri var olan çekimi inkâr etmeye devam mı edecekler?

Brooklyn'li genç bir seks işçisi olan Anora, oligarkın oğluyla tanışıp aniden evlendiğinde bir külkedisi hikayesini yaşama şansını yakalar. Haber Rusya'ya ulaştığında oligarkın ailesi evliliği iptal ettirmek için New York'a doğru yola çıkınca Anora'nın masalı tehlikeye girer.

New York'lu kaçak içki satıcısı Dave the Dude ve kız arkadaşı Elizabeth "Queenie" Martin, kızı Louise'in bir İspanyol kontunun oğluyla evlendiğini öğrendikten sonra, sarhoş sokak dilencisi Apple Annie'yi sosyete hanımına dönüştürmeye çalışırlar.

Oliver ve Barbara Rose 18 yıldır evlidir. Artık Barbara boşanmak istemektedir, ama iş hangisinin pahalı evlerine sahip olacağına gelince ikisi de geri adım atmamaktadır. Oliver’ın avukatının usta taktikler vermesine rağmen herşey için artık çok geçtir...

1980'lerin Los Angeles'ında Dennis Dupree adında rock müzik aşığı deli bir adam bir gece kulübünü konserlerin verileceği bir rock bar olarak işletmeye başlar. Bir dönem gençliğinin değişmez sloganı olan "Rock 'n Roll, seks ve alkol" bu barda yeniden hayat bulur. Kulübün en güçlü kozu ise şüphesiz ki yükselen yeni ve seksi rock yıldızı Stacee Jaxx'tir. Diğer yandan semtlerinde bu "ahlaksızlığa" asla izin vermeyecek ve barın kapatılması için var güçleriyle çalışacak bir grup muhafazakar kadın, rock müziğine ve onun temsilcisi her şeye karşı savaş açar... Tüm bunların ortasında küçük bir kasabadan Hollywood'a gelen genç bir kız, rock müzikte hayatı, aşkı ve kendisini bulacaktır...

Joel Barish, iki yıl boyunca beraber olduğu sevgilisinden oldukça şaşırtıcı bir haber alıyor. Kadın, bir teknolojik deneye katılarak, ilişkilerini tamamen hafızasından silmiştir. Yani Barish'in kim olduğunu bile hatırlamamaktadır. Bu gelişme üzerine küplere binen adam, aynı prosedürü kendi üzerinde de gerçekleştirmek ister...Film, adamın hafızaları silinirken, yaşanılan ilişkiyi gözler önüne serer. Adam da bir kez daha oldukça iyi başlayan ve sonradan tadı kaçan ilişkiyi izler. Fakat zaman geçtikçe ve sıra yaşanılan güzel şeylere gelince, üzerindeki müdaheleyi durdurmak ister. Pişman olmuştur!
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.


0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir