
Reese Witherspoon
Danielle "Dani" Trant

50’li yıllarda Louisinia’da geçen bir ilk aşk ve büyüme hikâyesi. Genç kızların hoşlanacağı türden aşk, aile ve büyümek üzerine trajik ve romantik tonlar taşıyan bir film. Elvis’in kral olduğu ve onu tahtından ancak ilk aşkın objesi olan bir başka erkeğin indirebileceği yıllarda geçen film fazlası ile televizyon filmi havasında, lineer bir anlatımı olan ve aktarmaya çalıştığı romantizm, genç bir kız olmaya başlamanın büyüsü ve trajedi atmosferine sizi kendini hiç gizlemeden doğrudan çekmeye çalışan bir çalışma. Elvis’in klasikleşmiş şarkılarının gücünü arkasına alarak hikâyesini anlatan film üç kız çocuğa sahip ve dördüncüyü beklemekte olan bir ailenin iki numaralı kız çocuğunu odağına alarak, ilk aşkın olumlu ve olumsuz tüm duyguların en uç noktasında yaşanmasına neden olan atmosferini işlemeye çalışıyor.

Reese Witherspoon
Danielle "Dani" Trant

Jason London
Court Foster

Emily Warfield
Maureen Trant

Sam Waterston
Matthew Trant

Tess Harper
Abigail Trant

Gail Strickland
Marie Foster

Bentley Mitchum
Billy Sanders

Ernie Lively
Will Sanders

Dennis Letts
Doc White
Earleen Bergeron
Mrs. Sanders
Anna Chappell
Mrs. Taylor
Brandi Smith
Missy Trant
Sandi Smith
Missy Trant
Derek Ball
Foster Twin
Spencer Ball
Foster Twin

After her mother's passing, 17-year-old Coley navigates new feelings of intimacy with Sonya in rural Oregon, where both girls must overcome their mutual uncertainties and self-doubt to embrace their connection.

Dawson ve Amanda lisede birbirlerine aşık olan ancak yolları ayrıldıktan sonra bir daha görüşmeyen iki eski aşıktır. Lise bitmiş ve aradan 20 yıl geçmiştir. Şimdi en sevdikleri arkadaşlarından birini kaybetmişler, cenaze töreni için birlikte büyüdükleri kasabaya geri dönmüşlerdir. Yıllar sonra yaşanan bu büyük buluşma, bu süreçte akıllarından çıkaramadıkları büyük aşklarını yeniden alevlendirmeye yeter. Ne var ki 20 yıl önce yakalarını bırakmayan, ayrılmalarına neden olan güçlerin bugün çok daha büyük tehlikeler yarattığı gerçeğiyle karşılaşırlar.

Genç anne Morgan Grant ve ergenlik çağındaki kızı Clara'nın fırtınalı ilişkisine odaklanıyor. Morgan'ın eşi Chris'in trajik ölümü, ikiliyi hayatın zorluklarına birlikte göğüs germeye iter.

Charlie, erkek kardeşi Sam'in ölümünü bir türlü atlatamamaktadır. Onun ölümünden duyduğu suçluluk duygusu, Charlie'yi kardeşine en yakın olacağı mekana götürür. Charlie, yasını bundan böyle mezarlıkta çalışarak atlatacaktır. Kader onu mucizenin gerçekleşeceği yere kendi ayakları ile götürmüştür, Charlie kardeşi Sam ile yeniden karşılaşır.Her gece mezarlıkta Sam ile buluşan Charlie'nin hayatına Tess'in girmesi, tüm dengeleri değiştirecektir. Charlie ya gerçek hayatı seçecek ya da kardeşi Sam ile fantastik dünyasında yaşamayı tercih edecektir.

Fakir Mortmain ailesinin yaşadıkları şatoya gelen Amerikalı Cotton’larla değişen hayatını, ailenin yetenekli ve yakaladığı her detayı günlüğüne yansıtan 17 yaşındaki kızı Cassandra’dan dinleyeceğimiz filmde, genç kızların ilk aşklarına da tanıklık edeceğiz.

1967 yapımı komedi Barefoot In The Park'ın sevilen çifti Robert Redford ve Jane Fonda yıllar sonra bir kez daha beyaz perdede bir araya geliyor. İkilinin yeniden romantik anlar yaşadığı film, ikiliyi bir araya getiren 4. yapımdır. 2 Oscar ödülü sahibi Fonda ile 1 Oscar ödülü sahibi Redford bu kez kapı komşuları olan iki dul insanı canlandıracak. Yıllardır Colorado'nun küçük bir kasabasında birbirinin yanında yaşayan bu iki dul, Addie Moore ve Louis Waters, hiçbir şekilde iletişim halinde değildir. Ancak bu durum Addie'nin komşusuyla iletişime geçmek için attığı bir adım ile değişmek üzeredir. Bu adım ikisinin de hayatını değiştirecektir...

Üzerinde güneş batmayan emperyalist İngiliz İmparatorluğunun zirvede olduğu zamanlar.... Genç ve toy bir İngiliz subayı görevli olarak İngiliz kolonisi Sarawak'a gönderilir. Doğa harikası, cenneti andıran bir mekanda başlarda her şey çok keyifli gözükse de kısa zaman içinde kendisini bekleyen zorlukları farkeder. Yöneteceği halkın dilini kısa zamanda öğrenme zorunluluğu, kesilip kafaları getirilmesi gereken Çinliler, Hollandalı kaçak madenciler ve hepsinden önemlisi zaman içinde çok karmaşık bir hal alacak gönül ilişkileri. Film adını, buraya gönderilen idarecilerin yerel dili kısa zamanda öğrenmelerini çabuklaştırmak için hizmetlerine verilen "yatak arkadaşı" kızlardan alıyor. Bu kızlar idarecilerin hem yatak arkadaşı hem de dil öğretmenleri olarak geçici olarak görevlendirilmektedir. Ancak genç ve toy yeni idareci dini inançları nedeniyle bunu başlangıçta kabullenmekte zorlanır. Kabul ettikten sonra ise geri dönülmez bir yola girdiğini geçte olsa farkedecektir...

Janet ve Ursula Widdington sakin bir kıyı kasabasında yaşayan iki kardeştir. Büyük bir fırtınanın sabahında uyandıklarında, kıyıya vurmuş, yaralı bir genç adam Andrea ile karşılaşırlar. Bu genç adam Ursula'nın içindeki özlem duygusunu ve Janet'in içindeki annelik içgüdülerini uyandırırken, savaş zamanını yaşayan kasaba halkı tarafından korku ve şüphe ile karşılanır.

Gerçek mutluluk, başarı ve aşkın ne olduğuna dair yıllarca anlaşmazlıklar yaşayan Dave ve Clarice Johnson, sonunda evliliklerini bitirme noktasına gelirler. Clarice bir araba kazası geçirdiğindeyse içine attıkları ortaya çıkar. Aralarındaki farklılıklar, Clarice’in fiziksel terapi görmesiyle daha çok artmıştır. Dave de Julie ve oğlu Bryson ile vakit geçirmeye başlar. Dave, onlarda bulduklarıyla bir aile olmanın ve tutkulu bir eşin özlemini duymaya başlamıştır. Hayatlarında yaşanan bu değişikliklerle Dave ve Clarice, artık birbirlerine ettikleri yeminin kolayca bozulup bozulmayacağıyla yüzleşmeleri gerekmektedir.

Mona, hassas dış görünümünün arkasında henüz işlenmemiş bir zekâya sahip, tekdüze yaşamının içinde bir şeyler olmasını arzulayan genç kızdır. Tamsin ise iyi eğitimli, şımartılmış ve yaşamla alay eden biridir. Tamamiyle birbirlerinin zıttı olan bu 2 genç kız, ilk tanışmalarında birbirlerine karşı temkinli yaklaşırlar. Fakat zamanla aralarındaki soğukluk karşılıklı etkilenmeye, eğlenceye ve cazibeye dönüşür.

Üniversiteden önce pişman olmadan ve kalp kırmadan ayrılmak üzere bir anlaşma yapan Clare ve Aidan, aşka bir şans daha verecek mi?

İkinci Dünya Savaşı’ndan bir yıl önce, yoksul bir ailenin kız çocuğu bir geyşa evinde hizmetçi olarak çalışmaya başlar. Gizemleri günümüze kadar korunan, saklı ve bir o kadar da büyülü bir dünyada büyüyen kız çocuğu, rekabetin bitmediği, hataların affedilmediği bir dönemde efsanevi geyşa Sayuri’ye dönüşür. Dönemin en güçlü erkeklerini parmaklarında oynatan Sayuri, rakiplerinin tuzaklarına aldırmaksızın gerçek aşkın hayalleriyle yaşamaktadır.

Sean Thornton doğup büyüdüğü İrlanda'ya,yeni bir hayata başlamak üzere geri döner. Kısa zaman içinde Mary Kate Danaher ile tanışır ve evlenmeye karar verirler. Ancak buna karşı çıkan biri vardır; Mary'nin abisi Will Danaher. Sean hem Will Danaher ile mücadele eder hem de geride bırakmak istediği hatıralarıyla... The Quiet Man, 7 dalda Oscar'a aday olan ve John Ford'a en iyi yönetmen Oscarı'nı getiren çarpıcı bir drama.

Amerika... 1963 yazı... Catskill Dağları'nda bir yaz kampında dans öğretmenliği yapmakta olan yakışıklı Johnny Castle, iş dışında kalan vakitlerinde diğer dansçılarla dans etmektedir. Kampta ablası ve ailesi ile beraber tatil yapmakta olan ve "Baby" olarak tanınan genç bir kız kendisine eğlence aramaktadır. Gerçekleşen büyük tesadüflerin de yardımıyla Baby, Johnny'e aşık olur ve zamanla onun hem sevgilisi hem de dans partneri olur.

Ramon Sampedro’nun yaşamı, 30 yıldır bir yatakta geçmektedir. Gençliğinde geçirdiği bir kazadan sonra hayatla tek ilişkisi deniz manzaralı penceresidir. Hayatına iki kadın girer: avukat Julia ve köylü kızı Rosa. Bu iki kadından biri, boynundan aşağısı felçli adama hayatın anlamını tattırır ve onun kurtuluşunu sağlar. Alejandro Amenabar’ın bu çalışması Venedik’te ikinciliği, başrol oyuncusu Javier Bardem’e de En İyi Erkek Oyuncu ödülünü aldı.

Kızılderili genç bir kadın, köklü bir ailenin içine girer, iki kardeşi kendine aşık eder ve kanlı bir biçimde sonuçlanan bir tutkunun mimarı olur... Yönetmen King Vidor'dan çok yapımcısı David O'Selznick'in damgasını taşıyor... O'Selznick, "Rüzgar Gibi Geçti"de kazandığı başarıyı bu filmde de devam ettirmek istemiş fakat büyük bir hüsranla yüzleşmek zorunda kalmıştı. Niven Bush'un romanından uyanlanan filmde, Jennifer Jones "En İyi Kadın Oyuncu", Lillian Gish "En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu" dallarında Oscar'a aday gösterildi.

I.Dünya Savaşı sıralarında, Cal Trask, babasının sevgisini kazanmak için kardeşi Aron'la yarış halinde.. Ancak Cal, karakteri açısından savaşla, işiyle ve kendisiyle iyi bir ilişkisi olmayan annesiyle devamlı kavga etmeyi yeğliyor. "Cennetin Doğusu", ünlü yazar John Steinbeck'in aynı adlı romanından Elia Kazan tarafından yapılmış bir uyarlama... Cennetin Doğusu, (East of Eden) yönetmenliğini Elia Kazan'ın yaptığı, 1955 yapımı bir ABD filmidir. John Steinbeck'in aynı adlı romanından, Paul Osborn tarafından senaryolaştırıldı. Başlıca rollerini James Dean, Julie Harris ve Raymond Massey'nin paylaştığı film, Jo Van Fleet'e En iyi yardımcı kadın oyuncu oscarını kazandırdı. Ayrıca film, en iyi aktör, en iyi yönetmen ve en iyi senaryo oscarlarına da aday gösterildi. Film, Golden Globe, Cannes film festivali gibi birçok törenden ödülle dönmüştür...

1900'lerin Amerikasında orduda görevli albay William Ludlow görevinden ayrılarak, Montana'da kaya dağlarında bir evde 3 oğlu ile yaşamaya başlar. Bu arada 1. Dünya Savaşı başlar. Albayın tüm karşı çıkmalarına rağmen 3 kardeş savaşa katılır. En küçük oğlan Samuel'in öldüğü savaşın ardından diğer oğlu Tristan Samuel'in nişanlısı Susannah'la yakınlaşmaya başlar ve aralarında bir aşk başlar. En büyük kardeş Alfred'inde Susannah'tan hoşlanmaya başlamasıyla olaylar değişir ve gelişir. Bu arada kardeşinin ölümünden kendini sorumlu tutan Tristan bir çıkmazın içine girmiş bulunmaktadır.

Lee ve Bessie, yıllar önce yollarını ayırmış iki kızkardeştir. Lee Ohio'da yaşamak için evi terk etmiş, Bessie ise babası Marvin ve onun egzantrik kızkardeşi Ruth'a bakmak için Florida'daki baba evine dönmüştür. Bir dizi test sonucu Bessie, sağlığının tehlikede olduğunu farkeder. Doktoru tarafından lösemi teşhisi konur. Kurtuluşu kanbağı olan birinden ilik nakli yaptırmaktır.

'İyi Geceler İyi Şanslar', 1950'lerin Amerikasında radyo-televizyon gazeteciliğinin ilk günlerinde geçen bir hikâyeyi konu alıyor. Televizyon haberciliğinin öncülerinden Edward R. Murrow , Senatör Joseph McCarthy ve Amerikan Karşıtı Eylemler Senato Komitesi arasındaki sürtüşmeleri, kronolojik bir perspektif içerisinde ele alıyor.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.


0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir